Kapat

KAZLARDA DÖLVERİMİ ve KULUÇKA RANDIMANI

KAZLARDA DÖLVERİMİ ve KULUÇKA RANDIMANI



KAZLARDA DÖLVERİMİ ve KULUÇKA RANDIMANI

1. GİRİŞ
2. YUMURTA VERİMİ
3. YUMURTALARDA DÖLLÜLÜĞÜ ETKİLEYEN FAKTÖRLER
3.1. Barınak Şartları
3.2. Canlı materyalle ilgili faktörler
4. YUMURTALARIN TOPLANMASI, TEMİZLENMESİ VE MUHAFAZASI
4.1. Yumurtaların toplanması
4.2. Kirli yumurtaların temizlenmesi
4.3. Yumurtaların depolanması
4.4. Kuluçkalık yumurtaların seçilmesi
5. KULUÇKA
5.1. Doğal kuluçka
5.2. Suni kuluçka
5.3. Kuluçka randımanını etkileyen faktörler
6. KULUÇKAHANEDE UYGULANACAK İŞLEMLER
6.1. Fumigasyon
6.2. Kuluçka makinalarında uygulanan işlemler
6.3. Kuluçka kusurları
7. SONUÇ
8. KAYNAKLAR

1. GİRİŞ
Kaz yetiştiriciliği ülkemizde fazla bilinmemekle birlikte birçok Avrupa ülkesi ile Amerika, Çin ve Kanada’da yaygın olarak yapılmaktadır. Ülkemizde ise kaz yetiştiriciliği daha çok Doğu Anadolu, Orta Anadolu ve İç Ege bölgesi köylerinde önemli bir yer tutmaktadır (Parkhurst ve Mountney 1987, Coşkun ve ark. 1997).
Kaz yetiştiriciliğinde en önemli problemlerden biri kuluçkadır. Kazların az sayıda yumurta üretmeleri ve doğal kuluçka sırasında yumurtlamamaları kaz yetiştiriciliğinde suni kuluçkanın önemini arttırmaktadır. Kaz yumurtalarının kuluçka işlemleri diğer kanatlılarınkinden farklılıklar gösterir. Bu farklılıklara dikkat edilip kuluçka işlemi sırasında yerine getirilmezse kuluçka randımanı düşer. Kazlarda yaklaşık % 75 olan kuluçka randımanı suni kuluçka için gerekli olan işlemler yapılmadığı taktirde % 40’lara kadar düşmektedir (Nowland 1997).
2. YUMURTA VERİMİ
Yumurta verimi üzerine ırk, yaş, besleme, aydınlatma, havalandırma, barınak ve iklim şartları gibi faktörler etkilidir. Kazlarda yumurta kabuğu oluşturmak uzun zaman aldığı için genelde gün aşırı yumurtlarlar. Fakat bazen peş peşe yumurtladıkları günler de görülür.
Yumurta verimi yılın erken dönemlerinde başlar ve asıl yumurtlama periyodu ilkbahardır. Kazlar yumurtlamaya başladıktan 5-6 hafta sonra en yüksek verim düzeyine ulaşırlar. Yumurtlama genellikle Ocak-Şubat aylarında başlar Haziran-Temmuza kadar sürer. Çin kazı kışın da yumurtlayabilir (Graves 1985, Feltwell 1992).
Kazlar, ırklara göre farklılık göstermekle birlikte ortalama olarak bir sezonda 15-60 yumurta verirler. Bazı Çin, Roman ve Toulouse ırkları ise daha fazla yumurta verebilirler. Günümüzde yetiştirilen bazı kaz ırklarının ortalama yumurta verimleri Tablo 1’de verilmiştir (Feltwell 1992, Ensminger 1992, Anonim 1997).
Tablo 1. Kaz ırkların yıllık ortalama yumurta verimleri (Graves 1985, Nowland 1997).
Kaz ırkı Yumurta sayısı (adet)
Mısır 6-8
Buff 20-40
Afrika 30-40
Toulouse 35
Emden 40
Pilgrim 35-45
Çin 50
Yumurta verimini artırmak için kaz ırkları arasında çeşitli melezlemeler yapılmıştır. Bunlar arasında Çin kaz ırkının, Toulouse yada Emden kaz ırkları ile melezlenmesi sonucu iyi yumurta üreten ve karkas randımanı iyi olan hayvanlar elde edilmiştir (Graves 1985, Nowland 1997).
3. YUMURTALARDA DÖLLÜLÜĞÜ ETKİLEYEN FAKTÖRLER
Bir yumurtanın makinaya konulmadan önce onu kırmaksızın döllü olup olmadığını anlamanın hiç bir yolu yoktur. Bu nedenle bir damızlık sürüde döllülük oranının yüksek tutulması birçok yumurtanın zayi olmasını engelleyecektir. Döllülüğü etkileyen faktörleri iki ana başlık altında inceleyebiliriz.
3.1. Barınak Şartları
Kazları barındırmak için gösterişli barınaklara gerek yoktur. Kazlar sadece yaşamlarının ilk ayında rahat ve su geçirmez barınaklara ihtiyaç duyarlar. Kazlar, benzerleri olan ördekler ve kuğular dikkate alındığında barınakta yaşamaya daha meyillidirler. En soğuk kış aylarında bile dışarıda kalmayı tercih ederler. Eğer barınak olarak kullanılacak alan kuru ise, uygun bir havalandırma, iyi bir aydınlatma ve kurak olmayan bir yer küçük bir sürü için yetiştirme alanı olarak kullanılabilir. İyi bir temizlik ve dezenfeksiyon yapabilmek için beton veya ahşap zeminli barınaklar tercih edilebilir (Hamre 1980, Gleaves1997).
3.1.1. Aydınlatma
Kazlarda aydınlatma programı uygulaması yumurta üretimini ve döllüğü teşvik eder. Işıklandırma programına sürü yumurtlamaya başlamadan 3-4 hafta önce başlanmalıdır. Kazların barındıkları yerde her gün 14 ila 16 saat aydınlatma yapılabilir. Bu aydınlatma süresi verim düşerken ve gün uzunluğu azalırken olumlu etkiye sahiptir (Anonim 1997, Gleaves1997)
3.1.2. Havalandırma
Barınak içerisinde iyi bir havalandırma; yaz aylarında fazla ısınmayı, kış aylarında ise terlemeyi önlemek için gereklidir. İyi bir havalandırma için kapı ve pencereler gündüz saatlerinde açık bırakılabilir. Genellikle ek ısıtmaya ihtiyaç duyulmamakla birlikte barınak içerindeki sıcaklığın +4 °C’nin altına düşmemesi verimi artırıcı bir etkiye sahiptir (Saghy 1994).
3.1.3. Folluk
Yumurta kırıklarının insidensini azaltmak ve yumurtaların düzenli olarak elde edilebilmesi için folluk hazırlanmalı ve buraya yumurtlamaları için kazlar teşvik edilmelidir. Hatta folluk dışında yumurtladıkları yerlere yeni folluklar yapılarak buralara yumurtlama konusunda da kazlar teşvik edilebilir. Çünkü folluk dışına oldukça fazla yumurta yumurtlanmaktadır. 3 dişi kaz için bir folluk hesaplanır. Kazların kendilerinin follukları hazırlaması isteniyorsa, avluya ve barakaya ot balyaları konularak kendilerinin doğal folluk yapmaları sağlanır. Kazlara hazırlanacak folluk alanı 60 X 60 cm yada 50 X 50 cm ebadında ve yüksekliği 45 cm dolayında olmalıdır. Ağır cüsseli ırklarda taban alanı hafif cüsseli ırklara göre biraz daha geniş olmalıdır. Folluklarda üst veya ön kısım yapmaya gerek yoktur. Folluk 7.5-10 cm kalınlığında altlıkla kaplanmalıdır. Folluk için uygun altlık materyali olarak saman yada talaş gibi maddeler kullanılabilir. Eğer uzun bir kümes kullanılıyorsa follukların kümes boyunca uzatılması en iyi yoldur (Graves 1985, Mercia 1995, Nowland 1997).
3.1.4. Altlık
Kaz barınağının tabanı 7.5-10 cm kalınlığında bir altlıkla kaplanmalıdır. Altlık materyali olarak talaş ve ince kıyılmış saman kullanılabilir. Kazlar pis yerlerde uyumaya meyilli hayvanlardır. Bu yüzden altlık günlük olarak kontrol edilmeli, nemli ve ıslak altlık sık sık kaldırılarak yerine yeni altlık serilmelidir. Altlık olarak kullanılan materyaller kesinlikle küflü olmamalıdır (Hamre 1980, Nowland 1997, Gleaves1997).
3.1.5. Suluk
Su, genellikle barınak dışında kovalardan, yalaklardan veya otomatik suluklardan sağlanır. Suluklar, kazın hem gagasını hem de başını daldırması için yeterli derinlik ve genişlikte olmalıdır. Sulukların üzeri tel ile örtülmeli ve yerdeki suluklar, altlığın kuru tutulmasına yardımcı olmak için tahta bölmeli platformlar üzerine konulmalıdır. Eğer suluklar dışarıda ise ve gece su verilmiyor ise gece kazlara yem de verilmemelidir. Aksi takdirde kazlarda boğulmalar meydana gelebilir. Soğuk havalarda kazlara su sağlamak bir problem olabilir. Kar olmadığı durumlarda en azından iki günde bir temiz su sağlanmalıdır. Otomatik suluklar kullanılıyorsa donmayı önlemek için suyun ısıtılması gereklidir. (Graves 1985, Anonim 1997).
3.2. Canlı materyalle ilgili faktörler
3.2.1. Yaş ve Verim Yılı
Kazların 1 yaşında verime sokulması idealdir. Bazı üreticiler kazlarını 2 yaşında verime sokarlar. Fakat kesinlikle damızlık sürü yedi aylık olmadan verime sokulmamalıdır. Aksi halde bu kazlardan küçük yumurta ve düşük kuluçka randımanı elde edilir (Nowland 1997). Kazlar 10 yıl kadar yumurta verebilmelerine rağmen ekonomik olarak 5 yıl elde tutulmalıdır. İkinci ve 3. verim döneminde pike çıkılır, daha sonraki dönemlerde azalmaya başlar. Kazların, 2. ve 3. verim dönemindeki yumurtaları da diğer dönemlere göre daha büyüktür. Erkek kazların 5-6 yıl damızlık olarak kullanılması idealdir. Erkeklerde üreme performansı dişilerden daha önce düşmektedir (Parkhurst ve Mountney 1987, Anonim 1997, Gleaves1997).
Döllülük yaşla birlikte artmaktadır ancak yumurtadan civciv çıkışı 2. verim döneminde azalmaya başlar. Döllülük ve yumurtadan çıkış oranının düşük olduğu yerlerde yaşlı erkek kazların daha genç erkeklerle yer değiştirilmesi gereklidir. Serbest çiftleşmenin uygulandığı yerdeki erkek kazlar ya dövüşerek performanslarını azaltmakta yada diğer çiftleşmeleri engelleyerek sürü performansını düşürmektedirler. Bu kazlar yumurta verimini düşürürler ve döllülük oranının düşmesine de neden olurlar (Ensminger 1992, Anonim 1997).
3.2.2. Irk
Almanya da 1000 kaz üzerinde yapılan bir çalışmada; Alman, Çek, İtalyan, Alman X Çek ve Alman X İtalyan kaz ırkları, 1 ve 6. yıllar arası yumurta verimi ve kuluçka randımanı bakımından karşılaştırılmıştır. Çalışma sonucuna göre yumurta veriminin ve kuluçka randımanının 2. verim döneminde pik yaptığı tespit edilmiştir. Bu dönmede yumurta verimi ortalaması sırasıyla 62, 66, 68, 72 ve 75, kuluçka randımanı ortalaması sırasıyla % 81, 82, 84, 87 ve 89 olarak bulunmuştur. Ayrıca kazların Nisan ve Mayıs aylarında diğer aylardan daha fazla yumurta verdikleri tespit edilmiştir (Golze 1991).
3.2.3. Besleme
Damızlık kazlarda aşırı yağlanma istenmeyen bir durumdur. Aşırı kilolu erkek kazların fertilitesinde azalma görülerken, dişi kazlarda sarkık karın, fazla miktarda çift sarılı ve ince kabuklu yumurta verimi görülür. Aşırı şişmanlığı önlemek amacı ile sadece aşırı soğuk kış aylarında ve yumurtlama döneminde serbest yemleme, diğer dönemlerde ise kısıtlı yemleme uygulanmalıdır. Damızlık kazlara mısır yedirilmesi tavsiye edilmez. Fazla mısır verilirse hayvanlarda yağlanmaya bağlı alarak dölverimi ve yumurta verimi düşebilir (Parkhurst ve Mountney 1987, Coşkun ve ark. 1997).
3.2.4. Çiftleşme
Doğal Çiftleşme: Kazlar eş seçimine dikkat ederler. Bazı evcil ve yabani kazlar tek eşli olarak yaşarken, diğer kazlar genellikle 1 erkek ve 2-4 dişiden oluşan gruplar halinde yaşarlar. Dişi sayısı bazen 5’e kadar çıkabilir. Damızlık kazlarda erkek/dişi oranı, hayvanın büyüklüğüne bağlı olarak değişiklik gösterir. Genellikle hafif cüsseli ırkların erkekleri büyük cüsseli ırklara nazaran daha çok dişi ile çiftleşebilirler.
Erkek ve dişi bir kez başarılı bir şekilde çiftleşirlerse birbirlerini kabul ederler. Hayvan sayısının fazlalığı durumunda eş değiştirmek zorunda kalınması halinde oluşabilecek sıkıntılardan sakınmak için erken zamanda oluşmuş olan çiftleşme grupları mümkünse diğer gruplardan ayrılmalıdır. Çiftleşme grupları, yetiştirme sezonunun başlamasından 2-3 ay önce oluşturulmalıdır. Çiftleştirme grupları bu kadar uzun süre önce bir araya getirilemiyorsa en azından bir ay önce gruplar oluşturulmalıdır. Yumurtlama dönemi öncesi ve sırasında genel değişiklikler yapılmamalıdır. Yumurta döneminin başlamasından sonra yapılan değişiklikler sürüde döllülüğün düşmesine neden olmaktadır (Hamre 1980, Graves 1985, Parkhurst ve Mountney 1987, Nowland 1997).
Kaz yetiştirmede her zaman bir havuz veya nehir gerekli değildir. Bazı ağır cüsseli ırkların suda daha iyi çiftleştikleri ve döllülük oranının daha iyi olduğu belirlenmiştir. Fakat kazlar kuru zeminde de çok iyi bir şekilde çiftleşebilirler. Kazların çoğu sabah erken saatlerde yumurtladıkları için, sabahın geç saatlerine kadar yüzecekleri yere göndermemek en iyi uygulamadır. Aksi halde yumurtalar kaybolabilir (Graves 1985, Nowland 1997).
Suni tohumlama: Ağır cüsseli kaz ırkları için, bir erkek kaz üç dişi kazdan daha fazlasıyla çiftleşemez. Bir sürünün bakım maliyeti fazla yem tüketimi nedeniyle pahalıya mal olabilir. Bunu dikkate alarak suni tohumlama uygulamaları kazlarda da geliştirilmiştir ve suni tohumlama teknikleri başarılı bir şekilde uygulanmaktadır.
Suni tohumlamadan sonra 10 gün süreyle döllü yumurta verebilirler. Genel olarak tohumlamadan sonra 3 döllü yumurta alınabilir. Erkek kazlardan her 3 günde bir sperma alınabilir ve bu sperma 12 dişi kazda kullanılabilir. Suni tohumlama 6 günde bir tekrarlanmalıdır (Nowland 1997).
4. YUMURTALARIN TOPLANMASI, TEMİZLENMESİ VE MUHAFAZASI
Yumurtaların toplanması ve muhafazası sırasında uygulanan işlemler kuluçka randımanını çok fazla etkilemektedir. Bu nedenle yumurtaların toplanması, tasnifi ve muhafazası sırasında çok dikkatli davranmak gereklidir.
4.1. Yumurtaların toplanması
Özellikle soğuk havalarda yumurtalar günde 2 kez toplanmalıdır. Yumurtaların günde iki kez toplanması; kazların gurk yatmasını önler, daha fazla yumurta vermelerini teşvik eder, yumurtaların kırılması ve aşırı kirlenmesi önlenir (Anonim 1997, Gleaves1997).
4.2. Kirli yumurtaların temizlenmesi
Kaz yumurtalarından maksimum kuluçka randımanı elde etmek için yumurtalar kirlerinden temizlenmelidir. Dünya’ya gelen bir yumurta, çok hızlı bir şekilde çevrede bulunan mikroorganizmalar tarafından kontamine edilir. Bu nedenle aşırı kirli yumurtaların temizlenmeleri ve dezenfeksiyonları imkansız olduğu için kuluçkalık olarak kullanılmazlar. Az kirli yumurtalar temizlendikten ve dezenfekte edildikten sonra temiz görünümlü yumurtalar ise dezenfekte edildikten sonra kuluçkalık olarak kullanılabilir. Yumurtaların dezenfekte edilmesi kabukta bulunan mikroorganizmaların ölmesini sağlayacaktır (Feltwell 1992, Aksoy 1994).
4.2.1. Kuru temizleme
Yumurtalar yumurtlandıktan sonra en kısa zamanda toplanılmalıdır. Toplanan pis yumurtalar tel fırça ile kuru bir şekilde temizlenir ve temiz nemli bir kumaşla silip kurutulur (Feltwell 1992, Saghy 1994).
4.2.2. Yıkama
Kaz yumurtalarının yıkanması sırasında genel bir kural olarak yumurta suyunun sıcaklığı asla yumurtanın sıcaklığından az olmamalıdır. Aksi taktirde yumurta içeriğinin büzüşmesi sonucu kabuktaki porlardan su ve mikroorganizmalar yumurta içine girebilir ve çoğalabilirler. Böyle yumurtalar kuluçka makinasında patlayarak tüm ortamı mikroorganizmalarla bulaştırabilirler. Bu da kuluçkanın başarısını azaltır. Kaz yumurtalarının dezenfektanlı ve ılık bir suda en uygun yıkama sıcaklığı olarak 38-46C tavsiye edilmektedir. En iyi sonuçlar yumurtalar toplandıktan sonra derhal yıkanması ile elde edilir (Feltwell 1992, Mercia 1995).
Yumurtaların farklı bir şekilde yıkanması ise şu şekilde yapılır. Yıkama suyunun sıcaklığı yumurtanın sıcaklığından biraz fazla olacak şekilde ayarlandıktan sonra yumurtalar burada üç dakika bekletilir ve yıkanır. Sonra temiz ve yumuşak bir kumaş parçası ile kurulanır. Kurulamanın ardından üç dakika % 2’lik formalin solüsyonu içinde bekletilen yumurtalar tepsilerine dizilerek havada kurumaya terk edilirler (Saghy 1994).
4.3. Yumurtaların depolanması
Kuluçkalık yumurtalar, folluktan toplanmalarının ardından kuluçka makinasına girinceye kadar geçen sürede belirli koşulları taşıyan yerlerde muhafaza edilmelidirler. Yumurtalar kuluçka makinalarına konulana kadar depolandıkları yerlerde çeşitli işlemlere tabii tutulurlar. Yumurtaların depolanması sırasında, depolama süresi, depolama şekli ve pozisyonu önemlidir.
4.3.1. Depolama süresi
Kuluçkalık yumurtalar birkaç günden daha fazla elde tutuluyorsa, kuluçka randımanını artırmak için günlük olarak çevrilmeleri gerekir. 6-7 günden daha fazla elde tutulan yumurtalarda kuluçka randımanı düşer. Bununla birlikte uygun şekilde depo edildiğinde 10-14. güne kadar başarılı sonuçlar alınabilmektedir. Ancak kısa süreli depolamalar çok daha iyi sonuçlar vermektedir (Ensminger 1992, Mercia 1995, Gleaves1997).
4.3.2. Depolama şekli ve pozisyonu
Yumurtalar kuluçka makinasına konulana kadar % 70-75’lik rutubet ve 12-16C’de depo edilmelidir. Uzun süreli depolamalarda sıcaklık 7-10C’ye kadar indirilmeli ve birinci haftadan sonra yumurtalar günlük olarak çevrilmelidir. Çevirmedeki amaç sarının yumurta kabuğuna yapışmasını engellemek içindir. Büyük işletmelerde kuluçka için yumurtaların depo edildiği yerlere bir klima tertibatı ve soğutma kabini yapılması idealdir (Parkhurst ve Mountney 1987, Gleaves1997).
Bekletilmiş yumurtalarda, makinaya konulmadan önce ön ısıtma yapılmasının önemli bir yararı vardır. Böylece embriyo ön ısıtma süresi içinde yavaş yavaş kendine gelmekte, hem de kuluçka süresi bir ölçüde normale yaklaştırılmaktadır. Ön ısıtma, ön gelişim odasında en az 24 saat 18-22°C sıcaklığa sahip bir odada yapılmalıdır. Ancak birdenbire 6-7 °C’lik ısı farklılıklardan kaçınılmalıdır (Akman ve Yıldırım 1995, Petersime).
4.4. Kuluçkalık yumurtaların seçilmesi
Kazların üretmiş olduğu yumurtaların hepsi kuluçkalık özelliğe sahip değildir. Kırılmış, iyi olmayan veya kirlenmiş yumurtalar toplanmayı takiben yemeklik olarak tüketilebilir. Yumurtalar dış görünüş ve iç yapı bakımından bazı kusurlara sahip olabilir. Böyle kusurlu yumurtalar kuluçkada kullanılmaz.
Kuluçkalık yumurtalardaki dış yapı kusurları; aşırı kirli, çatlak ve kırık yumurtalar, çok büyük (205 g’ın üzerinde) ya da çok küçük yumurtalar (120 g’ın altında), yuvarlak veya sivri yapılı gibi normal şeklinden ayrılmış yumurtalar, ince ve pürüzlü kabuğa sahip olan yumurtalar. İç yapı kusurları ise; çift sarılı yumurtalar, yumurta sarısının sallanması, sarının kabuğa yapışması ve hava boşluğunun yer değiştirmesi olarak sıralanabilir. Sayılan son üç madde depolama hatalarından kaynaklanmaktadır. İç yapı ile ilgili bozukluklar ışık kontrolü ile ayıklanabilir (Graves 1985, Parkhurst ve Mountney 1987, Aksoy 1994, Mercia 1995).
İngiltere de her yıl kuluçka makinasına konulan yumurtaların % 10 yada daha fazlasının dölsüz olduğu tespit edilmiştir. Bu gibi yumurtalar sadece kaz yetiştiriciliği için değil kuluçka makinasında kullanılabilecek alanları doldurmaları, iş gücünde ve iş idaresinde kayıplara neden olurlar (Ensminger 1992).
5. KULUÇKA
Kaz yumurtalarının kuluçka süresi 28-32 gün arasında değişir. Bu süre ırklara göre 28 gün ila 35 gün arasında değişiklik de göstermektedir. Örneğin hafif cüsseli bir ırk olan Çin kazlarında kuluçka süresi 28-30 gün; Emden, Mısır ve Toulousede kazlarında ise 33-35 gün olarak bildirilmiştir (Graves 1985, Feltwell 1992).
5.1. Doğal kuluçka
Doğal kuluçka, kaz yumurtaları için en ideal olan kuluçka şeklidir. Fakat doğal kuluçkada kazların kullanımı ekonomik değildir. Bu nedenle doğal kuluçka ile kaz üretmek için hindi, tavuk ve Moskova ördekleri gibi kanatlı türleri kullanılabilmektedir. Bu konuda yapılan bir çalışmada en iyi kuluçka sonuçları Moskova ördekleri kullanıldığında alınmıştır (Parkhurst ve Mountney 1987, Mercia 1995).
Doğal kuluçkada kazların büyüklüğüne bağlı olarak altlarına 10-15 yumurta konulabilir. Moskova ördeğinin altına 6-8 yumurta konabilirken, bir tavuğun altına 4-6 adet kaz yumurtası konulabilir. Tavuklar kaz yumurtalarını çeviremediklerinden, günde 2 kez olmak üzere çevirme işlemi elle yapılmalıdır. Kuluçkanın 15. gününden sonra, çevirme işlemi esnasında yumurtalar üzerine ılık su serpilmelidir (Nowland 1997).
Yumurtalar tavuklar altına konulduğu zaman, yumurtadan çıkan civcivler folluktan alınarak ılık bir yerde birkaç saat muhafaza edilirler. Eğer kaz civcivleri folluktan alınmazsa, tavuk erkenden folluğu terk edebilir. Aynı durum kazlar içinde geçerlidir. Yumurtadan çıkış işleminin tamamlanması biraz zaman aldığı için, yumurtadan çıkan kaz civcivleri folluktan alınmalıdır. Aksi takdirde gurk tavuk veya gurk kaz yumurtadan çıkış işlemi tamamlanmadan önce yumurtadan çıkmış kaz palazları ile birlikte yuvayı terk edebilir ve diğer yumurtaların üzerine yatmayabilir (Hamre 1980, Gleaves1997).
5.2. Suni kuluçka
Suni kuluçka, kaz yumurtaları için en ekonomik olan kuluçka şeklidir. Kuluçka makinalarında bir seferde binlerce yumurta kuluçka edilebilir. Fakat kuluçka makinaları doğru olarak yönetilmezlerse, kuluçka randımanı düşer. Döllülük oranı yaklaşık % 90 olmasına rağmen, kuluçkaya konan yumurtalardan çıkışlar genellikle % 40'ın üzerine çıkmaz (Nowland 1997).
Yumurtalar üzerinde yavaş hava hareketine sahip kuluçka makinalarında yumurtadan çıkış, hızlı hava hareketine sahip kuluçka makinalarındaki yumurtadan çıkıştan daha iyidir. Yavaş hava hareketi, eşit buharlaşma ve düzenli bir bakım için yumurtaların tüm kısımları üzerinde havanın eksiksiz bir şekilde dağılımı sağlanmış olur (Nowland 1997).
Kuluçka makinasında en iyi sonucun alınabilmesi için, kaz yumurtaları tavuk yumurtalarındaki gibi 900 değil 1800 çevrilerek elde edileceği görüşleri vardır (Parkhurst ve Mountney 1987, Mercia 1995, Nowland 1997). Bu konuda Fransa da 18 kuluçka makinasında 2000 kaz yumurtası kullanılarak yapılan araştırmada, yatay olarak yerleştirilen yumurtalarda bu görüşü destekleyen sonuçlar alınmıştır (Tablo 2).
Tablo 2. Farklı açılarla yerleştirilen yumurtalardan çıkım sonuçları (Nowland 1997)
Dik konan yumurtalar Yatay konan yumurtalar
Çevirme açısı Çevirme açısı
90 120 90 120 180
Tüm yumurtalardan çıkış (%) 49.0 66.6 69.2 69.8 69.2
Döllü yumurtalardan çıkış (%) 64.0 85.3 86.2 88.9 89.4
Ziraat araştırma merkezi Fransa.
Kuluçka makinası tam dolu değilse, yumurtalar kuluçka makinasının tamamına eşit olarak dağıtılmalıdır. Makinanın doluluğu % 60 dan daha az olduğunda ısı 0.2 °C artırılmalıdır (Nowland 1997). Yumurtalar çıkıma alınırken üzerlerine sadece bir kez su serpilmeli yada suya daldırılmalıdır.
Yumurtadan çıkan kaz civcivleri 3-4 saat sonra kuluçka makinasından alınmalı ancak civcivlerin tamamen kuruyup kurumadığına dikkat edilmelidir. Çıkan civcivler, ısısı 37 °C ve nispi nemi % 80 olan bölmelerde muhafaza edilmelidir. Çıkım aşamasındaki yumurtalara, kuluçka makinasındaki yumurta kabuklarının uzaklaştırılması dışında müdahale edilmemelidir (Feltwell 1992, Nowland 1997).
5.3. Kuluçka randımanını etkileyen faktörler
Kuluçka randımanını etkileyen faktörlerden bazıları şunlardır: döllülük, yumurta ağırlığı, genetik yapı, besleme, hastalıklar, yumurta seçimi, yumurtaların toplanması, depolanması ve temizliği (Ensminger 1992).
5.3.1. Döllülük
Bir sürüde bir yada birden fazla erkek kaz steril değilse, döllü yumurta elde edilebilir ve yumurtalardan civciv çıkarılabilir. Döllülüğü etkileyen faktörler arasında; hayvanların yaşı, besleme ve çiftleşme arasındaki süre gibi faktörler sayılabilir. Çiftleşmeden sonraki ilk 24 saat içinde alınan yumurtaların bazıları döllü olabilir. Fakat genellikle döllü yumurta elde etmek için erkek ve dişi kazların en az 2 hafta önce bir araya getirilmesi gerekir (Ensminger 1992).
Döllülük açısından dikkate alınması gereken bir diğer faktör de sürü büyüklüğüdür. Kazlarda en uygun sürü büyüklüğünün 250 olduğu bildirilmesine rağmen (Saghy 1994), Rusya’da yapılan bir araştırma (Sapelkin ve ark.1992) sürü büyüklüğü arttıkça dişi kaz başına alınacak palaz sayısının arttığını göstermektedir. Bu çalışmada, İtalyan kazlarını 200, 400, 600 ve 1704 adetten oluşan dört gruba ayırmışlardır. Erkek dişi oranının 1:3 olduğu gruplarda sırasıyla ortalama yumurta üretimi 30.3, 29.5, 30.0 ve 30.0 adet/kaz; döllülük % 86.6, 88.4, 89.6 ve 93.1; kuluçka randımanı % 80.4, 83.4, 81.4 ve 84.2; palaz üretimi 20.8, 21.5, 21.9 ve 23.5 palaz/dişi kaz ve kazların yaşama gücü % 98.1, 97.7, 98.0 ve 97.9 olarak tespit edilmiştir.
5.3.2. Yumurta ağırlığı
Polonya’da 879 Bilgoraj kaz yumurtasının kullanıldığı bir çalışmada (Purchajda 1988), yumurta ağırlığının döllülük ve kuluçka randımanı üzerine etkisi araştırılmıştır. Ağırlıkları 151-205 g arasında değişen yumurtaların kullanıldığı çalışma sonucunda; en düşük fertilite (% 82.8) en hafif yumurtalarda, en yüksek fertilite ise (% 100) 201-205 g arası yumurtalarda bulunmuştur. Fertil yumurtalardaki en yüksek kuluçka randımanı (% 69.1) 161-165 g ağırlığa sahip yumurtalarda, en düşük kuluçka randımanı (% 33.3) ise en hafif yumurtalarda tespit edilmiştir. Civcivlerin çıkış ağırlıkları ile yumurta ağırlığı arasında önemli bir korelasyon bulunmuş (0.64) ancak yumurta ağırlığının civciv cinsiyetini etkilemediği görülmüştür.
5.3.3. Genetik yapı
Kuluçka randımanının kalıtsal bir özellik olduğu konusunda ortak bir görüş vardır ve bu faktörler arasında, kan yakınlığı, melezleme, letal ve semiletal genler ile yaş gibi faktörler sayılabilir (Ensminger 1992, Nowland 1997)
Dışarıdan damızlık katılmayan kapalı yetiştirmelerde, kuluçka randımanı bakımından seleksiyon yapılmadığında hem tavuklarda hem de hindilerde yumurtadan çıkışın düştüğü görülmüştür. Aynı durum kazlar için de geçerlidir. Seleksiyon uygulanarak yapılan melezlemelerde genellikle kuluçka randımanı yükselir. Ayrıca kümes hayvanlarında 30’dan fazla letal ya da semiletal gen bilinmektedir. Bu genler kuluçkanın sonunda ya da yumurtadan çıktıktan sonra gelişmiş embriyonun ölümüne sebep olurlar (Ensminger 1992).
5.3.4. Beslenme
Verimin hangi döneminde olursa olsun damızlık kazlara vitamin ve mineral takviyesi yapmakla kuluçka randımanı artırılabilir. Kuluçka veriminin düşmemesi için rasyonun ham selüloz düzeyi de % 10’u geçmemelidir. Körpe yeşil yemler ve hayvansal protein kaynakları kuluçka randımanını artırmaktadır. Şeker pancarı (maksimum 300 g/hayvan/gün) ve havuç gibi yemlerle beslenen kazların yumurtalarında şeker depolarının arttığı, bunun da embriyo tarafından kullanılarak karaciğerde glikojen halinde depolanıp kaz gelişimini hızlandırdığı ifade edilmiştir (Coşkun ve ark. 1997). Kazlara yumurta verim döneminden en az 1 ay önce, yumurta ve yumurtadan çıkış için ihtiyaç duyulan tüm besinleri içeren pelet yemler verilmelidir (Hamre 1980, Anonim 1997).
5.3.5. Hastalıklar
Kazlar hastalıklara oldukça dayanıklıdırlar ve birçok yaygın kanatlı hastalıklarına duyarlı değildirler. Kazlarda rastlanabilen enfeksiyöz hastalıklar arasında; koksidiyoz, botulizm, kolera, koriza, beyaz göz, paratifo, spiroketozis ve sinüzit sayılabilir ve bu hastalıkların bazıları kuluçka randımanını olumsuz yönde etkilemektedir (Gleaves 1985, Parkhurst ve Mountney 1987, Ensminger 1992, Nowland 1997).
5.3.6. Yumurtaların depolanması
Bogenfürst (1989) yaptığı çalışmasında, kaz yumurtalarını depoladığı yerde % 75 relatif nem ve ilk 14 gün için 10-15 °C daha sonraki 15-24. günler arasında ise 18-22 °C’lik ısı sağlamıştır. 10, 17 ve 24 gün süreyle depolamanın etkisini incelediği çalışmasında ayrıca depolamanın 1. ve daha sonra her 5. gününde 5 saat süreyle % 70 relatif nem ve 37.8°C’lik ısı uygulaması yapmıştır. Kontrol grubunda ki yumurtalara bu uygulamayı yapmamıştı. Elde ettiği sonuçlar Tablo 3’de özetlenmiştir.
Tablo 3. Farklı depolama süreleri ve 1. ve daha sonra her 5. günde bir uygulanan depolama şartlarının kuluçka randımanı üzerine etkileri (Bogenfürst, 1989).
Kuluçka randımanı, %
Gün İşleme tabii tutulan yumurtalar Kontrol
10 85.7 79.7
17 80.5 64.5
24 61.3 20.7
Kontrol grubunda kuluçka süresinin üç depolama süresi ile bağlantılı olarak sırasıyla 4, 6.5 ve 8 saat daha uzun olduğu, erken embriyonik ölüm oranı, blood-ringer ve zayıf civciv oranının ilk 5 gün yüksek ısı uygulanan grupta son derece az olduğu tespit edilmiştir. Sonuç olarak periyodik olarak sıcak yerlerde tutulan kaz yumurtalarında kuluçka randımanının önemli ölçüde arttığı ve özellikle depolama süresinin uzun olduğu durumlarda etkinin daha da yüksek olduğu açık olarak görülmektedir.
5.3.7. Yumurtaların temizliği
Küba’da 11858 kaz yumurtası üzerinde yapılan bir çalışmada (Ramos ve ark. 1989), kaz yumurtaları kuluçka makinasına konulmadan önce yıkama ve kuru temizleme olarak iki farklı işlemle tabii tutulmuş, uygulamaların yumurta fertilitesinde (% 99.73 ve 99.61) ve kabuk altı ölümlerde (% 7.51 ve 8.09) önemli bir fark tespit edilememiştir. Kuluçka randımanı ise kuru temizlemede yıkama yapılanlara göre daha yüksek (% 83.03, % 80.51) bulunmuştur.
6. KULUÇKAHANEDE UYGULANACAK İŞLEMLER
6.1. Fumigasyon
Yumurtaların mikroplardan arındırılması amacıyla, yumurtalar folluklardan toplanır temizlenir daha sonra kuluçka makinalarına konulmadan önce ve kuluçka makinalarına konulduktan sonra formaldehit gazı ile fumige edilir. Bu uygulama kuluçka makinalarının temizliğinde de en çok kullanılan yöntemlerden birisidir (Saghy 1994, Petersime).
Gerek fumigasyon odasında gerekse kuluçka makinasında yapılacak fumigasyonun başarılı olabilmesi için aşağıdaki şartlar sağlanmalıdır;
• Sıcaklık ve rutubet maksimum etkinlik için gereklidir.
• Kimyasal maddeler doğru miktar ve oranlarda kullanılmalıdır.
• Uygulama en az 20 en çok 30 dakika sürmelidir.
• Yumurtalar temiz olmalıdır.
• Fumigasyon sonrası yumurtalar fumigasyon odasında tutulmamalıdır. Yetersiz havalandırma sonucu gazın yumurtaların üzerinden tamamen atılamaması embriyolara zarar verebilir (Petersime).
6.1.1. Fumigasyon odasında fumigasyon
Yumurtalar biriktirildikten sonra kuluçka makinasına konulmadan önce de fumige edilebilirler. Sağlıklı bir fumigasyon yapılabilmesi için bir fumigasyon odasında olması gereken özellikler şunlardır;
• 24-27 °C sıcaklığa sahip olmalıdır.
• Rutubet % 70 olmalıdır.
• İyi bir hava dağılımı sağlayacak fan sistemine sahip olmalıdır.
• Fumigasyon sonrası gazların hızlı bir şekilde dışarı atılmasını sağlayacak hava bacaları veya otomatik havalandırma sistemine sahip olmalıdır.
• Ayrıca kapıda açılıp kapatılabilen bir açıklık bulunmalıdır.
Fumigasyon odası içinde 1 m3 alan için bir kap içerisine 1.2 cc formalin (% 37.5) ile 0.6 g potasyum permanganat karışımı konularak fumigasyon yapılır. Yumurtalar 20 dakikadan fazla tutulmamalıdır (Ensminger 1992). Formalin ve potasyum permanganat arasındaki reaksiyon çok şiddetli ve hızlı şekillenir. Bu uygulamanın tüm safhalarında kimyasal maddelerin cilde, ağza, burun deliklerine ve gözlere değmemesine dikkat edilmelidir. Ayrıca reaksiyon sonucu meydana gelen gazın solunmaması gerekir (Ensminger 1992, Saghy 1994).
6.1.2. Geliştirme Makinasında Fumigasyon
Geliştirme makinası içerisinde var olan ısı ve nem koşulları, fumigasyon için elverişli bulunmaktadır. Burada en iyi fumigasyon zamanı yumurtaların makinaya konulduktan ve gerekli ısı ve rutubet şartları sağlandıktan sonradır. Diğer günlerde de fumigasyon yapılabilmesine rağmen 24-96 saatler arasında kesinlikle fumigasyon yapılmamalıdır. Bu dönemde yapılacak bir fumigasyon çok miktarda embriyonun zarar görmesine neden olacaktır.
Fumigasyon işleminde kullanılacak olan maddelerin miktarı, fumigasyon odasında kullanılan ile aynıdır .
Fumigasyon yapılırken kapı ve havalandırma bacaları kapalı olarak makina 20-30 dakika arası çalışır vaziyette tutulur. Bu süre sonrası formaldehit kabı makinadan alınıp, kapılar açık olarak makina 30 dakika çalıştırılmalıdır. Daha sonra kapılar kapatılır ve makina uygun şekilde ayarlanır (Petersime, Aksoy 1994).
6.1.3. Çıkım Makinasında Fumigasyon
Çıkım makinasında mikroorganizmalar çok çabuk üreme ve çoğalma eğilimi gösterdikleri için yumurtaları uzun süreli fumige etme ihtiyacı duyulabilir. Bu amaçla yumurtalar transfer edildikten sonra, makina içerisine bir tava içerisinde 300 cc formalin ve 200 cc su konulur. Tava civcivler dışarı alınıncaya kadar makinade tutulur (Petersime, Aksoy 1994).
Yukarıda anlatılan fumigasyon işlemlerinin başarılı olabilmesi için kuluçkahane içerisinde temizliğe ve hijyenik kurallara tam olarak uyulmalıdır. Ayrıca başarılı bir kuluçka uygulaması için;
• kuluçka makinalarının bulunduğu odanın sıcaklığı 22 °C olmalıdır,
• odanın nemi % 55-65 arasında olmalıdır,
• odanın yalıtımı ve havalandırması iyi yapılmalıdır,
• kuluçkahanede hava akımına izin verilmemelidir,
• dış kapı direk olarak kuluçka makinalarının bulunduğu odalara açılmamalıdır (Petersime).
Uygulayıcının formaldehit dumanından etkilenmemesi amacıyla, fumigasyon sonrası kuluçka makinalarını açmadan önce çıkacak olan gazın uzaklaştırılmasını sağlamak için kuluçka makinasının bulunduğu odanın pencereleri ve kapıları açılmalıdır. Uygulama sırasında uygun gaz kartuj filtresi olan solunum maskesinin kullanılması iyi olur (Nowland 1997).
6.2. Kuluçka makinalarında uygulanan işlemler
Kaz yumurtalarının kuluçkası sırasında diğer kanatlı yumurtalarından farklı olarak kuluçka makinasında çeşitli işlemler yapmak gerekir. Kaz yumurtalarına yüksek nem gerekli olduğu için yumurtalara günlük olarak ılık su serpilmelidir. Kuluçkanın 15. gününden sonra, yumurtalar iki günde bir 37.5 °C’lik suya tam olarak daldırılmalıdır. Kuluçkanın son bir haftasında her gün bir dakika süreyle suya daldırılmalıdır (Hamre 1980, Gleaves1997, Nowland 1997).
Kuluçka makinalarında nem dikkat edilmesi gereken en önemli noktalardan birisidir. Gerekli rutubeti sağlamak için 37.5 °C’lik suyu püskürtebilecek çok ince bir hortum düzeneği kuluçka makinasına yerleştirilebilir. Doğal kuluçkada kuluçkanın son haftasında yumurtalar üzerinde 39 °C’lik suyla ıslatılmış küçük bir battaniyenin 1 saat süre ile tutulması iyi bir uygulama olarak tavsiye edilmektedir (Feltwell 1992, Gleaves 1997).
Kaz yumurtalarının kuluçkasında uygulanan bir başka yöntemde ihtiyaç duyulan sıcaklık, rutubet, su püskürtme ve soğutma süreleri Tablo 4’de gösterilmiştir. Burada kullanılan su 18-24 °C sıcaklıkta olmalı ve içerisine dezenfektan katılmalıdır. Soğutma sonunda yumurta kabuk sıcaklığı 30 °C’ye inmelidir. Su püskürtme yumurtanın soğutulmasına yardımcı olmasının yanı sıra yumurta iç zarlarının kurumasını da engellemektedir (Petersime).
Tablo 4. Kaz yumurtalarının kuluçka istekleri (Petersime).
Gün Sıcaklık F Rutubet F Açıklamalar
1 100 86-88
2 100 86-88
3 100 86-88
4 100 86-88
5 100 86-88 Su püskürtme + soğutma 5 dakika
6 99.8 85 Su püskürtme + soğutma 5 dakika
7 99.8 85 Su püskürtme + soğutma 5 dakika
8 99.8 85 1. kontrol ve su püskürtme
9 99.8 85 Su püskürtme + soğutma 10 dakika
10 99.8 85 Su püskürtme + soğutma 15 dakika
11 99.8 85 Su püskürtme + soğutma 20 dakika
12 99.5 85 Su püskürtme + soğutma 25 dakika
13 99.5 85 Su püskürtme + soğutma 30 dakika
14 99.5 85 Su püskürtme + soğutma 30 dakika
15 99.5 85 Su püskürtme + soğutma 30 dakika
16 99.5 85 Su püskürtme + soğutma 30 dakika
17 99.5 85 Su püskürtme + soğutma 30 dakika
18 99.5 85 Su püskürtme + soğutma 30 dakika
19 99.5 85 Su püskürtme + soğutma 30 dakika
20 99.5 85 Su püskürtme + soğutma 30 dakika
21 99.5 85 Su püskürtme + soğutma 35 dakika
22 99.5 85 Su püskürtme + soğutma 35 dakika
23 99.5 85 Su püskürtme + soğutma 35 dakika
24 99.5 85 Su püskürtme + soğutma 35 dakika
25 99 85 Su püskürtme + soğutma 35 dakika
26 99 85 Su püskürtme + soğutma 35 dakika
27 99 85 27. gün sonunda 2. Kontrol ve transfer
28 99 95
29 99 95
30 99 95
Kuluçka makinalarında kaz yumurtaları için günlük çevirme miktarının 3-8 defa olduğu bildirilmekle birlikte günde 24 defa çevirmeninde zararsız olduğu bildirilmiştir (Feltwell 1992).
6.3. Kuluçka kusurları
Damızlık yumurtaların kuluçkalanması sırasında çeşitli sebeplerden dolayı az sayıda ve kusurlu civciv çıkışı olmaktadır. Kazlara özgü bir kuluçka kusuru yoktur. Diğer kümes hayvanlarında bilinen kuluçka kusurları kazlarda da ortaya çıkabilmektedir.
Dölsüz yumurta ve yumurtada embriyo gelişmesinin olmamasının nedenleri arasında; erkek-dişi oranının yanlış hesaplanması, yumurtaların uzun süre bekletilmesi, kusurlu erkeklerin olması, enfeksiyöz bir hastalık ve yemlerde A, D, E, B12 vitaminlerinin noksanlığı gibi faktörler sayılabilir.
Erken dönemde embriyonik ölümlerin olmasında ise; kuluçka sıcaklığının çok yüksek olması, yanlış fumigasyon usulü uygulanması sayılabilir. Fazla miktarda kabuk altı ölümlerine rastlanılması durumunda ise; kuluçka sıcaklığının çok yüksek veya düşük olması, çevirme hatalarının yapılması, hatalı havalandırma, sürüde enfeksiyon bir hastalığa rastlanması gibi nedenler sayılabilir.
Civcivin kabuğu kırarak kabuk içinde ölmesinde; düşük rutubet ve sıcaklık, kısa süre için çok yüksek sıcaklık etkili olur.
Kabuğa yapışmış civcivlere ise; yumurta çok fazla kurutulmuş yada çıkış döneminde düşük rutubet olmasından kaynaklanır.
Çok küçük civcivlerin çıkmasında; küçük yumurta, düşük rutubet, yüksek sıcaklık gibi faktörler etkilidir.
Çıkımın erken olması fazla sıcaklıktan, uzaması ise düşük sıcaklıktan kaynaklanır (Gillespie 1992).
7. SONUÇ
Ülkemizde kaz yetiştiriciliği yapan vatandaşların kuluçka konularında yeterince bilinçli olmadığı ve bu işlemleri daha çok ailelerinde gördükleri şekilde yaptıkları bir gerçektir. Bunun için kaz yetiştiriciliğinde kuluçka konularında vatandaşın bilinçlendirilmesi gereklidir.
Kuluçka makinasına konulacak yumurtalara makinada uygulanacak işlemlerin yanı sıra, makinaya konulmadan önce uygulanacak işlemlere de dikkat etmek gerekir. Bunun için bekletme süresi ve depolama şartlarına bağlı olarak 10-14 günden daha fazla bekletilen yumurtalarda kuluçka randımanı, istenildiği kadar optimum şartlar sağlansa bile olumsuz şekilde etkilenir. Bekletmenin zararlarını azaltmak için çeşitli uygulamaların yapılması zorunludur. Unutulmamalıdır ki kuluçka sonuçları, bir dizi küçük ayrıntının üzerine gidilmesiyle büyük ölçüde iyileştirilmekte ve bu uygulamalar için yapılacak masraf, fazlası ile telafi edilmektedir.
Suni kuluçka doğal kuluçkaya göre daha ekonomiktir. Kazlardan alınan az sayıdaki yumurtanın değerlendirilmesi daha iyi olur. Kazlar doğal kuluçkaya yatırılırsa yumurta verimi kesileceği için üretici açısından bu durum zararlı olacaktır. Ayrıca bir kaz altına kuluçka için yaklaşık 15 yumurta konulabilirken kuluçka makinalarında bu miktar çok daha fazladır.
8. KAYNAKLAR
Anonim (1997) Management of Geese For Reproduction,
Akman MK, Yıldırım Z (1995) Kuluçkalık yumurtaların saklanması ve bunun kuluçka sonuçlarına etkisi, S.Ü. Veteriner Fakültesi, VI. Hayvancılık ve Besleme Sempozyumu ’95 Tavuk Yetiştiriciliği ve Hastalıkları, S.Ü. Veteriner Fakültesi Yayın Ünitesi 27-31, Konya.
Aksoy FT (1994) Tavuk Yetiştiriciliği, İkinci baskı, Şahin matbaası, Ankara
Bogenfürst F (1989) Long term storage of geese eggs with periodical warming. In Watefowl Production. Proceeding of the International Symposium on Waterfowl Production, The Satellite Conference for the XVIII World’s Poultry Congress, Beijing, China. (Anim. Breed. Abstr. 58, 5529, 1990)
Coşkun B, Şeker E, İnal F (1997) Hayvan Besleme Ders Notları, S.Ü. Veteriner Fakültesi Yayın Ünitesi, Konya
Ensminger ME (1992) Poutry Science, Interstate Publishers, Inc., Third Edition, U.S.A.
Feltwell R (1992) Small-Scale Poultry Keeping, Faber and Faber Limited, Forthy Edition, Londra, İngiltere.
Gleaves WE (1997) Brooding and Rearing the Home Goose Flock..
Gleaves WE (1997) Managing the Home Goose Breeder Flock. Erişim:
Golze M (1991) Four years of use and the right time of hatching result in more hatching eggs and goslings for laying geese, Tierzucht, 45, (11), 524-526. (Poultry Abstr. 18, 783, 1992)
Graves W (1985) Raising Poultry Succesfully, Williamson Publishing, Co., First Edition, USA
Hamre LM (1980) Raising Geese. . Mercia SL (1995) Raising Poultry the Modern Way, Storey Communications Inc., Revised and Updated Edition, U.S.A.
Nowland JW (1997) Geese Raising. . Erişim: Parkhurst RC, Mountney JG (1987) Poultry Meat and Egg Production, An Avi Book Van Nostrand Reinhold Company, New York, USA
Petersime NV Operation Instructions Setter Petersime 336 and Operation Instructions Hatcher 84.
Purchajda H, Weis J, Faruga A, Siekiera J (1988) The effect of the weight and shape of goose eggs on their hatchability sex and weight of goslings. Acta Zootechnica Universitatis Agriculturae Nitra No:44, 149-158. (Anim. Breed. Abstr. 59, 2061, 1991)
Ramos M, Gonzales O, Avila A, Perez Z, Guash S, Diz M, Puente D, Toledo E (1989) Effect of wiping or washing on the hatching results of goose eggs. Revista Avicultura, 33(2), 163-172. (Anim. Breed. Abstr. 58, 6330, 1990)
Saghy IE (1994) Mission Report of Geese Pathologist to Turkey.
Sapelkin P, Batishechiev N, Kondrat’ev S, Dobrorodnii A, Kas’yanonko V (1992) Group size in geese. Ptitsevodstvo, No.4, 31-32. (Anim. Breed. Abstr. 60, 7375, 1992)
Testik A (1995) Kuluçkalık yumurtaların saklanması ve bunun kuluçka sonuçlarına etkisi, S.Ü. Veteriner Fakültesi, VI. Hayvancılık ve Besleme Sempozyumu ’95 Tavuk ***Yetiştiriciliği ve Hastalıkları, S.Ü. Veteriner Fakültesi Yayın Ünitesi 27-31***, Konya.

Döküman Arama

Başlık :