Kapat

ANADOLU’DA VETERİNER HEKİM OLMAK

ANADOLU’DA VETERİNER HEKİM OLMAK

Kar-kış, kilometrelerce mesafe demeden hastanın ayağına giden, ancak hastaya ulaşabilmek yeri geldiğinde 1 gününü harcayan, karşılığını bile alamayan, mücadeleci bir meslek grubu veteriner hekimler. Sivas, Malatya, Elazığ, Konya, Ağrı, Adana, Burdur illerine yaptığımız seyahatte, bu bölgelerdeki serbest veteriner hekimlerle görüştük, beraber doğuma girdik, suni tohumlama yaptık, hem sorunları dinledik, hem de çalışma koşullarını izledik. Veteriner Hekimlerin dile getirdikleri ve düzelmesi için uğraşı verdikleri birçok sorunları var. Doğu ile Batı arasındaki coğrafi farklılıklar göz önüne alındığında Batı'ya oranla birçok dezavantajları var. Doğu'da merkezden ilçeye veya köye en yakın mesafe 70-80 km. Hastaya çağrılan bir veteriner hekim kimi zaman geliyor ki 3 saatini köye varabilmek için harcıyor. Yetiştiricilerin hekimlere bakışı ve ilişkileri istenilen düzeye getirilememiş. Hayvan sahibi yapılması gerekeni hekime bırakmak yerine kendi istediğini yapması için hekimi zorluyor. Dolayısıyla ne kadar doğru olan yapılabilir, ne kadar etik hareket edilebilir herbiri birer soru işareti... Bu bölgelerde yaşayan veteriner hekimlerin sosyal yaşantısı çok kısıtlı. Bayram, tatil demeden hastaya koşuyorlar. Bunun karşısında beklentileri daha fazla saygı. İnsan hekimine duyulan saygı nedense veteriner hekime çoğu zaman duyulmuyor.
Kayıtdışı hayvan sayısı o kadar fazla ki, salgın bir hastalıkta veteriner hekim hastalığın kaynağını bulmakta zorlanıyor. Devletin öncelikle aşılama konusunda kontrolleri sıkılaştırması, aşılama esnasında prosedüre uyulması ve kontrol mekanizmasının iyi kontrol edilmesi gerekiyor. Birçok ilde tahlil yapabilecek bir laboratuvar yok. Hasta bir inekten alınan kanın ilgili ile gönderilmesi ve sonucun gelmesi yaklaşık 1 hafta -10 gün sürüyor ve sonunda hayvan sağ kalırsa....
Kimi zaman muayene ve tedaviye karşılık veteriner hekime verilen bir kova süt veya yoğurt. Kulaktan dolma ilaç kullanımı çok yaygın, veteriner hekimin ücretini karşılayamayacağı korkusuyla “komşunun ineğine iyi geldi sen de kullan” şeklinde gereksiz ilaç kullanımı yapılıyor ve bu yanlış tedaviler sonucunda çağrılan veteriner hekimden hayvanı kurtarması bekleniyor. Bunların sonucunda veteriner hekimi suçladıkları ve güven duymadıkları birçok olay gerçekleşiyor. Örneğin suni tohumlamada hayvanın gebe kalmamasından veterineri suçlayanlar, kimi imkansız durumlarda mucizeyi bekleyen, veteriner hekimsin nasıl yapamazsın diye çıkış yapan hayvan sahipleri... Bunların herbiri veteriner hekimlerin mücadele verdikleri şartlar.
Serbest Veteriner Hekimlerin yurt genelinde, yerleşim alanlarında dengeli bir dağılımı söz konusu değil. Uzmanlık eğitimi aradan yirmialtı sene geçmesine rağmen çözülememiş durumda. Serbest Veteriner Hekimler arası haksız rekabet önlenemediği gibi devlet Tarım Danışmanı adı altında aldığı elemanların ne şekilde çalışacağını belirlememesi nedeniyle haksız rekabete neden oluyor. Birçok yerde Serbest Veteriner Hekimler geçim derdine düşmeleri nedeniyle hekimliği bırakıp adeta eczacı gibi ilaç satar hale gelmişler. Tarımdaki yapısal sorunların çözülmemesi nedeniyle hayvancılık sektöründe sağlıklı yapılanma yapılamamakta dolayısıyla serbest veteriner hekimlerin sektördeki etkinliğini ve hizmetini olumsuz etkilemeğe devam etmektedir. Aynanın diğer yüzünü çevirip veteriner hekimlerin yaptıkları yanlışlara bakarsak, kimi zaman deontolojinin, meslek etiğinin doğru işlemediğini görüyoruz. Bunun içinde gereksiz ilaç kullanımı, kontrol mekanizmasının doğru işlememesi gibi birçok sebep var. Serbest Veteriner Hekimlerin sorunları; ilk serbest veteriner hekim muayenehanesinin Konya'da açılması nedeniyle 26 Nisan 1986 tarihinde Konya'da düzenlenen Serbest Veteriner Hekimler I.Ulusal Kongresinde, daha sonraları 25 Nisan 1987 İstanbul ve 16-17 Nisan 1988 tarihinde Bursa, Uludağ'da düzenlenen Ulusal Toplantılarla tartışılmış fakat bu toplantılarda bir çok kararlar alınıp Bakanlık yetkililerine iletilmesine rağmen yabancı ülkelerdeki özellikle AB müzakerelerinin gündemde olduğu şu günlerde AB normlarında bir Serbest Veteriner Hekimlik Hizmetinden bahsetmek çok zor. Ciddi anlamda bir kargaşa ve düzensizlik yaşanmakta, bu alanda sorunlar gittikçe artmaktadır.
AB ülkeleri incelendiğinde serbest veteriner hekimlere yönelik uygulamalar ülkelere göre değişmektedir. Bu yapısal farklılıkların giderilebilmesi ve veteriner hekimlerin mesleki denetim ve ruhsatlandırmayı yapacak yapısal kurumların benzer yapıda oluşturulabilmesi için FVE tarafından çalışma yürütülmektedir. AB'de serbest veteriner hekimler çalışmaları yanında kamudan bazı sorumlulukları ve yetkileri almak suretiyle faaliyetlerini sürdürmektedirler. Tabii ki uzmanlık gerektiren sorunun çözümü için konunun uzmanı kuruluşun olmaması, çok sayıda yasa ve yönetmelik çıkarılmasına rağmen serbest veteriner hekimlik hizmetleriyle ilgili sorunların çözülmeyip ertelenmesine ve daha doğrusu her seferinde bir başka bahara kalmasına neden olmaktadır.
Bu sorunlara göz attığımızda;
• Serbest Veteriner Hekimlerin yurt genelinde, yerleşim alanlarında dengeli bir dağılımı söz konusu değildir,
• Uzmanlık eğitimi aradan yirmi altı sene geçmesine rağmen halen çözülebilmiş değildir,
• Serbest Veteriner Hekimler arası haksız rekabet önlenemediği gibi devlet Tarım Danışmanı adı altında aldığı elemanların ne şekilde çalışacağını belirlememesi nedeniyle haksız rekabete neden olmaktadır,
• Serbest Veteriner Hekimlerin geçim derdine düşmeleri nedeniyle hekimliği bırakıp adeta eczacı gibi ilaç satar hale gelmişlerdir,
• Tarımdaki yapısal sorunların çözülmemesi nedeniyle hayvancılık sektöründe sağlıklı yapılanma yapılamamakta dolayısıyla serbest veteriner hekimlerin sektördeki etkinliğini ve hizmetini olumsuz etkilemektedir,
• Sosyal güvence yönünden ileriye dönük güvenli bir gelecek yok.
• Serbest Veteriner Hekimlerle ilgili bürokratik yaptırımlar hala kamuda muhafaza edilmektedir, oysa bu yetkiler meslek odalarına devir edilebilir, denetim kamu tarafından yürütülebilir.
• Muayenehane açacak Veteriner Hekim'e mesleğini belli standartta icra edebilmesi için kaynak sıkıntısının giderilebilmesi amacıyla ucuz meslek kredisi sağlanmalıdır, yeterli finansman bulamayan veteriner hekimler belli standartta muayenehane açıp gerçek anlamda hizmet veremiyor.
• Reorganizasyon sonucu Bakanlıkta serbest veteriner hekimlerin sorunlarına çözüm getirecek bir birimin olmaması sıkıntıyı arttırıyor,
• Kamuda hangi ad altında olursa olsun kamu Veteriner Hekimlerine tatminkar ücret ödenerek sadece oto kontrol hizmeti vermeleri sağlanmalı, klinik faaliyetlerine son verilmeli,
• İl Müdürlükleri yerine, Meslek odalarının eğitim faaliyetlerini arttıracak şekilde düzenlemelere gidilmeli, bu konuda bazı yaptırımlar getirilmelidir.
• Ruhsat iptalleri v.s serbest veteriner hekimlerle her türlü bilgiler ilgili Veteriner Hekim Odasına bildirilmelidir.
Tüm bu sorunlar bugüne kadar süre gelen sorunlardır. Sahada görev yapan serbest veteriner hekimlerle yapmış olduğumuz görüşmelerde hekimlerin sorunlarını dinledik ve bu yazımızda sizlerle paylaştık. Veteriner Hekim kimdir, ne iş yapar, nasıl iş yapar? Hekimlerin kendi ağzından dile getirdiklerini okuyalım.
ANADOLU'DA BAYAN VETERİNER HEKİM KABUL EDİLMİYOR
Fatma Güçlü
Veteriner Hekim |Sivas|
1991 SELÇUK ÜNİVERSİTESİ
Fatma Güçlü, meslektaşı ve eşi Kadir Güçlü ile aynı klinikte veteriner hekimlik yapıyor. Fatma Güçlü, Anadolu'da bayan veteriner hekim olmanın zorluklarını anlattı.
Anadolu'da bayan veteriner hekim olmanın en büyük zorluğunu ben yaşamışımdır. Köylü, burada kesinlikle bir bayanın veteriner hekim olabileceğini kabullenemiyor. Beni klinikte görüp, hekim beyin eşi burada rahatsız etmeyeyim diyerek dışarı çıkanlar, ahırdan içeri sokmayanlar, ahıra girerken bayansınız siz oturun diyerek altıma sandalye taşıyanlar... Bir bayanın veteriner hetim olabilceğini veya hekimlik yapabileceğini kabul edemiyorlar. Bayan olarak iletişim kurabilmeniz çok zor, tek başıma bir hastaya gitme şansım yok, ya müdahale ettirmezler ya da söylediğime inanmazlar.
Bir süre mezbahada veteriner hekimlik yaptım. İnsan sağlığına zararlı, imha edilmesi gereken sakatatı ayırıyordum. Birgün kesinlikle imha edilmesi gereken sakatatları bir kenara ayırırken orada görevli bir kişi elinde bıçakla gelip, milli serveti yokediyorsunuz, hepsine sağlıklı raporu vereceksiniz diyerek karşı çıktı, olay mezbaha müdürüne yansıyarak yatıştırıldı ve bu işi bırakmama sebep olan bu olayı yaşadım. Şu anda klinikte sadece klinisyen olarak çalışıyorum, eşimin aynı meslekten olması benim için avantaj, yoksa tek başıma arabaya binip hastaya gitmem gibi bir ihtimal yok. Aşı alacaklar bile beni gördüklerinde dikkate almayıp hala Kadir Bey'i veya görevli kişiyi sorarlar. 15 yılda yavaş yavaş bir güven oluşturmaya başladık ve hekim olabileceğimi az da olsa kabul etmeye başladılar. Ayrıca bir bayan için veteriner hekimlik güç isteyen bir iş. Doğuma gittiğimde 3 gün kollarımı kaldıramam. Burada Kangal köpekleri çok gelir. Bir bayan olarak kimi yerde gücünüz yetmiyor. Bunu erkekler de yaşıyor, ancak daha çabuk tolere edebiliyorlar.
EKONOMİK KAYGI VAROLDUĞU SÜRECE DOĞRU TEDAVİ YAPILAMAZ
KADİR GÜÇLÜ
Veterİner Hekİm |Sİvas|
1991 SELÇUK ÜNİVERSİTESİ
1991 yılından bu yana Sivas'ta serbest veteriner hekim olarak hizmet veren Veteriner Hekim Kadir Güçlü ile görüşmeye gittiğimizde Kadir Bey, Hayribey Köyü'nden bir doğum için çağrıldı, yaptırdığı doğumu beraber izleme şansını yakaladık. Çalışma ortamını birebir görme fırsatını yakalarken, Sivas'ta bir veteriner hekim nasıl çalışır, en çok hangi vakalarla karşılaşır hem gördük, hem de ardından Kadir Güçlü'den dinledik.

1991 Kasım ayından beri Sivas Merkez'de serbest veteriner hekimlik yapıyorum. Gelir kaynağımın %70'i ilaç satışı, %30'u veteriner hekimlik hizmeti oluşturmak üzere ağırlıklı olarak büyükbaş hayvanlara hizmet veriyorum. Yaşadığımız sıkıntıların başında şehir merkezi ve köyler arası mesafelerin uzunluğundan dolayı ulaşım zorluğu ve maddi kazancın kısıtlı olması geliyor. 20 km uzaklıktaki bir köye hastaya çağrıldığımız zaman köye ulaşmamız kimi zaman 3 saati geçiyor. Ulaşım sıkıntısından dolayı vakaların %60'ına gidemiyoruz. Bir hastaya çağrıldığımız zaman 2. veya 3. vakaya baktığımızda bu hastalar için ücret alamıyoruz. Bir kez çağrıldığınızda 1 hastaya da bakarsınız, 2 veya 3 hastaya da ama aldığımız ücret bir hastaya bakma ücretidir, onu da alabilirsek... Kısacası ekonomik yönden yaşadığımız sıkıntılar oluyor, ki bu ülkenin genel ekonomisiyle bağlantılı bir durum.
Veteriner hizmeti verirken yaşadığımız en büyük sıkıntı ticari düşünmek zorunda kalmak. Özelleştirme ile hizmetin daha güzel olacağını düşünmekle beraber alacağımız ücretlerin kısıtlı olacağından yine de geçim sıkıntısı getireceği endişesi var. Mesleğimiz her geçen gün daha da kötüye gidiyor. Ekonomik kaygı var olduğu sürece gerçek ve doğru tedavi yapılmıyor, yapılamayacak da. Mesleğin uygulanmasında deontoloji taraftarıyım. Mesleğimizi hak ettiği yere getirmek için etik kurallara uymamız gerekli. Örneğin bilindiği gibi Şap aşısının hayvanların sevkinden en az bir ay önce yapılması zorunluluğu var. Yapmış olmak için yapılan durumlar var. Brucella, çiçek, tuberkuloz testleri ve aşıları yapılma zorunluluğu var ve usulüne uygun olmayacak şekilde yapmış olmak için uygulama yapılıp hayvan gönderiliyor. Geçmişte de IBR hastalığı 1996-97'lerde ithal hayvanlardan bu hastalıklar geldi o zamanlar ithal hayvanlara aşılama yapılsaydı, IBR hastalığı ülkemize gelmezdi. O dönemde Sivas'ta köylünün cebinde IBR aşısı gördüm.
İthal edilen hayvanlara yapılması gerekiyormuş ve siz yapın diye sınırda verildi denildi. Yaptığımız işi tedavi ve kontrol etmek için yapmamız gerekli.

DOĞRU AŞILAMA YAPILMALI
Geçen yıl tüm Sivas'ta Şap aşılaması yapıldı ancak 1 ay sonra hastalık çıktı. Böyle olaylar sonucunda doğal olarak köylünün veteriner hekime güveni kalmıyor. Köylünün güveni kalmayınca, veteriner hekimin hizmet amacıyla geldiği imajı kayboluyor. Köylünün gözünde veteriner hekim para kazanmak amacıyla kendisine geliyor şeklinde bir imaja bürünüyor. Devletin bugün hayvancılık kooperatifleri var. Bir diğer hayvancılığı çökerten sorun da bununla ilgili yaşanıyor. Müteahhitlere ihale açılıyor, şart koşuluyor 400 kg canlı ağırlık olacak, 2 yaşını geçmeyecek, 3- 7 aylık arası gebe düve olacak şeklide hayvan getirileceğine dair. Köylü borçlandırılıyor ancak bakıyorsunuz köylünün kapısına 150 kg.lık kaşektik hayvanlar getiriliyor ve vatandaş borçlanıyor, kapısına getirilen bu hayvanları almak zorunda bırakılıyor. Bu hayvanların 85 tanesi IBR'den öldüler. Hekime sigorta şirketlerinden baskı yapılıyor, 400 kg'lık hayvana nasıl 150 kg yazarsın diye. Bunu verirken kontrol edin ediyorum. Sigortacı sigorta yaparken sormuyor. Olan vatandaşa oluyor ve hayvancılık böylece daha da çöküyor.

HEKİMLİK HAYATIMDA YAŞADIĞIM İLGİNÇ OLAYLAR
2 başlı 6 ayaklı bir danaya doğum yaptırdım. Genetik bozukluk oluşmuş enteresan olaylarla karşılaşıyorum. İkiz doğum denildi, olay Sivas'ın Eski köyünde 1992 yılında oluyor. Arkadan baktığımda tek, önden baktığımda çift buzağı görünüyor. Sezeryan yaptım, hayvan canlı doğdu, ancak önce bir tanesinin kafası düştü, sonra diğerinin... Böyle bir olaydan o zaman için çok etkilenmiştim.
Yaşadığım bir diğer ilginç olay 150-200 kg’lık bir ineğe doğuma gittiğimde yaşadım. Pozisyon çok güzel, çengeli takıp kanala getirdiğimde kanalın çapının dar olduğunu gördüm, hayvanın çıkması imkansız, bu hayvanın yaşama şansı olmadığını sezeryan gerektiğini söyledim. Dana canlı ayaklar hareket ediyor, ancak hayvan çıkmıyor. Hekimsen çıkar dediler. Dananın kafasını kesip çıkarmam gerektiğini söyledim, zorla canlı dananın kafasını kesmek zorunda bıraktılar, kestim . Mesleğinizden ve yaptığınız işten utanıyorsunuz. Bu olayı bugün yaşasam hiçbir müdahele etmeden, oradan çıkar giderdim.
VETERİNER HEKİMLERİN ÇABALARI TAKDİRE ŞAYANDIR
OSMAN GÜDER
Veterİner Hekİm |MALATYA|
1992 FIRAT ÜNİVERSİTESİ
Osman Güler, 1993 yılından bu yana Malatya'da sahada serbest veteriner hekim olarak çalışıyor. Osman Güler, veteriner hekim ile vatandaş arasındaki kopuk diyaloğun sebeplerini kendi gözlemleriyle şöyle anlattı.

Genelde Malatya'da bulunan veteriner hekimlerin gelirleri klinik çalışmalarıdır. Malatya'da serbest veteriner hekimlik 1979-80 yıllarında devreye girmiştir. Üniversitelerde yeterli deontoloji dersi alamamalarından dolayı, mesleğin nasıl icra edileceğini bilememelerinden dolayı vatandaş ile diyalog belirli bir düzeyde tutulamamıştır. Böylece veteriner hekimlerin vatandaşla dialogda gerekli seviyeyi koruyamamaışlardır. Eğitim ve kültür seviyesi düşük bir toplumda yaşadığımızdan dolayı, üniversite tahsili yapmış kişiler bile entellektüelitisini geliştirecek çalışmalar yapmazken halktan bunu beklemek yanlış olur. Bunu düzeltmek için birçok arkadaşımızla gayret sarfediyoruz.

HALA KATIR SIRTINDA GİTTİĞİMİZ MESAFELER VAR
2007 yılında hala katırla gidip geldiğimiz mesafeler var, coğrafi olarak ve Malatyalılar olarak dezavantajımız diğer bölgelerde kıyaslandığında hayvancılık 1. derecede geçim kaynağını oluşturmuyor. Böylece veteriner hekimliğin önemi de 2., 3. dereceye düşüyor. Malatya'nın birinci geçim kaynağı kayısı. Birinci derecede bu önemli olduğundan çiftçi tüm dikkatini bu alana veriyor.
Ülkemiz gelişme gayreti içine olan bir ülke. Ülkemiz siyasi açıdan şimdiye kadar iyi yönetilmedi. Bunların faturasını diğer sektörlerle birlikte hayvancılık sektörü de ödedi. Gelişmiş dünya ülkelerinde örneğin bir iş kolu geri ise, o konu süspanse edilerek geliştiriliyor. Türkiye'de rekabet etme şansımız yok. Hayvancılığın devlet politikası haline getirilip ülke hayvancılığının diğer ülkelerle rekabet edebilecek seviyeye getirilmesi gerekir.
Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesinde hayvancılığa çok uygun bölgeler var. Bu tür bölgelere ağırlık verilirse hem göçler engellenmiş, hem de insanımızın yaşam seviyesi yükselmiş olacaktır. Suni tohumlamada sağlanan destekleri çok takdir ediyorum. Veteriner hekimlerin çabaları takdire şayandır. 24 saat, saatlerce yol giderek hizmet vermesi, tohumlama yapması hem ülkeye hem hayvancılığa karşı fedakarlıkla yapılan hizmetlerdir.
MESLEK HAYATIMIZ BOYUNCA HEKİM OLMAYA ÇALIŞTIK
FatİH MEHMET AVCI
Veterİner Hekİm |MALATYA-ELAZIĞ|
1992 İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ
Avcı, 1992 İstanbul mezunu. Fatih Mehmet Avcı ile, midesine çivi girmiş bir ineğe müdaheleye ve suni tohumlamaya beraber gittik ve Mehmet Avcı, hekimliğin gerektirdiği fedakarlıkları anlattı.
Herşeyden önce hekim olmaya çalıştık. Esnaf olmaya çalışsaydık daha verimsiz bir insan olurduk. Herşeyden önce hekimiz. Elbette ki geçimimizi sağlamak için gelire ihtiyacımız var ancak hem ülke ekonomisine, hem hayvancılığın ilerlemesine faydalı olabilmek için hekimliğimizi konuşturmamız gerekli. Sahada tamamen bilim ve becerimizle, potansiyel birikimimizle hastaları tedavi etmek durumundayız. Bu sahadaki bilgi birikimiyle edinilen bir uzmanlıktır.
Ekonomik sebepler, zorlukların en başında gelir. Maddi bakımdan sıkıntısı olmayan bir hasta sahibiyle daha rahat çalışabiliyoruz. Uzun mesafelerden dolayı yaşadığımız zorluklar bir diğeri. Meslek aşkıyla tüm zorluklara rağmen km.lerce uzaktaki hastaya koşan, maddi karşılığı olmadan fedakarca çalışan bir meslek grubudur veteriner hekimler. Kurban bayramında dahi bir hayvan keserken bir doğuma çağrılırız, hangisine yetişeceğinizi şaşırırsınız. Sosyal yaşantımız kalmaz. Veteriner hekimlik fedakarlık gerektirir.
İlaç satışından para kazanılmıyor, desteklemelerden dolayı suni tohumlama ile biraz para kazanmaya başladık. Avrupa'daki veya Amerika'daki meslektaşlarımızla aynı gelir düzeyine sahip olmamız imkansız. Avrupa'da yıllık 200 bin dolar net kazancı olan veteriner hekimin Kanada'da 200 bin dolar net kazancı varken, Türkiye'de bir veteriner hekim hayatı boyunca belki bu rakamı kazanamamaktadır. Dünyada mesleki sıralamalarda Avrupa'da veteriner hekimler 1. sırayı, diş hekimleri 2. sırayı, beşeri hekimler 3. sırayı alır. Türkiye'de bu maalesef tam tersi. Türkiye’de veteriner hekimlik mesleği hak ettiği seviyeye ulaşamamıştır. Avrupa’da veya Amerika’da veteriner hekimlik mesleğinin saygınlığı ne yazık ki ülkemizde kazanılamamıştır.
ÜLKEMİZDE GEREKLİ ALT-YAPI OLUŞTURULAMADI
ABUZER GÖĞÜS
Veterİner Hekİm |MALATYA
1990 SELÇUK ÜNİVERSİTESİ
Malatya-Adıyaman bölgesi Veteriner Hekimler Odası Başkanı Abuzer Göğüs ile mesleki sorunları ve odanın mesleğe sağlamaya çalıştığı katkıları konuştuk.

Konya Veteriner Fakültesi 1990 yılı mezunuyum. 1990'dan beri serbest veteriner hekim olarak çalışıyorum. Hayvan hizmetleri ve tarım ile ilgili ortak çalışmak amacıyla 1996'da 11 veteriner hekim, 1 beşeri hekim, 1 de ziraatçi olmak üzere 13 ortaklı bir şirket kurduk. Ancak belli bir noktadan sonra bu ortaklık yürümedi. Devletin yapmadığını yapmayı planladık, ancak maddi sorunlar ve bireylerin birbirine bağlılığı olmadığından bu ortaklık yürümedi. O yıllardan beri serbest hekim olarak çalışıyorum. Bu ülke bizim ülkemiz, herkes verimli bir vatandaş olmaya çalışmalıdır. Bir Fransız “İnsanlara hergün balık vereceğinize balık avlamayı öğretin” demiştir. Aynı şekilde bizim de devletten beklentilerimiz, hibe sağlaması, dilenci örneği değil, vatandaş ve meslek temsilcisi olarak orta hareket ederek yapabileceklerimizi saptamaktır. Verilen destekler verim amaçlı olmalıdır. İnsanlarınn %35-40'ı tarımla geçinen bir ülkede devletin bu konuda politikaları olmalıdır. Hazine arazilerini hayvancılığın hizmetinde nasıl verimli hale dönüştürebilirizi devlet, bilim adamları, vatandaş ortak hareket ederek oluşturabilmelidir. Tarladan sofraya her işlemin yapılabileceği bir entegrasyon kurulabilmelidir. Hem istihdam sağlanabilecek, hem üretime dönüşebilecek, hem bu insan gücü ülkeye faydalı olabilecektir. Maalesef ülkede tarıma dayalı bir alt yapı oluşturulamadı.

ADIYAMAN VE MALATYA BÖLGESİ'NDEN 262 ÜYEMİZ VAR
Adıyaman ve Malatya Bölgesi bizim Odamıza bağlı, 262 üyemiz var. Odamız 1992 yılında kuruldu. Firmaların toplantılarını oteller yerine Odamızda yapmalarını teşvik ederek karşılıklı katkı sağlamayı amaçladık. 85 kişinin oturabileceği bir konferans salonumuz var. Bundan sonraki dönemde de istihdam konusunun verimli hale dönüştürülmesi için çalışmalar yapmak, hastalıklar konusunda bilinçlendirme yapmak gibi amaçlarımız var.
BATI'DAKİ MODEL DOĞU'YA UYGULANMAMALIDIR
MURAT KEBUDE
Veterİner Hekİm |SİVAS|
1989 FIRAT ÜNİVERSİTESİ
Murat Kebude 1989 mezunu, 16 yıldır Sivas Merkez'de serbest veteriner hekim olarak çalışıyor. Büyükbaş ve küçükbaş hayvan ağırlıklı çalışıyor. Kebude, bölgede leptospirosis, babesiosis, Şap hastalığı, Brucella ve IBR'nin en çok rastlanılan hastalıklardan olduğunu belirtti.

Birçok zorlukları olmasına rağmen, emeğimizin karşılığını alamamak, saha koşullarının zorlukları hariç meslekle ilgili bir sıkıntımız yok. Muhattap olduğumuz kişilerin cahil olması ve hasta size gelmeden birçok müdahele yapıldığı için tedavinin uzaması yaşadığımız en büyük sıkıntılar. Müşterimizin cahil olması en büyük sıkıntımızdır. Bundan 15 yıl öncesine göre az da olsa bir mesafe katedildi. Ayrıca bu bölgede mesafelerin çok uzak olması büyük sıkıntı. 100 km uzaklıkta köylerimiz var. Bu mesafede bir köye gittiğimde tüm günümüz gidiyor. Örneğin mesafelerin uzak olması bizi suni tohumlamadan uzaklaştırdı. Devletten beklentimiz, Ankara'dan harita üzerinden coğrafi duruma bakılarak karar verilmemesidir. Batıdaki mesafelerle Doğudaki mesafeler aynı değil. Yaptığımız hizmetlerin buna göre değerlendirilmesi gerekli. Her ilin coğrafi yapısına bakılarak değerlendirilmelidir. Sivas'ın bir tarafından diğer tarafına 400 km mesafe vardır. Batıda bu kadar mesafe katedildiğinde 3-4 yere uğrayabilirsiniz. Batıdaki model Doğu'ya uygulanmamalıdır. Devletin yapabileceği en iyi şey hangi bölgede uygulama yapılacaksa o bölgenin coğrafi, ekonomik, sosyal yapısı göz önüne alınarak ve bölgedeki insanların görüşü alınarak karar vermektir.
MESLEK BEKLENTİLERİMDEN FAZLASINI KARŞILADI
CUMALİ YAKUT
Veterİner Hekİm |AĞRI|
2003 FIRAT ÜNİVERSİTESİ
Ağrı ili Eleşkirt ilçesinde bugün itibariyle kamuda 4 veteriner sağlık teknisyeni, 3 veteriner hekim ve 3 özel veteriner hekim görev yapmaktadır. Kamuda çalışan hekim ve teknisyen sayısı Mayıs 2006'da yapılan atamalarda bu rakama ulaşmıştır. Ancak yoğun hayvancılığın olduğu ilçede hala ekipman ve eleman eksikliği yaşanmaktadır. Bu ilçede görev yapan Veteriner Hekim Cumali Yakut, mesleğiyle ilgili görüşlerini şöyle dile getirdi.

İlçede yaklaşık olarak 40-45 bin civarı büyükbaş hayvan ve 60-80 bin civarı küçükbaş hayvan bulunmaktadır. Ticari manada kanatlı hayvan üretimi yapılmamaktadır. Hekimlerin en eskisi 7 yıldır ilçede bulunup, diğer hekimler 1 veya 2 yıldır ilçede görev yapmaktadırlar. Ben, 2 yıldır ilçede özel veteriner hekim olarak çalışmaktayım. 2003 yılında Fırat Üniversitesi'nden mezun oldum. Bu mesleği isteyerek ve severek seçtim. Bunda en önemli faktör dayımın da veteriner hekimi olmasıdır. Hekimliğin, beklentilerimden daha iyi olduğunu gördüm. Tedavi ağırlıklı olmak üzere aşılama ve suni tohumlama hizmetleri vermekteyim. En büyük sıkıntılarımız bölge halkının eğitim ve gelir düzeyinin düşük olması nedeniyle emeğimizin karşılığını tam alamamak ve yetiştiricilere verdiğimiz tavsiyeleri yerine getirmemeleridir. Yine bölgenin kış şartlarının çok ağır olmasından dolayı ulaşım ve çalışmalarımızda büyük sorunlarla karşılaşabiliyoruz. Seminer ve kongre gibi aktivitelere iş yoğunluğu ve mesafelerin uzunluğundan dolayı katılamamaktayım
DERDİNİ ANLATAMAYAN BİR CANLIYI TEDAVİ EDEBİLDİĞİM İÇİN MUTLUYUM
TEOMAN TOYMAN
Veterİner Hekİm |BURDUR|
2000 İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ
Akdeniz'de ki durağımız Burdur ili idi. Burdur'da görüştüğümüz, 2002 yılı ağustos ayında Burdur ilinde özel veteriner hekim olarak mesleği uygulamaya başlayan Teoman Toyman, 2000 yılı İstanbul Üniversitesi mezunu. Toyman, veteriner hekimlik mesleğini seçme nedenini anlatarak başladığı sohbetimizde yaşadığı mesleki zorlukları ve acı-tatlı tecrübelerini anlattı.
Çocukluğumdan itibaren hayvanlara karşı ilgim, sevgim vardı (annem, babam çalıştığı için). Anneannemin yanında geçti zamanım, anneannemin hayvanları vardı. Onlarla vakit geçirir, onları çeşmeye sulamaya götürürdüm. Meslek tercihim o zamanlardan kalma. Para kazanıyor, hem de bu işten zevk alıyorum. Ancak her zaman dileklerim yerine gelmiyor. İnişli çıkışlı zamanlar oluyor.

TEKER NASIL DÖNÜYOR?
Şükür geçinip gidiyoruz, teker dönüyor. Yani yetiştirici arıyor. İneğim hasta, yemiyor içmiyor, deyince gidip tedavi ediyorum. Yetiştirici yine arıyor, ineğim boğasadı diyor, yine gidiyorum. Sun'i tohumlama yapıyorum. İnşallah gebe kalır. Arada bir kliniğe kedi, köpek getiriliyor. Kuduz aşısı, karma aşı v.b. için. Burdur'da süt sığırcılığı hâkim, hastalar da sığır ağırlıklı. Tedaviden ve tohumlamadan para da kazanıyorum; ama kazanç yönünden tedavi daha iyi. Mesleğimiz zor, diğer sağlık sınıfı meslekler gibi değil. Hasta onlara gidiyor, ama biz hastalara gidiyoruz. Kar, çamur, yağmur dinlemeden, gece gündüz… Bu yüzden sosyal hayatımız yavaşlıyor. İşimizden taviz verip zaman ayırıyoruz. Ancak en çok üzüldüğüm durumlar: güzel giyinemiyorum, parfümler fıslayıp etrafa güzel kokular yayamıyorum (eczacılar gibi örneğin). Mesleğin cilvesi su ve sabunla bol bol buluşuyoruz. Hitap ettiğimiz insanlar üzücü de olsa eğitim seviyesi düşük bir kesimde. Bu durumda anlaşmak zor oluyor. Bazen yetiştirici hatalı anemnez veriyor, saklıyor, ne olacaksa, eğitimsizlik işte, tedavi uzuyor. Yetiştirici bizi arkadaş gibi görüyor seviyeyi ve sınırları aşağıya çekiyor şakalaşma, dalga geçme, argo kelimeler, bu kişileri uyarıyorum. Bir garip oluyor, sonra aklıma geliyor; biz ticaret yapıyoruz hekimlik değil! Meslektaşlarımız bu konularda taviz vermişler herhalde ki böyle oluyor, tepki verince şaşırıyor yetiştirici, meslektaşlar arası iletişim zayıf, dolayısıyla birlik olup karar alamıyorsun, alsan da uygulayan yok.

DEVLETTEN NE BEKLİYORUZ?
Devlet, bize bıraksın, bizler en iyisini yaparız. İşimiz bu zaten. Devlet bize daha fazla önem versin, işimiz insanlara daha sağlıklı hayvansal ürünler sunmak. Kalkınmanın en önde giden neferleriyiz. Devletin veteriner hekimlere bakışı değişmeli, veteriner hekimlerin olması şart. Öğrenmeli, öğretilmeli. Gıdaya bakarız, suya da bakarız, sun'i tohumlama da yaparız, hayvanları da tedavi ederiz; tedavi ederken de öğretiriz. Ben konuşamayan, derdini anlatamayan bir canlıyı tedavi edebildiğim ve bundan dolayı eğitim aldığım için çok mutluyum. Bütün meslektaşlarım gibi. Her meslekte olduğu gibi bizde de maddi endişeler olsa da!
MADDİ YÖNDEN YETERLİ, SOSYAL YÖNDEN YETERSİZ BİR MESLEK
RIZA TEMİZCİ
Veterİner Hekİm |KONYA|
1981 İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ
23 yıldır Konya’da serbest veteriner hekimlik yapan Rıza Temizci, hayvancılıkla uğraşan bir aileden geliyor. Mesleğin kaliteli yapıldığı zaman hiçbir zorluğu olmadığını söylüyor. Temizci, mesleği ile ilgili düşünceleri şöyle aktardı.

1983 yılından beri Konya Merkez'de serbest veteriner hekimlik yapıyorum. Hayvancılıkla uğraşan bir aileden geliyorum. Dedem atçı idi, babam ise besicilikle uğraşıyordu. Bundan dolayı ben de kendimi hayvancılığın icinde buldum. Maddi olarak beklentilerimi karşılayan hekimlik mesleği, sosyal yönden yetersizdi. Büyükbaş hayvan klinisyenliği ve veteriner ilaçları, premiks ticaretine aktif olarak devam ediyorum. Ayrıca ulusal anlamda üretim ve pazarlama yapan bir boya şirketinin ortağıyım ama klinisyenlik asıl işimiz olmaya devam ediyor. Veteriner hekimlik mesleği, çileli ve zor bir meslektir. Ama severek, kaliteli hizmet verip karşılığını da alıyorsanız hiçbir zorluğu olduğuna inanmıyorum. Mesleğin etik kurallarına ve deontojiye uyduğumuz müddetçe hem mesleğimiz saygınlığını artıracak, hem de mesleğimizi hak ettiği şekilde icra edebileceğiz. Devletin sahada aktiviteden çekilmesi gerektiğine inanıyorum. Kontrol unsuru haline dönüşmelidir. Bu değişim başladı, zaman içerisinde de oturacağına inanıyorum.

BUZAĞIDA SCHİSTOSOMA REFLEXUM OLGUSU VARMIŞ
Mesleğe ilk başladığım yıllar, doğuma çağrılmıştım. Müdahele ettiğimde doğum kanalında elime yumuşak dokular geldi. Çektiğim zaman bunların bağırsak, karaciğer vs. olduğunu gördüm. Daha önce yaşadığım bir olay değildi. Ama o anda teratolojik oluşumlardan schistosoma reflexum olabileceği aklıma geldi. Buzağıyı düzeltip çıkardım. Doğum kitaplarında resimlerini gördüğüm schistosoma reflexumlu buzağıyı görmüş oldum. İnsan için bilgi birikimi rolü önemlidir. Bunu zamanı geldiğinde işinize yaradığı zaman daha çok anlıyorsunuz.


Kaynak : İnfovet

Döküman Arama

Başlık :