Kapat

TURİSTİK ÜRÜN ÇEŞİTLENDİRMEDE OTANTİK DEĞERLER

TURİSTİK ÜRÜN ÇEŞİTLENDİRMEDE

OTANTİK DEĞERLER

ÖRNEK OLAY : BEYPAZARI

 

Öğr. Gör. Nihat DEMİRTAŞ

Ankara Üniversitesi

Beypazarı Meslek Yüksekokulu

Turizm Rehberliği Programı

Beypazarı - ANKARA

Tel : 0312 763 30 21

Fax : 0312 763 30 20

e-mail : demirtas@ankara.edu.tr

 

ÖZET

Küreselleşmenin sonucu olarak Dünyadaki bilişim ve ulaşım alanındaki başdöndürücü gelişmeler daha fazla bilgiye kısa zamanda ulaşmayı sağlarken, ulaşım alanındaki gelişmeler ise mesafeleri kısaltmakta, maliyetleri düşürmektedir. Sanayi toplumlarından hizmetler sektörlerine doğru değişen sektörel gelişmeler turistik talebi oluşturan tüketici tercihlerini de değiştirmektedir. Değişen ve çeşitlenen turizm talep piyasasına uygun mal ve hizmet üretmek isteyen ülkeleri yeni arayışlara zorlamaktadır.

 

Küreselleşme insanları birbirine yakınlaştırırken önlem alınmadığında toplumların olumsuz yönde etkilenmelerine neden olabilmektedir. Turizm politikalarının evrensel amaçları olan ekonomik, toplumsal ve kaynak değerlerinin geliştirilmesi etkin bir şekilde kullanıldığında küreselleşmenin olumsuz gibi görünen etkileri evrensel değerleri birleştiren, geliştiren faktörler olarak karşımıza çıkmaktadır.

 

Küreselleşmenin arttığı oranda turizmin yerelleştiğini otantik değerlerin prim yaptığını görmekteyiz. Bilinmeyeni bilme, yeni keşiflerde bulunma, denenmemişi deneme, sıradışı ortamlarda bulunma gibi varyasyonlar olarak karşımıza çıkan yerel değerler günden güne önem kazanmaktadır. Bunda şüphesiz küçülen dünyanın ve gelişen iletişim araçlarının etkisi birinci derecede önemlidir.

 

Klasik tatil anlayışından eko turizm, kültür turizmi, özel ilgi turizmi, tarım turizmi, dağ turizmi ve gastronomi gibi alanlarda kendine ortamlar hazırlayarak otantik değerlerin özel olarak incelenmesini zorunlu kılmaktadır.

 

Klasik tatil anlayışından yeni nesil tatil anlayışının geçerlilik kazanmaya başladığı son yıllarda Beypazarı da yeni pazara adeta çekilmektedir. Bunda temel etken sahip olduğu doğal, kültürel, peyzaj değerlerinin orijinalliği önemli rol oynamaktadır. Bu nedenle amacımız, Beypazarı'nın sahip olduğu potansiyel değerleriyle ele alınıp incelenmesi, doğru biçimde pazara sunulması gerekmektedir. Olumlu yönlerinin olduğu kadar yetersiz yönlerinin de irdelenerek yatırımcıların dikkatini de çekerek kaynak planlaması ve sürdürebilirliğinin devamını sağlamaktır. Turizmin sadece ekonomik yönünü değil meta-ekonomik yönlerinin de dikkate alınarak planlanmasının gerekliliğine inanıyoruz.

 

 

 

 

 

 

1. Turizm Politikaları

Turizm politikası; bir ülkede genel ekonomi politikasına uygun olarak, bir yandan iç ve dış turizmin geliştirilmesi ve yönlendirilmesi, turizmin gelir ve döviz girdisi sağlayıcı, istihdam yaratıcı fonksiyonlarından en rasyonel biçimde yararlanılması gibi ekonomik hedeflere, diğer yandan kültürel, sosyal, sağlık gibi ekonomik nitelik taşımayan meta-ekonomik (iktisat dışı) hedeflere ulaşmak için kamu yönetimleri tarafından alınan önlemlerin ve yapılan müdahalelerin tümüdür (Olalı, 1990; 30).  

 

Buna göre kamu idarelerinin ülkesel, bölgesel yada mahalli ölçekte turizm politikalarını belirlemelerinde şu faktörlere yer vermek zorundadırlar;

-         Sosyo-kültürel faktörler,

-         İktisadi (ekonomik) faktörler,

-         Kaynakların yönetimi (sürdürülebilirlik) faktörleri.

 

Geri kalmış ve gelişmekte olan ülkelerin dövize olan ihtiyaçları, işsizlik, bölgeler arası farkların giderilmesi gibi ekonomik faktörlerin etkili olduğu görülse de bölge insanının sosyal yönden kendini geliştirmesi, insan hakları alanındaki gelişmeler, görgüsünün arttırılması, dünya ile bütünleşme, kapalılıktan açık yapıya geçiş gibi sosyo-kültürel faktörler de gözetilmektir.

 

Turizm hareketleri, gelişmiş ülkelerden gelişmekte olan ülkelere doğru gerçekleştiğinden, turistler de ekonomik ve sosyal bakımdan gelişmiş ülkelerin değerlerinin taşıyıcısı olmaktadır. Bu yolla turizm, gelişmiş toplumların değerlerini, davranış kalıplarını, örgüt biçimlerini, yaygınlaştırarak evrenselleştirmektedir Bu yönüyle turizm olgusu salt değişimin ve davranışın başlatıcısı olarak değil, sürecin hızlanmasını da sağlayan önemli bir etkendir.

 

Turizm örf, adet, gelenek ve göreneklerimizi, folklorumuzu da yakından etkilemiş ve bunlar turizm olayından olumlu ya da olumsuz etkilenmişlerdir. Turistlerin yabancı bir ülkeye gelmesiyle doğan sosyal etkileşim ve değişmeyi, turizm olayının doğuşunda ve oluşumunda etken olan sosyolojik faktörleri ve turizmin yol açtığı sosyal etkileri göz ardı etmemek gerekir. Özellikle turizm planlamacıları, turizmin sosyal yapıda meydana getireceği etkileri çok iyi bilmek ve bunları değerlendirmek zorundadırlar

(Niray N., 2002;250-51).

 

Turizm hareketlerinde küresellikten bölgeselliğe ve oradan yerelliğe doğru bir yön varken; çekim ve rekabet unsurlarında ise yerellikten bölgeselliğe ve oradan küreselliğe doğru bir yön sözkonusudur. Yönelenimlerde çağımızın ulaştığı bilişim, ulaşım ve diğer teknolojik gelişmeler son derece etkili olmaktadır.

 

Küreselleşme etkilerinin turizm yoluyla bilfiil taşındığı ve toplumların sosyo-kültürel yapılarını bozduğuna dair görüşler vardır. Nitekim etkiye açık ortamlarda, gelen turistlerin dünya görüşü ve yaşam tarzları yerel halk tarafından kolayca benimsenmektedir. Oysa gelen turistler bölgeye orijinal yada diğer ifadeyle otantik değerleri tanımak için gelmektedir. Değişimlerin yaşandığı kaybolan otantizm nedeniyle bölge zamanla gözden düşmektedir. Turizmden beklentilerin ne olduğu, politikaların tam olarak belirlenmediği durumlarda yukarıdaki görüş çoğu kez haklı çıkmaktadır. Bunun sağlanabilmesi için ne yapmalıyız? Küreselleşmenin değerlerimizi yücelten, toplumumuzu evrensel normlara ulaştıran yanlarını alacağız, otantizmimize uymayan yanlarını elimine edeceğiz. Buna kısaca muhafazakar globalleşme diyebiliriz.

 

2. Turizmde Değişen Talep Anlayışı ve Çeşitlilik

20 yüzyılda endüstri alanındaki hızlı gelişmeler insanların yoğun olarak çalışmalarına fiziksel olarak yorulmalarına yolaçmıştır. İşgücündeki verimliliğin devam etmesi için de tatil ve dinlence, devamlılığın sağlanmasında temel faktör olmuştur. Sanayi sektöründeki gelişmeler hizmetler alanındaki gelişmeleri doğurmuştur. Sanayi çalışanlarının vücut olarak yorulmalarına karşın, hizmetler sektörlerinde çalışanlar daha ziyade mental yorgunluğa maruz kalmışlardır.

 

Yaşanan değişimleri 1970 öncesi ve sonrası olarak ikiye ayırmak olasıdır. 1970 öncesinde sanayi alanındaki çalışanların talepleri yorgun vücutlarının dinlendirilmesine yönelik olarak klasik kum-deniz-güneş üçlemesini gerektirirken bunlar Birinci Kuşak Turistleri (BKT) oluşturmuş; 1970 sonrası hizmetler sektörlerinin çalışanlarının mental yorgunluklarının giderilmesine yönelik talep klasik tatil anlayışının değişmesine yolaçmış ve 1970 sonrası turistik tüketiciler ise İkinci Kuşak Turist (İKT) grubunu oluşturmuştur. Bunda dinlendirilecek organlar belirleyici faktörler olmuştur (Neyişçi T., 2000;109-111). İKT tüketici talebi klasik anlayıştan faklı olarak bu sefer rekreatif faaliyetler, eko turizm, kültür turizmi, özel ilgi turizmi, ornitoloji, foto safari, av turizmi vb. alanlarda turizme bir çeşitlilik katmıştır.

 

Şekil-1 : 1970 Öncesi ve Sonrası Turistler ve Turizmin Temel Nitelikleri

 

Birinci Kuşak Turizm (BKT) 1970 Öncesi

Turist Tipi

Turistik Tüketim (Talep) Biçimi

Sanayi sektörü çalışanı turist

Bedensel yorgun turist

Kent sever turist

Güneş, kum, deniz ağırlıklı turizm

Otel merkezli turizm

Hat turizmi

Kitle turizmi

İkinci Kuşak Turizm (İKT) 1970 Sonrası

Turist Tipi

Turistik Talep (Tüketim) Biçimi

Hizmet sektörü çalışanı turist

Zihinsel yorgun turist

Kırsal sever turist

Doğa ve egzotik kültür ağırlıklı turizm

Alan merkezli turizm

Satıh turizmi

Bireysel turizm

Kaynak : Tuncay Neyişçi, 'Ekoturizm Bakış Açısıyla Türk Turizminin Değerlendirilmesi',

           1. Ulusal Türkiye Turizmi Sempozyumu, İzmir-2000, s. 113.

 

Yukarıdaki gelişmeleri Türkiye ne yazık ki izleyememiştir. Dünyadaki turizm bakımından gelişmiş ülkeler 1970'lerde turistik yatırımlarını İKT talebine göre yaparken, Türkiye turizm piyasasına 1980'lerde girdiğinde BKT talebine göre yatırım yapmaya başlamıştır. Talepteki yeni eğilimleri takip edememesi Türkiye'nin rekabet gücünü azaltmış ve sonrasında mevsimselliğin azaltılması, turizmin 12 aya yayılması, otantik değerler, turizmin çeşitlendirilmesi gibi arayışlara girişilmiştir. Aslında bu tartışmaların bundan 30 yıl önce bitmiş olması gerekirdi.

 

3. Beypazarı ve Turizm

Beypazarı, ülkemizin İç Anadolu Bölgesinde, Ankara iline bağlı ve kuzeybatısında, 35 bin nüfusa sahip ve Ankara'ya 99 km. mesafede zengin kültürel mimarisi ve doğal turistik değerlerini turistlere sunma çabasında olan bir ilçedir. Beypazarı, tarihinde M.Ö. 7000'li yıllardan itibaren yerleşimlerin oluğuna inanılan, değişik uygarlıklara ev sahipliği yapmış tarih ve kültür şehridir. Tarihte İstanbul-Bağdat yolunun Beypazarı'ndan geçmesi ve ipekyolu üzerinde bulunması tarih boyunca şehrin ticari bakımdan canlı kalmasına neden olmuştur.

Neden Turizm?

  • Beypazarı sahip olduğu doğal, kültürel ve peyzaj değerler bakımından turizme son derece elverişlidir. Türkiye karasör sanayisinin yarısı ile ve ülkemizdeki havuç üretiminin % 55'ini karşılamasıyla sanayi ve tarım şehri olarak kendinden bahsettirmişse de ne yazık ki sahip olduğu turizm potansiyelini yakın zamana kadar değerlendirememiştir.
  • 1970 sonrası dünyadaki turizm hareketlerinin yönü kum-deniz-güneş üçlemesinden otantik ve orijinal değerlere kaymaya başlamıştır. Dışarıya göç vermeyen ve dışarıdan göç de almayan Beypazarı otantik değerler bakımından orijinalliğini muhafaza edebilmiştir.
  • Kamu yönetimleri tarafından yapılan turizm politikalarında turizm planlama amaçlarının bölgenin iktisadi (ekonomik), meta-ekonomik (iktisat dışı, sosyo-kültürel vb.) ve kaynak yönetimlerinin sürdürebilirliğinin sağlanmasına yönelik politikalarla belirlendiğini söylemiştik. Bu bağlamda  kamu yönetimi tarafından, bölgenin tüm yönleriyle kalkınmasının sağlanması, dünya ile bütünleşmesi ve bütünsel bir yaklaşımla bunun sağlanmasının ortaya konması için multi-sektörel bir alan olan turizm sektörü seçilmiştir.

 

3.1. Beypazarı'nın Turizm Potansiyeli ve Bir Envanter Çalışması

Beypazarı'nda turizm çalışmaları çok yenidir. Buna karşın sahipolduğu değerlerin zenginliği bakımından basın yayın araçlarında sıkça kendinden sözettirmektedir. Aldığı bir çok ödülün yanısıra ülkemizdeki tarihi kentler bakımından ilk 10 içinde (altıncı sırada) yeralmıştır.

Tablo-2 : Beypazarı Turistik Ziyaretçi Sayıları

 

Yıllar

2000

2001

2002

2003*

Sayı

6.000

10.000

40.000

100.000*

*hedef

 

Tablo-2'deki ziyaretçi rakamlarından da anlaşıldığı üzere Beypazarı'na ziyaretler sürekli artmaktadır. Beypazarı'nda iktisadi olarak turizmin yakın bir zamanda başlamış olup kısa zamanda pansiyonlar, kafeteryalar, otantik restoranlar açılmasına rağmen talebi karşılayamamaktadır. Ülkelerin yabancı sermaye yatırımlarına ihtiyacı olduğu gibi Beypazarı turizminin de dış yatırımcılara ihtiyacı vardır.

 

3.2. Beypazarı Turistik Ürün Unsurları

Middleton'a göre turistik ürünün unsurları; destinasyon çekiciliği, destinasyon bölgesindeki olanak ve hizmetler, destinasyonun kolay ulaşılabilirliği, destinasyonun imajı ve fiyat olarak sınıflanmıştır (Gürbüz, A., 2000;328).

-         Destinasyon çekiciliği. Yerel halk muhafazakar yapısıyla özgün değerlerini yaşatmakta olup, şehre gelen konuklar tarihte bir gezinti yaptıklarını adeta, 'Çölün ortasında bir vaha' benzetmesiyle düşüncelerini dile getirmektedirler.

-         Destinasyon bölgesindeki olanak ve hizmetler. Yatırımların tamamlanmamış olması hizmet çeşitliliğini engellemektedir.

-         Destinasyonun kolay ulaşılabilirliği. Hedef pazar olarak başta Ankara olmak üzere  turizm arz merkezlerine yakındır.

-         Destinasyonun imajı. Basın yayın araçlarının etkin kullanımıyla hedef kitleler üzerinde iyi bir imaj bırakmıştır. Şehirde yürütülen çeşitli projelerle sürekli yenilik ve iyileştirmeler konukların takdirini toplamaktadır. Gelenler ikinci bir defa ziyaret etmektedir.

-         Fiyat. Rekabetçi pazar yapısının oluşmaması pazarlamacılar açısından rahatlıkla pazarlanmasını sağlamaktadır.

 

 

 

 

 

 

3.3. Beypazarı'nın Turizm Değerleri

 

Tablo-3 : Beypazarı Potansiyel Turizm Değerleri

 

Turizm Türleri

Turistik Alanlar

Kültür Turizmi

-         Tarihi Beypazarı evleri (3.000 adet)

-         Paleolitik Dönem mağara yerleşimleri

-         Roma Dönemi Juliapolis Antik Kenti

-         Bizans Dönemi kilise, şapel kalıntıları

-         Selçuklu ve Osmanlı Dönemi camiler

-         Türbeler, tekkeler

-         Tarihi çeşmeler, hamamlar, hanlar

-         Müze

-         Özgün Beypazarı Yemekleri

-         El sanatları (Telkâri, kuyumculuk, ayakkabıcılık, bakırcılık, dokumacılık)

Termalizm

-         Beypazarı Maden Suyu

-         Dutlu-Tahtalı Kaplıcaları

-         Kapullu Kaplıcası

-         Ayaş Kaplıcası

Eko Turizm

-         Morfolojik yerşekilleri (İnözü Vadisi)

-     Tekke, Eğriova, Karaşar, Karagöl yaylaları

Tarım

-         Organik Tarım, havuç.

 

Tablo-3'te de görüldüğü gibi değişik turizm türleri bakımından potansiyel arzetmesine rağmen yeterince yatırım yapılmamış olması nedeniyle birbirini tamamlar düzeye ulaşamamıştır. Yatırım ve işletmeler arasında entegrasyon kurulduğunda daha fazla gelir getirdiği gibi bölgeye bırakacağı katma değer de artacaktır. Katma değerin sadece ekonomik alanda ele alınmamasını dünya ile özdeşleşme, sosyal ve kültürel yapının özgünlüğünü koruyarak gelişmesi gibi meta iktisadi alanlarda da ele alınması hedeflenmektedir.

 

3.3.1. Beypazarı Evleri

Beypazarı evleri XIX. yüzyıl Türk toplumunun geçmişini, kültürünü, ekonomisini ve yaşama biçimini yansıtması açısından önemlidir. Evler çok eski bir tarihe sahip olmamalarına karşın bugün içinde yaşadığımız evlerimizden tamamen farklı özellikler gösterirler. Evlerde geçmişte olduğu gibi hala yaşam mevcuttur ve bu nedenle evler yıkılmadan kalmış varlıklarını sürdürmüşlerdir. Betonlaşma olmadığı için genel doku bozulmamıştır. Beypazarı evleri, mimari tarz bakımından Osmanlı ve Türk mimari karakterini yansıtırlar. Taş ve ahşap uyumu (yarı kagir yarı ahşap) üst seviyededir.

 

Orijinal halde 3000 ev mevcuttur. Bunlardan 425 tanesi restore edilmiştir. Restorasyon çalışmaları Kültür Bakanlığı, Belediye ve sponsor kuruluşlarca gerçekleştirilmektedir. Kültür Bakanlığı örnek olarak 12 ev restore etmiş geri kalanlar için devlete harcama yaptırılmamış, masrafları sponsor kuruluşlar üstlenmiştir.

 

3.3.2. El Sanatları

Beypazarı’nda kuyumculuk, gümüşçülük, bakırcılık, ayakkabıcılık, demircilik ve dokuma işçiliği geleneksel özellikler gösterir ve gelişmiştir. Halkın geleneklerine bağlı olması el sanatlarının unutulmasını önlemiştir. Özellikle gümüş işçiliği (telkâri) bakımından çok gelişmiş olup, Türkiye ihtiyacının karşılanması yanında başta Arap ülkeleri olmak üzere 18 ülkeye ihraç edilmektedir (Şener Y., 1997;60).

3.3.3. Yemek Kültürü

Beypazarı kültüründe yiyecekler sadece karın doyurma amacına yönelik olmayıp düğün, nişan, sünnet ve kına geceleri gibi kutlamalarda bir merasim yemeği; kış gecelerinde bir eğlence ve ziyafet unsuru olarak kullanılır. Otantik değerlerin korunmasına yönelik olarak yapılan çalışmalarla bazı yemeklerin patenti alınarak üretimde yerelliğin standardizasyonu sağlanmıştır. Patent nedeniyle yemekler Resmi Gazetede yayınlandığı için gazetelerde çıkan 'Resmi Gazetede Yemek Tarifleri' başlıklı haberler gülümseten haberler olarak okunmuştur. Beypazarı’nın meşhur yiyeceklerinden bazıları şunlardır: Tarhana, Yaprak Dolması, Yalkı, Bici, Göce, Perçem, Yarımca, Beypazarı Güveci, Kartalaç, Bazlama Ekmeği, Oğmaç, Tohma, Yarımca, Şerit, Uruş Kapaması, Beypazarı Kurusu, Mumbar (Beypazarı Sucuğu), Baklava (80 katlı), Ebesüt, Höşmelim, Havuç Lokumu sayılabilir.

 

3.3.4. Termal Kaynaklar

Beypazarı termal kaynakları çok eski (örneğin Roma) dönemlerden beri işletilmekte olup, dünyaca ünlü bilim adamı ve kuruluşlarca da tescillenmiştir. İşletilenlerin birkısmının yeterince verimli işletilmemelerinin yanı sıra, işletilmeyip boşa akan değerleri de çok fazla olan termal değerler nedeniyle şanssızdır.

 

3.3.5. Eko Turizm

Meşhur Ihlara Vadisi'nin benzeri İnözü Vadisi; hiçbir yatırım yapılmamış bakir Tekke, Eğriova, Karaşar, Karagöl yaylalarıyla; çiftlik turizmine uygun alanları; dünya trendlerine adapte organik turizmi, flora ve fauna gibi pek çok alanlarıyla Beypazarı yatırımcılarına göz kırpmaktadır.

 

SONUÇ

Küreselleşme, toplumları birbirine yakınlaştırmaktadır. Küreselleşmenin arttığı oranda tüketim kalıplarındaki değişmeler, orijinali arama, yerelleşme ve otantik değerler önem kazanmaktadır. İyi planlanmayan turizm politikaları toplumsal, kaynak ve sürdürülebilirlik açısından tahribata açık hale gelebilmektedir.

 

Gelişmekte olan ülkeler üzerindeki döviz ihtiyacı baskısı turizmin ekonomik yönünün öne çıkmasına neden olmakta, turizm planlamasının ruhuna ters uygulamaları da beraberinde getirmektedir. Oysa olayın bütüncül bir yaklaşımla ele alınıp değerlendirilmesi iktisadi ve meta iktisadi alanlar için bir zorunluluk taşımaktadır.

 

Beypazarı için turizm planlamasında toplumun açık hale gelmesi, dünya ile entegre olması, sosyal, kültürel ve ekonomik alanlarda gelişmesi amaçlanmıştır. Değişme, toplumlar için kaçınılmaz bir süreçtir. Değişme ve gelişmenin yönü ise toplumların kendi iç dinamikleriyle belirlendiği kadar, toplumlar arası ilişki kanallarının açıklık derecesiyle de bağlantılıdır. Toplumların yaşam deneyimlerini zenginleştiren sosyal, ekonomik, kültürel birikimlerini bir sistem içinde geliştiren öğeler arasında turizm, giderek artan boyutlarda önem kazanmaktadır. Turizm aktiviteleri bu nedenle günümüzde disiplinler arası eşgüdümle ele alınmak zorunluluğunu gerekli kılmaktadır. Turizm bir sektör olarak kalkınmada kaynak sağlayan alan olduğu kadar, çağdaş uluslararası ilişkilerde toplumları duygu ve faaliyet birliği içine kavuşturan bir toplumsal değişme ajanıdır (Tatlıdil E.,2002;199).

 

Turizm olayına yeni başlamış bulunan Beypazarı'nda yatırımlar yeni başlamış, henüz tamamlanmamış olup  yatırımcıları davet etmektedir. Yatırımcılar için kârlı alanlar mevcuttur.

 

Turizmle beraber toplumsal değişmelerin yaşanmakta olması bakımından da toplum bilimci ve sosyologlar için de adeta bir laboratuvardır.

 

 

KAYNAKÇA

 

OLALI, Hasan, Turizm Politikası ve Planlaması, İşletme Fak. Yay., No: 228,

İstanbul-1990.

 

Neyişçi, Tuncay, 'Ekoturizm Bakış Açısıyla Türk Turizminin Değerlendirilmesi', 1. Ulusal

Türkiye Turizmi Sempozyumu, İzmir-2000.

 

TATLIDİL, Ercan, 'Küreselleşme Sürecinde Turizmin Ekonomik Ve Sosyal Boyutları' ,

Turizmde Küresel Eğilimler, Yeni Teknolojiler, İkinci Turizm Şurası,

Ankara-2002.

 

NİRAY, Nasır, 'Turizm Küreselleşme İlişkisi Ve Tekelleşme Eğilimleri', Küreselleşme ve

Tekelleşme, İkinci Turizm Şurası, Ankara-2002.

 

ŞENER, Yaşar, Beypazarı Tarihte ve Bugün, Yücel Ofset, Ankara-1997.

 

 

ÖZGEÇMİŞ

1990 yılında Uludağ Üniversitesi Balıkesir Turizm İşletmeciliği ve Otelcilik Yüksekokulu'nu bitirdim. Konaklama ağırlıklı olmak üzere 12 yıl turizm sektöründe çalıştım. Sakarya Üniversitesi'nde Turizm İşletmeciliği dalında yüksek lisans eğitimi aldım. Turizm Rehberliği, Önbüro Yönetimi ve Önbüro Otomasyon Sistemleri isimli yayınlarım kitap olarak Sakarya Değişim Yayınları tarafından kitap olarak basıldı. 2000 yılından beri Ankara Üniversitesi Beypazarı Meslek Yüksekokulu Turizm Rehberliği Programında Öğretim Görevlisi olarak görev yapmaktayım ve Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Çevre Anabilimdalı doktora öğrencisiyim.

Döküman Arama

Başlık :