GAP BÖLGESİNDE SULAMA ORGANİZASYONLARININ SORUNLARI VE SÜRDÜRÜLEBİLİRLİĞİ

GAP BÖLGESİNDE SULAMA ORGANİZASYONLARININ SORUNLARI VE SÜRDÜRÜLEBİLİRLİĞİ

Tali MONİS 1

Şeyda İPEKÇİOĞLU2

Yasemin VURARAK3

Ahmet ÇIKMAN4

Ziraat Mühendisi.

Ziraat Yük. Mühendisi

Ziraat Yük. Müh.

Ziraat Yük. Müh.

Meryem GÜNEŞ5

Kudret BEREKATOĞLU6

Sevgi POYRAZ ENGİN7

Ziraat Yük. Müh

Ziraat Yük. Müh

Ziraat Yük. Müh

1 GAP Toprak-Su Kaynakları ve Tarımsal Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü-Türkiye-Şanlıurfa (talimonis@hotmail.com)

2 GAP Toprak-Su Kaynakları ve Tarımsal Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü–Türkiye–Şanlıurfa (seyda.ipekcioglu@hotmail.com)

3 GAP Toprak-Su Kaynakları ve Tarımsal Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü-Türkiye-Şanlıurfa-(yvurarak@hotmail.com)

4 GAP Toprak-Su Kaynakları ve Tarımsal Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü-Türkiye-Şanlıurfa-(ahmetcikman@hotmail.com)

5 GAP Toprak-Su Kaynakları ve Tarımsal Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü-Türkiye-Şanlıurfa-(mgunes20@hotmail.com)

6 Güneydoğu Anadolu Tarımsal Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü-Türkiye-Diyarbakır (kberekatoglu@hotmail.com)

7 Güneydoğu Anadolu Tarımsal Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü-Türkiye-Şanlıurfa (sevgipoyraz@hotmail.com)

ÖZET

Su tarımda, sanayide ve günlük yaşamda geniş kullanım alanlarına ve özellikle arz ve talep ilişkileri yönünden stratejik öneme sahip olan doğal kaynaklardan biridir. Hızla artan nüfusla birlikte kentleşme, sanayileşme ve her yıl işletmeye açılan sulama alanları, gelecekte su gereksiniminin daha da artacağını göstermektedir. Ülkemizde toplam su tüketiminin 3/4‘ünü sulama suyu oluşturmaktadır. Suyun tarım dışı amaçlar ile kullanımındaki artışlar, tarımda su kullanım etkinliğinin yükseltilmesini zorunlu kılmaktadır(Özçelik-1999). Su kullanım etkinliğinin yükseltilmesi için, tesislerin hizmete sunulmasıyla beraber tesislerden yararlanacak olan üreticilere yönelik gerekli eğitim ve yayım çalışmalarına başlanmalı, üreticilerin yönetime katılımları sağlanmalıdır. Bu amaçla tesislerin işletme, bakım ve onarım sorumluluğunun üretici örgütlerine devrinin sağlanmasına yönelik gerekli politikaların yeniden oluşturularak bu konuda gerekli yasal düzenlemeler yapılmalıdır. Bu yasal düzenlemeler yapılırken sulama tesislerinin işletilmesi ve devamlılıklarının sağlanması için rasyonel bir sulama suyu fiyatlandırılmasına yönelik en uygun metodoloji belirlenmeye çalışılmalıdır.

Tarıma açılabilecek arazi miktarının son sınırına ulaşılmış olmasından dolayı, birim alan veriminin arttırılması, kaliteli girdi ve teknoloji kullanımına bağlı planlı üretimi zorunlu kılmaktadır.

Anahtar Kelimeler: GAP, Sulama, Organizasyon

ABSTRACT

Water is one of the natural resources, it has widw uses field area in agriculture, industry and daily life and has strategic importance side of especially offer and demand relationship.

Rapidly increases of population with urbanization, industrilization and irrigation areas every year opening of foundation, it shows necessary of water will increase in the future. Irrigation water has created ¾ to all water of consumption in our country.

219

Increases of water uses are in without agriculture, necessary that increases of water uses efficiency in the agriculture. (Özçelik – 1999)

For the increase of water uses efficiency with the opening services of foundations, ıt must started Works of knowledge and broadcasting for the formers. The Formers attending must be supplied this organization. With this goal operating, of care and fixing of foundations and give their responsibility to producer organization and whatever neccesary politicials create and in this subject must do neccesary the legal arrangement. While they are doing, operating of water foundations and for supply their long life. It must determinate of the best suitable costs to rational irrigation water. Because of that amount of agricultural area is on beyond limits increases of yield of good quality inputs and depend on use of technology production is doing forcedly.

Key Words: GAP, irrigation, organization

1. GİRİŞ

Sulama, doğal yağışların yetersiz olduğu yerlerde, bitkilerin gelişmesi için gerekli olan suyun yapay olarak toprağa verilmesidir. Sulu tarım, kurak ve yarı kurak bölgeler ile yağışın vejetasyon mevsiminde yeterli olmadığı bölgelerde önem taşımaktadır. Çünkü sulama yapılmadan entansif tarım yapabilmek için, yıllık minimum yağışın 500 mm olması gerektiği kabul edilmektedir (Aksöz, 1964). Ülkemizde yıllık ortalama yağış 643 mm olmakla birlikte, yağışın miktarı ve dağılımı, bölgelere ve mevsimlere göre büyük farklılıklar (250-300 mm) göstermektedir. Coğrafi konumu ve iklim özellikleri yönünden Doğu Karadeniz dışındaki hemen her bölgede, doğal yağışa ilave olarak, belirli dönemlerde sulama zorunlu olmaktadır. Türkiye’de optimum verim düzeyine ulaşabilmek için, tarım alanlarının yaklaşık % 93'ünde sulama gereklidir (Berkman, 1992). Bu bakımdan çeşitli sulama yapıları ile depolanan yüzey ve yeraltı sularının, vejetasyon mevsiminde kullanılması gerekli olmaktadır. Sulama ile ürün verimi, tarımsal gelir ve yetiştirilen ürün çeşidinin artması, üretim ve gelir düzeyindeki dalgalanmaların azalması ve birim alanda kuru tarıma oranla işgücü kullanımının artması beklenmektedir. Buna göre sulama işletmeciliğinin temel amacı ise, üreticilerin sosyal ve ekonomik refahını yükseltmek ve dolayısıyla tarımsal gelişmeyi hızlandırmak olmaktadır. Ancak sulama yatırımlarının göreli olarak daha fazla sermaye taleplerinin olması, güçlü sulama yönetimi ve denetim kuruluşuna gereksinim olması gibi nedenler ile bu yatırımlar gelişmiş ülkelerde, gelişmekte olan ülkelere oranla daha hızlı bir gelişme göstermiştir (Özçelik ve ark., 1999).

Tarım sektöründe üretimin arttırılması ve kırsal kalkınmanın sağlanabilmesi için, öncelikle toprak ve su kaynaklarının geliştirilmesi ve bunlardan yararlanma ilkelerinin belirlenmesi gerekmektedir. Toprak ve su kaynaklarının geliştirilmesinde; tarımsal altyapının oluşturulması, kaynakların rasyonel yönetimi ve etkin kullanıma yönelik çalışmalar önemini korumaktadır. Diğer yandan toprak ve su kaynaklarından yararlanmanın sürdürülebilirliğinin sağlanabilmesi için, sulama yatırımlarının planlanması ve inşası kadar, sulama şebekelerinin rasyonel olarak işletilmesi ve sulama işletmeciliğine çiftçilerin ekonomik ve sosyal yönlerden tam olarak

220

katılımlarının sağlanması gerekmektedir. Kullanıcıların fikrî, fiziksel ve mali katılımı, kaynakların etkin kullanımına olanak verebilecektir. Bu bakımdan çoğunlukla kamu kuruluşlarınca planlanan ve inşası yapılan sulama şebekelerinin kullanıcılara devredilmesine yönelik politikaların belirlenebilmesi için, ülkesel ve bölgesel düzeylerde uygun işletmecilik şekillerinin belirlenmesine büyük ölçüde gereksinim bulunmaktadır (Özçelik ve ark. 1999).

Ülkemizde yatırımcı kuruluşlar açısından sulama yatırımları Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü ile Devlet Su İşleri tarafından yapılmaktadır. DSİ sulamaya açılan alanların % 57’sini kendisi, %9.85’ini KHGM ile koordineli olarak gerçekleştirmiştir. KHGM ise sulama alanlarının %33.15’ini sulamaya açmıştır. KHGM’nin, DSİ yatırımlarına oranla daha küçük sulama yatırımları gerçekleştirmesi, yatırımların miktar olarak çok fazla görülmektedir. KHGM tarafından yapılan yatırımların tamamlanıp üreticilere devrinde ki belirsizlik ile beraber bu yatırımların izlenememesi ile geri ödeme sorumluluğunun bulunmaması tesislerin devamlılığının sağlanması yönünde olumsuz bir etken olarak karşımıza çıkmaktadır (Özçelik ve ark. 1999).

Bu çalışmada; ekonomik olarak çalışmayan ya da çalıştırılamayan sulama tesislerinin çalışmama nedenlerinin ortaya konulması, çalışmayan, atıl tesislerin tekrar ekonomiye kazandırılmasının yollarının araştırılması, yörede kullanılan sulama suyu ücretlendirme sistemlerinin ortaya konulması ve sulama suyu ücretlendirmesinde esas alınabilecek yöntemlerin belirlenmesi ile sulamada etkinliğinin artırılması çalışmalarını destekleyici verilerin elde edilmesi amaçlanmıştır.

GAP Bölgesinde toprak ve su kaynaklarının geliştirilmesi ve bölge tarımının ulusal ekonomiye katkılarının arttırılmasına yönelik olarak Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından Bölgede (Adıyaman, Gaziantep, Kilis, Şanlıurfa, Diyarbakır, Mardin, Batman, Siirt ve Şırnak) toplam 479 adet sulama tesisi faaliyete geçirilmiştir. Bu sulama tesisleri ile 65 500 ha.lık bir alanın sulanması hedeflenmiş ancak bakım ve onarım ihtiyacı, su yetersizliği, proje ve etüt hataları ile müteahhit hataları gibi sebeplerden dolayı 71 adet sulama tesisi çalışamaz durumda olduğundan 8967 ha.lık alan sulanamamaktadır.

Çizelge 1.1. Bölge Geneli Sulama Tesisleri Sayısı

Bölge Geneli

Çalışan Tesis Sayısı

(Adet)

Çalışmayan Tesis Sayısı

(Adet)

Toplam Tesis Sayısı

(Adet)

Tesis Sayısı

408

71

479

Alan(ha)

56533

8967

65500

Çiftçi Sayısı

86863

5065

91928

2.YÖNTEM

Araştırma GAP Bölgesinde (Adıyaman, Batman, Diyarbakır, Gaziantep, Kilis, Mardin, Siirt, Şanlıurfa ve Şırnak) Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından

221

yaptırılan sulama tesislerinden istifade eden üreticiler ile bu tesislerin yöneticileri yüzyüze görüşülerek anket çalışması şeklinde yapılmıştır. Çalışmada örnekleme yapılırken sulama sistemleri kendi aralarında çalışıp çalışmama durumları ile yeraltı ve yerüstü sulama şebekeleri olarak ayrılmış, daha sonra organizasyon şekillerine göre sulama kooperatifi, sulama birliği ve yerel yönetimler (Kamu Kurumu, Muhtarlıklar ve Şahıs) olarak gruplandırılarak gayeli örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Örneğe giren işletmelerin belirlenmesi aşamasında ise, tabakalı tesadüfi örnekleme yöntemlerinden olan “Neyman Yöntemi” kullanılmıştır. Bölgede çalışan tesislerden faydalanan 102 adet işletme ile çalışmayan tesislerden yararlanamayan veya kısmen yararlanan 55 adet işletme ile anket çalışması yapılmıştır. Araştırmada elde edilen veriler χ2 testi ile değerlendirilmiştir.

3. ARAŞTIRMA BULGULARI

3.1.Sosyo-Ekonomik Özellikler

Çizelge 3.1. Deneklerin Sosyo-Ekonomik Özellikleri

Sosyo-Ekonomik özellikler

Çalışan Tesisler

Çalışmayan Tesisler

Sayı

%

Sayı

%

Yaş

35’ den küçük

16

15.68

6

12.28

36-50

40

39.21

17

33.33

50’ den büyük

46

45.09

30

54.39

Eğitim

okur-yazar değil

11

11.76

8

15.79

İlkokul düzeyi

91

89.20

41

77.20

Lise

--

--

4

7.02

Mesleki deneyim

20 den az

24

23.52

10

17.54

21-40

66

64.70

15

29.82

40 dan yukarı

12

11.76

28

52.63

Sosyo-ekonomik özellikler kapsamında ele alınan değişkenler; üreticilerin mesleki deneyimleri, yaş ve eğitim düzeyleri durumlarına ilişkin veriler Çizelge 3.1’de sunulmuştur. Üreticilerin çiftçilik deneyimleri üretim aşamasında verdikleri kararları etkileyen önemli faktörlerden birisidir. Üreticilerin Mesleki deneyimleri arttıkça çevreyi daha iyi analiz etme ve sorunların çözümünü daha hızlı gerçekleşmesi beklenebilir. Çiftçilik deneyimleri değerlendirilirken tarımsal faaliyette bulundukları süre ele alınmış ve üreticilerin çiftçilik deneyimleri 3 gruba ayrılmıştır. Buna göre Çalışan tesislerde üreticilerin %23.52’si 20 yıldan az mesleki tecrübeye sahip olduğu, %64.70’i 21-40 yıl, %11.76’sı 40 yıldan fazla mesleki deneyime sahip olduğu görülmektedir. Çalışmayan tesislerde ise üreticilerin %17,54’ü 20 yıldan az mesleki tecrübeye sahip %29.82’si 21-40 yıl arası, %52.63’ü 40 yıldan fazla mesleki tecrübeye sahip oldukları görülmektedir.(çizelge 3.1)

Yaş olgusu kişiler hangi düzeyde olursa olsun davranışlarını, bilgilerini ve becerilerini etkileyen bir faktördür. Toplumda kişilerin belirli bir yer edinmesinde

222

ve çevreyi etkileme açısından yaş önemli bir olgu olarak kabul görmektedir. Aynı yaş grubunda olan kişilerin benzer davranışları sergiledikleri, aynı şekilde genç üreticilerin yetişkin üreticilere oranla yeniliklere daha açık bir tutum içinde olmaları beklenebilir. Çalışan tesislerde üreticilerin %15.68’i 35 yaşın altında, % 39.21’i 36-50 yaş arası ve %45.09’u 50 yaşın üzerinde olduğu görülmektedir. Çalışmayan tesislerde üreticilerin %12.28’i 35 yaşın altında, % 33.33’i 36-50 yaş arası ve % 54.39’u 50 yaşın üzerinde görülmektedir.(çizelge 3.1)

Eğitim düzeyi bakımından üreticilerin eğitim düzeyleri belirlenmeye çalışılmış, çalışan tesislerde üreticilerin % 11.76’sı okur-yazar olmayan. %89.20’si en çok ilkokul düzeyinin üzerinde eğitim aldıkları görülmektedir. Çalışmayan tesisteki deneklerin % 15.79’u okur-yazar olmayan. % 77.20’si ilkokul düzeyinin üzerinde eğitim alanlar, %7.02’si ise lise düzeyinde eğitim aldıkları görülmektedir. Her iki sistemde ağırlıklı olarak ilkokul mezunu oranının fazla olduğu ve üniversite mezunu olanların olmadığı görülmüştür.(çizelge 3.1)

3.2. Sulama Tesislerinin Fiziki Durumları

Çizelge 3.2. İnşaat Sırasında Kullanıcılar Tarafından İnşaat Hataları Fark Edilme Durumu

Durum

Evet

Hayır

Cevap vermeyenler

Toplam

Ad

%

Ad

%

Ad

%

Ad

%

Çalışan tesisler

31

30,39

71

69,60

--

102

100,0

Çalışmayan Tesisler

30

54,54

21

38,18

4

7,27

55

100,0

Toplam

157

Kullanıcılar tarafından inşaat sırasında fark edilen inşaat hatalarının olup olmadığı yönünde çalışan tesislerde üreticiler % 31,31 inşaat hatalarının fark edildiğini, %68,68 inşaat hatalarının fark edilmediğini, çalışmayan tesislerde üreticiler % 58,49 inşaat hatalarının fark edildiğinin, %41,51 inşaat hatalarının fark edilmediğini belirtmişlerdir.İnşaat hatalarının fark edilme oranının yüksek olmasına rağmen üreticilerin bu konudaki görüşleri dikkate alınmamıştır. (çizelge 3.2 ).

Çizelge 3.3 Yeterli Su Birikme Durumu

Durum

Evet

Hayır

Bilmiyorum

Cevap Vermeyenler

Toplam

Ad

%

Ad

%

Ad

%

Ad

%

Ad

%

Çalışan tesisler

70

68,62

26

25,49

6

5,88

102

100,0

Çalışmayan Tesisler

21

38,18

29

52,72

5

9,09

55

100,0

Toplam

157

S.D.=2 χ2 =13,81 P< 0.05

13,81 >5,99

Sonuç: Farklılık düzeyi önemli

Sulama tesislerinde yeterli suyun birikip birikmediği ile ilgili olarak çalışan tesislerde üreticilerin %68,62’si evet yeterince su birikiyor, %25,49’u hayır yeterince su birikmiyor şeklinde, Çalışmayan tesislerde de üreticilerin % 38,18’i

223

evet yeterince su birikiyor, %52,72’si hayır yeterince suyun birikmediğini belirtmişlerdir.

Çizelge 3.4 Yeterli Suyun Birikmeme Nedeni

Durum

Yetersiz Yağış

Top.Havzası Problemleri

İnşaat Hatası

Yetersiz Su Kaynağı

Cevap

Vermeyenler

Top.

Ad

%

Ad

%

Ad

%

Ad

%

Ad

%

Ad

%

Çalışan tesisler

11

42,30

8

30,76

5

19,23

2

7,69

--

--

26

100,0

Çalışmayan Tesisler

7

24,13

8

27,58

11

37,93

3

10,34

--

--

29

100,0

Toplam

55

100,0

Sulama tesislerinde yeterli suyun birikmeme nedeni olarak çalışan tesislerde üreticilerin %42,30’u yağışların yetersizliği, %30,76’sı su toplama havzasındaki problemler, %19,23’ü İnşaat hatası ve bakım eksiklikleri ve %7,69’u ise su kaynağının yetersiz olduğunu, çalışmayan tesislerde üreticilerin %24,13’ü yağışların yetersizliği, %27,58’i su toplama havzasındaki problemlerden, %37,93’ü inşaat hatası ve bakım eksiklikleri ve %10,34’ü de su kaynağının yetersiz olduğunu belirtmişlerdir.Çalışan tesislerde en fazla yağışların yetersizliği dikkat çekerken çalışmayan tesislerde inşaat hatası ve bakım eksiklikleri ön plana çıkmıştır (çizelge 3.4).

3.3 Tesislerin Tamir ve Bakım Planının Yapılması

Çizelge3.5 Sulama Sezonu Başlamadan Önce Tesis Gezilerek Bakım Planı Hazırlanıyor Mu ?

Durum

Evet

Hayır

Bilmiyorum

Cevap

Vermeyenler

Toplam

Adet

%

Adet

%

Adet

%

Adet

%

Adet

%

Çalışan tesisler

84

82,35

16

15,68

2

1,96

--

--

102

100,00

Çalışmayan Tesisler

26

47,27

24

43,63

5

9,09

--

--

55

100,0

Toplam

157

Sulama sezonu başlamadan önce tesislerin gezilerek bakım planı hazırlanması ile ilgili olarak yapılan değerlendirmede çalışan tesislerde üreticilerin %82,35’i evet tamir ve bakım planı yapılıyor, %15,68’i Hayır herhangi bir tamir ve bakım planı yapılmıyor, %1,96’lık bir kesim ise konu ile ilgili bilgilerinin olmadığını belirtmişlerdir.

Çalışmayan tesislerde üreticilerin % 47,27’si evet tamir ve bakım planı yapılıyor , %43,63’ü Hayır herhangi bir tamir ve bakım planı yapılmıyor, %9,09’luk bir kesim ise konu ile ilgili bilgilerinin olmadığını belirtmişlerdir.

224

Kooperatif ve Sulama birliği organizasyonlarında her yıl tamir ve bakım planı mutlaka yapılmakta, her türlü tamir ve bakım işinin organizasyon tarafından imkanlar ölçüsünde giderilmektedir. Yerel yönetimler tarafından idare edilen organizasyonlardan; Muhtarlıklarda, genel olarak tamir ve bakım planının yapıldığı, ancak kendi imkanları ile sorunları çözecek durumda olmadıklarından ilgili kamu kurumlarına ilettikleri görülmüştür. Şahıslar tarafından idare edilen (şahıs işletmeciliği) sulama tesislerinde planın yapıldığı ancak masrafın tamamen kendileri tarafından karşılandığı için bu durum üretim girdi maliyetlerini arttırdığına neden olmaktadır. Kamu kurumu tarafından idare edilen organizasyonlarda ilgili görevli tarafından planın yapıldığı kamu imkanları kullanılarak sorunlar zamanında giderilmektedir.

Organizasyonlar arasında ayırım yapılmadan (kamu kurumu tarafından idare edilen organizasyonlar hariç) değerlendirildiğinde organizasyon yöneticileri maddi olarak çok yetersiz olduklarını, sürekli devlet desteğine ihtiyaç duyduklarını ifade etmişlerdir.

Çizelge 3.6 Tesislerde Tamir- Bakımı Gerektiren Problemler

Tamir bakım gerektiren problemler

Çalışan tesisler

Çalışmayan tesisler

Ad

%

Ad

%

Siltasyon

47

37.9

22

30.9

Kanallarda oluşan yabancı ot

21

16.9

19

26.7

Kanallardaki kırık ve çatlaklar

31

25

27

38.0

Diğer(Pompa arızası v.b)

25

20.1

3

4.2

Toplam

124

100

71

100

Anket çalışmamızda tamir ve bakımı gerektiren problemlerin neler olduğu şeklinde üreticilere birden fazla seçenek cevaplama imkanı tanınmış, çalışan tesislerde üreticilerin % 37.9’u siltasyon, % 16.9’u kanallarda oluşan yabancıotlar, %25’i Kanallardaki kırık ve çatlaklar, %20.1’i diğer (pompa arızası vb.), çalışmayan tesislerde üreticilerin % 30.9’u siltasyon, % 26.7’si kanallarda oluşan yabancıotlar, % 38.0’i Kanallardaki kırık ve çatlaklar, % 4.2 ’si ise diğer (pompa arızası vb.) olarak belirtmişlerdir (çizelge 3.6)

Organizasyon yöneticileri makinelerin bakım masrafların yüksek olmasından dolayı bakımlarının iyi yapılmadığından sürekli arıza verdikler, aynı şekilde maddi imkansızlıklar nedeniyle kanallardaki kırık ve çatlaklıkların tamir edilemediği, yabancı otlarla gerekli mücadelenin yapılamadığını dolayısıyla bu sorunların birikerek her yıl yeniden karşılarını çıktığını dile getirmişlerdir.

225

Çizelge 3.7 Kanallardaki Kırık ve Çatlaklar Nedenleri

Durum

İnş.kalitesi

kötü

Hayvanlar

tarafından

Çiftçiler

tarafından

Diğer

Hepsi

Cevap Vermeyen

ler

Top

Ad

%

Ad

%

Ad

%

Ad

%

Ad

%

Ad

%

Ad

%

Çalışan Tesisler

58

56,86

3

2,94

2

1,96

3

2,94

36

35,29

102

100,0

Çalışmayan Tesisler

27

49,09

2

3,63

2

3,63

6

10,90

18

32,72

55

100,0

Toplam

157

Kanallardaki kırık ve çatlakların nedenleri olarak çalışan tesislerde üreticilerin %56,86’sı inşaat kalitesinin kötü olduğunu, %2,94’ünün hayvanların neden olduğu, %1.96’sının çiftçiler tarafından tarlalarına suyu alabilmek için kanalları tahrip ettikleri, %2,94’ünün de diğerleri, %35,29 ‘u da hepsi şeklinde belirtmişlerdir.

Çalışmayan tesislerde üreticilerin %49,09’u inşaat kalitesinin kötü olduğunu, %3,63’ünün hayvanların neden olduğu, %3,63’ünün çiftçiler tarafından tarlalarına suyu alabilmek için kanalları tahrip ettikleri, %10,90’ın diğerleri, %32,72’si de hepsi şeklinde cevap vermişlerdir.

Organizasyonlar ayırım yapılmadan değerlendirildiğinde kırık ve çatlakların nedeninin inşaatın kalitesinden kaynaklandığı ön plana çıkmaktadır.

3.4 Sulama Suyu Ucretinin Ödenme Şekli

Çizelge 3.8 Su Ücretinin Ödeme Şekli

Durum

Ytl./da

Ytl./Saat

Ytl./M3

Cevap Vermeyenler

Top

Ad

%

Ad

%

Ad

%

Ad

%

Ad

%

Çalışan Tesisler

89

87,25

8

7,84

2

1,96

3

2,94

102

100,0

Çalışmayan Tesisler

38

69,09

9

16,36

8

14,54

--

--

55

100,0

Toplam

157

Su ücretlerinin ödeme şekli ile ilgili olarak çalışan tesislerde üreticilerin %87,25’i sulanan her ürün çeşidi için ayrı ayrı, birim alan için saptanan değer (Tl/da) olarak, %7,84’i sulama suyu ücretleri Tl/saat olarak, %1,96’sı sulama suyu ücretleri Tl/m3 olarak ödendiği, %2,94’ü fikir beyan etmemişlerdir. Çalışmayan tesislerde üreticilerin % 69,09’u sulanan her ürün çeşidi için ayrı ayrı, birim alan için saptanan değer (Tl/da) olarak, %16,36’sı sulama suyu ücretleri Tl/saat olarak, %14,54’ü sulama suyu ücretleri Tl/m3 olarak ödendiği şeklinde cevap vermişlerdir (çizelge 3.8).

Genel olarak değerlendirildiğinde su ücretlerinin YTL/da olarak tahsil edilmekte, dolayısı ile suyun aşırı ve kontrolsüz kullanımına sebep olmaktadır. Su ücretinin

226

YTL/da olarak tahsil edilmesi tesislerin çalışmama sebeplerinden bir tanesi olarak ifade edilebilir.

3.5 Üreticinin İstek ve Düşüncelerinin Dikkate Alınma Durumu

Çizelge 3.9 Üretici Düşüncesinin Dikkate Alınma Durumu

Durum

Evet

Hayır

Cevap Vermeyenler

Toplam

Ad

%

Ad

%

Ad

%

Ad

%

Çalışan Tesisler

12

11,76

90

88,23

--

--

102

100,0

Çalışmayan Tesisler

13

23,63

42

76,36

--

--

55

100,0

Toplam

157

S.D.=1 χ2 =3,767 P< 0.05

3,767 < 3,84

Sonuç: Farklılık düzeyi önemli değil

Projenin etüt çalışmasından inşaat tamamlanıncaya kadar olan kısmında üreticilerin düşünce ve istekleri yetkililerce dikkate alınma durumu ile ilgili olarak çalışan tesislerde üreticiler %11,76 evet, %88,23 hayır, çalışmayan tesislerde %23,63 evet, %76,36 hayır demişler.

Tesis yapımının hiçbir aşamasında üreticilerin görüşleri dikkate alınmamış dolayısıyla üreticiler sorumluluk almamışlardır.

Çizelge 3.10 Sulamada Sürdürülebilirlik İçin Kim Sorumlu Olmalı

Durum

Devlet

Tarla içi

Çiftçi Diğerinden

Devlet

Çiftçi

Diğer

Cevap Vermeyen

ler

Top

Ad

%

Ad

%

Ad

%

Ad

%

Ad

%

Ad

%

Çalışan tesisler

61

59,80

24

23,52

11

10,78

6

5,88

--

--

102

100,0

Çalışmayan Tesisler

38

69,09

9

16,36

7

12,72

1

1,81

--

--

55

100,0

Toplam

157

Sulamada sürdürülebilirliği sağlamak için sulama sisteminin işletiminden kim sorumlu olmalı şeklindeki soruya da çalışan tesislerde üreticiler; %59,80 tamamından devlet sorumlu olmalı, %23,52 tarla içi tesislerden çiftçi sorumlu olmalı, diğerlerinden devlet sorumlu olmalı, %10,78 tüm sistemden çiftçiler sorumlu olmalı, %5,88 diğer ( tamamen devlet destekli bir yapı kanalıyla işletilmeli) ,Çalışmayan tesislerde üreticiler; %69,09 tamamından devlet sorumlu olmalı, %16,36 tarla içi tesislerden çiftçi sorumlu olmalı, diğerlerinden devlet sorumlu

227

olmalı, %12,72 tüm sistemden çiftçiler sorumlu olmalı, %1,81 diğer ( tamamen devlet destekli bir yapı kanalıyla işletilmeli) diye cevaplamışlardır. (çizelge 7.48)

Çalışan ve çalışmayan organizasyon yöneticileri (sulama birliği yöneticileri hariç) ve üreticiler maddi imkanlarının yetersizliğini öne sürerek sistemin bütünün den devlet sorumlu olmalı, eğer devlet sorumlu olmayacak ise tesis yapılmasın şeklinde fikir beyan etmişler.

3.6 Sulama yöntemleri ve su ihtiyaçları hakkında Eğitim ve Yayım Durumu

Çizelge 3.11 Bilgi Aktarımı Yapılma Durumu

Durum

Evet

Hayır

Cevap Vermeyenler

Top

Ad

%

Ad

%

Ad

%

Ad

%

Çalışan Tesisler

9

8,82

93

91,17

--

--

102

100,0

Çalışmayan Tesisler

2

3,63

53

96,36

--

--

55

100,0

Toplam

157

Sürdürülebilir tarım için sulama teknikleri ile ilgili eğitim ve yayım çalışmaları en az üreticinin istifadesine sunulan sulama tesisleri kadar önemlidir. Bu itibarla sulama tesisleri devreye girer girmez bölgede eğitim ve yayım çalışmalarının da başlanması gerekir.

Herhangi bir kaynaktan bilgi aktarılıp aktarılmadığı ile ilgili olarak çalışan tesislerde %8,82 evet, %91,17 hayır, çalışmayan tesislerde %3,63 evet, %96,36 hayır şeklinde cevaplandırılmıştır. Bilgi aktarımının genel olarak yayım elemanları tarafından yapıldığı dile getirilmiştir (çizelge 3.11).

228

4. SONUÇ

Çalışan tesislerde genel olarak sulama oranının % 90-100 arasında olduğu, tesislerden üreticilerin yararlanma oranının %100 olduğu, su ücreti tahsilat oranının % 60 civarında olduğu, çalışmayan tesislerde sulama oranının %0 ile 40 olduğu, üreticilerin ancak %10’unun faydalandığı su ücreti tahsilatınında %10’lar civarında olduğunu görülmüştür. Sulama ücretleri bakımından yerüstü sulama sistemleri (cazibeli) özellikle enerji ücretlerinden dolayı yer altı sulama sistemlerine göre daha avantajlı görülmüş, dolayısıyla yerüstü sulama sistemlerinde su ücreti daha ucuz belirlenmekte buda ürünlerin karlılığını değiştirmekte, aynı zamanda su ücretinin tahsilini kolaylaştırmaktadır.

Çalışan ve çalışmayan sulama tesislerinde su ücretleri YTL/da/yıl olarak tahakkuk ettirildiğinden, bu durumun aşırı su tüketimine sebep olduğu görülmüştür. Sulama sistemlerinde gerçekçi bir su fiyatlandırma yaklaşımı belirlenemediği, uygulamada genellikle sulama suyu fiyatlarının olması gereken düzeyden daha düşük düzeyde saptandığı görülmüştür.

Sulama tesislerinin potansiyellerinin altında işletilmesinin en önemli nedenleri, işletme, bakım ve en önemlisi sulama yöntemleri ile ilgili sorunlardır. Üreticiler arasında Sulamanın bilinçsiz yapılmasından dolayı son yıllarda verim düşüklüğünün gözlendiği dile getirilmiştir. Sulama suyunun varlığı önemli teknik bilgileri kullanmadıktan sonra çok yarar sağlamayacaktır. Bu amaçla sulama yöntemleri konusunda çiftçilere herhangi bir bilgi aktarımının olup olmadığı belirlenmeye çalışılmış, genel olarak bilgilendirilmedikleri yönünde yanıtlar alınmıştır.

Yapılacak eğitim çalışmaları ile su kullanımı ve sulama yöntemleri hakkında verilecek bilgilerle problemlerin çözüleceğini ifade edebiliriz Çiftçiler; su ve enerji tasarrufu sağlayan sulama teknolojileri (yağmurlama ve damla sulama) kullanmaya özendirilmeli ve bu anlamda kesinlikle maddi olarak devlet tarafından desteklenmeli, söz konusu tesisler devredildikten sonrada ilgili kamu kurumları tarafından izlenmeli ve gerektiğinde müdahale edebilmelidir.

229

KAYNAKLAR

AKSÖZ, İ. 1964. Sulamanın ekonomik cephesi. Atatürk Üniversitesi Yayın No: 210, Ziraat Fakültesi Yayın No: 107, Araştırma No:8. Ankara.

BERKMAN, A. 1992. Sulama yatırımlarında kamu yaklaşımı ve uygulamaları (I). GAP Sulama Alanlarında Çiftçi Örgütlenmesi ve Sulama Sisteminin Yönetimi sempozyumu. TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası – Friedrich Ebert Vakfı. s.131-144. İstanbul.

BEYRİBEY, M. 1997. Devlet sulama şebekelerinde sistem performansının değerlendirilmesi. A.Ü. Ziraat Fakültesi Yayın No:1480, Bilimsel Araştırmalar ve İncelemeler: 813. Ankara.

ÖZÇELİK, a., TANRIVERMİŞ, H., GÜNDOĞMUŞ, E., TURAN, A., 1999. Türkiye’de sulama işletmeciğinin geliştirilmesi yönünden şebekelerin birlik ve kooperatiflere devri ile su fiyatlandırma yöntemlerinin iyileştirilmesi olanakları. Tarımsal Ekonomi Araştırma Enstitüsü Yayınları, Yayın No: 32. Ankara.

KHGM, 2004. Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü İşletme Dairesi Başkanlığı kayıtları. Ankara

KHGM, 2002. Türkiye’de üretilen tarım ürünlerinin üretim girdileri rehberi - 2001. Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü Araştırma Planlama ve Koordinasyon Dairesi Başkanlığı Toprak Ve Su Kaynakları Araştırma Şube Müdürlüğü Yayınları, Yayın No:104, Rehber No: 16. Ankara.

TAŞDEMİR, N, GÖKSU, N., OĞUZ, C., 2003. Konya-Çumra yöresinde sulama organizasyonlarının gelişmesi ile birlikte tarımsal üretimin yapısal özellikleri ve yeni teknolojilerin benimsenmesinde etkili olan sosyo-ekonomik faktörler. Toprak ve Su Kaynakları Araştırma 2002. Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü APK Dairesi Başkanlığı Toprak Su Kaynakları Araştırma Şube Müdürlüğü, Yayın No: 121. Ankara.

230

Döküman Arama

Başlık :

Kapat