ŞANLIURFA HARRAN OVALARI TUZLULUK VE DRENAJ SORUNLAR

ŞANLIURFA HARRAN OVALARI

TUZLULUK VE DRENAJ SORUNLARI

Mustafa ÇELİKER 1

Prof. Dr. M.Ali ÇULLU 2

Zir. Müh.

Prof. Dr.

1 DSİ XV. Bölge Müdürlüğü Toprak ve Drenaj Başmühendisi ŞANLIURFA

2 Harran Üniversitesi Ziraat Fakültesi Toprak Bölümü, ŞANLIURFA (macullu@harran.edu.tr)

ÖZET

Şanlıurfa Harran ovalarında sulama tesisleri 1980 li yılların başlarında yaklaşık 15 bin hektar alanda yeraltı sulamaları ile başlamıştır. Daha sonraki yıllarda 1995 yılından itibaren Atatürk barajından cazibe sulamaları başlamıştır. Sulu tarımla birlikte aşırı- bilinçsiz sulamalar, topografik yapı ve drenaj sorunları nedeniyle ovanın orta ve güney kesimlerinde sulama öncesinde var olan drenaj ( yüksek taban suyu) ve tuzluluk problemlerinin boyutları artmıştır.

Sulama öncesinde DSİ’ nin planlama drenaj etütleri sonuçlarına göre taban suyu problemi olan sahalar, düşük kotlu Türkiye-Suriye sınırındaki arazilerde ve Harran ilçesi ile Akçakale arasında uzanan kesimde tespit edilmiştir. Rapor sonuçlarına göre taban suyunun kritik en yüksek durum sonuçları; 0-1 m 202 ha, 1-1,5 m 642 ha, 1,5-2,0 m 1903 ha, 2-3 m 7869 ha, >3m 11255 ha dır.

Sulama sonrası Şanlıurfa Harran Ovalarında 2007 yılında yapılan taban suyu etütleri sonucunda tespit edilen kritik en yüksek durum sonuçları:

0-1 m derinlikte taban suyu içeren alanlar 14705 ha % 12,38

1-2 m derinlikte taban suyu içeren alanlar 32170 ha % 27,09

2-3 m derinlikte taban suyu içeren alanlar 21275 ha % 17,92

>3 m 50365 ha % 42,61

Hidrojeolojik çalışmalar sonunda Harran ovasında iki ayrı aküfer olduğu bunlardan kireçtaşı aküferinde sulamaya bağlı bir etkilenme olmadığı, üstte yer alan kum, çakıl aküferinde (serbest aküfer) ise sulamaya bağlı olarak su tablasında yükselme meydana geldiği (Eylül ayında maksimim seviyeye ulaştığı) tespit edilmiştir

Sonuç olarak Harran ovasında farklı iki aküferin olduğu, alttaki kireçtaşı aküferinin yüzey sulamasından fazla etkilenmediği ancak, üstteki kil kum ve çakıl aküferinin yüzey sulamasından etkilenerek taban suyunu etkileyecek seviyelere ulaştığı gözlenmiştir

Bu sonuçlara göre Halihazırda yaklaşık 50000 Ha (46875 ) alan taban suyunun etkisi altındadır.21275 ha alanda ise potansiyel tehlike mevcut olup, önümüzdeki yıllar için yüksek risk içeren alan olarak değerlendirilebilir.

87

Sulama öncesi (1978 yılı ) taban suyu etüd sonuçları ile sulama sonrası (2007 yılı) gözlenen seviye ölçüm değerleri kıyaslanacak olursa, sulama ile birlikte yüksek taban suyu probleminin büyük boyutlara ulaştığı görülmektedir. Tahliye imkanlarının kısıtlı ve yetersiz kalması sonucunda ovada büyük miktarda tahliye edilmeyen su taban suyuna karışarak su tablasını yükseltmektedir.

Ovada tuzluluk sorunları da artmaktadır. Tuzluluk ölçümleri sonuçlarına göre halihazırda yaklaşık 5000 ha alanda aşırı tuzlanma sorunu vardır. 7000 ha alan ise tuzlulaşma riski altındadır (DSİ , 2007, Ş.URFA).Harran ovasında sulamadan sonra muhtelif yerlerden alınan toprak örnekleri analiz sonuçlarına göre sulama öncesine göre toprakların potansiyel tuz içeriğinde bir artış eğilimi olduğu saptanmıştır.

ANAHTAR KELİMELER: Drenaj, Toprak tuzluluğu, Taban suyu sorunu, Bilinçsiz sulama, serbest Aküfer, su kalitesi, Bitki deseni

PROBLEMS OF SALINITY AND DRAINAGE

IN ŞANLIURFA HARRAN PLAINS

ABSTRACT

Irrigation facilities established in Harran Plain of Şanlıurfa province started operating at a capacity of around 15 thousand hectar underground irrigation at the beginning of 1980s. Later, from year 1995 on, gravity irrigation from Atatürk Dam was started. As a consequence of irrigated agricultural activities, severity of water drainage (high level of water table) and salinity, which had already been existing in middle and southern sections of the area since prior to start of the irrigation activities, reached higher extents because of over irrigation- unconscious irrigation, topographical structure and drainage-related matters.

According to the results of DSİ’s planning and drainage studies, the areas with water table level-related problems were identified on fields with low altitude level on Turkey-Syrian border as well as the area stretching between Harran town and Akçakale before introduction of irrigation. Report results show critical highest status as 0-1 m 202 ha, 1-1,5 m 642 ha, 1,5-2,0 m 1903 ha, 2-3 m 7869 ha, and >3m 11255 ha.

Critical highest status indicators reported as a result of water table studies carried out in 2007 across Şanlıurfa Harran Plain after instruction of irrigation are as follows:

Areas with water table in depth of 0-1 m 14705 ha % 12,38

Areas with water table in depth of 1-2 m 32170 ha % 27,09

Areas with water table in depth of 2-3 m 21275 ha % 17,92

>3 m 50365 ha % 42,61

88

It was found out as a result of hydro geological studies that there are two separate aquifers and no effect caused by irrigation was seen on the limestone aquifer while water table level increased due to irrigation on the upper layer of sand, pebble aquifer (on the free aquifer), and reached maximum level in September.

As a consequence; it was seen that there are two different types of aquifers in Harran Plain, while the limestone aquifer on the bottom layer is not deeply affected by flood irrigation, the clay, sand and pebble aquifer on the top is affected by flood irrigation to also affect water table level.

These results show that an area of approximately 50000 Ha (46875 ha ) is under effect of water table at the time being. As for another area of 21275 ha, there is a potential danger that can be considered high risk for future years.

Comparison of water table level measurements carried out before irrigation (year 1978) with those carried out after irrigation (year 2007) shows that water table level, which increased as a result of irrigation, reached problematic levels. A considerable amount of water that is not discharged across the area runs into the water table increasing the level of water table due to improper and insufficient drainage systems across the region.

Also salinity problems get worse across the plain. Salinity measurement results reveal that the problem of excessive Stalinizations across an area of 5000 ha and another 7000 ha is at risk of Stalinization (DSİ, 2007, Ş.URFA). Soil samples were taken from various sections of Harran Plain after irrigation and analyzed; it was seen that the soil had a tendency towards potential soil content in comparison to the pre-irrigation period.

KEY WORDS:Drainage, Soil salinity, the problem of watter table, Unconscious irrigation, on the free aquifer, watter quality, the crop of pattern

GİRİŞ

Toprak ve Su tarımsal üretimde temel iki kaynaktır. Sürdürülebilir tarım için bu kaynakların rasyonel ve verimli kullanılması temel koşuldur. Cumhuriyet tarihimizin en büyük kalkınma projesi kabul edilen GAP projesiyle toprak ve su kaynaklarımızın en etkin şekilde değerlendirilmesi amaçlanmaktadır. Proje ile bölgede sosyal ve ekonomik dengelerin yeniden kurulması, yöre insanının refah ve gelir düzeyinin yükseltilmesi hedeflenmiştir.

Şanlıurfa Harran ovalarında sulama tesisleri 1980 li yılların başlarında yaklaşık 15 bin hektar alanda yeraltı sulamaları ile başlamıştır. Daha sonraki yıllarda 1995 yılından itibaren Atatürk barajından cazibe sulamaları başlamıştır. Sulu tarımla birlikte aşırı- bilinçsiz sulamalar, topografik yapı ve drenaj sorunları nedeniyle ovanın orta ve güney

89

kesimlerinde sulama öncesinde var olan drenaj ( yüksek taban suyu) ve tuzluluk problemlerinin boyutları artmıştır. Halihazırda yaklaşık 50.000 ha alan taban suyunun etkisi altındadır (DSİ 2007). 5000 ha alanda ise aşırı tuzlanma sorunu vardır. Yüksek taban suyu nedeniyle pek çok yerleşim biriminde çukur alanlarda su göllenmeleri meydana gelmiştir.

TABAN SUYU ETKİSİNDE YERLEŞİM BİRİMİ

Meskun mahallerde oluşan bu birikinti suları (fotoğrafta görülüğü üzere ) çevre sorunları yaratarak sıtma, tifo ve benzeri hastalıkların ortaya çıkmasına yol açabilmektedir.

TOPRAK ÖZELLİKLERİ Harran ovası Alüviyal ve Resüdial topraklardan oluşmuştur. Ova toprakları genelde derin profilli ve kil bünyelidir. Hakim kil minerali smektit grubu killerdir. Kireç çerikleri yüksektir.

i

TOPOĞRAFYA Harran ovası bir çöküntü havzası olup, topoğrafik yapı bir küveti andırmaktadır. Genel eğim % 0-2 arasında değişmektedir. Ovanın kuzey kesimleri nispeten eğimli olurken, üney kesimlerde eğim sıfıra yaklaşmaktadır.

G

İKLİM Harran ovası karasal ikliminin özelliklerini taşımakla beraber Akdeniz ikliminin tesiri de vardır. Uzun yıllar iklim verilerine göre Harran ovasında yıllık ortalama yağış 365 mm, yıllık ortalama sıcaklık 17.2 C ve yıllık buharlaşma 1849 mm dir.

90

JEOLOJİ

Jeolojik Formasyonlar Paleosen marn: Eos

yaklaşık 800 m dir. Eosen kireçtaşı: Kristalize kireçtaşlarından oluşmuştur. Karstik yapılar iyi geliştiğinden b

civarındadır. Miyosen kireçtaşı: Killi kireçtaşlarından oluşmuştur. Karstik yapılar kısmen

geliştiğinden aküfer özelliği gösterir. Kalınlığı yaklaşık 100 m civarındadır. Pliyosen kil: Yer yer jipsli sev

yaklaşık 200 m civarındadır. Pleistosen kil, kum ve çakıl: Pliyosen killeri üzerinde killi kumlu ve çakılı seviyeler şeklinde bulun

c

HİDROJEOLOJİ Harran ovasında yapılan Hidrojelojik çalışmalar sonunda üstte yer alan kum, çakıl aküferinde (serbest akifer) sulamaya bağlı olarak su tablasında yükselme

g

SULAMADAN ÖNCE

TUZLULUK VE SODİKLİK DURUMU Toprak tuzlanması: Bitki gelişimini olumsuz etkileyerek verimi sınırlayan düzeyde toprakta Tuz Bileşiklerinin (Ca, Mg, K, Na Katy meydana

91

SULAMA ÖNCESİ TOPRAK TUZLULUĞU

Harran ovası topraklarında sulama öncesi 1964–1965 yılları arasında DSİ’nin yaptığı toprak etüt çalışmaları sonunda Tuzlu ve Alkali topraklar Harran ilçesi ile Akçakale arasında uzanan düşük kotlu çukur alanlarda tespit edilmiştir.

Rapor sonuçlarına göre değişik tuz düzeylerinde (a1, a2, a3, a5 ve Aa) 11.835 ha arazide tuzlu ve Alkali topraklar tespit edilmiştir. Bunun 3322 ha ında Alkalilik (Çorak topraklar) sorunu bulunmaktadır.

92

SULAMA SONRASI TOPRAK TUZLULUĞU

Harran ovasında sulama sonrası toprak tuzluluğunun belirlenmesine yönelik geniş kapsamlı bir çalışma bulunmamaktadır. Bununla birlikte Harran Ovasının sulama sonrası Tuzluluk durumunu inceleyebilmek amacıyla DSİ’nin ovada rutin olarak yaptığı taban suyu tuzluluk ölçümlerinden yaralanılmıştır. 2007 yılı taban suyu EÇ tuzluluk ölçümleri sonuçlarına göre Harran Ovasında 4984 ha alanda taban suyu tuzluluğu 5000 mikromhos/cm ve üzerinde olup, bitki gelişimini olumsuz etkileyecek düzeydedir. 6908 ha alanda ise taban suyu tuzluluğu 3000–5000 mikromhos/cm arasında olup, Aşırı tuzlanma yönünden risk altında olan alanlardır. Bu alanlarda drenaj tedbirlerinin gecikmesi halinde tuzluluk düzeyinin artarak bitki gelişimi için sorun teşkil edecektir. Diğer alanlarda ise EC değerleri 3000 mikromhosun altındadır(DSİ 2007).

TUZLANMA NEDENİYLE ÜRÜN AZLIĞI

Sulama öncesi ve sonrası toprak tuz değimini incelemek amacıyla önceki yıllarda (1997–2000) sulama alanlarından alınan toprak örneklerinden seçilen 62 adet toprak profilinin 1964–1965 ve 1997–2000 yılları arasındaki ortalama % tuz içerikleri belirlenmiştir. 1964–1965 yılları toprak örnekleri analiz sonuçlarına göre tuzsuz örneklerin (% <0,100) oranı % 69,36 iken sulama sonrası (halk sulamaları ve devlet sulamaları) bu oran % 40,32’ye düşğü gözlenmektedir. Bu değerlendirmeye tabi tutulan toprakların % 29,04’ü sulamalardan sonra tuzlandığı anlamına gelmektedir. Sulama öncesi (1964–1965) a1 düzeyinde ( % 0,100-0,200) tuzluluk % 20,97 iken, sulama sonrası (1997-2000) % 25,812’e, sulama öncesi a2 düzeyinde (% 0,200-0,400) tuzluluk % 8,06, sulama sonrasında % 17,74, sulama öncesi a3 düzeyinde (% 0,400-0,600) tuzluluk % 1,61, sulama sonrasında % 11,29’a yükselmiştir. Sodiklik sorunu sulama öncesinde % 6,45 iken, sulama sonrası % 8,06’ya çıkmıştır.

93

Toprak analiz sonuçlarına göre Harran ovası topraklarında tuzlanma eğiliminin belirgin olduğu görünmektedir. Sulama alanlarındaki tuzluluk değişimi incelendiğinde Harran 5 kısım, Harran 6 kısım ve Akçakale civarındaki Urfa 3. kısım sulama alanlarında daha önceki yıllarda var olan tuzluluk problemlerinin drenaj sorunları nedeniyle daha da artığı gözlenmiştir.

SULAMA ÖNCESİ TABAN SUYU DURUMU

1978 yılı Urfa-Harran Ovası Drenaj Raporu sonuçlarına göre taban suyu problemi olan sahalar, düşük kotlu Türkiye-Suriye sınırındaki arazilerde ve Harran ilçesi çevresi ile Akçakale arasında uzanan kesimde tespit edilmiştir.

94

Harran ovasında sulama öncesinde doğal drenajı Culap deresi ve bununla birleşen Kötü çay, Ricle deresi ve yan dereler sağlamaktaydı. Culap deresi uzun yıllar ovanın doğal drenajını sağlarken yatağının sığ ve kapasitesinin yetersiz kalması sonucunda yağışlı dönemlerde Harran ilçesi ile Suriye hududu arasında kalan düşük kotlu çukur arazileri su altında bırakarak drenaj sorunları ortaya çıkarmıştır. Ayrıca Türkiye -Suriye hududundaki demir yolu hattı bir bariyer görevi görerek drenaj sorunlarının artmasına yardımcı olmuştur. Culap deresi ve kötü çay Harran Ovası Sulama Projesi kapsamında ıslah edilerek Ana Tahliye Kanalı ismini almıştır.

SULAMA SONRASI TABAN SUYU DURUMU

2007 yılı sonuçlarına göre;

  1. 14705 ha alanda taban suyu seviyesi toprak yüzeyine yakın (0,0-1,0 m) olup, tarımsal verimi önemli ölçüde sınırlamaktadır. Kısas, Koruklu, İmam bakır, Reha Ve Akçakale civarında yer alan araziler yüksek taban suyunun etkisi altındadır.

  2. 32170 ha alanda ise taban suyu derinirliği 1,0-2,0 m ler arasındadır. Bu alanlar ovanın iç kesimlerinde kuzeyden güneye doğru Suriye sınırına uzanmaktadır.

2007 YILI TABAN SUYU KRİTİK EN YÜKSEK

EŞ DERİNLİK HARİTASI

95

Sonuç olarak;

  1. Problem alanı (0-2,0 m) toplam 46875 ha dır. 21275 ha alan ise önümüzdeki yıllar için risk taşıyan alan olarak değerlendirilmelidir.

  2. 1978 yılı taban suyu etüd sonuçları ile sulama sonrası gözlenen değerler kıyaslandığında, sulama ile birlikte yüksek taban suyu probleminin büyük boyutlara ulaştığı görülmektedir. Tahliye imkânlarının kısıtlı ve yetersiz kalması sonucunda ovada büyük miktarda tahliye edilmeyen su, taban suyuna karışarak su tablasını yükseltmektedir.

BİTKİ DESENİ

Harran projesi planlanan ürün deseninde Pamuk % 35,Hububat % 23 öngörülmüştür. Ancak 1995-2007 yıları arasında gerçekleşen bitki deseni dikkate alındığında, planlanan hedeflere ulaşılmadığı, ovada sulamanın ilk yıllarında monopol pamuk tarımının hakim olduğu görülmüştür. Bu durum bitki sulama suyu ihtiyacını etkilemiş, ovaya verilen su miktarını artırmıştır. Dolaysıyla Yüksek taban suyu oluşumu hızlanmıştır..

Son yıllarda Hububat ve 2. ürün Mısıra bir yönelme başlamıştır. 2007 yılı verilerine göre ovada gerçekleşen ürün deseni: Pamuk % 31, Hububat %31, Mısır % 13, Sebze % 1 dır. SULAMA ÖNCESI VE SONRASI TABAN SUYU KRİTİK EN YÜKSEK DERİNLİK DEĞİŞİMİ01000020000300004000050000600000 - 1 m1 - 2 m2 - 3 m> 3 m TABAN SUYU DERİNLİĞİ (m)ALAN (ha )SULAMADAN ÖNCESULAMADAN SONRA

96

YILLARA GÖRE TABAN SUYU SORUNU-YAĞIŞ VE SULAMA SUYU DEĞERLERİ

Yıl

Taban suyu (ha)

Yağış (mm)

Sulama suyu

0-1 m

1-2 m

(mm)

(m^3*10^6)

(mm)

2007

14705

32170

276.2

1250.67

894

2006

13747

44017

275.3

1367.10

987

2005

26156

23108

364.1

1295.19

945

2004

32184

28442

306.4

1345.58

982

2003

16766

34281

333,0

1198.13

880

2002

11610

45987

390.8

1048.81

771

ŞANLIURFA HARRAN OVALARI YILLARA GÖRE TABAN SUYU DEĞİŞİMİ 05000100001500020000250003000035000400004500050000200220032004200520062007YıllarAlan (ha)0-1 m1-2 m

97

  1. Grafiğin incelenmesinden anlaşıldığı gibi taban suyu sorunun ovaya verilen sulama suyu miktarı ve yağışla doğrudan ilişkili olduğu görülmektedir.

  2. Son yıllarda yapılan DSİ nin kanal derinleştirme ve tahliye temizliği çalışmaları yanında, tarla içi drenaj tesislerinin kurulmasıyla yüksek taban suyu sorunu (0-1 m ) azalmaya başlamıştır.

ŞANLIURFA HARRAN OVALARI

DSİ TAHLİYE KANALLARI DERİNLEŞTİRME ÇALIŞMALARI

  1. Şanlıurfa Harran ovalarında yüksek taban suyu ve tuzluluk problemlerini çözüme kavuşturmak amacıyla 1999 yılından beri DSİ 15. Bölge Müdürlüğünce derin drenaj çalışmaları yürütülmektedir. Bu çalışmalar öncelikle ovanın en sorunlu kesimlerinde Türkiye- Suriye hududundaki güney kesiminde yer alan 6650 ha alanda başlatılmıştır. Daha sonra proje ve inşaat çalışmaları 4 proje halinde yaklaşık 30000 ha çıkarılmıştır. Yapılan çalışmalar sonucunda 31369 ha alanda derin drenaj inşaatı tamamlanarak toplam 160737 m tahliye kanalı derinleştirilmiştir.

  2. İşletmeye açılan :31369 ha (160737 m)

  3. Etüd- Proje :34344 ha (292625 m)

ŞANLIURFA HARRAN OVALARI

TARLA İÇİ KAPALI DRENAJ ÇALIŞMALARI

  1. İşletmeye açılan :10000 ha

  2. İnşaatı devam eden : 5090 ha

  3. Etüd- Proje :50000 ha

TABAN SUYU SORUNU YAĞIŞ -SULAMA SUYU İLİŞKİSİ05000100001500020000250003000035000400004500050000200220032004200520062007Zaman (Yıl)Taban suyu sorunu(ha)020040060080010001200Yağış-Sulama suyu (mm)0-11-2Yağış(mm)Sulama suyu

98

  1. MALİYET

  2. Hâlihazırda mevcut taban suyu sorunların çözümü için yapılması gereken kanal derinleştirme ihtiyacı 292625 m dir. 2006 yılı fiyatlarıyla kanal derinleştirme inşaat birim maliyeti ort. 108 YTL / m)

  3. Tarla içi kapalı drenaj tesisleri ortalama birim maliyet 1714 YTL/ha dir.

SONUÇ VE ÖNERİLER

  1. Şanlıurfa Harran ovalarında halihazırda taban suyu problemi altında olan alan yaklaşık 50.000 ha dır. Bu alan artma eğilimine girmiştir.

  2. Yüksek taban suyu sorunu ile birlikte tuzluluk sorunları da artmaktadır. Yaklaşık 5000 ha alanda aşırı tuzlanma sorunu vardır.

  3. Ovadaki mevcut tahliye şebekesi yüksek taban suyu ve drenaj sorunlarının giderilmesinde yetersiz kalmaktadır.

ÇÖZÜM ÖNERİLERİ

  1. Yörede ortaya çıkan ve gelecekte muhtemelen sınırları genişleyecek olan tuzluluk ve drenaj sorunlarının çözümü için acil eylem planı hazırlanmalıdır.

  2. Yörede drenaj çalışmalarını yürüten kurumlar arasında sorunların çözümü noktasında etkili ve verimli bir koordinasyon sağlanamamakta, bunun sonucu olarak acil tedbirler hayata geçirilememektedir. Bu kapsamda kurumsal yapılandırmaya gidilmelidir.

  3. Sorunların çözüme kavuşturulabilmesi için tarımsal alt yapı yatırımlarının gecikmeden uygulamaya konulması ve bu çalışmaları etkin yürütecek Drenaj Biriminin kurulmasına ihtiyaç vardır.

  4. Yörede ortaya çıkan Drenaj ve Tuzlanma sorunlarının çözüme kavuşturulabilmesi için tarla içi drenaj tesislerinin kurulması, mevcut tahliye şebekesinin revize edilerek tahliye kanallarının derinleştirilmesi ve yeni ilave derin drenaj kanalların tesis edilmesine ihtiyaç vardır.

  5. Harran ovasında Mevcut klasik sulama sistemine alternatif basınçlı sulama sistemleri geliştirilmelidir.

  6. İşletme alanlarındaki tahliye kanallarında rusubat temizliği sık yapılmalıdır.

  7. • Aşırı, kontrolsüz sulamaların önüne geçmek ve sulamada verimliliği artırmak için sulayıcı birliklerin teknik beceri ve donanım kabiliyetleri artırılmalı, eğittim çalışmalarına hız verilmelidir.

99

ETKİSİNDE KALAN YERLEŞİM YERİ

KAYNAKLAR

DSİ 15. Bölge Müdürlüğü, İşletme ve Bakım Şubesi, Taban Suyu Raporları

DSİ.5. Bölge Müdürlüğü, Etüd ve Plan Şubesi, Toprak Analiz Raporları

Güneydoğu Anadolu Projesi, Urfa-Harran Ovası Planlama Drenaj Raporu, 1978, ANKARA

Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı, Şanlıurfa Toprak ve Su Kaynakları Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü, 2007 Yılı Hidrometeoroloji Raporu, 2007,Şanlıurfa

Harran Ovası Toprakları, Ural Dinç ve Ark.

100

Döküman Arama

Başlık :

Kapat