BAFRA OVASINDA SULAMANIN TABANSUYU TUZLULUĞU ÜZERİNE EKİSİNİN VE TUZLULUĞUN YILLIK DEĞİŞİMİNİN COĞRAFİ BİLGİ SİSTEMLERİ (CBS)KULLANILARAK BELİRLENMESİ

BAFRA OVASINDA SULAMANIN TABANSUYU TUZLULUĞU ÜZERİNE ETKİSİNİN VE TUZLULUĞUN YILLIK DEĞİŞİMİNİN COĞRAFİ BİLGİ SİSTEMLERİ (CBS)KULLANILARAK BELİRLENMESİ

Hakan ARSLAN 1

Gökhan HACIÖMEROĞLU 2

Mustafa BAHADIR 3

Zir.Yük.Müh.

Proje Müdürü

Bölge Müdür Yardımcısı

1 DSİ VII.Bölge Müd. SAMSUN (harslan@dsi.gov.tr)

2 DSİ VII.Bölge Müd. SAMSUN (gokhanomer@dsi.gov.tr)

3 DSİ VII.Bölge Müd. SAMSUN (mbahadir@dsi.gov.tr)

ÖZET

Bu araştırmada, Bafra Ovası Sağ Sahil sulama alanında bulunan tarım arazilerinin tuzluluk durumu, sulamanın tabansuyu tuzluluğuna etkisi ve bunların yıllık değişimlerinin Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS) kullanılarak belirlenmesi amaçlanmıştır. Bunun için 2004, 2005 ve 2006 yıllarında tabansuyu gözlem kuyularından numuneler alınmış ve laboratuar analizleri yapılmıştır. Çalışma alanında sulamanın tabansuyu tuzluluğuna etkisini belirlemek için sulama mevsiminin başlangıcında, sulamanın en yoğun olduğu ayda ve sulama mevsiminin sonundaki tuzluluk değerleri CBS yardımıyla haritalanarak karşılaştırılmıştır. Ayrıca 2004, 2005 ve 2006 yıllarında ovadaki tuzlanmanın değişimi ve değişim üzerine etkili olan etmenlerin belirlenmesine çalışılmıştır. Araştırma sonucunda 2004, 2005 ve 2006 yıllarında sulama mevsiminin başlaması ile ovadaki tabansuyu tuzluluğunun arttığı, sulama mevsiminin sona ermesinden sonra oluşan sonbahar ve kış yağışları ile de tuzluluğun yıkandığı görülmüştür. Sulamanın en yoğun olduğu Temmuz ayı verileri karşılaştırıldığında 2004 yılında çalışma alanının % 25 ine karşılık gelen 2 051 ha alanda, 2005 yılında çalışma alanının % 17 sine karşılık gelen 1 684 ha alanda, 2006 yılında çalışma alanının % 20 sine karşılık gelen 1 963 ha alanda tuzluluğun 5 dS/m’den fazla olduğu belirlenmiştir. Tuzluluk problemin sorun olduğu alanların +2 m kotu ve altı sahalar olduğu tespit edilmiş olup bu sahanın drenaj sisteminin tamamlanması ile sorunun giderileceği düşünülmektedir.

Anahtar Kelimeler: Taban Suyu, Tuzluluk, Coğrafi Bilgi Sistemleri

THE EFFECT OF İRRİGATİON OF BAFRA PLAİN TO THE SALİNİTY OF GROUNDWATER AND DETERMİNATİON OF ANNUAL CHANGE OF SALİNİTY USİNG GEOGRAPHİCAL İNFORMATİON SYSTEMS.

ABSTRACT

In this study it is aimed to determine the salinity of agricultural lands of Bafra Plain(Right Bank), the effect of irrigation on groundwater salinity and annual change using Geographical Information System(GIS). For this reason specimens were taken from groundwater observation holes during 2004, 2005 and 2006 and laboratory analysis were done. The values taken at the beginning of irrigation season, during the intensive irrigation season and after the irrigation season salinity values were compared and mapped with the help of “GIS” in order to determine the effect of irrigation to the groundwater salinity . Besides during 2004, 2005 and 2006 it was tried to determine the change of salinity of the plain and the factors effecting

33

the change. As a result during 2004, 2005 and 2006 with the beginning of irrigation it was observed that the groundwater salinity was increased and after irrigation season with Autumn and Spring rains the salinity was washed away. Irrigation was very intensive during July. 2051 ha approximately %25 of operating area in 2004, 1684 ha %25 of operating area in 2005, 1963 ha %20 of operating area in 2006, salinity was observed to be more than 5 ds/m. It was determined that salinity problems were on +2 m altitude or below and after completion of the drainage of this area, the problem is expected to be solved.

Key Words: Groundwater, salinity, geographical information systems

GİRİŞ

Tuzluluk, tarımsal üretimde dünya genelinde en önemli sorunların başında gelmektedir. Bir çok alanda, tuzluluk nedeniyle tarımsal üretim azalmakta ve daha da önemlisi tarımsal faaliyetlere son verilmektedir. Sulama yapılan ülkelerde sulama yapılan alanların yaklaşık üçte biri tuzluluktan büyük oranda etkilenmiş ve yakın gelecekte etkilenmesi beklenmektedir. Bu oran Pakistan’da %14, Çin’de %15, Hindistan’da %27, Mısır’da %30 ve Irak’ta ise %50’lere ulaşmaktadır (Özkaldı ve ark.2004).

Kurak ve yarı kurak bölgelerde topraktaki fazla su çoğunlukla çoraklık sorunu yaratmaktadır. Belirli mevsimlerde buharlaşma yoluyla bitki kök bölgesinden uzaklaşan su, erimiş tuzları toprakta bırakmakta ve bunun sonucu olarak kültür bitkileri için uygun olmayan bir ortam oluşmaktadır. Yüksek taban suyu seviyesi olan toprakların büyük bir çoğunluğunda ıslah çalışmasının yapılabilmesi, öncelikle bitkiler için zararlı miktarda erimiş tuz içeren taban suyu düzeyinin kök bölgesinden uzaklaştırılmasına bağlıdır (Apan,1992).

Taban suyunun kalitesi gözlem kuyularından alınacak numunelerde tuzluluk değerinin ölçülmesi ile belirlenmektedir. Kuyularda tuzluluk değerinin ölçülmesi için ilk numune sulamanın başlangıcında, ikincisi sulamanın en yoğun olduğu ayda diğer numune ise sulamanın bittiği dönemde olmak üzere 3 numune alınmalıdır. Bu değerler ile arazide tuzluluğa sulamanın etkisinin olup olmadığı belirlenebilir. Eğer taban suyu tuzsuz ise drenaj projesinin amacı sadece bitki kök bölgesinde bulunan fazla suyun uzaklaştırılması seklinde olmaktadır. Taban suyunun tuzlu olduğu durumlarda dren derinlikleri artırılarak belirli bir yıkama oranına göre tuz yıkanarak araziden uzaklaştırılmalıdır (Güngör ve Erözel, 1994).

Ülkemizin denizlerle çevrili olması nedeniyle, kıyı bölgelerde yer alan tarım alanlarında drenaj sularının araziden uzaklaştırılması için denizler çok uygun noktalardır. Deniz yüzeyine olan yükseklik farkı nedeniyle toprak yüzeyinin hemen altında ve yüzeye yakın olan taban suyu ile deniz suyu bir denge halindedir. Aralarındaki tuz konsantrasyonu nedeniyle deniz suyunun karalara ilerlemesi sınırlanmaktadır. Bu bölgede sulama suyu olarak taban suyunun ya da yer altı suyunun kullanılması büyük sorunları da beraberinde getirmektedir. Topraktan

34

suyun alınması ile yukarıda sözü edilen dengeler bozulmuş olacaktır. Toprak içerisinde nem düzeyinin düşmesi sonucunda da deniz suyu tarım arazilerine doğru akışa geçecektir. Taban suyu ile karışan deniz suyu toprak içerisindeki tuz dengesini artış yönünde bozacak ve arazinin tarım alanı olarak kullanımını ortadan kaldıracaktır (Willardson,1998, Kara ve Apan 2000).

Coğrafi Bilgi Sistemleri ile birlikte, veri toplama aşamasında zaman kaybı olmadan büyük alanlardan elde edilen verilerin değişkenlikleri hakkında hızlı ve etkili bir şekilde sonuç alınabilmektedir. Bunun dışında, değişken parametrelerin yüzeysel dağılımlarının belirlenmesi ve bunlarla ilgili daha iyi karar verilebilmesi için CBS ve jeoistatistik yöntemleri birlikte kullanılabilmektedir. Özellikle son yıllarda geliştirilen CBS yazılımlarına jeoistatistik yöntemlerinin entegre edilmesi sayesinde taban suyu tuzluluğu, derinliği ve toprak tuzluluğunun değişimi gibi birçok çalışmada CBS ve jeoistatistik yöntemlerinin birlikte kullanılması mümkün olmuştur (Halliday and Wolfe, 1990; Wylie ve ark., 1994; Diker ve ark, 1999; Çetin ve Diker, 2003).

Bu çalışma ile ülkemizde Fırat’tan sonra ikinci büyük havzaya sahip olan Kızılırmağın denize döküldüğü bölgede yer alan Bafra Ovası sağ sahil sulama alanında bulunan tarım arazilerin tuzluluk durumu, sulamanın tabansuyu tuzluluğuna etkisi ve bunların mevsimsel olarak değişimlerinin Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS) kullanılarak belirlenmesi amaçlanmıştır.

MATERYAL ve METOT

Materyal

Çalışma Alanının Konumu, Toprak ve İklim Özellikleri

Çalışma alanı Orta Karadeniz Bölgesinde 41°10’ - 41°45’ kuzey enlemleri ve 35°30’ - 36°15’ doğu boylamları arasında Kızılırmak ile yan derelerin oluşturduğu delta ovasında yer almaktadır. Proje alanının toplam yüzölçümü 2400 km² dir. Doğu – batı yönünde en uzun yer 60 km, kuzey – güney yönünde ise 32 km dir. Proje alanında Karadeniz Bölgesinin ılıman iklim özellikleri görülmektedir. Uzun yıllar ortalama gözlem sonuçlarına göre en yağışlı ay Aralık, en kurak ay ise Temmuz ayıdır. Yıllık yağış toplamı 722.5 mm dir. (Anonymous 2004).

35

Şekil 1. Çalışma alanının genel görünümü

Su Kaynakları, Sulama ve Drenaj Şebekesi

Bafra Ovasında başlıca su kaynağı Kızılırmak nehridir. Toplam sulama alanı 47 727 ha olan Bafra Ovası Sulama Projesinin yapımına 1993 yılında başlanmıştır. Projenin su kaynağı Kızılırmak Nehri üzerinde yapılmış olan Derbent Barajı olup, su kalitesi C3 S1 dir. Ayrıca ovada sulama şebekesinin henüz tamamlanmamış olduğu alanlarda su drenaj kanalları üzerine tesis edilen pompa istasyonlarından ya da yer altı suyundan sağlanmaktadır. Proje Bafra Ovası Sağ Sahil ve Sol Sahil Sulamaları olmak üzere iki kısımdan oluşmaktadır. Sağ Sahil Sulaması 28 605 ha lık sulama alanına sahiptir. Bafra Ovası Sulaması 1.Kısım işi kapsamında 14 279 ha lık bölümün ihalesi 1993 yılında yapılmış olup, 2007 yılı sonu itibarı ile 10 000 ha lık bölüm sulamaya açılmıştır. Sulama sistemi kanalet ağırlıklı klasik sulamadır. Sulama yöntemi olarak ekim yapılan ürüne göre değişik yöntemler kullanılmakla birlikte çoğunlukla karık sulama veya tava sulama yöntemi kullanılmaktadır. Az da olsa bazı bölgelerde yağmurlama sulama ve damla sulama yöntemleri kullanılmaktadır.

Bafra Ovasında sulama projesi ile birlikte drenaj çalışmaları da başlatılmıştır. Bafra Ovasının drenaj yönünden en büyük sıkıntısı doğal bir çıkış ağzının

36

bulunmamasıdır. Drenaj probleminin asıl yaşandığı alan ise 2 m kotu altı diye tabir edilen ve suların doğal yollar ile uzaklaştırılamadığı alandır. Çalışma alanında bu kapsamda 3 adet pompa istasyonu kurulacaktır. 1 adet pompa istasyonu tamamlanmış, 1 tanesinin pompa montajı kalmış diğerinin inşasına ise 2008 yılında başlanacaktır.

Tarımsal Yapı ve Üretim

Araştırma alanında bitki deseni çok farklılık göstermekle birlikte sebze tarımı ağırlıklıdır. Sebzelerden ise yoğun olarak yaz mevsiminde domates, biber, kavun, karpuz, kış mevsiminde ise buğdayın yerine pırasa, lahana, turp yetiştiriciliği yapılmaktadır. Bunların yanı sıra I. ve II. ürün mısır yetiştiriciliği de yapılmaktadır. Son yıllarda sulamanın faaliyete geçmesi ile birlikte çeltik üretiminde bir artış görülmektedir.

Yöntem

Tabansuyu Numunelerinin Alınması

Çalışma alanında tabansuyu durumunu belirlemek amacıyla Bafra Ovası Sulaması Proje Müdürlüğü tarafından 2003 yılında bir çalışma başlatılmış ve bu kapsamda 8191 ha lık bir alanda 60 adet tabansuyu gözlem kuyusu açılmıştır.2003 yılı Ekim ayından itibaren tabansuyu ölçümleri yapılmaya başlamıştır. 2005 yılında tabansuyu gözlem kuyusu sayısı 89’a, 2006 yılında ise 97 ye çıkartılmıştır. Gözlem yapılan alan ise 2005 ve 2006 yıllarında 9657 ha a çıkartılmıştır. Ölçümler düzenli bir şekilde her ayın son haftasında yapılmıştır. Tabansuyu gözlem kuyularının açılmış olduğu noktaların çalışma alanını kapsaması ve çevre arazileri temsil etmesi göz önünde bulundurulmuştur. Numune alınan noktaların koordinatları GPS ile tespit edilmiştir. Tabansuyunun elektriksel iletkenlik değeri, Rhoades (1982)’in belirttiği esaslara uyularak iletkenlik aletiyle saturasyon ekstraktının elektriksel iletkenliğinin ölçülmesiyle belirlenmiştir. Bafra Ovasında sulama mevsimi başlangıcı nisan, Sulamanın en yoğun olduğu ay temmuz ve sulama mevsimi sonu ise eylül ayıdır. Bu nedenle sulama mevsimi başlangıçı olarak nisan ayı ölçümleri, sulamanın en yoğun olduğu ay olarak temmuz ayı ölçümleri ve sulama sezonu sonu olarak ise eylül ayı ölçümleri kullanılmıştır. Bu şekilde sulamanın tabansuyu tuzluluğu üzerine etkilerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Sulama ve drenaj çalışmalarının tabansuyu tuzluluğu üzerine etkilerini belirlemek amacıyla tabansuyu tuzluluğunun yıllık değişimleri irdelenmiş ve değişimlerin nedenleri belirlenmeye çalışılmıştır.

Tabansuyu Tuzluluk Haritalarının Hazırlanması

Çalışma alanına ait tuzluluk haritalarının hazırlanmasında kullanılan sınıflar Anonymous 2005 belirtildiği gibi değerlendirilmiştir. Birinci grubu oluşturan ve tuzluluk değeri 0-3 dS/m arasında olan alanlarda tuzluluk problemi bulunmamaktadır. İkinci grup ise tuzluluğun 3-5 dS/m arasında değere sahip olduğu alanlardır. Bu alanlar sınıflandırma açısından hafif tuzlu olarak nitelendirilmektedir. Haritalarda kullanılan diğer bir grup ise tuzluluğun 5-7,5 dS/m arasında değere sahip

37

olduğu alanlardır. Bu sınıf aralığında bulunan tarım alanları tuzlu olarak nitelendirilmektedir. Dördüncü grup ise tuzluluğun 7,5-10 dS/m arasında değere sahip olduğu alanlardır. Bu değere sahip alanlar çok tuzlu olarak nitelendirilmektedir. Haritalamada kullanılan son sınıf ise tuzluluk değerinin 10 dS/m den büyük olduğu alanları göstermekte kullanılmıştır. Bu değere sahip alanlar ise aşırı tuzlu olarak nitelendirilmektedir.

BULGULAR ve TARTIŞMA

a-2004 Yılına ait tabansuyu tuzluluk haritalarının değerlendirilmesi

Sulama mevsiminin başlangıcı olan nisan ayına ait tabansuyu tuzluluk haritaları Şekil 2.a da verilmiştir. Şekil 2.a daki tabansuyu tuzluluk haritası incelendiğinde 0-3 dS/m arasında değere sahip alanların toplamının 2 942 ha, 3-5 dS/m arasında değere sahip alanların 3 975 ha, 5-7,5 dS/m arasında değere sahip alanların 1 150 ha ve 7,5-10 dS/m arasında değere sahip alanların ise 124 ha olduğu görülmektedir.

(a) (b) (c)

Şekil 2. 2004 yılına ait tabansuyu tuzluluk haritaları;

(a) Nisan ayı tabansuyu tuzluluk haritası,

(b) Temmuz ayı tabansuyu tuzluluk haritası,

(c) Eylül ayı tabansuyu tuzluluk haritası

Sulamanın en yoğun ay olduğu temmuz ayına ait tabansuyu tuzluluk haritası Şekil 2.b de görülmektedir. Tabansuyu tuzluluk haritası incelendiğinde 0-3 dS/m arasında değere sahip alanların toplamının 1 871 ha, 3-5 dS/m arasında değere sahip alanların 4 269 ha, 5-7,5 dS/m arasında değere sahip alanların 1 693 ha ve 7,5-10 dS/m arasında değere sahip alanların ise 357 ha olduğu tespit edilmiştir.

Sulama mevsimin sonu olan eylül ayına ait tabansuyu tuzluluk haritası Şekil 2.c de verilmiştir. Tabansuyu tuzluluk haritası incelendiğinde 0-3 dS/m arasında değere sahip alanların toplamının 2 169 ha, 3-5 dS/m arasında değere sahip alanların 3 725 ha, 5-7,5 dS/m arasında değere sahip alanların 1 168 ha, 7,5-10 dS/m arasında değere sahip alanların 613 ha ve 10 dS/m den büyük alanların ise 512 ha olduğu görülmektedir.

38

b-2005 Yılına ait tabansuyu tuzluluk haritalarının değerlendirilmesi

Sulama mevsiminin başlangıcı olan nisan ayına ait tabansuyu tuzluluk haritaları Şekil 3.a da verilmiştir. Şekil 3.a daki tabansuyu tuzluluk haritasının incelendiğinde 0-3 dS/m arasında değere sahip alanların toplamının 7 326 ha, 3-5 dS/m arasında değere sahip alanların 2 209 ha, 5-7,5 dS/m arasında değere sahip alanların 121 ha ve 7,5-10 dS/m arasında değere sahip alanların ise 1 ha olduğu görülmektedir.

Sulamanın en yoğun olduğu temmuz ayına ait tabansuyu tuzluluk haritası Şekil 3.b de görülmektedir. Tabansuyu tuzluluk haritası incelendiğinde 0-3 dS/m arasında değere sahip alanların toplamının 4 527 ha, 3-5 dS/m arasında değere sahip alanların 3 446 ha, 5-7,5 dS/m arasında değere sahip alanların 1 224 ha, 7,5-10 dS/m arasında değere sahip alanların 339 ha ve 10 dS/m den büyük alanların ise 120 ha olduğu tespit edilmiştir.

Sulama mevsiminin sonu olan eylül ayına ait tabansuyu tuzluluk haritası Şekil 3.c de verilmiştir. Tabansuyu tuzluluk haritası incelendiğinde 0-3 dS/m arasında değere sahip alanların toplamının 5 286 ha, 3-5 dS/m arasında değere sahip alanların 2 531 ha, 5-7,5 dS/m arasında değere sahip alanların 1 467 ha, 7,5-10 dS/m arasında değere sahip alanların 239 ha ve 10 dS/m den büyük alanların ise 135 ha olduğu görülmektedir

(a) (b) (c)

Şekil 3. 2005 yılına ait tabansuyu tuzluluk haritaları;

(a) Nisan ayı tabansuyu tuzlulukharitası,

(b) Temmuz ayı tabansuyu tuzluluk haritası,

(c) Eylül ayı tabansuyu tuzluluk haritası

c-2006 Yılına ait tabansuyu tuzluluk haritalarının değerlendirilmesi

Sulama mevsiminin başlangıcı olan nisan ayına ait tabansuyu tuzluluk haritaları Şekil 4.a da verilmiştir. Şekil 4.a daki tabansuyu tuzluluk haritası incelendiğinde 0-3 dS/m arasında değere sahip alanların toplamının 6 815 ha, 3-5 dS/m arasında

39

değere sahip alanların 2 298 ha, 5-7,5 dS/m arasında değere sahip alanların 494 ha ve 7,5-10 dS/m arasında değere sahip alanların ise 90 ha olduğu görülmektedir.

Sulamanın en yoğun olduğu temmuz ayına ait tabansuyu tuzluluk haritası Şekil 4.b de görülmektedir. Tabansuyu tuzluluk haritası incelendiğinde 0-3 dS/m arasında değere sahip alanların toplamının 4 819 ha, 3-5 dS/m arasında değere sahip alanların 2 875 ha, 5-7,5 dS/m arasında değere sahip alanların 1 228 ha, 7,5-10 dS/m arasında değere sahip alanların 558 ha ve 10 dS/m den büyük alanların ise 176 ha olduğu görülmektedir.

Sulama mevsimin sonu olan eylül ayına ait tabansuyu tuzluluk haritası Şekil 4.c de verilmiştir. Tabansuyu tuzluluk haritası incelendiğinde 0-3 dS/m arasında değere sahip alanların toplamının 4332 ha, 3-5 dS/m arasında değere sahip alanların 3 254 ha, 5-7,5 dS/m arasında değere sahip alanların 1 373 ha, 7,5-10 dS/m arasında değere sahip alanların 499 ha ve 10 dS/m den büyük alanların ise 197 ha olduğu görülmektedir.

Genel olarak 3 yıllık periyotdaki tabansuyu tuzluluk haritaları incelendiğinde tuzluluğun sulamanın başlaması ile arttığı görülmektedir. 2004 yılı sulama mevsimi başında tuzlu olarak nitelendirilen 5 dS/m değerinden büyük olan alanların toplamı, çalışma alanının % 16 sını oluştururken, sulamanın en yoğun olduğu ayda bu oran % 25’e, sulama sezonunun sonunda ise % 28’e yükselmiştir. 2005 yılında ise sulama sezonu başında bu alanların oranı %1 iken sulamanın en yoğun olduğu ayda oran %17’ye, sulama sezonunun sonunda ise % 19’ a yükselmiştir. 2006 yılında sulama sezonu başında tuzlu alanların oranı % 6 iken, sulamanın en yoğun olduğu ayda oran % 20’ye, sulama sezonunun sonunda ise % 21’ e yükselmiştir. Bu durum ise sulamanın tuzluluk üzerine olumsuz bir etki yaptığını göstermektedir.

(a) (b) (c)

Şekil .4.2006 yılına ait tabansuyu tuzluluk haritaları;

(a) Nisan ayı tabansuyu tuzluluk haritası,

(b) Temmuz ayı tabansuyu tuzluluk haritası,

(c) Eylül ayı tabansuyu tuzluluk haritası

40

d- Tabansuyu Tuzluluğunun Yıllık Değişiminin İncelenmesi

Çalışma süresince ovadaki tabansuyu tuzluluğunun değişimi Şekil 5.de görülmektedir. Şekilde tuzluluğun sorun olduğu alanların % leri verilmiştir. Yıllar arasında kıyas yapıldığında ovadaki tuzluluğun giderek azaldığı görülmektedir. Sulamanın en yoğun olduğu temmuz ayı verileri karşılaştırıldığında 2004 yılında çalışma alanının % 25 inde, 2005 yılında çalışma alanının % 17 sinde ve 2006 yılında ise çalışma alanının % 20 sinde tuzluluk 5 dS/m nin üzerindedir. Şekilden de görüleceği üzere sulama mevsiminin sonu olan eylül ayı verileri incelendiğinde tuzluluğun temmuz ayına göre biraz daha arttığı görülmektedir. Sonbahar ve kış yağışlarının tuzluluğun yıkanması üzerine etkili olduğu tespit edilmiştir. Çalışma alanında 2005 yılında tuzluluğun düşmesinin en büyük nedeni projede drenaj çalışmalarına ağırlık verilmiş olmasıdır. Proje alanında 2005 yılının başında 32 666 m uzunluğunda yeni drenaj kanalı ılmış, ovanın ana tahliye kanalı olan Boytar kanalı tamamlanmış ve kanalın deniz bağlantısı yapılmıştır. Bu sayede ovada çıkış ağzı problemi ortadan kalkmış ve tabansuyu tuzluluğunda bir azalma görülmüştür. Sulama şebekesinin tamamlanmamış olduğu alanlarda su kaynağı olarak yer altı suyu veya drenaj kanallarından alınan sular kullanılmaktadır. Yapılan çalışmalarda bu alanların denize yakın olması nedeniyle su kalitesinin genelde C4 S2 veya daha kötü kalitede olduğu belirlenmiştir. Bu alanlardaki sulama şebekesi inşaatı devam etmekte olup sulama alanı sürekli artmaktadır. Bu durum da aynı şekilde tuzluluğun azalmasına sebep olmuştur.

Şekil 5. incelendiğinde 2006 yılında tuzluluk değerinde % 2-3 bir artış olduğu görülmektedir. Şekillerin incelenmesinden de anlaşılacağı üzere artış olan sahanın ovanın güney-doğu kısımları olduğu görülmektedir. Bu alanın RAMSAR alanı olması nedeniyle drenaj çalışmalarına başlanılamamış bu kısmın drenajını sağlayacak olan BDT-2 tahliye kanalı ılamamıştır. Ancak sorun Ulusal Sulak Alan Komisyonuna götürülmüş, burada kanalın açılmasına izin verilmiştir. Bu kanalın açılması ile bu alanlardaki tuzlanmanın giderileceği düşünülmektedir.

41

Bafra Ovası Sağ Sahil Sulaması 2004-2006 Yılları Arası Tabansuyu Tuzluluk Değerinin 5 dS/m den Büyük Olduğu Alanların (%) Değişimi1625281719620211051015202530Nisan 04TemmuzEylülNisanTemmuzEylülNisanTemmuzEylül 06Aylar(%)

Şekil 5. Tuzluluk sorunu olan alanların yıllara göre değişimi

Haritalar bir bütün olarak incelendiğinde tuzluluk probleminin daha çok 2 m kotu altında ve drenajın doğal yollar ile sağlanamadığı alanlarda olduğu görülmektedir. Tuzluluğun 5 dS/m den büyük olduğu alanlarda ovanın genelinde yetiştiriciliği yapılan domates, kavun, karpuz gibi bitkilerin yerine genellikle yetişme periyodu kış dönemine rastlayan pırasa ve lahana tercih edilmektedir. Ayrıca tuzluluğun sorun olduğu bu bölümlerde son yıllarda ovada yaygın olarak yetiştirilen bitkilere göre tuza dayanımı daha yüksek olan çeltik yetiştiriciliğinin artış gösterdiği gözlemlenmektedir. Bu durum ise ovada bir ürün planlamasına gidilememesine ve yetiştirilen ürünlerin bol miktarda olması nedeniyle de üretilen ürünlerde pazarlama zorlukları ortaya çıkmasına sebep olmaktadır.

SONUÇ ve ÖNERİLER

Bu çalışmanın temel amacı Bafra Ovasındaki tabansuyu tuzluluk durumu ve yıl içerisindeki değişiminin belirlenmesidir. Çalışma sonucunda elde edilen veriler değerlendirildiğinde sulama mevsiminin başlaması ile aşırı bir şekilde tuz birikimi olduğu görülmüştür. Genel anlamda topraklarda tuz birikimine 3 faktörün etkili olduğu söylenebilir. Bunlar sulama suyu kalitesi, fazla su kullanımı ve drenaj yetersizliğidir. Ovada sulama ve drenaj şebekesi inşaatı devam etmektedir. Tuzluluk probleminin olmadığı bölümler sulama ve drenaj şebekesinin tamamlanmış olduğu alanlardır. Tuzluluğa sebep olan diğer bir faktör ise fazla su kullanımıdır. Ovada son yıllarda çeltik tarımının artmasıyla birlikte aşırı bir su kullanımı söz konusu olmuştur. Zaten tuzlu olan su kaynaklarının bir de yoğun olarak sulama da kullanılmasıyla ova topraklarındaki tuzluluk daha da artmaktadır.

42

Tuzlanmanın oluşmasında etkili olan diğer bir faktör ise drenaj yetersizliğidir. Özellikle 2004 ve 2005 yılının başında yapılan drenaj çalışmaları ile ovanın üst kısımlarındaki tuzluluk probleminin giderildiği haritaların incelenmesinden anlaşılmaktadır. Bölgede tuzluluk probleminin görüldüğü alanlar 2 m kotu ve altındaki alanlardır. Bu alanlarda ortaya çıkan drenaj yetersizliği özellikle sulama sezonunda kullanılan tuzlu suların bölgeden uzaklaşmasını engellemektedir. Taban suyunun yüksek olması ve drenajın sağlanamamış olması nedeniyle bu bölgede biriken sular buharlaşarak uzaklaşmaktadır. Tuzlu suların buharlaşması nedeniyle su kaybolmakta ve tuzlar toprakta kalmaktadır. Bu durum ise tuzluluk oluşmasına ve tuzluluğun artmasına neden olmaktadır. Önümüzdeki yıllarda hayata geçirilecek ve +2 m kotu ve altı sahanın drenajını sağlayacak olan BDT-1, BDT-2 drenaj kanallarının işletmeye açılması ve P1, P2 ve P3 pompa istasyonlarının tamamlanması ile bu alanlarda görülen tuzluluk sorununun giderileceği düşünülmektedir.

Sonuç olarak genel bir değerlendirme yapıldığında sulamanın başlamasıyla tuzluluğun artmaya başladığı ve sulama mevsiminin sonunda en yüksek düzeye ulaştığı söylenebilir. Bu anlamda yapılacak olan en acil ve önemli uygulama sulama ve drenaj sisteminin bir an önce tamamlanmasıdır.

43

KAYNAKLAR

1-Anonymous 2004. Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü, Bafra Meteoroloji İstasyonu

2-Anonymous 2005. Taban Suyu İzleme Rehberi, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü, Ankara.

3-Apan,M.,1992. Bafra ve Çarşamba Ovalarının Sulama ve Drenaj Yönünden Genel Sorunları ve İyileştirilmesiyle İlgili Çalışmalar, IV.Kültürteknik Kongresi, Atatürk Üniversitesi, Ziraat Fakültesi, Tarımsal Yapılar ve Sulama Bölümü, Erzurum.

4-Çetin M, Diker K., 2003. Assesing drainage problem areas by GIS: A case study in the eastern mediterranean region of Turkey. Irrig. and Drain. 52: 343-353.

5-Diker K, Çetin M, Özcan H., 1999. Determining the effects of takeover activity of irrigation systems to water-user associations on groundwater depth and salinity by using geographic information systems (GIS). Proceedings of the 7 th ırrigation Conference, November 11-14, Cappadocia, Turkey; 206-214 (in Turkish with English abstract).

6-Güngör, Y. ve Erözel, A.Z. ,1994. Drenaj ve Arazi Islahı. A.Ü. Ziraat Fakültesi Yayınları, No. 1341, Ankara

7-Halliday S.L, Wolfe M.L., 1990. Assessing groundwater pollution potential from agricultural chemicals using a GIS. Paper presented at the 1990 ASAE Summer Meeting, Columbus-Ohio, June 24-27.

8-Kara,T., ve Apan, M., 2000. Tuzlu Taban Suyunun Sulamada Tekrar Kullanımı İçin Bir Hesaplama Yöntemi, OMÜ Ziraat Fakültesi Dergisi, 200,15(3) 62-67, Samsun.

9-Özkaldı, A., Boz, B. ve Yazıcı, V., 2004. GAP’ta Drenaj Sorunları ve Çözüm Önerileri. Sulanan Alanlarda Tuzluluk Yönetimi Sempozyumu, DSİ Genel Müdürlüğü, Ankara

10-Rhoades, J.D., 1982. Soluble salts. In Methods of Soil Analyses, Part 2. Chemical and Microbiological Properties, 167-179 U.S.

11-Willardson, L. S., 1998. Drainage Principles, Class notes. Utah State University, dept. of BIE, Logan UTAH,USA

12-Wylie B.K, Shaffer M.J, Brodahl M.K, Dubois D, Wagner D.G., 1994. Predicting spatial distributions of nitrate leaching in Northeastern Clorado. Journal of Soil and Water Conservation 49:288-293.

44

Döküman Arama

Başlık :

Kapat