ETIK TIPLERI

ETIK TIPLERI ETIK TIPLERI 1. IÇERIKLI DEGER ETIGI Bu etik, formalizme (Kant) karsitlik içinde, önce Max Scheler (1874-1928) tarafindan gelistirilmis, daha sonra Nicolai Hartmann (1882-1951) tarafindan sistemlestirilmistir. Bu etik, maddi veya araç degerler (Güterwerte) ile ahlâksal degerler arasinda bir ayirim yapar. Araç degerler, insanlar için su veya bu açidan önem tasiyan nesneler veya nesne durumlariyla ilgilidir. Bunlarin en elemanter olanlari, örnegin insanin hava, isik ve beslenmesiyle ilgili nesnel durum ve gereksinimler içinde karsimiza çikar. Örnegin en yüksek araç degerlerden bazilari, saglik, esenlik, v.b. dir. Daha üst basamakta, insana düsünsel, sanatsal veya benzeri tatminler getiren degerler bulunur. Araç degerler, asagidan yukariya dogru bir deger hiyerarsisi içindedirler. Araç degerler, insanina göredir, relatiftir; ama onlar kendi aralarindaki bagintisallik bakimindan relatif degil, relationaldirler. Bir baska deyisle, insana ve insanina göre relatif olan bu degerler, kendi aralaridaki hiyerarsik sinirlanmalar içinde relatif degillerdir. Çünkü tek tek insanlar açisindan relatif görünen bu degerler, insanlarin öznel egilimlerinden bagimsizdir. Örnegin hava ve isik, tek tek insanlarin bunlari relatif olarak degerli görmelerinden bagimsiz olarak, tüm insanlar için deger tasirlar. Ayni sey, ahlâksal degerler ve onlarin hiyerarsisi için de geçerlidir. Içinde bulundugumuz yasama durumu (Situation), bizden, mutlaka ve herhangi bir tarzda baskalari ile birarada bulunmakligimizi talep eder. Maddi iliskiler açisindan, baskalari da bunu bizden talep ederler. Iste, ahlâkliligin kaynagi bu birarada-bulunma dedigimiz seydedir ve çok çesitli birarada-bulunma biçimleri, ahlâksal taleplerin ve buyruklarin da içerigini belirler. Bize çok çesitli formlar altinda ulastirilan bu ahlâksal buyruk ve taleplerin içerigine, Scheler ve Hartmanin deger etikleri içinde bir ahlâksal degerin içerigi adi verilir. Deger etiginin ahlâksal deger den anladigi sey sudur: Bir ahlâksal deger, baslangiçta herhangi bir gerçekligi olmayan, ama gerçeklestirilmesi gereken ve ancak insanlar tarafindan gerçeklestirildiginde içerik kazanan bir seydir, Bu bakimdan, ahlâksal degerler de, araç degerler içinden köklenirler. Çünkü bunlar, belli maddi iliskileri sürdürmesi gereken insanin eylemleri sirasinda ortaya çikarlar. Ama, giderek, ahlâksal degerler (böyle degerlerin olgusal bir geçerlilik tasiyip tasimamasindan bagimsiz olarak), ulasilmasi istenilen bir amaca götürücü seyler olarak görünmeye baslarlar. Öyle ki, onlar, artik, insan eyleminin yöneldigi sey degil, bu eylemin ardindaki sey (Scheler) olarak görünür. Deger etigine göre, ahlâksal degerler, insanlarin onlari taniyip tanimamasindan bagimsiz olarak bir ideal vartika sahiptirler; tipki; bazi filozoflarin ideal varliklar olarak gördükleri sayilar, geometrik sekiller gibi. Bu degerlerin ne olduklari hakkinda deneyim yoluyla elde edilmis bir bilgimiz yoktur. Bunlar hakkindaki bilgimiz, bunlarin ne olmasi gerektigi hakkindaki bir bilgidir. Bu nedenle, bizim degerler ve bu degerlerin hiyerarsisi hakkindaki bilgimiz deneyimden çikmayan, a priori bir bilgidir. Bu yorumdan kalkan Hartmann, su iddiali sonuca varir: Etik, ahlâksal bakimdan iyi olani, tipki geometrinin geometrik bakimdan dogru olani ögrettigi gibi ögretebilir (Etik, s.29). Bu bilgi, insana kendi deger duygusuyla verilmistir. Deger duygusu burada, insanin bilen, kavrayan yönüne ait bir sey olarak yorumlanir. Deger duygusu, ahlâksal sorunlar karsisinda insanin kendi vicdaninin sesini duydugu her durumda somutlasir. Degerler, insanlarin kendilerini gerçeklestirmelerine muhtaçtirlar. Insanlar, zaten kendilerini çepeçevre kusatmis olan belirlenmis bir yasama durumu içindedirler. Insani özgür kilacak tek olanak, bu degerlerin kendisinden talep ettigi seye uyup uymamak konusunda verecegi karardir. Bu degerlerin kendisinden talep ettigi seye uydugunda, insan kendi kendisini bir baska belirlenim içine sokmus olur, yani baglandigi degerin belirledigi eylem

Döküman Arama

Başlık :

Kapat