Kırmızı Çizgimi Çizdim Dönemi Bitti

Kırmızı Çizgimi Çizdim Dönemi Bitti Kuzey Irak ve Güneydoğu"da kimin eli kimin cebinde belli değil. Olayları anlayabilmek için, yapılan eylemleri anlamlandırabilmek için kim kiminle iş tutuyor, kimin kimle çıkar birlikteliği var, onu çözmek lazım.

PKK"nın arkasında kim var, Barzani kiminle iş tutuyor, Talabani kimin adamı vs. Şu bir gerçek ki hemen hepsi de Ortadoğu"da hesabı olan büyük güçlerin bölgesel distribütörü gibi. Bir terör örgütü 30 yıl boyunca bir devletle savaşabilir mi? Savaşıyorsa, hâlâ birliğine saldırıyor, onlarca askerini şehit ediyor ve 8 tanesini de dağa kaldırıyorsa büyük güçlerden çok ciddi lojistik destek alıyor demektir. Ancak bu sorunu dış güçlere indirgemek ve buna sığınmak ne kadar doğru olur bilemiyorum. Terör ve bölücülüğü Türkiye sınırları içerisinde yenmeden binlerce kere Kuzey Irak"a girilse, hatta orası tamamen ilga edilse, sorunun çözüme ulaşma ihtimali yok. Peki Türkiye, terörü ve PKK"yı bu ülke sınırları içerisinde nasıl çözecek? Maalesef Türkiye"nin etkili yerlerinin düşünce sistematiği değişmiş değil. Hâlâ korkutarak, sindirerek yönetileceğini, kendi çizdiği yer yer anlamsız kırmızı çizgilerin varlığının devam edebileceğini düşünüyor.

Geçtiğimiz günlerde Org. Aytaç Yalman, Milliyet"ten Fikret Bila"ya verdiği röportajda bakın ne diyor: "PKK sorunu sosyal aşamadayken çözülmeliydi." Ve devam ediyor: "Bölge insanı kendini ifade etmek istiyor. Dilini konuşmak, şarkısını, türküsünü dinlemek istiyor, kültürünü yaşamak istiyor. Oysa bizler o dönemde Kürt yoktur diye eğitilmişiz. Kürtleri Türklerin kolu olarak görüyoruz, ortalıkta işte dağlarda gezerken, karda yürürken kart-kurt sesleri çıktığı için Kürt denilmiştir gibi tarifler dolaşıyor. O dönemde sosyal istekleri bile biz yıkıcı faaliyetler kapsamında görüyoruz." Pardon! Sosyal aşamadayken mi dediniz? Kültürlerin rahatça yaşaması, dillerini rahatça konuşabilmesi mi dediniz? Nasıl yani? PKK"yı besleyip büyüten bizim kırmızı çizgilerimiz miydi yani...

Yalman Paşa"nın söylemediklerini de ben söyleyeyim. PKK"nın taban bulması ve ortaya çıkmasındaki en büyük günah 12 Eylül yönetimine aittir. O dönemde bütün yurtta ve Güneydoğu"daki aşırı baskıcı yönetim ve tutuklananlara yapılan ağır işkenceler bölgenin siyasallaşmasına zemin hazırladı. Yaş ya da kuru demeden her dalın aynı kefeye konmasının faturalarını ödüyoruz. Anadiliyle konuşmayı yasaklayan, yok sayma ile problemlerin ortadan kalktığını düşünen bu anlayış, PKK"nın sere serpile büyümesine yardım ve yataklık etmemiş midir? Şimdi bir paşa çıkıp "pardon yanlış yapmışız" diyor.

ABD"nin tek kırmızı çizgisi; çıkarları. Almanya"nın Fransa"nın kırmızı olan tek çizgisi stratejik hesapları. Binlerce kilometre öteden gelip yüzyıllardır birlikte yaşadıklarımızın bir kısmıyla bizden daha iyi irtibat kuruyorlar. Biz bu problemi çözmek için Washington"a gitmek zorunda kalıyoruz. Fransa"nın istediklerini vermek durumunda kalıyoruz. Ancak bir tarafıyla da hâlâ Kürtler içerisinde en çok taraftarı olan AK Parti. Aytaç Yalman"ın bugün söylediği adımlar yıllarca önce atılmış olsaydı, PKK terörü diye bir şeyi konuşmuyor olacaktık. En azından gelecek yılları kurtarmak için bugünden doğru adımları atmak zorundayız. "Kırmızı çizgimi çizdim, herkes kırmızımdan hizaya girsin" demeyi bırakıp bu ülkeyi yeniden tanımlama vaktindeyiz.

Döküman Arama

Başlık :

Kapat