İyiki Zaman Var...

İyiki Zaman Var... "Bugün basında artık eskisi kadar yoğun yalan haber çıkmıyorsa, bunun bir sebebi de tek başına bir basın konseyi gibi çalışan Zaman"dır. Bütün bunlar, okurların sabırla ve bize verdiği güvenle başarıldı. Bundan öte başarılar da yine aynı güvenin daha yoğun devamıyla mümkün."  

Ankara"nın Bâb-ı Âli"si olarak nitelendirilen Rüzgârlı Sokak"ta 3 Kasım 1986"da zor şartlar altında yayın hayatına başlayan Zaman"ın başyazarı Fehmi Koru, 3 Kasım 1987"de birinci kuruluş yıldönümü nedeniyle kaleme aldığı yazıda böyle diyordu. Türk basınında "farklı gazete" sloganıyla ayrı bir "rüzgâr" estirmeye başlayan Zaman, daha ilk yılında vermişti ilerleyen dönemlerde daha neleri başaracağının sinyallerini. Hem de gazetecilik tecrübesi olmayan, gazeteciliği çalışarak öğrenen, imkânsızlıklara rağmen kendini her geçen gün geliştiren, tamamen amatör ruhlu genç bir ekiple... Ve tabii ki bu ekibe sürekli güven veren okurlarla...

Bir süre gazetenin genel yayın yönetmenliğini yapan Abdullah Aymaz, "Yalan haberlerin üzerine giderek çok iyi çalışmalar yaptı Zaman. Yalan haber, yapanın yanına kâr kalmadı. İlk defa oldu böyle bir şey." diyor ilk günleri anlatırken. Yıllar sonra da Basın Konseyi Başkanı Oktay Ekşi benzer cümleleri kuruyor: "Zaman, benim haberlerine güvenerek baktığım seviyeli bir yayın organı. Hep, Zaman"da hafiflik olmaz diye düşünüyorum. Türk basınında önemli bir boşluğu dolduruyor." O yıllarda gerçekten de Zaman gibi bir gazetenin özlemini çekiyordu Türk insanı. Adını bizzat "Zaman" olarak telaffuz etmese de "Keşke bizim de bir gazetemiz olsa" diyordu dost sohbetlerinde... Çünkü, bize yabancıymış gibi yayın yapan, hassasiyetlerimize karşı çıkan, olayları çarpıtan, yalan haberlerle büyük bir kitleyi rencide eden gazeteleri benimseyemiyordu bir türlü. Artık bir gazete kurulmalı, farkını ortaya koyup sessiz yığınların sesi olmalıydı. Ama nasıl?

Kolay değildi doğum sancısına katlanmak. Hem kuruluş aşamasında hem de kurulduktan sonra büyük sıkıntılar çekildi. Gazeteyi basacak kâğıt olmuyordu kimi zamanlar. Son anda bir şekilde kâğıt bulunuyor ve gazete, okurlarına yine de ulaşıyordu. Gazetenin merkezinin Ankara olduğu ilk birkaç yılda (bebeklik döneminde) 10 binlerde, 20 binlerde seyreden tiraj, Zaman"ın 1988"in sonlarında İstanbul"a taşınmasıyla 50 bine doğru tırmandı. 5. yılın kutlandığı 1991"de ise 65 bini aşarak önemli bir mesafe kat ediyordu. Emekleme dönemini tamamlayan Zaman, artık yavaş yavaş yürümeye başlamıştı.

Gazetenin yürüme ve koşmaya başlama (çocukluk) dönemleri Çobançeşme"deki Kalender Sokak"ta geçti. Zaman"ın bu sokaktaki binası, hem genel merkez hem de okul oldu. Şu an kimi Zaman"da, Aksiyon"da, Cihan Haber Ajansı"nda devam eden kimi de medya dünyasına dağılan yüzlerce gazeteci, Kalender Sokak"a "stajyer" olarak girip "uzman muhabir" olarak çıktı. Kendini sürekli yenileyen ve geliştiren Zaman için 1986 kadar 2001 yılı da çok önemliydi. Çünkü, 15 yıldır "farklı gazete" olarak yayın hayatını sürdüren Zaman, çok daha farklı bir görünüme kavuşmuştu. "Delikanlılık" dönemine giriş de diyebileceğimiz 3 Kasım 2001"den itibaren tasarımıyla, içeriğiyle, haber ve yorumu ayırmasıyla bambaşka bir gazete vardı Türk basınında. Artık Zaman, sadece içeriğiyle değil, görüntüsüyle de hemen ayrılıyordu diğerlerinden.

Abdullah Aymaz, Halit Esendir, Mustafa Başarı, Hüseyin Gülerce, İlhan İşbilen, Naci Tosun, Mahmut Çebi ve Recep Uzunallı gibi önemli isimler yönetiminde 21 yılı geride bırakan ve geleceğe umutla bakan Zaman, şu anki Genel Yayın Yönetmeni Ekrem Dumanlı"nın da dediği gibi özgür düşüncenin yollarını açan, farklı olandan korkmayan, aykırı olandan çekinmeyen ve yepyeni fikirler sayesinde yeni sentezlere ulaşan bir gazete olmaya çalıştı hep. Bunu yaparken de hep zor olanı tercih etti. Gün geldi yalan haberlerle mücadele etti, gün geldi Alevi-Sünni çatışması karşısında dimdik durup fitnenin belini kırdı, gün geldi Kürt-Türk ayrımına karşı birleştirici bir rol üstlendi, gün geldi ülkeyi kasıp kavurmaya çalışan çetelerin maskelerini tek tek düşürdü, gün geldi laik-antilaik kavgasının hain bir planın parçası olduğunu haykırdı. F.Bahçe eski Başkanı Ali Şen"in "Zaman denince aklıma gelen ilk kelime "sükunet". Toplumu kışkırtmamak gibi önemli bir çizgisi var." sözleri, gazetenin misyonunu başarılı bir şekilde yerine getirdiğinin bir göstergesi.

21. yılımızı kutladığımız şu günlerde toplumun her kesiminden önemli isimler, 3 yıldır modern binasında hizmet veren Zaman"ın önemli bir boşluğu doldurduğunu belirtip yayın çizgisini ve haberciliğini beğendiklerini dile getiriyor. Cumhurbaşkanından başbakanına, işadamından modacısına, sporcusundan sanatçısına, gazetecisinden siyasetçisine, öğretim üyesinden yabancı diplomatlarına varıncaya kadar... Peki, tüm bunlar yeterli mi? Elbette değil ve hâlâ eksikleri var şüphesiz. Birçok gazeteye göre "daha çocuk" bile denebilir. Fakat kısa sürede alınan mesafeye bakınca gazetenin uluslararası bir çerçeveye oturacağını söylemek mümkün. Bunda da yine en büyük itici güç okur olacak. Türkiye gibi bir ülkede "1 milyon tiraj"a odaklanan bir gazetenin hedeflerini gerçekleştirmemesi için bir sebep yok.

YARIN: Zaman"ın ses getiren haberleri ve organizasyonları

NECATİ KOLA

Döküman Arama

Başlık :

Kapat