Kamu Açığı

Kamu Açığı Dış Ticaret Yönetimi İşlemleri ve Bütçe Oluşturma;   A.KAMU AÇIĞI NEDİR? B.KAMU AÇIĞINI MEYDANA GETİREN FAKTÖRLER NELERDİR? C.KAMU AÇIĞI NASIL KAPATILIR?  

A.Kamu Açığı Nedir?

 

Kamu açığı temel olarak yapılan harcamalar ve, kamudan gelen gelirlerden oluşur yani gelir ve gider dengesizliğinden kaynaklanan bir açıktır. Yapılan giderlerin, gelirlere göre az olması kamu açığını meydana getirmektedir.

 

Borçlanmalardan kaynaklanan bazı etkenler sebebiyeti ile ciddi açıklar meydana gelmektedir. Ayrıca Bütçe oluşumu esnasında malî yetersizlikten kaynaklanan sorunlar kamu açığının büyük etkenleridir. Örneğin; bütçe yetersizliğinden doğan bir sorun devleti borçlanmaya götürür bu da kamuda ciddi bir açıktır. Devletin almış olduğu borcu kapatmaya çalışması ülkede istihdamsızlığa yol açacağı gibi toplum refahını birinci dereceden etkiler.

 

TÜrkiye"de kamu finansman açıkları sü­rekli borçlanma yoluyla kapatılmaktadır. Borç­lanma ve onun getirdiği faiz yükü, yeni borç­lanmalara sebebiyet vermekte, bunun kaçınıl­maz sonucu olarak daha çok borçlanabilmek için kamu kesimi bir yandan faiz oranlarını yükseltirken diğer taraftan kamu kağıtlarına verilen faizler vergiden muaf tutulmaktadır (Seviğ, s. 34). Bu şekilde kamu finansman açı­ğı "iç borç-faiz-enflasyon-yatırım eksikliği-iş­sizlik" gibi kronik bir hastalığa sebep olmakta­dır. Meselenin esası da fonların reel sektörden mali sektöre kayması ve reel sektörün küçülmesi sonucu olurken, bunun sebebi de devlet olmaktadır. 

 

Kamu Finansman Aracı Olarak İç Borçlanma

 

Uzun bir süre, Kamu borçlanması faydalı mıdır, yoksa zararlı mıdır, tartışması devam etmiş ve bu soruya cevap aranmıştır. 19.yy başlarında tanınmış bir iktisatçı olan, Klasik Okul mensubu David Ricardo, devlet borçlanmasın; "millete azap vermek için herhangi bir zamanda icad  dilmiş korkunç bir kırbaçtır" ifadesiyle nitelendirmiştir. Bundan yaklaşık 100 yıl sonra, 19.yy sonunda bir Alman maliye­cisi olan Lorenz von Stein, "borçsuz devlet, ya geleceğine yönelik çok az şey yapıyor; ya da içinde bulunduğu zamanından çok şey talep ediyor" diyerek, Ricardo"nun tezine karşı çık­mıştır.

 

Türkiye’de Kamu Kesimi Açıkları ve Finansmanı

 

1980 yılında uygulamaya konulan ve 24 Ocak kararları ya da istikrar tedbirleri olarak bilinen kararlarla Türkiye ekonomisi önemli ve bazı olumlu değişmeler yaşamıştır. Ancak, meydana gelen tüm müsbet ya da menfi geliş­meler bir yana, dönemin en belirgin özelliği yüksek enflasyon ve kamu kesimi açıkları ol­muştur.

Özellikle 1984 yılından itibaren önemli artışlar gösteren ve halen devam eden kamu açıkları ve iç borçlanma, ekonomimiz açısın­dan yeni bir hadise değildir. 1980 öncesi KİTlerin finansman yetersizliği sebebiyle, ka­mu kesimi uzun yıllar açık vermiştir; ancak 1983 sonrası kamu açıklarında yapısal bir deği­şiklik olmuştur ve söz konusu açıklar kamu harcamalarından kaynaklanmaya başlamıştır. KİT-açıklarının fiyat politikalarıyla giderilmesi sonucu, sabit sermaye yatırımlarının da 1986 yılından sonra gerilemesi, KITlerin kamu kesi­mine yükünü önemli ölçüde azaltmıştır (TÜSİ­AD, s. 43). 

B. KAMU AÇIĞINA SEBEBİYET VEREN ETKENLER

Kamu açığı nedenleri temelinde borçlanma ve bütçenin harcama dengesindeki sorunlar yatmaktadır.

Türkiye de bütçe açıkları , diğer bir değişle kamu kesimi borçlanma gereği başlıca altı kamu biriminin açık ya da fazlalarının toplamından oluşmaktadır. Bunlar : Merkezi Hükümet, KİT’ ler , Yerel Yönetimler , Döner Sermayeli Kuruluşlar , Sosyal Güvenlik Kuruluşları ve Fonlardır.

 

          Vergiler + Vergi dışı Gelirler + Faktör Gelirleri + Sosyal Fonlar – Cari Transferler = Kamu Tasarrufları

 

          Kamu Tasarrufları – Yatırımlar = Tasarruf Yatırım Farkı

 

          Tas. Yatırım farkı +(-) sermaye transferleri = Kasa Banka / Borçlanma

 

          K.B / Borç. +(-) stok değişimi fonu = Kamu Borçlanma Gereği olarak tanımlanabilir.

 

Yerel yönetimler (belediyeler ve özel idareler) ve işletmeleri de ülkemizdeki kamu kesimi açıklarının önemli kaynakları arasındadır. Büyük açıklar verdikleri bilinen, merkezden büyük paralar harcanmasına neden olan yerel yönetimlerin ve bağlı işletmelerinin bütçe açıklarının toplam tutarı bilinmemektedir, ülkemizde böyle bir toplu bilgi yoktur. Yerel yönetimlerdeki açıkların büyüklüğünü, bu kuruluşların Hazine"den istedikleri yardımlar ve borç garantileri nedeniyle öğreniyoruz. Yerel yönetimlerin, mal ve hizmet alımları için devlet işletmelerine olan borçlarının da düzenli biçimde ödenmediğini, bu yüzden devlet işletmeleri açıklarının da büyüdüğünü biliyoruz. İlgili devlet kuruluşlarına, su, elektrik, kömür, haberleşme ve ulaşım hizmeti satın almaları için borçlandıkları tutarları, zamanında ödeyen yerel yönetimler, parmakla gösterilecek kadar azdır. Yerel yönetimlere ait bilançolar ve gelir-gider tabloları, düzenli biçimde halkın bilgisine sunulmadığı için, kamu kesiminin bu bölümündeki açıkların toplam tutarı ve denetimi sağlanamamakta, bu açıkların giderilmesi için önlemler de alınamamaktadır.

 

C. KAMU AÇIĞI NASIL KAPATILIR?

 

Ülkemizde kamu açığı genel olarak borçlanma ile kapatılmaktadır. Devlet ne kadar çok borçlanırsa kendi sanayicimize, işadamımıza, esnafımıza, özel sektörümüze o kadar az kaynak ayıracaktır. 2.5 yılda devletin özel sektöre ayırdığı kaynak 3 misline çıkmıştır. Devlet dikkat etmeseydi, bütçeyi har vurup harman savursaydı, gidip bu parayı piyasadan borçlanacaktı ve özel sektöre daha az, daha pahalı kaynak ayıracaktı. Eğer faizler düşüyorsa, bankalar kapı kapı dolaşıp sanayiciye, esnafa, işadamına kredi kullandırmak için çaba gösteriyorsa bunun arkasındaki temel makro ekonomik faktör, kamu borçlanma ihtiyacının azalmasıdır.""

 

İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Öğretim Üyesi Esfender Korkmaz’dan;

Kurları düşük düzeyde tutarsınız, dış açıkla kapatırsınız. Öyle devam edersiniz enflasyon düşer ama mutlaka eninde sonunda bu kurlar artacak. Çünkü başka enerji birikimi olur ve dolayısıyla bir yerde patlar. Onun için önemli ölçüde kurlara bağlı ama bana göre yüzde 15"in altına düşmez, 2004 yılında. Yani, kurlar üzerinde baskı... Başbakan da dedi ki, mesela 1 milyon 500 bini geçmesin dolar, dedi, düştü. Yani, şimdi dalgalı kurda, Başbakan"ın kura müdahale etmeye hakkı var mı? Yanlış tabi. Dolayısıyla kura bağlı olmakla beraber, yüzde 15"in altına düşeceğini tahmin ediyorum, 2004 yılında. Ve arkadaşımızın açık bir meselesi var. Şimdi 2004 yılında bütçe açığı 46.2 katrilyon. Tabi, bu artabilir de... Çünkü bakın bu sene ek bütçe var. Yani bütçe hedefleri hiçbir zaman tutmuyor. Bütçe, öngörülenden fazla harcama yapılıyor. Şimdi burada önümüzdeki Türkiye, net dış borç ödeyecek ülke olacak. Bunun da TL ile finansmanı lazım. Efendim, cari açık var. Cari açığı kapatmak için borçlanmak gerekiyor. Belki döviz alacak. Yani, dolayısıyla bunların 46 katrilyonda da kalmayacak, bana göre açık 50 katrilyona çıkacak. 50 katrilyona çıkması demek, devletin 50 katrilyon borç stokunu arttırması demektir. Borç stoku artarsa, faiz artacak.

 

Yani devletin düzenli yatırımları, düzenli bütçe politikası ve düzenli harcamaları sonucunda kamu açığı kapatılabilir. Koşullar el vermediği taktirde kamu açığını kapatmak veya hafifletmek zordur. Diktatörist bir ekonomi politikası izlendiğinde makul sonuçlar elde edilir. Kamu açığı akılcı bir politika uygulanarak gelir kaynaklarının artırımı ile ve harcamaların düzenli olarak, toplum istikrarını etkilemeden tasarruflu şekilde kullanılmasıyla kapanabilir.                                                                                                                                        Murat ÖRS

Döküman Arama

Başlık :

Kapat