SCHWEYK II.DÜNYA SAVAŞINDA

SCHWEYK II.DÜNYA SAVAŞINDA

SCHWEYK II. DÜNYA SAVAŞINDA

 

Çek yazar Jaroslaw Haşek’in “Uysal Asker Schweyk” adlı romanı bizde tiyatro uyarlaması olarak “Aslan Asker Schweyk” adıyla tanınır. Yapıt, hem çatışanları hem de baş kahramanı açısından tiyatroya çok elverişli olduğundan filme alınmış ve pek çok ülkede oynanmıştır. Genco Erkal’ın Schweyk yorumu hala konuşulur. Bertolt Brecht’in, romanı Ervin Piscator için oyunlaştırdığı, daha sonra II.Dünya Savaşı koşullarına uyarlayarak yeniden yazdığı biliniyor. Oyunu bu kez, İstanbul Şehir Tiyatroları’nın yeni dönem yapımı olarak Yücel Erten yönetmiş. Oyunun çevirisi de yönetmene ait...

“Schweyk II. Dünya Savaşında”nın sahnelemesinde Brecht tiyatrosunun bütün “isterlerini” başarıyla uygulamış yönetmen... Sahne düzenlemesi, danslar, bu oyun için özel gereklilik ve önem taşıyan ezgili diyaloglar ve oyunculukta tutturulan düzey genel toplamda hayli başarılı bir oyun çıkarıyor ortaya... Bazı sahnelerde, epik tarzın gerekliliği olan “oyun” ile oyuncu arasıdaki mesafe, kısa aralarla kaldırılmış. Bu sayede seyircinin, önce sahnede yaratılan gerginliğin içine çekilip sonra yabancılaştırılarak daha eleştirel bakması sağlanıyor. Bu tarz sahnelemelerde pek tercih edilmese de ince ince örülmüş “durum”ları, usta oyunculuklarla izlemek çok keyifli. (ör. Köpeğin çalındığı sahne...) Oyuncular, Brecht’iyen tarzın gerekliliklerini iyi uyguluyor. Schweyk başta olmak üzere bütün Çek kahramanlar, istilacı Timur karşısında Nasrettin Hoca kadar naif ve sıcak. Kemal Kocatürk’ün -bir ince yorum gereği- Brecht ile Schweyk’i birleştiren gestusları çok sağlam. Topukları birbirine çarpmak gibi küçük bir jest bile; incelikten yoksun, kaba insanların düzeninde “sıkılan zekanın” muzip pırıltılarını atıyor seyirciye...

Yücel Erten, önceki yıllarda yaptığı “Mutlu Son, Arturo Ui’nin Önlenebilir Yükselişi, Kafkas Tebeşir Dairesi...” gibi uygulamalarına yeni bir Brecht oyunu eklemiş oldu. “Deli Dumrul, Azizname, Ferhat ile Şirin“ sahnelemeleri de hatırlanırsa Epik/Diyalektik tiyatronun yönetmen için tercihin ötesinde bir “önerme” olduğu anlaşılır... Bu önerme, günümüz seyirlik anlayışlarının karşısına yeni, bilinmedik bir dil ve anlatım getirmiyor ama “yaptım-oldu” ilkesizliğine cevap gibi duruyor. Yücel Erten rejilerinde öne çıkan; “zaman farkı olsa da sorunların hep güncel olduğu, toplumların, biçimler değişse de içerik olarak aynı sorunları yaşamaya devam ettikleri vb.” gibi çıkarımlar, yönetmenin tavrını belirginleştiriyor. Yönetmenin, -özellikle yerli oyunlarda- oyun metinlerini birkaç adım öteye taşıyan reji buluşlarıyla sorgulatmak istedikleri konusunda başarılı olduğu tartışmasız. Belki tartışılması gereken, bugün için Brecht tiyatrosu “isterlerini” bilmenin ve iyi uygulamanın Brecht’in tiyatro anlayışını yaşama geçirmekte yeterli olup olmadığıdır...

1930-40’lı yıllarda tiyatroya gelen izleyicinin sesi iyi bir oyuncudan tematik bir şarkı dinlemesinin eğlenceli bir yanı vardır. Peki ya bugün? Bilinir ki Epik/Diyalektik tiyatro eğlendirirken dönüştürme yolları önerir. Popüler kültürün eğlence araçlarıyla şekillenmiş seyirciyi bugün nasıl eğlenceli bir öğrenmeye ortak edeceğiz? Sonra, Yücel Erten’in, “Arturo Ui’nin Önlenebilir Yükselişi” ve “Schweyk”ta önemli yer tutan Hitler ve ideolojisini ele alışı, bu unsurlara “o yıllardan bir bakış” taşımaktadır adeta. Günümüz seyircisi için Hitler; “sapkın ideolojisi ile dünyayı tehdit etmiş, II.Dünya Savaşı’na sebep olmakla halkları felakete sürüklemiş, hatta yenilerek cezasını çekmiş bir diktatör” olmaktan öteye geçemiyor. Adı geçen oyunlarda Hitler ideolojisi ve türevleri çok ciddi bir tehlike olarak gösterilmekte başarılı ancak bu tehlikenin “tecrübe edilip atlatıldığı” yorumlarına açık yerler var. Giderek Hitler’le simgeleşen bu ideolojinin günümüz seyircisi tarafından Hitler ile tarihe karıştığı düşünülmemeli. Sanırım bu da, Brecht’in yaşadığı yıllar için somut gerçeklikler olan unsurların bugün nasıl yaşandığını sorgulatmakla sağlanabilir. Yoksa bu tarz oyunlar, Brecht tiyatrosu’nun “isterleri”ni bilen seyirciler için yapılmış hissi vermeye devam edecek...

Schweyk, savaşın içine çekilen veya itilen halkların hikayesi bir anlamda. Böyle bir güncel denk düşmenin, yukarıdaki kaygıları azaltmanın yanı sıra oyunu daha da izlenilir kıldığını da belirtmeliyim...

Döküman Arama

Başlık :

Kapat