İlim neden öğrenilir

İlim niçin öğrenilir? Her Müslüman’ın Allah’a karşı olan vazifelerinde, hangi ibadeti nasıl yapabileceğine yönelik ilmi öğrenmeye çalışması farzdır. Bu ilmin insanı Allah’a yaklaştırıcı olması gerekmektedir. Bu itibarla insanı Allah’tan uzaklaştıran ilim fayda değil zarar getirir. “Allah’ım fayda getirmeyen ilimden... Sana sığınırım.” hadisinden anlaşılması gereken de budur. Bir hadiste konu çok daha net bir şekilde açılıyor: “Ya âlim ol ya da ilim öğrenmenin yolunda bulun veya ilmi dinlemeye râm ol, yâhut da bunları seven ol, sakın beşincisi olma, aksi takdirde helâk olursun.” Bu arada, “Kimin ilmi artar da zühdü artmazsa, onun sadece Allah’tan uzaklaşması artmış demektir.” hadisi de bize ilim-takvâ dengesini ikaz ediyor. Eğer ilim, insanı Allah’a ibadetten alıkoyarsa, bu şeyler nafile ibadetler bile olsa o ilim bereket getirmez. Zira her öğrenilen şey ilim değil, insanın ayağının kayması için birer vesile de olabilir. Kişi eğer nelerin ilim olup olmadığını öğrenmek isterse, öğrendiklerinin kendindeki etkilerine bakarak karar verebilir. İmam Malik (ra) gerçek ilmin kalplerde huzur meydana getirecek bir özelliği olduğunu şöyle ifade etmiştir: “İlim, her öğrenilen şeyin başkalarına aktarılması ve bolca rivayet edilmesi değil; o, Allah’ın kalplere koyduğu bir nurdur.” Aklın ve ilmin değerini bir koz gibi kullanıp dinî değerleri bunlara feda eden bir anlayış ne kadar yanlışsa, müspet ilimlere uzak durup fayda getirmeyeceğini iddia etmek de o kadar yanlıştır. İlim; insanı gerçek değerlerine yükselttiği ve mutluluğa götürdüğü ölçüde faydalıdır. Kısaca, “Dinsiz ilim kör, ilimsiz din de topaldır.” Müslüman’a teşvik edilen sadece “bilmek” değil uygulamaktır Öğrenilen bilgi uygulanmazsa anlamı kalmıyor. Zaten bildiğiyle amel etmeyenler hakkında Cuma Sûresi 5. ayette ‘kitap yüklü merkepler’ tabiri kullanılıyor. Bu tanıma muhatap olmamak gerekiyor. Kişi bildiğinin azıyla amel etmeye başlarsa Allah’ın izniyle diğer bildiklerini de yaşamaya başlar ve ilmiyle âmil olan kişilerden olur. Aynı şekilde eğer bazı yaptığı işlerde ihlaslı davranırsa diğer yaptığı işlerde de ihlaslı olmayı Allah ona nasip edecektir. Her akşam tüm aile üyelerinin “sessiz kitap okuma saati” olmalı. Herkes bir kitabı takip etmeli. “Sessiz”lik bittiğinde okunanlar üzerinde görüş alışverişinde bulunulmalıdır. Çocuklar ve gençler için Efendimiz’in hayat hikayesini anlatan siyer kitapları hem rahat okunurluğu hem de sürükleyiciliğiyle tercih edilebilir. Çocukları kitap okumaya ve faydalı yeni bilgiler öğrenmeye yöneltecek oyunlar oynanabilir. Bilgi yarışmaları şeklinde yapılabilir. Düzgün konuşma ve güzel okuma kabiliyetini artıran etkinlikler yapılabilir. Şiir okumak, bir hadiseyi düzgünce anlatmaya çalışmak gibi... Hafta sonları şehrin önemli tarihi ve dini mekanları ziyaret edilebilir. Öyle ki, ailenin tüm fertleri içinde bulunulan il konusunda bir süre sonra “uzman” olacaktır. Örneğin Manisa, Amasya, Trabzon, Bursa, Kayseri, Konya, Adana, Sivas, Erzurum, Urfa gibi illerde bulunup da görülmesi ve ziyaret edilmesi gereken yerleri görmemişsek, gitmeden önce kitaplardan araştırıp bilgilenmemişsek bu çok kötü bir kayıptır. Her yaz, hafta sonlarını pikniğe ayırmak, fotoğraf makinesini sadece “hatıra” fotoğrafları için kullanmak eksikliktir. Çevremizdeki tarihî eserleri fotoğraflayabiliriz. İlmi nasıl elde ettin? İmam-ı A’zam’a sormuşlar: ‘Bu ilmi nasıl elde ettin?’ Cevap vermiş: “Merkepler gibi sabır göstererek, köpekler gibi ilim adamlarına yaltaklanarak, kediler gibi tevazu göstererek, kargalar gibi sabaha kadar ilim yolunda seherleyerek...” İmam Şâfiî şöyle der: “Hocam Vekî’ye hâfızamın zayıflığı hususunu şikâyette bulundum. Bana günahları terk etmem hususunda irşadda bulundu. Ve bana dedi ki: “Bu ilim nurdur. Allah’ın nuru da Allah’a isyan eden günahkârlara ulaşmaz!” İnsanlar helak oldu! Peygamber Efendimiz (sas) bir hadis-i şeriflerinden şöyle buyuruyor: “İnsanlar helak oldu, içlerinden ancak alimler kurtulabildi. Alimler de helak oldu; ancak içlerinden ilmi ile amel eden kimseler kurtuldu. Ve ilmiyle amel edenler de helak oldu; ancak onların içlerinden de sadece amelini ihlasla yapanlar kurtulabildi. Bu insanlar da büyük bir tehlike üzerindedir.” Evde neler yapabiliriz? Anne babalar evlerini bir “TV odası” olmaktan çıkarıp, bir ilim yuvası haline getirebilirler. Bu hemen gerçekleşemeyebilir; ama gayret gösterilirse zamanla oturacak ve manevi lezzeti herkes tarafından fark edilecektir.

Döküman Arama

Başlık :

Kapat