Müslüman Müslümanın Kardeşidir

Müslüman Müslüman’in Kardeşidir Şüphesiz Allah, Kendi yolunda, sanki birbirlerine kenetlenmiş bir bina gibi saf bağlayarak çarpışanları sever.” (Saff Suresi, 4) .Dayanışmanın Müslümanlara Verdiği Güç Müslümanlar arasındaki en önemli kuvvet, beraberliklerindeki dayanışmanın verdiği bağlılık ve Allah rızası için birlikte hareket etmeleridir. Yaşadıkları zorluklar karşısında başarı elde etmelerinin sırrı ise güçlü imanlarıdır. Müslümanların tarih boyunca yaşadıkları olaylara baktığımızda, zorluk ve sıkıntıları aşmalarındaki gücü, birlik ve beraberliklerinde olan bağlılıklarında görürüz. Başta, Allah"ın tüm insanlara örnek kıldığı Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav) ve sahabe olmak üzere, Müslümanlar bu ahlakı en güzel şekilde yaşamış, gösterdikleri üstün fedakarlık örnekleriyle İslamiyet"in ve Kuran ahlakının tüm dünyaya yayılmasına vesile olmuşlardır. "Allah"a iman edin, O"nun elçisi ile cihada çıkın" diye bir sûre indirildiği zaman onlardan servet sahibi olanlar, senden izin isteyip: "Bizi bırakıver, oturanlarla birlikte olalım" dediler. (Savaştan) Geri kalanlarla birlikte olmayı seçtiler. Onların kalbleri mühürlenmiştir. Bundan dolayı kavrayıp-anlamazlar. Ama Resul ve onunla birlikte olan mü"minler, mallarıyla ve canlarıyla cihad ettiler; işte bütün hayırlar onlarındır ve kurtuluşa erenler onlardır.” (Tevbe Süresi, 86-87-88) Müslüman, Müslüman"ı Yalnız Bırakmaz Her nerede olursa olsun Müslüman, Müslüman kardeşini ve özellikle İslam uğruna çaba gösteren, malıyla - canıyla kendini feda eden mümini yalnız bırakmaz. Mümin evinde tek başına oturup, “bana dokunmayan yılan bin yaşasın” mantığıyla hareket etmez. Dünyada zulüm gören insanlara karşı seyirci kalmaz ve özellikle Müslüman ülkelerdeki kardeşlerimizin yaşadıkları olaylara karşı duyarsız olmaz. Günümüzde Müslüman ülkelerdeki olaylar ve terör karşısında, müminlerin birbirlerine kenetlenmek zorunluluğu vardır. Bundan dolayı tüm İslam ülkeleri kendi örf, adet gelenek ve mezhep çatışmalarını bir kenara bırakıp, ayetteki ifadeyle “Kenetlenmiş bir bina gibi” olup, Allah"ın emrini yerine getirmek, birlikte olmak ve en doğru kaynak olan Kuran doğrultusunda hareket etmek mecburiyetleri vardır. Aksi taktirde, dünya Müslümanlarının yaşadığı, haksız iftiralara ve zulme seyirci kalmış olurlar. Peygamberimiz (sav) bir hadisinde şöyle buyurur: “Birbirinize sırt çevirmeyiniz. Birbirinize kin tutmayınız. Birbirinizi kıskanmayınız. Birbirinizle dostluğunuzu kesmeyiniz. Ey Allah"ın kulları kardeş olunuz.” Allah, Kuran"da tüm müminlerin kardeş olduğunu bildirmiştir. Müminler Allah rızası için yaşayan, O"nun rahmetini ve cennetini umut eden insanlardır. Dolayısıyla aralarında ayrımcılık olmaksızın ve hangi Müslüman ülkeden olurlarsa olsunlar, birlikte tek inanç doğrultusunda İslam"a hizmet etmek mecburiyetleri vardır. Allah, Kendi yolunda hizmet edenlerin, bu güzel ahlak özelliğinden razı olduğunu Kuran"da şu şekilde bildirmektedir: “Allah"ın ipine hepiniz sımsıkı sarılın. Dağılıp ayrılmayın. Ve Allah"ın sizin üzerinizdeki nimetini hatırlayın. Hani siz düşmanlar idiniz. O, kalplerinizin arasını uzlaştırıp-ısındırdı ve siz O"nun nimetiyle kardeşler olarak sabahladınız…” (Al-i İmran Suresi, 103) Müminler arasındaki dayanışmanın en önemli özelliklerinden biri de kıskançlık, kin veya çıkarcılık gibi tavır bozukluklarından uzak durmalarıdır. Karşılarına nasıl bir olay çıkarsa çıksın, hiçbir zaman tevazu, fedakarlık, hoşgörü ve affedicilik gibi Kuran ahlakının kendilerine kazandırdığı tavırlardan taviz vermemektedirler. Allah Müslümanlara Birlikte Olmalarını Emreder İslam ülkeleri ve Müslümanlar arasında oluşturulacak beraberlik, dayanışma bir başka deyimle “İslam Birliği” Kuran ahlakının en doğru şekliyle dünyaya hakim olması için gösterilen çabaya büyük destek sağlayacaktır. Aksi davranışların tümü; yani Müslümanlar arasındaki kibir, kıskançlık, çekişme ve ayrımcılık, dolayısıyla bu tür yanlış tavırlarla, kendi kendimize, yani İslam"a ve Müslümanlara büyük ölçüde zarar verilmektedir. İman edenlerin birbirlerine olan bu bağlılığın ve sevginin asıl kaynağı ise Allah"a olan derin inançları ve imanlarıdır. Dünya hayatındaki amaçları Allah"ın rızasını, rahmetini ve cennetini kazanmak olan müminler tüm hayatlarını Allah için yaşarlar. "De ki: "Şüphesiz benim namazım, ibadetlerim, dirimim ve ölümüm alemlerin Rabbi olan Allah"ındır." (Enam Suresi, 162) ayetiyle bildirildiği gibi, yaptıkları her işte, gösterdikleri her tavırda Allah"ın rızasını kazanmayı hedeflerler. Allah"ı tüm sıfatlarıyla tanıyan, O"nun gücüne ve büyüklüğüne her an şahit olan, rahmetini, sevgisini ve şefkatini tüm yaşamı boyunca hisseden bir müminin Allah sevgisi, hiçbir sevgiyle kıyaslanmayacak kadar güçlüdür. Müminlerin birbirlerine karşı olan bağlılıkları da, sevgilerinin temeli olan Allah sevgisine dayandığı için güçlü ve derindir. Müslümanların İman edenlerle yaşadıkları dostluğun, ahirette sonsuza dek süreceğini bilmeleri de bu sevgilerini güçlü ve daimi kılan bir başka nedendir. Bundan dolayıdır ki, hangi ırktan, hangi milletten olursa olsun, Müslüman, Müslüman"ın kardeşidir.

Döküman Arama

Başlık :

Kapat