HERBİSİTLER

HERBİSİTLER

         1. HERBİSİTLERE KARŞI DAYANIKLILIĞIN TARİHÇESİ VE MÜCADELESİ

 

         1.1 ACCase inhibitörü herbisitlere dayanıklılığın mekanizması

 

         Yabancı otlarda herbisitlere dayanıklılık farklı mekanizmalardan kaynaklanmaktadır. Bu mekanizmalar türler arasında benzerlik  göstermektedir. Ancak, bir türün farklı biyotipleri ve türler arasında farklı mekanizmalar da saptanmıştır. Bu konu ile ilgili çalışmalar aşağıda özetlenmiştir ( Şekil 1).  

 

 

         Yabancı otlarda ACCase inhibitörü herbisitlere dayanıklılığın mekanizmasını belirlemeye yönelik ilk çalışmalarda fotosentez üzerinde durulmuştur. Beck et al. (1985) diclofop’un dayanıklı ve duyarlı Avena fatua hatlarında toplam su ve ozmotik potansiyel, turgor basıncı ve fotosentez oranı üzerinde etkisinin farklı olmadığını ifade etmektedir. Diclofop uygulamasından sonra başlangıçta fotosentez her iki biyotipte de azalmış fakat dayanıklı biyotop sonradan bunu kapatmıştır (Joseph et al., 1990).

 

         ACCase inhibitörü herbisitlere karşı dayanıklılığın oluşmasında en çok öne sürülen mekanizma, ACCase enziminde herbisitin enzime bağlanma noktasında değişikliğin oluşmasıdır. Nitekim A. fatua ve A. sterilis’de yapılan çalışmalar ACCase inhibitörü herbisitlerin alımı ve taşınmasında bir farklılık görülmediğini ve dayanıklılığın değişikliğe uğramış enzimden kaynaklandığını göstermiştir (Devine et al., 1993; Mansooji et al., 1992b; Maneechote et al., 1994; Seefeldt et al., 1996a; Seefeldt et al., 1996b; Maneechote et al., 1997; Sattin et al., 2001).

         ACCase inhibitörü herbisitlere dayanıklılıkta Avena türlerinde ve Lolium rigidum’da sadece ACCase enzimindeki değişikliklerin rol oynamayacağı çeşitli araştırıcılar tarafından bildirilmiştir (Boutsalis et al., 1990; Matthews et al., 1990; Devine et al., 1993; Seefeldt et al., 1996).  Lolium spp’de de değişmiş ACCase ve metabolizmanın hızlanması dışında başka bir mekanizmanın dayanıklılığa sebep olduğu da ifade edilmiştir (Bravin et al., 2001).

         Matthews et al. (2000) H. leporinum’da mekanizma çalışmalarında farklı iki mekanizma bularak ilginç bir sonuca ulaşmışlardır; Fluazifop ve diğer APP’lere dayanıklılığın hedef enzimdeki değişiklikten olabileceği kanısına varmışlardır.

 

         Bazı araştırıcılar, yabani yulaf türlerinde ve L. rigidum’da, ACCase inhibitörlerine dayanıklılıkla sitoplazmik membran arasında ilişki bulunduğunu ifade etmişlerdir (Holtum et al., 1991; Devine et al., 1993). Hausler et al. (1990) dayanıklı (SR31) ve duyarlı (VLRSI) L. rigidum biyotiplerinin diclofop asit uygulaması sonrası başlangıçta sitoplazmik membran depolarize olmasına rağmen, daha sonra dayanıklı biyotipin membranları repolarize olmuştur. Her iki biyotip Haloxyfop asit, fluazifop asit ve sethoxydim’e karşı da aynı tepkiyi göstermişlerdir. Ancak diğer araştırıcılar duyarlı ve dayanıklı biyotipin sitoplazmik membranının lipid kompozisyonunda bir fark bulamamışlar, lipoksinaz aktivitesinde bir farklılık gözlemlemişler ve diclofop uygulamasını takiben sitoplazmik membrandaki repolarizasyonla dayanıklılığı ilişkili bulmamışlardır (Seefeldt et al., 1996a; Renault et al., 1997).

 

         Farklı mekanizmaların tek bir biyotipte ortaya çıkabileceği ve bu biyotipte çoklu dayanıklılığın sebebinin bir çok dayanıklılık mekanizmalarının birikmesine bağlı olduğu L. rigidum’da gösterilmiştir (Holtum et al., 1990; Hall et al., 1994; Tardif and Powles, 1993; Preston et al., 1996). Letouze and Gasquez (2001) fenoxaprop’a dayanıklı ve flupyrsulfurona çoklu dayanıklı bir A. mysuroides biyotipinde iki birbirinden ayrı mekanizmanın dayanıklılıktan sorumlu olduğu sonucuna ulaşmışlardır. Bir A. sterilis biyotipinde de dayanıklılığın hem modifiye olmuş enzimden hem de herbisitin hızlı metabolize olmasından kaynaklandığı belirlenmiştir (Maneechote et al., 1997).

 

         Lolium rigidum ile yapılan çalışmalarda, hedef yerindeki değişmelerden dolayı dayanıklılık gösteren ALS inhibitörü herbisitlere dayanıklı WLR1 ve ACCase inhibitörü herbisitlere dayanıklı WLR96 biyotiplerinde dayanıklılığın  polenle de taşındığı; hedef yeri dışındaki mekanizmalardan dolayı ACCase ve ALS taşınmadığını belirlemişlerdir (Richter and Powles, 1993).

Döküman Arama

Başlık :

Kapat