Kapat

TELEVİZYON YAPIM MEKÂNLARI

1. TELEVİZYON STÜDYOLARI
Televizyon programlarıile ilgili tüm işlemler, başlıca iki alanda gerçekleştirilir:
Birincisi, gösteriye konu olan olayın çekildiği alan, stüdyo; ikincisi, gösterinin bir bütün
olarak ekrana yansımasıyla ilgili işlemlerin yürütüldüğü kontrol odaları(reji’ler).
“Stüdyo” kelimesi “televizyon program çekimlerinin yapıldığımekân” dışında başka
birçok anlamıda içerir. Radyo programlarının üretildiği mekânlara “radyo stüdyosu”, ses
sanatçılarının ve müzisyenlerin albüm kayıtlarının gerçekleştirildiği mekânlara “kayıt
stüdyosu” adıverilir. Sinema filmlerinin çekildiği ve bu amaçla evlerin, sokakların, hatta
Titanik filmi gibi benzeri büyük yapımlarda olduğu gibi gemilerin yerleştirildiği mekânlar
ise “film stüdyosu” veya “plato” olarak isimlendirilir. Tüm bu mekânların ortak özelliklerini
düşündüğümüzde stüdyoları“Dışortamdan gelebilecek her türlü tesire kapatılmış, özel ses
ve ışık sistemlerine sahip yapay ortamlar” olarak tanımlayabiliriz.
Bir televizyon programısabit bir TV stüdyosunda gerçekleştirilebileceği gibi,
programın türüne bağlıolarak bir haber çekim mekânından stadyuma kadar çok değişik
yerlerde program üretilebilir. Dışmekânda yapılan çekimlerin de kendine göre avantajları
olmakla beraber TV stüdyoları, tüm yapım öğeleri kontrol altında tutulabildiği için yapım
ekibine büyük kolaylıklar sağlar.
Televizyon kuruluşlarının yapım ve yayın faliyetlerini yürüttükleri binalar, pek çok
yönden diğer işyerlerinden farklıdır. Televizyon binalarıbir yayıncıkuruluşun ihtiyaç
duyabileceği mekân yapısıve teknik özellikler dikkate alınarak özel olarak tasarlanır. Farklı
ihtiyaçlar için inşa edilmişbinaların TV yayıncılığıiçin kullanılmasıise çoğu zaman iyi
sonuçlar vermez. Çünkü TV yapımının gerçekleştirildiği bina bölümlerinin büyüklüğü ve
birbirlerine uzaklıklarıbelli bir ölçüde olmak zorundadır.
Televizyon binasıbölümleri içinde en hassas özellikte olanıstüdyolardır. Başka bir
amaç için inşa edilip sonradan stüdyoya dönüştürülmüşbir mekândan veya yanlış
düzenlenmişbir stüdyodan yapılan yayınıfark etmek zor değildir. Kötü bir ışıklandırma,
kulağıtırmalayan sesler, ekibin rahat hareket edemediği bir mekân düzenlemesi, yayında
duyulmamasıgereken seslerin izleyiciye ulaşmasıvb. kusurlar, çoğunlukla aynısoruna işaret
eder: kötü düzenlenmişbir stüdyo. Çalışanların işlerini iyi biliyor olmasıveya kaliteli
cihazların kullanılmasıda kötü bir stüdyonun kusurlarınıkapatamaz.
Resim 1.1: Bir müzik programıçekimi
Peki, kaliteli bir yayının yapılabileceği bir stüdyo hangi özelliklere sahip olmalıdır?
Bu konuya, stüdyoların nasıl mekânlar olduğunu inceleyerek başlayalım.
1.1. Stüdyoların Mekân Özellikleri
Çekimden önce bir stüdyo ilk bakışta soğuk ve karmaşık görünebilir. Zeminin bir
köşesinde, yığılmışcihazlar ve araç gereç durur. Duvarlar akustik biçimde yalıtılmış; tavan,
aydınlatma kaynaklarının bulunduğu ışık öbekleriyle donatılmıştır. Stüdyo bu haliyle terk
edilmişbir depoyu andırır.
Çekimler sırasında stüdyonun bu atmosferi tamamen değişir. Işıklar açıldığında ortalık
aydınlanır, renkler ve gölgeler belirginleşir. Dekorla beraber stüdyo alanıfarklıbir kimliğe
bürünür. Kameralar ve ses donanımıçalışmaya hazır hale getirilir. Son düzenlemeler yapılıp
her şey çekime hazır hale geldiğinde, monitöre görüntü yansır yansımaz bir başka dünyanın
yaşamıbaşlamıştır.
Stüdyoların ilk öne çıkan özelliği, devasa boyutlardaki büyüklükleridir. Çoğu
programın çekimi, büyük bir ortam gerektirir. Sunucular, program konukları, seyircilerin
yanısıra kamera arkasında bulunan teknik ekibin içinde bulunacağıbir mekânın genişolması
ilk şarttır. Ancak bazıTV yapımların çekimine, bir evin salonu kadar genişliğe sahip stüdyo
bile yeterli olabilir. Bir müzik kanalısunucusunun sadece şarkıaralarında görünüp sıradaki
şarkıyıanons ettiği stüdyonun büyük olmasına gerek yoktur. Yani stüdyoların büyüklüğü, 50
metrekareden bin metrekareyi aşan boyutlara kadar değişebilir. Televizyon kuruluşlarında
değişik türde programların çekimi için farklıbüyüklüklüklerde, birden fazla stüdyo bulunur.
Televizyon stüdyolarının kapıları, hem geniş, hem de yüksektir. Bunda amaç, yapım
ekibinin ve seyircilerin rahat giriş çıkış yapabilmesini, büyük boyutlardaki teknik
malzemelerin veya dekorların içeri-dışarıaktarılabilmesini sağlamaktır. Bu kapıların büyük
olmasıacil durumlarda stüdyonun hızlıbir şekilde boşaltılmasına da imkân sağlar. Çoğu
stüdyoda birden fazla kapıbulunur ve bu kapılar hem içeri, hem de dışarıdoğru açılıp
kapanabilir.
Stüdyoların bir başka önemli mekân özelliği, yükseklikleridir. Büyük boyutlardaki
dekorlar, ancak yeterli yüksekliğe sahip bir mekânda kullanılabilir. Tavana sabitlenmiş
stüdyo ışıklarıda sunucu ve oyunculara belli bir uzaklıkta bulunmalıdır. Stüdyo ışıklarıbelli
bir yükseklikte bulunduklarında ışık düzeni daha iyi ayarlanabilir. Yüksek miktarda ısıyayan
stüdyo ışıklarının stüdyo zeminine fazla yakın bulunmaması, yapım ekibinin aşırısıcaktan
bunalmasınıve terlemesini de engeller. Stüdyolarda pencere bulunmadığıiçin iyi bir
havalandırma sisteminin kurulmasıgereklidir. Cimicip (Jimmy jib) gibi büyük aksesuarlı
kameralar, yüksek bir stüdyoda rahat hareket edebilir ve daha zengin görüntüler toplayabilir.
Resim 1.2 : Bir haber bülteni çekimi sırasında stüdyo
Televizyon stüdyoları, özel bir ışıklandırma sistemine sahip olduğundan güneşışığına
ihtiyaç duymaz. Stüdyolarda kişileri ve dekoru aydınlatmak için şiddeti ve yönü önceden
ayarlanmış, programın türüne göre sabit bir ışık düzeni oluşturulurur. Oysa güneşışığıgünün
saatine göre farklıyoğunlukta ve renkte ışık yayar. Havanın bulutluluğu da dışarıdaki ışık
üzerinde değişik etkiler oluştururur. Bu sebeplerden stüdyolarda pencere bulunmaz ve güneş
ışığının stüdyoya girmesine izin verilmez.
Televizyon stüdyolarıses sistemleri bakımından da özel yapılardır. Tıpkıgüneş
ışığının stüdyoya girmesi engellendiği gibi dışmekânlardaki seslerin de stüdyoya ulaşmasına
izin verilmez. Bu amaçla stüdyoların duvarlarıses yalıtımınısağlayacak malzelemelerle
kaplanır. Dışseslerin içeriye girmesinde tek zayıf nokta olarak kapılar kalır. Bazı
stüdyolarda kapılar açıldığında içeriye ses girmesini engellemek için arka arkaya iki kapı
bulunur. Yayın sırasında birinci kapıdan giren biri, birinci kapıkapanıp ikinci kapı
açıldığında içeri girer. Böylece kapılardan içeriye yabancıseslerin girmesinin önüne geçilir.
Televizyon stüdyolarının inşasıve tefrişedilmesi, mekânın ses akustiği düşünülerek
yapılır. Mekânın çınlama veya yankıyapmasına, sesi istenen oranlar dışında yutmasına engel
olmak için stüdyonun büyüklüğünden duvarın ve tavanın eğimine, kullanılan malzemelerin
seçimine kadar pek çok konuya dikkat edilir. Örneğin seramik ve benzeri malzemeler, sesleri
yankılıve çirkin bir hale getireceği için stüdyo dekorasyonunda tercih edilmez.
Stüdyo düzenlemesinde önemli meselelerden birisi de mikrofonlar ve hoparlörlerin
yerleridir. Büyük stüdyolara, stüdyodaki seyircilerin programırahat duyabilmesi için
hoparlörler yerleştirilmiştir. Bu hoparlörlerden çıkan sesin herhangi bir yolla mikrofona
tekrar gelmesi halinde, sürüp giden bir uğultu duyulmaya başlanır. Hem televizyon
başındakilerin, hem de stüdyodaki seyircilerin duyduğu sesin kalitesini düşüren bu uğultuya
“akustik geri besleme” denir. Akustik geri beslemeyi önlemek için mikrofonlar ve
hoparlörler uygun yerlere yerleştirilmeli ve sadece bir yönden gelen sesleri toplayan
mikrofonlar kullanılmalıdır.
Resim 1.3: Hoparlörlerden yayılan sesin mikrofonlara dönmemesi gerekir.
1.1.1. Stüdyo Çekiminin DışÇekimden Farkları
Bazıtelevizyon programları, stüdyolar dışındaki mekânlarda çekilebilir. Televizyon
stüdyosu dışındaki mekânlarda yapılan program çekimleri, “dışçekim”, “aktüel çekim” veya
“VTR (Video Tape Recorder) çekimi” olarak adlandırılır. Dışçekim dendiğinde sadece
açıkhavada, sokak, park, spor sahasıgibi üstü açık mekânlar anlaşılmamalıdır. Bir konferans
salonu, işmerkezi veya lokantada yapılan çekimler de dışçekimdir.
Televizyonculuğun ilk yıllarında programların tümünün çekimi stüdyolarda
gerçekleştirilirdi. Ancak günümüzde programlarıdaha renkli ve zengin içerikli yapmak
amacıyla stüdyo dışında da çekimler yapılmakta, hatta bazıprogramlar tamamiyle dış
mekânlarda yapılan çekimlerden oluşmaktadır.
Dışçekimler stüdyo programlarına göre bazıavantaj ve dezavantajlara sahiptir.
Stüdyo çekimlerinin ve dışçekimlerin farklarınışöyle sıralayabiliriz:
Stüdyo çekiminde
 Teknik donanım, program çekimine hemen hemen hazırdır.
 Kameraların veya diğer teknik cihazların taşınmasıgibi bir sorun yoktur.
 Aydınlatma konusu kolaylıkla halledilebilir.
 Çekim açılarının hesaplanmasıkolaydır.
 Yönetmen ve çekim ekibi mekânıtanıdığıiçin nasıl davranacaklarını kolaylıkla hesaplayabilirler.
 Elektrik kaynaklarına ulaşmakta ve kullanmakta sorun yaşanmaz.
 Ses kaydında ve harici seslerin yalıtımında sorun yaşanmaz.
 Çekim alanı, dolayısıyla görüntü sınırlıdır
Dışçekimde
 Cihazların ve diğer gereçlerin taşınmasızorluğu vardır.
 Aydınlatma büyük ölçüde gün ışığının durumuna bağlıdır ve sorunlar çıkabilir.
 Hava şartları(yağmur, kar, sis, aşırısıcak, rüzgâr) ulaşımıve çekimi zorlaştırabilir.
 İstenmeyen seslerin yalıtımızordur.
 Elektrik enerjisi kaynaklarına ulaşmak sorun olabilir.
 Yönetmen ve ekip için birçok zorluk vardır ve çekim alanında meydana
gelebilecek istenmeyen durumların kontrolü zordur.
 Çekim alanı, dolayısıyla görüntü sınırsızdır.
Televizyon programlarının stüdyolarda çekilmesi, dışmekânlarda yapılan çekimlere
kıyasla genelde daha ucuza mal olur. Ancak bir dizinin veya filmin çekiminde durum
farklıdır. Bir apartman dairesinin veya bir bahçenin stüdyo içine inşa edilmesi, gerçek bir
evde veya bahçede yapılan çekime göre daha yüksek maliyet gerektirir. Ayrıca her bir sahne
için yeniden dekor ve düzenleme yapılmasının gerekmesi, stüdyolarda çekilen dizilerin ve
filmlerin maliyetini oldukça yükseltir.
1.2. Stüdyo Dekoru
Stüdyo dekorlarıve mekân düzenlemesi, programın kimliğini bütünlemesi bakımından
önem taşır. Stüdyo dekorlarının ve çevre düzenlemesinin birkaç amacıvardır:
 Programın konusuna ve türüne uygun atmosferi oluşturur. Gösterinin cereyan
ettiği yer ve zamanıseyirciye tanıtır.
 Gösterinin görsel unsunlarıarasında üslup birlikteliği oluşturur.
 Yapım elemanlarının ve cihazlarının hem rahat çalışmasını, hem de
görünmemesini sağlar.
Teknik açıdan dekor, kameraların, mikrofonların, ışıkların ve oyuncuların konum ve
hareketlerini kolaylaştırmalıve stüdyonun genel trafiğine uygun olmalıdır. Akıllıbir
yapımcı, anlatıma ve kameraların görüntülerine yeni bir şey katmayan, ya da şöyle bir
görünüveren ayrıntılar uğruna dekor için ayrılmışbütçe ve emeği çarçur etmemelidir.
Dekorun tümüyle başarılıolması, stüdyonun imkânlarına, programın akışına ve amacına
uygun olmasına bağlıdır.
Resim 1.4: ve Resim 1.5: Stüdyo dekorunun kurulma aşamaları
Stüdyolarda dekor malzemesi olarak stüdyonunun çekim yapılan kısmınıboydan boya
saran sema perdeleri (cyclorama), metal, ahşap veya plastik benzeri malzemeden yapılan
dekorlar kullanılır. Televizyon stüdyolarının dekore edilmesinde bir dekor duvarıve önüne
yerleştirilmişoturma gruplarıen çok tercih edilen tasarımdır. Ancak bir yemek programıiçin
bir ev mutfağıstüdyoya inşa edilebilir. Veya bir çocuk programıiçin stüdyo içerisine çocuk
parkıkurulabilir. Ayrıca, evlerde ve işyerlerinde kullanılan kupalar, saatler, çiçek saksıları
gibi küçük aksesuar malzemeleri stüdyolarda masaüstlerini zenginleştirmekte kullanılabilir.
Dekorların yapımında kolay kurulup kaldırılabilmeleri için hafif malzemeler tercih
edilir. Büyük televizyon kuruluşlarında ahşap ve metal dekorların imalatının yapıldığı
atölyeler ile dekorların saklandığıdepolar, stüdyoların yakınında bulundurulur. Çoğu
televizyon stüdyosunda aynıgün içinde birden fazla programın çekimi yapıldığıiçin
dekorların hafif olmasıve depoların stüdyonun yakınında bulunmasıönemlidir.
Resim 1.6: Metal dekorların üretildiği kaynak atölyesi
Resim 1.7: Ahşap dekorların üretildiği marangozhane
Sabit dekor malzemelerinin yanısıra, projeksiyon cihazlarıve büyük monitörler
kullanarak stüdyoda sabit veya hareketli görüntüler oynatılabilir. Kromaki (chroma-key)
yöntemiyle, kişilerin arkasındaki fonun silinmesi ve fona yeni bir görüntü eklenmesi de
stüdyo programının havasınıdeğiştirebilir. Bu yöntemde, genelde yeşil veya mavi renkte bir
fonun önünde çekim yapılır, kurgu masasında bu tek rengin yer aldığıfon görüntüden
silinerek yerine istenen herhangi bir görüntü (bir şehrin silueti, bilgisayarda üretilmiş
animasyonlar, arşiv görüntüleri vb.) yerleştirilebilir.
Kromaki yönteminin daha ileri bir şekli olan “sanal (virtual)stüdyolar”ın kullanımıda
yaygınlaşmaktadır. Sanal stüdyolarda, boşbir stüdyoda çekimi yapılan sunucu ve konuklar,
grafik-animasyon programlarında oluşturulmuş3 boyutlu stüdyolara yerleştirilir. Sanal
stüdyolar hem dekor üretimi-kurulumu gerektirmediği, hem de programırenklendirdiği için tercih edilirler.
Resim 1.8: Bir kromaki örneği
Yapım ekibinin stüdyoda rahat ve verimli bir şekilde çalışabilmesi için stüdyo planı
oluşturulmasıbüyük kolaylık sağlar. Şimdi stüdyo planlarının nasıl oluşturulduğunu inceleyelim.
1.3. Stüdyo Planı
Stüdyo planları, stüdyo tabanının kâğıt üzerinde kuşbakışıgörünümüdür. Stüdyo
tabanının genişliği ve uzunluğu planın çerçevesinin dört kenarında belirli aralıklarla
ölçeklendirilir. Bu ölçeklendirmede, örneğin iki işaretin arası1 metrelik uzaklığıanlatır. Boş
stüdyonun şekli, metre ölçülerine dikkat edilerek bu kâğıdın üzerine çizilir. Daha sonra ise
dekorun, eşyaların, kişilerin, kameraların ve ışıkların konumlarıile hareketleri bu plan
üzerinde belirlenir. Stüdyo planıgenellikle yeni bir programa başlarken bir kez yapılır. Bazı
kuruluşlarda ise dekorun, kameranın ve ışıkların nasıl düzenleneceği sözlü olarak karara
bağlanır, bir stüdyo planıçizimi yapılmaz.
Stüdyo planının çizildiği kâğıt, kalın ve kurşun kalemle konulacak işaretlerin kolayca
silinmesine uygun bir cinste olmalıdır. Stüdyo zemini üzerinde bütün kameralar, ışıklar ve
oyuncular numaralarla belirtildikten sonra bunların yapabileceği hareketler de tespit edilir.
Böylece oyuncuların kameraların görüşalanıdışına çıkması, kameraların birbirini kesmesi
veya ışıklandırmanın yanlışsonuçlar doğurmasıengellenir.
Şekil 1.1: Işıkların işaretlendiği bir stüdyo planı
Stüdyo planınıyönetmen, dekoratör, stüdyo şefi, sesçi sefi, kamera şefi ve ışık şefi
gibi stüdyo çalışmasında görevi olan kişiler ortak bir çalışmayla tamamlarlar. Bu plan
stüdyoda görev alan personele program çekimi öncesinde dağıtılır.
Yapım ekibine “programın akışı” da dağıtılabilir. Program akışıkâğıdında hangi
kameranın nereyi çekeceği, kaçıncıdakikada kaç dakikalık VTR gireceği, sunucunun
konukla ayakta kaç dakika konuşacağıgibi çekime yardımcıolacak bilgiler yer alır.
Stüdyo planıdoğru tasarlandığıve bu plana uyulduğu takdirde çekimde bir aksaklık
yaşanmasıihtimali oldukça düşüktür. Stüdyo planıyapılmadan program çekimine geçilmesi
durumlarında ise kişilerin hangi kameraya bakacağınıbilememeleri, boom mikrofonların
kamera görüntüsüne girmesi gibi çekim hatalarına çok sık rastlanır.
1.4. Stüdyoda Kullanılan Cihazlar
Stüdyolarda kullanılan temel cihazlar: kameralar, mikrofonlar ve ışık kaynaklarıdır.
Televizyon stüdyolarının tavanı, “teleskop” adıverilen ve ışıklarıstüdyo tavanına
sabitlemeye yarayan malzemeyle doludur. Teleskoplara bağlanmış, farklıamaçlar için
kullanılan değişik türde onlarca lamba, stüdyoların üzerini boydan boya kaplar. Bazıışık
kaynaklarıise bir ayaklık üzerine takılarak yerden aydınlatma yapabilir.
Televizyon stüdyolarında programlarıdaha zengin görüntülerle çekebilmek için birden
fazla kamera kullanılır. Stüdyo kameralarısoldan sağa olmak üzere 1, 2, 3 ve 4. kamera
olarak numaralandırılmıştır. Stüdyo kameralarıağır ve hantal olduğu için, uzunca bir kol
üzerine takılmış, kıvrak hareketlerle çok uzak noktalardan çekim yapabilen bir cimicip
(Jimmy jib) kamera da stüdyolarda bulunur.
Resim 1.10: Stüdyo ışıklarıve solda bir cimicip kamera
Bütün bu kameralar sadece görüntü toplarlar. Stüdyolardaki sesleri kameralardan
bağımsız mikrofonlar toplar. Bu mikrofonlar çok çeşitlidir. Yakaya takılan telsiz
mikrofonlar, masaüstü mikrofonlar, el mikrofonlarıveya ayaklımikrofonlar gibi. Ayrıca
seyircilerin veya bir koronun sesini almak için tavandan sarkıtılan veya yüksek bir ayaklık
üzerine sabitlenmişboom mikrofonlar stüdyoların ses malzemeleri arasındadır.
Resim 1.11: Kulaklıklımikrofonuyla bir stüdyo kameramanı
Sunucunun kâğıda bakmadan metin okumasının gerektiği durumlarda stüdyoda
prompter cihazıkullanılır. Yapım ekibinin kendi arasında haberleşmesini ise intercom
sistemine bağlıkulaklıklımikrofonlar veya telsizlerle yapılır.

2. KONTROL VE YAYIN ODALARI
Kontrol odaları, (diğer adıyla reji’ler) stüdyoda çekilen programların yönetildiği,
ayarlandığı, düzenlendiği ve kaydedildiği mekânlardır. Bu tanımıbiraz açarsak kontrol
odalarının temel işlevlerini şöyle sıralayabiliriz:
1. Stüdyoda çalışan personele gerekli talimatlar kontrol odalarından verilir.
2. Stüdyoda bulunan cihazların çoğu, kontrol odalarından yönetilir veya ayarlanır.
3. Stüdyoda çekilen görüntülerden hangilerinin kullanılacağına kontrol odalarında karar verilir.
4. Stüdyo dışıkaynaklardan gelen görsel ve işitsel öğeler (VTR çekimleri, program
jenerikleri, müzikler, KJ metinleri, grafik ve animasyonlar vb.) kontrol odalarında programa eklenir.
5. Stüdyo programlarıkontrol odalarında uygun ortamlara kaydedilir veya yayına gönderililir.
Görüldüğü gibi kontrol odalarıolmaksızın bir program çekimini gerçekleştirmek mümkün değildir.
Şekil 2.1: TRT İstanbul Televizyonu’nda stüdyo ve rejilerin yerleşimi
Bir program çekiminin yönetildiği kontrol odalarıyapım kontrol (resim reji), ses
kontrol, ışık kontrol ve kamera kontrol olmak üzere dört tanedir. Bu dört oda birçok yayıncı
kuruluşta imkânsızlıklardan dolayı1 veya 2 odaya sıkıştırılmıştır. Kontrol odaları
stüdyoların bitişiğine inşa edilir. Çoğu kontrol odasıstüdyolardan sadece camlıbir bölmeyle
ayrılmıştır. Böylelikle kontrol odalarında çalışan personel kameralardan gelen görüntüler
dışında da stüdyoyu takip edebilir.
Bu dört oda dışında, beşinci kontrol odasıprogramın yayına gönderildiği yer olan ana
kumanda odasıdır. Ana kumanda odalarının yapısıdiğer 4 odadan biraz farklıdır. Şimdi tüm
bu yapım mekânlarınısırasıyla inceleyelim.
2.1. Yapım Kontrol Odası(Resim Rejisi)
“Resim rejisi” veya “video kontrol odası” adıyla da bilinir. Burada yönetmen,
yönetmen yardımcıları, resim seçici, KJ operatörü, teknik yönetmen ve prompter operatörü
çalışır. Programın yönetmeni, dâhili haberleşme aracıolan “intercom” aracılığıyla stüdyoda
çalışan kameramanlar, sesçiler, Vtr, ışıkçılar ve program sunucularıyla haberleşir. Örneğin
yönetmen, bir kameramana kimi çekmesi gerektiğini veya sunucuya programın bitişine ne
kadar süre kaldığınıintercom vasıtasıyla bildirir. Yönetmen hem kendi bulunduğu resim
rejisindeki hem de diğer rejilerdeki personeli de yönetir.
Yapım kontrol odasındaki resim seçici, stüdyolardan ve VTR cihazlarından gelen
görüntüleri yönetmenin talimatına uyarak önündeki görüntü mikserinde seçer ve yayına
gönderir. Stüdyodaki ve yapım kontrol odasındaki tüm görüntü kaynaklarıresim seçicinin
önündeki resim seçme masasına bağlıdır ve bu masadan geçmeyen hiçbir görüntü yayına
gidemez. Stüdyolardaki büyük ekran televizyonların görüntü beslemesi de resim seçme
masasından yapılır.
KJ operatörünün önünde bir klavye ve KJ monitörü vardır. Programın adı, sunucunun
ve konukların bilgileri, yayına telefonla bağlananların isimleri gibi metinleri KJ operatörü
önündeki klavyeyle yazar. Bu ve benzeri bilgileri programın kimliğine uygun, önceden
hazırlanmışgrafiklerle birleştirerek yayına gönderir.
Resim 2.3: Yapım kontrol odası(resim rejisi) ve burada çalışan personel(Sağdan sola: teknik
yönetmen, KJ operatörü, resim seçici, yönetmen ve yönetmen yardımcıları.)
Resim 2.2: Yapım kontrol odasında bir program yönetmeni
Teknik yönetmenin önünde ise görüntülerin elektronik seviyelerini izleyebileceği özel
bir monitör vardır. Buradan görüntülerin sayısal değerlerini takip ederek gerekli düzeltmeleri
ve düzenlemeleri yapar.
Eğer çekilen programda, sunucunun prompter cihazından metin okumasıgerekiyorsa
bu metinleri düzenlemek için yapım kontrol odasında bir de prompter operatörü bulunur.
Yapım kontrol odasında her personelin önündeki özel cihazlar dışında bir duvar
boyunca birçok monitör yerleştirilmiştir. Şimdi de bu monitörlerin ne işe yaradıklarına göz atalım.
2.1.1. Yapım Kontrol Odasında Bulunan Monitörler
Yapım kontrol odasında, ekibin daha sağlıklıbir program üretebilmesi için birçok
monitör bulunur. Bu odada ilk olarak, stüdyoda çekim yapan kamera sayısınca kamera
monitörü vardır. Bu monitörler “CAM 1”, “CAM 2” şeklinde soldan sağa sıralanır. Aynı
şekilde stüdyodaki kameraların numaralandırılmasıda soldan sağa şeklinde yapılmıştır. Her
bir monitör, stüdyoda bağlıolduğu kameranın o anda çektiği görüntüyü gösterir. Yönetmen
ve resim seçiçi kameralardan gelen görüntüleri bu monitörlerden izlerler.
VTR monitörleri VTR cihazlarına bağlıdır. Programda video kasetlerden görüntüler
kullanılacaksa kasedin ön izlemesi bu monitörden yapılır. Eğer programda VTR görüntüler
kullanılmayacaksa, VTR monitörlerine gerek kalmaz.
KJ monitörü ve prompter monitörü, KJ operatörü ve prompter operatörünün yaptığı
çalışmaların yayına gönderilmeden son izlemesinin yapıldığıyerdir. KJ monitörü, “CG
(Character Generator) monitörü” olarak da adlandırılır.
Resim 2.4: Yapım kontrol odasında bulunan monitörler
“M/E 1” ve “M/E 2” monitörleri resim masasındaki yardımcıkatlara (komut
düğmeleri) bağlıdır. Resim seçiciler, canlıyayın sırasında hazırlamaya vakitlerinin
olmayacağı, çok emek isteyen görüntü efektlerini veya ekran kullanım şekillerini yayından
önce hazırlayarak resim masasındaki M/E katlarına kaydederler. Örneğin bir futbol
programında VTR cihazından gelen maçın görüntüsü arka planda tam ekran dururken
sunucuların ekranın sağve solunda küçük kareler içinde göründüğü bir ekran kullanım
şeklini resim seçici yayından önce hazırlar. Yayın anında resim seçici görüntü mikserinde
yardımcıkatlar bölmesindeki bir tuşa bastığında o anda stüdyoda kameralardan veya VTR
cihazındaki kasetten gelen görüntüler ekranda önceden ayarlanmışşekli alırlar. İşte M/E
monitörleri, M/E katlarındaki önceden hazırlanmışbu tip görüntü ve efekt kalıplarının ön
izlemesinin yapılmasınısağlar.
Yapım kontrol odasının duvarındaki “Preview” monitörü veya diğer adıyla “Preset”
monitörü, kameralar, kasetler, KJ cihazlarıve prompter cihazlarından seçilerek hazırlanmış
görüntülerin birleştiği, yayına gitmeden son kontrolünün yapıldığımonitördür. Mesela
kamera üçe bağlımonitörde stüdyo konuğunun görüntüsü, KJ monitöründe ise bu şahsın adı
yazılıysa, “preview” monitöründe program konuğu ve altında adının yazıldığıKJ metni
beraber görünmektedir.
Bir sonraki aşamayıise program monitörü gösterir. Bu mönitördeki görüntü artık
yapım ekibinin elinden geçmiş, yayına gönderilmekte olan görüntüdür.
Yapım kontrol odasında son bir monitör daha vardır. Üzerinde “off air” veya “on air”
yazan bu mönitör, doğrudan antene bağlıdır. O anda izleyicilerin ne seyrettiği bu monitörden
takip edilir. Yayında hata olup olmadığıburadan görülür. Programda reklâm arasıverildiyse,
yapım ekibi reklâmın bittiğini bu monitörden görerek programa devam etmeye hazırlanır.
2.2. Ses Kontrol Odası(Ses Rejisi)
Bu odada stüdyodaki mikrofonların ve diğer ses kaynaklarının bağlıolduğu çok işlevli
bir ses mikseri vardır. Ses operatörü yayında olan görüntüye uygun sesi, ses reji masasında
seçip düzenleyerek yayına aktarır. Örneğin: program sunucusu ve konuğunun sohbet ettiği
sırada orkestranın önünde duran mikrofonların sesini tamamen kapatarak gereksiz seslerin
yayına gitmesini engeller. Ses operatörü seslerin izleyiciye pürüzsüz, net ve doğru
ulaşmasından sorumludur. Çok konuklu programlarda veya orkestra ile koronun bulunduğu,
müzik icrasıyapılan programlarda ses operatörü daha özenli çalışmalıdır. Canlıperformans
veya enstrümanlımüzik kayıtlarınıtonmaister niteliği olan bir ses operatörünün yapması
tercih edilir.
Ses reji masasının üç işlevi vardır: giriş, çıkışve dinleme. Mikrofonlardan veya
okuyucu cihazlardan gelen sesler, ses reji masasında güçlendirilir, birleştirilir, dengelenir ve
çıkışa gönderilir. Dinleme işlevi ise mikserin ekipten gerekli kişilerin kulaklığına veya bir
hoparlöre istenen sesleri göndermesidir.
Resim 2.5: Ses kontrol adasıve ses operatörü
Ses kontrol odalarında sese değişik nitelikler katmak için ekolayzır’lar (equalizer), ses
geciktirici ve gürültü önleyici cihazlar da kullanılabilir.
Ses kontrol odasında yayına giden görüntüleri izlemek için monitörler bulunması, ses
operatörünün daha verimli çalışmasınısağlar. Bu oda, yapım kontrol odasından camlıbir
bölmeyle ayrılmışşekilde de olabilir. Böylece ses operatörü resim rejisinin monitörlerinden
yayınıtakip edebilir.
Resim 2.6: Yapım kontrol odasından cam bölmeyle ayrılmışbir ses kontrol adası
Resim 2.7: Işık sopasıkullanan bir ışıkçı
2.3. Işık Kontrol Odası(Işık Rejisi)
Televizyon stüdyolarında bulunan ışıkların kontrolü 3 farklıyolla yapılır. Stüdyo
ışıklarıilk olarak bazıkuruluşlarda “Bati” adıverilen kumanda masasından yönetilir.
Stüdyoların tepesinde, “kedi yolu” adıverilen, metalden inşa edilmiş, patika genişliğinde
yollar vardır. Kedi yolunun kenarlarına stüdyo ışıklarının üzerine sabitlendiği teleskoplar
asılıdır. İşte bati, bu teleskopların aşağı-yukarıhareket ettirilmesini sağlayan kumanda
panelidir. Bati üzerinde her bir kedi yolu ve bu kedi yolunda bulunan teleskop sayısıkadar
düğme vardır. 7. kedi yolundaki 5 no’lu teleskobu biraz aşağıindirmek istediğimizde Bati
üzerinde 7. sütundaki 5. no’lu düğmeyi seçmemiz ve kumanda kolunu aşağıdoğru
indirmemiz yeterlidir. Sadece teleskopların yüksekliğini ayarlamaya yarayan bati’ler stüdyo
içinde durur ve buradan kullanılır.
Stüdyonun tepesine kedi yolu inşa edilmediyse, ışıkların tavana takılmasıiçin forklift
veya vinç benzeri yükseltici araçlar kullanılır.
Stüdyo ışıklarının ikinci kontrol yöntemi yine stüdyo içindendir. Işıkçılar, ışık sopası
adıverilen bir çubukla ışıklarıyerden kumanda edebilirler. Stüdyo ışıklarının üzerinde çeşitli
düğmeler bulunur. Işık sopasıyla ışığın açma kapama düğmesine basmak, ışığısağa sola
çevirmek, ışık şiddetini arttırmak, ışığın zoom in veya zoom out yapmasınısağlamak, ışığın
önündeki kapakları(kepenk) açıp kapatmakmümkündür.
Işık kontrol odasında bulunan ışık teknisyeni ise önündeki ışık masasında stüdyo
ışıklarının seviyelerini ayarlar. Işıkları açıp kapatabilir. Işık teknisyeni kamera
monitörlerinden stüdyodaki aydınlatmanın iyi olup olmadığınıtakip eder. Yayın sırasında
gerekirse intercom veya telsizler aracılığıyla stüdyoda bulunan ışıkçılara talimatlar verebilir.
2.4. Kamera Kontrol Odası
Kamera kontrol odasıkamera kontrolcünün kameralar ile ilgili faaliyetleri yürüttüğü odadır.
Stüdyolarda, stüdyo içinde çekim yapmak için üretilmişkameralar kullanılır. Bu
kameralar büyük ve hantal yapıda olduklarıiçin dışmekânlara taşınamaz. Stüdyo
kameralarının çalışma sistemi diğer kameralardan farklıdır. Temel Kamera dersinde
detaylarıyla göreceğimiz gibi stüdyo kamerasıkullanan kameramanlar, stüdyo kamerasıyla
sağa-sola, yukarıya-aşağıya hareketler, yakınlaşma ve uzaklaşma hareketleri ile netlik ayarı
yaparak yönetmenin istediği görüntüyü çekerler. Stüdyo kameralarının diğer tüm
ayarlamalarıbağlıolduklarıkamera kontrol odasında yapılır.
Resim 2.8: Işık kontrol masasıve ışık şefi
Kamera kontrolcü her bir kamerayıtıpkıyapım kontrol odasında olduğu gibi
monitörlerden izler. Program çekimi başlamadan önce bulunduğu odadan kameraların
diyafram, filtre, resmin A ve B seviyesi, renk bilgileri, siyah ve beyaz ayarıgibi teknik
ayarlarınıyapar. Bu tip ayarların kameramanlar tarafından kamera üzerinde yapılmamasının
sebebi, tüm kameralarıortak bir görüntü kalitesinde çekim yapar hale getirmektir. Kamera
kontrolü iyi yapılmadığıtakdirde örneğin birinci kameranın çektiği görüntüde sunucunun
ceketi mavi iken ikinci kameranın görüntüsünde aynıceket yeşilin tonlarında görünebilir.
Kamera kontrolcü tüm bu ayarlarıçekim başlamadan tamamlar ve kontrollerini yapar
ancak işi burada bitmez. Stüdyonun tümü aynıyoğunlukta ve aynıtürde ışıklarla
aydınlatılmadığından kameraların her hareketinde çekilen görüntünün kalitesinde değişiklik
olabilir. Ayrıca muhtemel hatalara karşıkamera kontrolcü yayın sırasında sürekli izlemede kalmalıdır.
Resim 2.9: Kamera kontrol odasıve kamera kontrolcü
Bir televizyon yayıncıkuruluşunda rejilerin yani kontrol odalarının 4 farklıbirimde
çalışmasıhalinde rahat ve verimli bir yapım gerçekleştirilebilir. Bütçesi düşük veya mekânı
dar TV kuruluşlarında bu dört kontrol odasında bazıdeğişikliklere gidilebilir. Örneğin ışık
kontrol odasıbulunmayan bir televizyonda, ışıkların tüm kontrolleri stüdyoda yapılıyor
olabilir. Dört kontrol odasıtek bir odada toplandığıtakdirde, program yönetmeni, yönetmen
yardımcıları, VTR operatörü, KJ operatörü, resim seçici, kamera kontrolcü, teknik
yönetmen, ışıkçıve sesçi aynımekânda çalışmışolacaktır.
2.5. Ana Kumanda Odası
Yukarıda gördüğümüz 4 kontrol odasını, “stüdyonun beyni” olarak tanımlayabiliriz.
Ana kumanda odası ise tüm “televizyonun beyni”dir. Televizyonun yayınlarında
kullanılacak iç ve dışkaynaklıtüm veriler ana kumanda odasında birleşir ve yayına verilir.
Televizyonların dışgörüntü kaynakları, yayının yapıldığıbina dışında bir yerde
çekilmişgörüntü, ses ve diğer verileri ana kumanda odasına iletir. TV kuruluşlarının dış
görüntü kaynaklarışunlardır: canlıyayın araçları, uydular, çok hızlıve kaliteli görüntü
aktarabilen fiberoptik kablolar ile radyo dalgaları(radyolink).
Resim 2.10: Ana kumanda odasında yayın yönetmeni ve yayın operatörü
Televizyonun iç görüntü kaynakları, yapım kontrol odalarıve kurgu odalarıdır. Canlı
yayın programlarda, stüdyolarda çekilmişgörüntüler yapım kontrol odasında seçildikten ve
işlendikten sonra ana kumanda odasına iletilir. Program, yayına bu oda üzerinden gönderilir.
Program görüntülerinin üzerine kanalın logosunun eklenmesi, program aralarında
reklamların, program tanıtımlarının yayınlanmasıişi de yine ana kumanda odasına aittir.
Banttan yayınlanan programlarda ise kurgu odalarında kaydedilmişyayın bantlarıana
kumanda odasına iletilir. Yayın saati geldiğinde program buradan yayına verilir.
Ana kumanda odalarıtüm bu iç ve dışkaynaklardan gelen görüntüleri yayına aktarır.
“Monitör odası” veya “uplink odası” gibi isimler verilmişteknik birimler de yayın
konusunda ana kumanda odasına yardımcıolur. Unutulmamalıdır ki ana kumanda odasından
geçmeyen hiçbir görüntü yayına gitmez. Ana kumanda odasında yayın yönetmeni, yayın
operatörü ve KJ operatörü çalışır. Yayın yönetmeni televizyon kanalının önceden belirlenmiş
programların doğru sırayla ve doğru zamanda yayınlanmasınıdenetler. Yayın operatörü ana
kumanda odasındaki teknik cihazlarıkullanarak yayınıgerçekleştirir, KJ operatörü ise
görüntülerin üzerine eklenecek yazıve grafikleri düzenler.
Resim 2.11: İç ve dışkaynaklardan gelen ses ve görüntülerin düzenlendiği ve ana kumandaya
veya ilgili birimlere aktarıldığıbir monitör odası
Kamu yayıncılığıyapan Türkiye Radyo ve Televizyon Kurumu’nun (TRT) teknik
yapılanmasıözel televizyonlardan daha farklıdır. Özel kanallarda yayınıana kumanda odası,
uplink odasıve monitör odasıyla birlikte gerçekleştirirken TRT’de yayın görevi ana
kumanda odası, VTR odasıve devamlılık (continuous) odasıarasında paylaşılmıştır. Ana
kumanda odasıiç ve dışkaynaklardan canlıgörüntüleri toplarken VTR odasında banttan
yayınlanacak programlarıyayına hazırlanır. Devamlılık odasıise zincirin son halkasıdır ve
görüntüler evlerimizdeki televizyonlara bu üç odanın işbirliğiyle gelir.
Özel televizyonlarda ana kumanda odalarıdoğrudan yayına yani evlerimize görüntü
gönderirken TRT’nin Ankara, İstanbul ve İzmir’deki ana kumanda odaları, stüdyolardan ve
yapım kontrol odalarından geçerek gelen görüntüleri TRT’nin Ankara merkezinde bulunan
devamlılık odasına aktarır. Devamlılık odasında yayın şefi, resim seçici ve sesçi çalışır. Bu
oda, tüm TRT kanallarının yayınlarınıevlerimize ulaştırır.
Televizyon yayıncılığında kullanılan cihazlar her kuruluşta farklıbir isimle
kullanılabildiği gibi, yayın odalarıda farklıisimlerle anılıyor olabilir. Veya birimler farklı
yapılandırılabilir. Özetleyecek olursak TRT’de yayını, ana kumanda odası, VTR odasıve
devamlılık odasıgerçekleştirir. Özel kanallarda aynıişi ana kumanda odası, monitor odasıve
uplink odasıyürütür.
Kontrol odaları, ana kumanda odalarıgibi iç kaynaklardan ve dışkaynaklardan gelen
tüm görüntüler, sesler ve diğer sayısal veriler matrix sisteminde birleşir ve buradan geçerek
ilgili birimlere dağıtılır. Bu sistemlerin temel görevi, birimler arasında bağlantıyısağlamak,
görüntü, ses ve verileri kontrol edip aktarmaktır.
Resim 2.12: Bir televizyondaki ses ve görüntü ile ilgili bütün odaların birbiriyle bağlantıları
merkezi bir sistemle sağlanır
2.5.1. Kasetsiz TV Yayıncılığı
Yayın teknolojilerinin hızla gelişmesiyle televizyon kuruluşlarında video kaset
kullanımıgiderek azalmakta, kasetlerin yerini büyük sabit diskler almaktadır. “Non-lineer
sistem” adıda verilen kasetsiz yayıncılık sisteminde stüdyolarda çekilen programların
kasede kaydedilmesine gerek yoktur. Yayınlanan program görüntüleri aynıanda çok büyük
boyutlardaki sistem arşivine kaydedilir. Dışmekânlarda çekilen görüntüler ise aktarma
birimlerindeki VTR cihazlarıaracılığıyla kasetlerden sisteme yüklenir.
TV kanalının görüntü arşivine bilgisayar ağıüzerinden ulaşılabilmesi, özel kurgu
odalarına olan ihtiyacıda azaltır. Örneğin bir programcı, kendi odasındaki bilgisayar
üzerinden görüntü arşivine ulaşarak istediği görüntüleri seçer. Yine kendi bilgisayarında
yüklü olan kurgu programıile bu görüntüleri kurgulayarak programınıtamamlar. Böyle bir
dijital sistemde, birden fazla kullanıcıaynıgörüntüyü aynıanda kurgulayabilir. Örneğin bir
kameraman haber çekiminden döndükten sonra kasedini aktarma odasından sisteme
yüklediğinde iki farklıprogramcı, bu görüntüyü aynıanda sistemden alarak kendi
programının kurgusunda kullanabilir. Analog sistemde ise bu görüntüyü aynıanda
kullanabilmek için kasedi kopyalamalarıgerekmektedir.
Resim 2.13: Kaset görüntülerinin sisteme aktarıldığıoda
Bu sistemde, kurgusu tamamlanmışbir TV programının tekrar kasede alınıp ana
kumanda odasına teslim edilmesine de gerek yoktur. Ana kumanda odasındaki görevliler
yayın zamanıgelen programlarısistemden çekerek yayınlarlar.
Kasetsiz yayıncılık sisteminin, yayınlanan programların görüntü kalitesi üzerinde de
olumlu etkisi vardır. Video kasetler iyi muhafaza edilmediğinde içlerindeki görüntülerin
kalitesi düşer. Kasetten kasete aktarım sırasında da görüntü kayıplarıyaşanır. Oysa dijital
olarak arşivlenmişbir görüntünün kalitesi ilk kaydedildiği gün nasılsa hep öyle kalır.
Resim 2.14: Kişisel bilgisayarında kurgu yapan bir programcı

3. YAYINLANMA ZAMANINA GÖRE PROGRAMLAR
Televizyon programlarıyayınlanma zamanına ve yerine göre dört farklıtürde
incelenebilir. Bunlar: canlıyayın, naklen yayın, banttan yayın ve canlıkayıttır.
Şimdi bunlarısırasıyla inceleyelim.
3.1. CanlıYayın
Gerek stüdyolarıgerekse de kontrol odalarınıtanırken bu mekânların kullanılış
şekillerini canlıyayın programların işleyişine göre öğrendik. Çünkü televizyonlarda
yayınlanan programların büyük çoğunluğu canlıyayınlanır. Canlıyayında, programlar
stüdyoda çekildikleri anda kontrol odalarında işlenerek yayına gönderilir. Ancak hem RTÜK
Kanunu gereği yayın arşivi oluşturmak, hem de programın tekrarınıyayınlayabilmek için
canlıyayın tüm programlar banda da kaydedilir.
Canlıyayınlarda hata yapılmamasıiçin büyük özen gösterilmesi gerekir. Çünkü
yapılan bir hatanın telafisi mümkün olmayabilir. Bir mikrofonun yayın sırasında
arızalanmasıveya stüdyo konuklarından birisinin hakaret içeren bir cümle sarfetmesi
izleyiciye anında ulaşır. Canlıyayın programların hazırlıkları, programın çekim aşamasından
çok daha uzun sürer. Bazıdurumlarda çekimden önce provalar yapmak gerekebilir.
Programın yayınının başlama ve bitmesi arasında sadece reklamlar için programa ara
verilebilir. Canlıyayın programlarda VTR bantlarıda kullanılabilir.
Haber bültenleri, tartışma programları, müzik-eğlence programları, yarışma
programlarıgenellikle canlıyayınlanır.
3.2. Naklen Yayın
Televizyon stüdyolarıdışında çekilen programların izleyiciye ulaştırılmasına “naklen
yayın” adıverilir. Spor müsabakaları, mitingler, basın toplantılarıgibi olayların gerçekleştiği
anda televizyondan yayınlanması, naklen yayın sınıfına girer.
Bir olayı, cereyan ettiği anda televizyondan sunmanın izleyici üzerindeki etkisi
büyüktür. İngiltere Kraliçesi II. Elizabeth’in taç giyme töreninin yayını, Avrupa’da naklen
yayınların ilk örneğini oluşturmuştur. Naklen yayınlar televizyonculuğun en zevkli,
heyecanlıfakat en güç yapım türlerinden biridir. Olayın akışısırasında neler olabileceğini
bilmek imkânsızdır.
Televizyondan herhangi bir olayın naklen yayınlanmasındaki amaç, izleyiciye
kendisini olayın geçtiği yerdeymişgibi hissettirmektir. Bu nedenle yönetmen kameraları,
olayla ilgili en çok ve en iyi görüntüleri alabileceği biçimde yerleştirmelidir. Kamera
düzenlemesi, yeri geldiğinde kalabalığıda gösterebilecek genel çekimlerle yapılmalıdır.
Ortamın atmosferini televizyon seyircisine hissettirebilmede önemli bir etken de ortamdaki
sesleri iyi yansıtabilmektir. Kalabalığın uğultusu, iki boksörü eldivenlerinin temasından
çıkan ses, topa vurulduğunda çıkan ses, atların nal sesleri gibi
Naklen yayınlar, naklen yayın aracıveya uplink aracıile merkeze iletilir. Naklen
yayın araçlarıbirden fazla kamera, VTR cihazları, mikrofonlar ve basit düzeyde montaj
yapabilecek bir kurgu cihazıile donatılmıştır. Üzerindeki uydu çanağıile kameraların
çektikleri görüntüleri kurumun merkezine aktarır. Naklen yayın araçları, bu amaç için
üretilmiştir.
Uplink araçlarıise daha küçüktür ve dışardan bakıldığında genişce bir minibüsten tek
farkıüzerindeki çanak antendir. Bu araçlar naklen yayın araçlarına kıyasla daha kısıtlı
donanıma sahiptir.
Naklen yayın araçlarıve uplink araçlarıkameraların topladığıgörüntüleri çekildiği
anda merkeze ulaştırabildikleri gibi çekim kasedini çok sonraki bir vakitte de uydudan merkeze gönderebilir.
Resim 3.1: Bir naklen yayın aracının dıştan görünüşü
Resim 3.2: Naklen yayın aracının içinde bulunan cihazlar
Naklen yayın türü, içerdiği olaylara bağlıkalarak kendi içinde çok çeşitlilik gösterir.
Örneğin bir futbol maçının naklen yanınından dini bir törenin naklen yayınına kadar. Bu
sebeple, naklen yayınlar için kesin ve sağlıklıkurallar sıralamak çok zordur.
Günümüzde teknik imkânlar geliştiği ve stüdyo dışından yayın yapmak kolaylaştığı
için yayıncıkuruluşlar dışmekânlardan çok sık naklen yayınlar gerçekleştirir. “Naklen
yayın” tanımlamasınıkullanmayıp stüdyolardan veya dışmekânlardan canlıyayınlanan tüm
programları“canlıyayınlar” olarak nitelendiren yayıncılar da vardır.
3.3. Banttan Yayın
Stüdyoda veya bir dışmekânda çekilen görüntülerin montajlanarak önceden belirlenen
saatte yayınlanmasıdır. Aslında, seyircinin ilgisini daha çok çektiği için programların canlı
yayınlanmasıtercih sebebidir. Ancak bazıprogramlar yapım özelliklerinden dolayı, bazıları
da başka sebeplerle canlıyayınlanamazl.
Eğlence programlarının veya tartışma programlarının çekim sonrasında yapılacak bir
çalışmalarıyoktur. Çekim öncesi gerekli hazırlıklar tamamlandığında çekime geçilir ve
çekim anında program izleyicilere ulaştırılır. Ama bir belgeselin, haber araştırma
programının veya dizi filmin canlıyayınlanmasına imkân yoktur. Bu tip programların uzun
süren bir çekim sonrasıaşamalarıvardır. Örneğin yakın tarih konulu bir belgesel programı
ele alırsak, programın yapımcılarıgerekli kişilerle görüşmeler yapar ve bunlarıkasede
kaydeder, arşivden konuyla ilgili görüntüler bulur, program metni yazar, seslendirme ve
kurguyu yaparak programıtamamlarlar.
Resim 3.3: Programcıların çekim öncesi ve sonrasıçalışmalarınıyürüttükleri bir ofis katı
Banttan yayınlanan programlar genellikle farklızamanlarda ve mekânlarda çekilmiş
görüntülerden oluştuğu için daha özenli kurgu isteyen, program metni yazılması, bazen de
dublaj, yani seslendirme yapılmasınıgerektirebilir.
Bu tip programların çekim sonrasıaşamasıuzun sürebildiği için yorucu olabilir ama
canlıyayın programlarla kıyaslandığında hata yapma riski daha düşüktür.
3.4. CanlıKayıt
Bir televizyon programının sanki o anda yayınlanıyormuşgibi tek seferde çekilmesine
ve çekildiği anda kurgulanarak banda kaydedilmesine “canlıkayıt” adıverilir. Canlı
kayıtların canlıyayından farkı, görüntülerin çekildiği anda yayına gönderilmemesi, bunun
yerine kasede alınmasıdır.
Canlıkayıt programlar, canlıyayınlar gibi çekim sonrasıçalışmayıgerektirmeyen
yapımlardır. Canlıkayıt programların çekim süresi, genelikle programın yayın süresiyle
aynıdır. Bir hata oluşmadığısürece çekime ara verilmez ve program çekildiği anda
kurgulanır. Çekim bittiğinde programın yayın bandıda hazırdır. Canlıkayıt programların
çekimi sırasında rejideki ekip canlıyayın programlardaki çalışmaların aynısınıyapar. Sadece
resim seçici, çekilen görüntüleri yayına göndermek yerine kayıt odasına gönderir vtr
oparetörü de kasede kaydeder.
Canlıkayıt programlar özel durumlar için de kullanılabilir. Resmi tatillerde hem
program konuğu ve stüdyo seyircisi bulmak zor olduğundan hem de yapım ekibinin de tatil
yapmasınısağlamak için program canlıkayıt olarak çekilebilir. Örneğin hafta içi her gün
canlıyayınlanan bir kadın programıresmi tatil olan ramazan bayramında canlıkayıt olarak
yayınlanabilir.
Sabahları10–12 saatleri arasında canlıyayınlanan bir kadın programıdüşünelim.
Sonraki gün resmi tatilse, normal programın çekimi bittikten sonra kısa bir ara verilerek
örneğin 12.30’da bayrama özel bir canlıkayıt program çekimi yapılabilir. Mekân ve
seyirciler aynıdır. Sunucu kostümünü değiştirdikten ve yeni program konuklarıstüdyoya
alındıktan sonra bayram gününe özel programın çekimine başlanabilir. Bu yolla iki, üç hatta
daha fazla programın tek günde canlıkayıt olarak çekilmesi de mümkündür. Bu tip
çekimlerde sunucular, açılışve kapanışkonuşmalarınıprogramın yayınlanacağıgünü ve
saati düşünerek yapmalıdır.
Sanatçıların çoğu resmi tatillerde eğlence mekânlarında sahne aldığıiçin yılbaşı
programlarının çoğu da canlıkayıt olarak yılbaşından önce çekilir.

KAYNAK:www.megep.meb.gov.tr

Döküman Arama

Başlık :