Allaha yakın olabilmek...

Allah’a yakın olabilmek... Kudretli bir kimse karşımızda durup yerine getirmek üzere bize bir iş verse, o zat aklımızdan hiç çıkar mı? Tabi ki çıkmaz. Çalışırken, dolaşırken, otururken hep aklımızda olur. Acaba beni beğeniyor mu? Bana kızıyor mu? diye daima onunla meşgul oluruz. Peki, Allah-u Zülcelal bu zata benzer mi? O, hiçbir zaman kulundan ayrılmaz; bize şah damarımızdan daha yakındır. Böyle olduğu halde, neden Allah-u Zülcelal"den gafil oluyoruz.Allah-u Zülcelal başka bir ayet-i kerimede şöyle buyurmuştur: "(Hayırda) önde olanlar, (ecirde de) öndedirler. İşte bunlar, (Allah"a) en yakın olanlardır." (Vakıa; 10-11)Mü"min olanların tümü, Allah-u Zülcelal"e gitmektedirler. Fakat, bunların önünde olan bazı kimseler vardır. Öyle ki, bu önde olanların içinde de önde giden kimseler vardır. İşte, Allah-u Zülcelal"e en yakın olanlar bu kimselerdir. Esasen, Allah-u Zülcelal nasıl bize şah damarımızdan daha yakın ise biz de O"na o derece yakınız. Ancak, ayet-i kerimede kastedilen yakınlık, bu değildir. Buradaki yakınlık; ibadet ile, ruh ile, huzur ile elde edilen yakınlıktır.Allah-u Zülcelal ile huzurlu olan kimseler O"na doğru gitmektedirler. Otururken, suküt ederken, ibadet yapmadıkları zamanlarda dahi, Allah-u Zülcelal"e yürümektedirler. Anlatıldığına göre, Cüneyd-i Bağdadi (ks) bir gün, suküt içerisinde oturuyordu. Ne zikir yapıyor, ne namaz kılıyor, ne de her hangi bir harekette bulunuyordu. Uzun süre bu halde oturdu. Ona dediler ki: "Farz namazlar dışında, ne ibadet ne de zikir yapıyorsun, ne de hareket ediyorsun. Devamlı sükut eder bir haldesin. Bunun sebebi nedir?" Cüneyd-i Bağdadi onlara şu ayet-i kerimeyi okudu: "Bir de o dağları görür onları sabit sanırsın; oysa onlar, bulut geçer gibi geçip gider." (Neml; 88)İşte, bu ayet-i kerimeyi okuduğu zaman anladılar ki, Cüneyd-i Bağdadi yerinde oturduğu halde, aynı bulutlar gibi seyr-i sülukta, Allah-u Zülcelal"in muhabbetine, rızasına doğru gitmektedir. Cüneyd-i Bağdadi oturduğu ve sükut ettiği halde, ruhuyla ve kalbiyle Allah-u Zülcelal"i zikrediyor ve yalvarıyor; huzurlu olarak Allah-u Zülcelal"e doğru yol alıyordu. Onun bu haline hayret edenler, okuduğu ayet-i kerime ile cevaplarını aldılar.

Döküman Arama

Başlık :

Kapat