İmanda ihlas

İbadette ihlas İBÂDETTE İHLÂS Yapılan şeyin Allâh Teâlâ yanında ibâdet olabilmesinin iki şartı vardır. 1- Allâh rızâsı için yapmak ki o ihlâstır. 2- Dîni ölçülere uygun olmasıdır. İhlâs ibâdetin rûhudur. İbâdet ederken Allâh’ın rızâsını kazanıp, ona yaklaşmayı düşünüp makam, mevki, menfaat ve halka iyi görünmek gibi şeyleri asla düşünmemektir. İhlâs, Allâh ile kulu arasında bir sırdır. Onu melek bilmez ki yazsın, şeytan bilmez ki bozsun. Onu yalnız insanın nefsi bozar. Cenâb-ı Hak; meâlen “Halbuki onlar ancak dinde ihlâs sâhipleri ve müvahhidler olarak ibâdet etsinler ve namazı dosdoğru kılsınlar ve zekâtı versinler diye emrolundular. Ve işte en doğru dîn budur” (Süre-i Beyyine, âyet 5). ve “Kim Rabbinin huzur-ı mânevîsine ulaşmak (rızâsını kazanmak) isterse salih (ihlâslı) amel işleyip, Rabbi’nin ibâdetine başkasını ortak etmesin” (Kehf Sûre’si, âyet: 10) buyurdu. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) de şöyle buyurmuşlardır; “Amelinizi (ibâdetlerinizi) ihlaslı yapın.” (FH-24 Çünkü Allâhü Teâlâ ancak ihlâslı yapılan ameli kabul eder. “İhlâslı ol! (o zaman) az amel sana yeterli olur. Ameller niyete bağlıdır. Herkes için niyet ettiği şeyin karşılığı vardır.” buyurmuşlardır. Hakîki ihlâsın alâmeti üçtür: 1- İnsanların medh etmesine sevinmez, zem edip kötülemesine üzülmez. 2- Yaptığı ibâdetleri unutup günâhları unutmaz, ibâdetlerine güvenmez, devamlı günâhlarına üzülür. 3- Muhabbet sarayı olan gönlünden Allâh sevgisi ile Allâh için sevdiklerinden başkasının sevgisini çıkarıp atmak.

Döküman Arama

Başlık :

Kapat