Kapat

SAÇ BAKIM KOZMETİKLERİ

1. SAÇ TEMİZLEYİCİ KOZMETİKLER
1.1. Tanımı
Saç ve saçlı deriye zarar vermeden saçtaki yağ, kir, jöle gibi biyolojik ve kimyasal
artıkları saçtan arındıran temizleyici ürünlerdir.
1.2. Şampuanlar
Her ne kadar şampuanların işlevi son yıllarda karmaşık hale gelmiş olsa da, esas
amaçları saçın yüzeyindeki sebum ve yabancı kalıntıları uzaklaştırarak saçı temizlemektir.
Şampuan ürünleri, deri ve gözler için güvenli özellikte ve kullanım için uygun olmalıdır. Bu
ürünler ayrıca iyi köpürme özelliğine sahip olmalı ve saçtan kolayca arındırılmalıdır. Yeterli
süre için saklanabilmeli ve raf ömrü süresince kararlı kalmalıdır. Ayrıca şampuanların
görünüşünün çekici ve kokusunun hoş olması tüketici açısından önemlidir.
Saç şampuanlarında saç üzerinde geçici bir örtü teşkil etmesi ve koruyucu etki
göstermesi istenir. Bunlar aşırı kullanılırsa yağ bezlerinin daha fazla çalışmasını sağlar.
Şampuan kaplarının üzerinde temeldeki etiketleri dikkatle okuyun. Bunlar çok şeyi açıklar.
Şampuan kuru, yağlı, dengeli saçlar için mi? Boyanmış rengi açılmış saçlar için mi?
Zenginleştirilmiş mi? Zenginleştirilmiş ise hangi maddelerle? İlaçlı mı? Alerji yapmayan
türde mi? Tıbbi maddelerle mi yapılmış yoksa suni maddelerle mi?
Deneyler protein maddelerle zenginleştirilmiş şampuanlardaki protein moleküllerinin,
saç teli tarafından emilerek saçı beslediğini ortaya koymuştur. Geri kalan protein molekülleri
ise saçı geçici olarak kaplar, daha sonraki yıkamada akıp gider. Bu proteinli şampuanlar
saçları daha kolay biçime girecek bir hale sokar, telleri de hafifçe daha kalınlaştırır. Birçok
şampuanın üzerindeki etikette ‘pH’ işareti vardır. Bu ‘asit ’ ya da ‘alkali ’ derecesini gösterir.
Saçın etrafını nemden oluşmuş sıvı bir örtü sarar. Bu örtünün hafifçe asitli olması
gerekir. Fakat saç rengini değiştirme ve kalıcı dalga verme gibi saçtaki kimyasal
uygulamalar, çoğu zaman alkali bir tortu bırakarak saçın pul ve lif tabakalarında yıpranma
meydana getirir. Bu da saçta esneklik kaybına neden olur, dolayısıyla saç kırılmasına,
tellerinin uçlarının çatallaşmasına yol açar. Onun için bir şampuanın durulama, canlandırma
malzemesinin pH derecesi saçın normal asit-alkali dengesinin korunması, düzeltilmesi
konusunda önemli olabilir.
Şampuanınızın saç türüne uygun olmaması saçınıza zarar verebilir. Uygun şampuan
ancak denemeler sayesinde bulunabilir. Şampuanın saçlarınızı ne dereceye kadar
temizlediğine bakın. Saçlarınızın size nasıl geldiğine ve ne durum aldığına dikkat edin.
Sürekli aynı şampuanın kullanılması saça olan etkisini azaltacağından zaman zaman
değiştirilmelidir. Bunların yağlı, kuru, boyalı saçlar için kremli, kremsiz olanları vardır.
Ayrıca saçı şekillendiriciler içeren şampuanlar da vardır. Kuru saçlara yağ temin eden, yağlı
saçların fazla yağını alan ve boyalı saçlarında rengini koruyan maddeler içermelidir. Yağlı
saçlar için genellikle limonlu şampuanlar; kuru saçlar için ise yağ içerikli şampuanlar
kullanılır. Değişik yapıdaki şampuanlar arasında lanolinli, lesitinli, poli peptit ve aminoasitli,
kininli, yumurtalı, ardıç katranlı, badem ve hint yağlı tipleri vardır.
Şampuanların yıkama esnasında saçtaki sebum maddesini tamamen yok etmesi
istenmez. Çünkü bu sebum saç ve saçlı deriye parlaklık ve yumuşaklık verdiği gibi,
bakterilerden de korur. Saç çok sık yıkanmamalı ancak ihtiyaç hissedildiğin de yıkanmalıdır.
Az şampuan kullanılmalı ve ikinci yıkamaya gerek duyulursa yapılmalıdır. Şampuanlar
yoğun yapıda olmalarından ve saçtan kolay arındırılamadıklarından mutlaka sulandırılarak
kullanılmalıdır. Saç, şampuan ile veya sabun ile yıkamadan sonra donuk, rengi gitmiş bir hal
alır. Bu nedenden dolayı son durulama suyuna mutlaka asitli maddeler (sirke, limon)
katmaya özen gösterilmedir. Çünkü asitli çalkalamalar (sirke, limon) şampuan atıklarını
arındırarak, suyun kirecini kırarak, saça yumuşaklık ve parlaklık verecek, aynı zamanda saç
ve saçlı derinin pH’ını normal seviyeye getirecektir. Ayrıca protein çöküşünü ve saçtaki
aminoasit kaybını engelleyecektir ve açık kütikül pulcuklarını kapatacaktır.
Şampuanlar genellikle yüzey etkin madde içerirler. Böylece ıslatıcı, emülsiyon yapıcı
ve köpük temin edici özellikleri vardır.
Katyonik yüzey etkin maddeler, köpük temin edici, temizleyici özellikleri yanında,
negatif yük taşıyan keratinle, pozitif yük taşımaları dolayısıyla birleşirler ve saç üzerinde
koruyucu bir örtü oluştururlar. Böylelikle saçın yapısının bozulmamasını sağlarlar. Bunlar
sert temizleyicidirler ve deri üzerinde alkali etki gösterirler.
Anyonik yüzey etkin maddeleri temizleme özellikleri iyidir ve yağsızlandırma etkisi
formülasyonuna göre değişir. Bunlar yumuşak temizleyicidirler ve deri ile uyumludurlar. En
önemli madde ‘sodyum lauril sülfat’(SLS)tır. Bu su sertliğinden bağımsız olarak mükemmel
temizleme özelliği sağlayan, çözünen, yüksek köpük oluşturucu özelliktedir. Son zamanlarda
‘amonyum lauril sülfat’ kullanılmaya başlandı. Bu SLS’nin tüm üstün özelliklerine sahip
olmakla birlikte, saçlı deri ile daha uyumludur ve saçtan daha kolay uzaklaştırılır.
Noniyonik yüzey etkin maddelerin de iyi temizleyici özellikleri vardır. Bunlar saçı
güneş, deniz suyu, kum ve tuzun zararlı etkilerinden korumak için tercihen (aminoasitler ve
polipeptidler) ilave edilir. Şampuanlarda zengin kararlı, kremsi köpük oluştururlar ve diğer
yüzey etkin maddelerin iritan etkilerini azaltırlar. Şampuanın fomülasyonunu şunlar oluşturur.
 Birincil yüzey etkin madde (temizleyici)
 İkincil yüzey etkin madde (köpük arttırıcı)
 Kıvam verici
 Sertleştirici hacim arttırıcı
 Renk verici
 Opaklaştırıcı (sedefli beyaz parlaklığı)
 Koruyucu
1.3. Yüzey Etkin Maddeler
Yüzey etkin maddeler sulu maddelerle yağlı maddeleri bir arada tutan maddelere
denir. Yağı çözen bulunduğu ortamdan çekip çıkartan özelliğe sahip olduğu için
kozmetiklerde temizleyici (deterjan) olarak kullanılır. Bu maddeler aynı zamanda ıslatıcı
maddelerdir. Bu etkilerinden dolayı saç boyalarının içinde kullanılır. Boyaların köpürmesi
bu yüzdendir. Temizleyicilerde (deterjan) olduğu gibi köpük oluştururlar, emülsiyon
sistemlerini oluştururlar. Parfüm ve koku verici maddelerin suyun içinde çözünmesini sağlarlar.
1.3.1. Deri Üzerindeki Etkileri
 Derinin kurumasına, çatlamasına ve pul pul kalkmasına neden olurlar.
 Temizleyici maddelerde fazla miktarda yüzey etkin maddeler olduğu için cilde
zarar verirler. Hassaslaştırıcı, tahriş edici, şişme etkileri vardır. Ayrıca ciltteki
yağı kaldırma ve su dengesini bozması açısından irritan etkiye sahiptirler.
 Bir grup yüzey etkin maddeler (özellikle katyonik yapıdakiler) zararlıdır ve
protein yapısına yapışırlar. Bunun sonunda deride alerjiye neden olurlar. Bunlar
ağız içi ve göz mukozasına değmemelidir. (Katyonikler: Antibakteriyel
etkisinden dolayı yüz jellerinde, deodorantta, diş bakım ürünlerinde, saç bakım ürünlerinde kullanılır)

2. SAÇ GÖRÜNÜŞÜNÜ DÜZELTEN KOZMETİKLER
2.1. Tanımı
Saçın temizlenmesinden sonra görünüşünü düzeltmek, kolay şekil almasını sağlamak,
taranmasını kolaylaştırmak, elektriklenmesini önlemek, hacim kazandırmak, kırıklarını
düzeltmek ve pürüzsüz, ipeksi bir görünüm kazandırmak için kullanılır.
Doğal ve hafif hasar görmüş saç için krem kullanılır. İnce, zayıf saçlar esnek ve ipek
gibi olması için, iyileştirici; kalın, sert saç için yumuşatıcı esneklik verici; çok hasar görmüş
saç için ise saç liflerini yeniden yapılandırıcı koruyucu özelliğe sahip preparatların
kullanılması uygundur.
2.2. Saç Kremleri
Saç kremleri, emülsiyon şeklinde olup saça parlaklık, esneklik ve nemli bir his verip
taranmayı kolaylaştırır. Ayrıca, ihtiyaç doğrultusunda, uygun miktarda saçı şekillendirici
madde içerebilir. Kremlerin içindeki askorbik asit maddesi saçların kütikul pulcuklarının
kapanmasını sağladığı gibi, ayrıca bir antioksidan olarak işlev gördüğü için de
kullanılmaktadır.
Saç kremlerinin temel bileşenleri, sıvı yağlı maddelerdir. Sulu bileşen ise %30–70
oranındadır. Emülsiyon Y/S veya S/Y tipinde olabilir. Genellikle, Y/S emülsiyonu çok az
yapışkan yapıda ve canlandırıcıdır. S/Y tipi ise biraz yağlıdır; buna karşılık çok iyi parlaklık
verir ve iyi şekillendiricidir. Bu kremler saç yıkandıktan sonra yıkama ile kaybolan yağ
maddelerini yedeklemek ve böylece saçı daha yumuşak yapmak, saça doğal bir parlaklık
vermek için kullanılır. Bunlar saçlı deriye gelmeyecek şekilde yeteri miktarda saçlara uygulanır.
2.3. Saç ve Baş Suları
Saç tarama suları ile saçlar, saçı biçimlendirmek üzere ıslatılırlar. Az miktarda bal
mumu ya da yağ maddeleri (alkolde çözünmüş) ve tabaka oluşturan maddeler saçın şekil
alma özelliğini ve saç tuvaletinin dayanıklılığını arttırırlar. Kokulu saç suları yüksek değerli,
etanolde çözünmüş koku maddeleri sayesinde hoş bir koku verirler ve ferahlatırlar.
İlaçlı baş suları, belli kozmetik bakım amacıyla kepek, kaşıntı, yağlanmaya karşı
kullanılırlar. Bu ürünler kan dolaşımını artırırlar ve baş derisinin işlevini teşvik ederler.
Etkileri baş derisi için hafifletilmiş olduğundan sürerken saç ayrılmalıdır ve bu sular
kullanılırken masaj yapılmalıdır.
Saç ve baş sularının ana bileşeni, %40-60’lık izopronal ilavesidir. Kimyasal
tepkimeleri hızlandırıcıları için, iyi bir çözelti maddesi olmasının yanında dezenfekte edici,
ferahlatıcı, kaşınmayı azaltıcı, kan dolaşımını artırıcı özelliği de vardır. Kükürt ve kükürt
bileşikleri, salisilik asit de dezenfekte ederler ve keratolitik özellikleri sayesinde kepek
oluşumu ile mücadele ederler.
Bazı baş suları, beyaz saçtaki çirkin sarılıkları örtmek için boyalar (mavi-menekşe
tonları) içerirler. Baş sularının saçı büyütücü etkisi tartışmalıdır. Çünkü aminoasit, protein,
vitamin gibi kimyasal tepkimeyi hızlandırıcıların baş derisi tarafından gerçekten emilip
emilmediği açığa çıkmamıştır. Buna karşın hormonların (östrojen) saç büyütücü etkisi
kanıtlanmıştır.
Baş suları saçlı deriyi sağlıklı tutma ve böylece saç dökülüşünü azaltma ve saç
dökümünde, saç büyümesini yeniden hızlandırma konularında yardımcı olurlar. Saç ve baş
suları kimyasal tepkimeyi hızlandırıcı, koku maddeleri içeren alkollü çözeltilerdir ve baş
derisi bozukluklarının bakımı için kullanılır. Hormonların neden olduğu saç dökülüşünü baş
suları yavaşlatırlar.
2.4. Saç Spreyleri
Kaliteli spreylerde püskürtülerek çıkartılan madde saça toz inceliğinde dağılan, saç
üzerinde kaygan, berrak, kuruyunca yapışkan olmayan bir tabaka oluştururlar. Sprey saça
iyice yapışmalı ama esnek olmalı, yıkama ve fırçalamayla kolayca saçtan
uzaklaştırılabilmelidir.
Spreyin ana bileşenleri saçı nemden koruyan ve saç biçimini saç telleri arasında
oluşturduğu ‘cila köpükleri’ ile sertleştirip dayanıklılaştıran suni reçinelerdir. İçinde bulunan
yumuşatıcılar sprey tabakasını esnek kılarlar ve pul pul kabarmayı önlerler. Tabaka
oluşturucu çözelti maddeleri, yumuşatıcı ve parfüm yağları olarak öncelikle izopropanol,
etanol, metilenklorit vs. gibi maddeler kullanılır. Sevk maddeleri (itici gaz) olarak gaz
biçimli substanslar kullanılırlar.
Püskürtme düğmesine basarak subap açıldığında spreyin içindeki madde sevk maddesi
yardımı ile dışarı püskürtülür. Saç spreyi kutuları püskürtme sırasında müşterinin saçından
20–30 cm. olabileceğince dik tutulmalıdır ve sürekli hareket ettirilmelidir. İnce toz halinde
dağılan maddelerden oluşan bu tür püskürtme maddelerine ‘aerosol’ adı verilir.
Sprey kaplarını kullanırken üzerlerinde yazılı olan uyarılara dikkat etmek gerekir.
Vitrinlere yalnızca gösterme amacıyla kullanılan ambalajlar konmalıdır. Tamamen
boşalmamış kutular çöpe atılamazlar, çünkü orada sıcak kül yüzünden kızıp patlayabilirler.
Saç spreyleri saçın üzerinde koruyucu ve sağlamlaştırıcı bir tabaka oluşturan alkolde
çözünmüş suni reçineler içerirler. Basit olarak ifade etmek gerekirse saç spreyleri polimer
reçinesinden oluşur, karşılıklı temas noktalarındaki saç tellerini bağlayarak saçı "tutan" bir
çözeltidir. Saç spreyi ürünlerinin genel koşulları şunlardır:
 Çok sert görünmeyen, iyi tutma özellikleri göstermelidirler
 Saçın parlaklığını bozmamalıdırlar
 Şampuanla yıkandıklarında kolayca giderilebilmelidirler
 Atmosferden nem emmeye yatkın olmalıdırlar.
 Saç fırçalandığında, pullanmadan ince bir toz halinde dökülmelidirler.
Saç spreyleri genellikle kuru saçın üzerine saç şeklini koruması için uygulanırlar.
Yumuşak ve sert olmak üzere iki tür sprey vardır. Yumuşak sprey her uygulamada rahatlıkla
kullanılırken sert sprey sadece topuz uygulamalarında kullanılmaktadır. Sprey saça
zerrecikler halinde yapışır ve daha fazla bağ kurulmasını sağlar. Zerrecikler saça
değdiklerinde birleşirler ve bağları oluştururlar. Zerrecikler bundan sonra kuruyarak teller
arasındaki yapıştırıcı görevi görürler. Solüsyonun uçucu niteliği dolayısıyla kuruma süresi
kısadır.
Spreyi gözlere püskürtmeyin, kutuları basınçtan, güneş ışığından ve 50 ˚C üzerindeki
ısılardan koruyun. Aleve, göze, lense ve aynı noktaya doğru püskürtmeyin. Püskürtürken
mutlaka yüze koruyucu maske koyun.
2.5. Saç Sertleştiriciler
Bileşimleri ve etkileri açısından saç spreylerine benzerler. Çözelti maddeleri olarak
kullanılan alkol oranı %20–50 arasındadır. Normal olarak izopropanol, pahalı kokulu
sertleştiricilerde ise etanol kullanılır. Saça tonlatıcı renk veren sertleştiriciler doğrudan
boyayıcı boya maddeleri içerirler. H2O2 ilavesi olan bazı sertleştiricilerin renk açıcı etkileri
vardır. Katyon aktif maddeler, saçın yıkanmadan sonraki elektrostatik yüklenmesini
kaldırırlar. Fön losyonları da genelde aynı maddeleri içerirler. Jöle ya da aerosol biçiminde
olan sertleştiriciler de vardır. Kalite özellikleri aynı spreydeki gibidir.
Saç setleştiricileri suni reçinelerin, besleyici maddelerin, koku maddelerinin ve
boyaların bileşiminden oluşan alkol çözeltileridirler. Saç sertleştirici maddelerin amacı saça
biçim vermeyi kolaylaştırmak, saçın nem alma kapsamını azaltmak ve böylece saç biçiminin
dayanıklılık süresini uzatmak, saçın yıkandıktan sonraki uçuşmasını önlemek, parlaklığını
önlemek ve saça hoş bir koku vermektir.
 Saç Köpükleri: Aerosol kabı içinde şekil verici konsantre ve itici gazdan
oluşurlar. Şekil verici kaptan püskürtüldüğünde, sıvılaşmış gaz buharlaşır ve
geriye köpük kalır. Bu ürünler kullanılmadan önce mutlaka çalkalanmalıdır.
 Saç Jöleleri: Alkol çözeltili jöle oluşturucu suni reçinelerden ve yağımsı
bileşenlerden oluşurlar. Saça uygulanan jöleler, şekil verici bileşenler içerir,
suda çözünen polimerler ile kıvamı arttırılır, jel yapısında saydam
preparatlardır. Şekil verici olarak kullanılan reçinelerin kurutucu etkisi vardır.
Bu ürünlerde, suda çözünen polimerler (karboksivinil polimer, metil selüloz,
karagenan), şekil verici ajanlar (ponivinil prolidon ), nem çekiciler, alkali
ajanlar, yüzey etkin maddeler ve şelat yapıcı maddeler kullanılır.
 Çubuk Şeklinde Pomatlar: Jel şeklinde veya hafif katı şekilde, yarı katı yağlı
preparatlar olan pomatlar, saçı şekillendirmenin yanı sıra parlaklık da vermek
amacıyla kullanılır. Saça uygulanan çubuklar, çubuk şeklinde katı preparatlar
olup, özellikle sert saçları şekillendirmek için kullanılır.
 Şekil Verici Losyonlar: Reçine ve zamkların etil alkol ve saf su içinde
çözündürülmesi ile hazırlanırlar. Saç losyonları ıslak saça uygulanan şişelenmiş
sıvılar olmaları dışında saç spreylerine çok benzerdirler. Losyonlarda bazen,
yaklaşık %60’ ı su ve %40’ı alkol olması haricinde saç spreylerindeki benzer
formüller ve aynı reçine türleri kullanılmaktadır.

3.SAÇA KALICI DALGA VEREN KOZMETİKLER
3.1. Tanımı
Saçın şeklini kalıcı olarak değiştirmek için kullanılan kozmetiklere saça kalıcı dalga
veren kozmetikler denir.
Saçta, saçın ana elemanı olan keratindeki polipeptit zincirlerinin çeşitli yan zincir
bağları ile oluştuğu bir yapı bulunur. Permanant işlemi açısından, yan zincir bağlarından en
önemlisi en kuvvetli olan disülfür (kükürt- S-S) bağlarıdır.
Permanant losyonlarının etki düzeneğini kısaca şöyle özetleyebiliriz:
Permanant maddesindeki disülfür (kükürt) bağlarını kıran ajanların (indirgeme
maddesi) etkisiyle, disülfür bağları kırılarak yeni bir yapı oluşturulur ve saçın şekli bozulur.
Bu yeni yapı oksidan ajanların (oksidasyon maddesi) etkisiyle birleşerek, yeni disülfür
bağları oluşturur ve sabitler. Böylelikle saçın kalıcı olarak şekli değişir.
Şekil 3.1: Saça kalıcı şekil verme (permanant ) mekanizması
3.2. Permanant Losyonlarının İçeriğindeki Maddeler
Permanant işlemi için genellikle iki preparat gurubu kullanılır.
 Asıl permanant maddesi (developman çözeltisi de denir.) (1. ilaç)
 Fiksaj maddesi (kısaca F çözeltisi) (2. ilaç).
Bu preparatlar piyasada sıvı (çözelti, emülsiyon) ya da köpük (aerosol) şeklinde
bulunurlar.
3.2.1. Asıl Permanant Maddesinin Genel Bileşenleri ve Görevleri
 İndirgeme maddesi: Permanant maddesinin ön önemli bileşenidir, görevi
saçtaki disülfür köprülerini kırma ve böylece saçı biçimlendirilebilir hale
getirmektir. Bunun için sülfitler, hidrojen sülfitler en çok tioglikolik asitler
uygundur. Alkalik tepkimeli preparatlarda çoğunlukla amonyum tioglikolat
bulunur. Tioglikolat, asitten ve amonyaktan oluşan alkali tepkimeli bir tuzdur.
 Alkalileştirme maddesi: Öncelikle amonyak kullanılır, bunun yanı sıra
athanolamin ya da az miktarda sut kostik gibi diğer alkalilerde kullanılabilirler.
Alkaliler saçı şişirerek kütikul pulcuklarını açarlar ve böylece perma ilacının
saça girmesini sağlarlar. Ayrıca saçtaki tuz ve hidrojen köprülerini gevşetirler.
 Amonyağı ayırıcı bileşikler: pH değerini ayarlarlar veya duruma göre sabit
tutarlar. Genellikle perma maddesinin pH değeri 9.3–9.6’dır.
 Çözeltileştiriciler: Zor çözünen bileşenlerin çözülebilmesi için gereklidirler.
 Nemlendiriciler: Sıvıların yüzey gerilimini azaltırlar ve permanant ilacının
saçta iyice dağılmasını ve girmesini sağlarlar
 Emülgatörler: (örneğin gliserin stearat) Besleyici yağ ilavelerini (yağlar,
balmumu) iyice dağılmış bir hale getirmek ve emülsiyonu stabilize etmektir.
 Koruyucu ve besleyici maddeler: (yağlar, lanolin, lesitin, siklon, proteinler,
gliserin, bitki özütleri) Saçın zarar görmesini engeller ve saçı besleyip
parlatırlar.
Bunların dışında permanant losyonlarına eklenen maddeler; tioglikolatların kötü
kokusunu örtmek için eklenen koku maddeleri, akmayı engellemek için eklenen koyultucu
maddeler, görünümü düzeltmek için eklenen boyalar, sulandırıcı olarak eklenen damıtılmış
su ya da tuzu alınmış sudur. Karışımdaki su oranı yaklaşık olarak % 60’dır.
Asıl permanant maddesinin kullanımı sırasında alınması gereken önlemler şunlardır:
Demir tuzları ile tioglikolatlar ( tiol etanoatlar) mor kırmızı boyalar meydana
getirirler. Losyon herhangi bir cihaz veya demir preparat ile muamele etmişse saç ile temas
ettirilmemelidir. Kaplar cam veya plastikten seçilmeli ve kimyasal maddelere karşı dirençli
olmalıdırlar.
Keratinden oluşan deri ve tırnaklar indirgen maddenin etkisinde kalarak, yapıları
bozulacağından dolayı, eller eldiven ile korunmalıdır. Losyonu gözler, yüz ve ağızdan uzak
tutmak gerekir.
Alkali ve tioglikolatlar kafa derisi kesiklerinde ve tahrişlerinde inflamasyona
(iltihaplanmaya)sebep olabilir. Küçük kesikler ve tahrişler için yumuşak parafin yararlı bir
koruyucudur.
3.2.2. Fiksaj Maddesinin Genel Bileşenleri ve Görevleri
 Oksidasyon maddeleri: Oksidasyon sayesinde disülfür bağlarını yeniden yeni
konumlarında sabitleştirirler. Başlıca %0.5-2’lik konsantrasyonlu hidrojen
peroksit kullanılır.
 Nötrleştirme maddesi: Organik asitler kullanılır. Bunlar asıl perma ilacının
alkalik artıklarını nötrleştirmek ve saçı canlandırmak amacı ile kullanılırlar.
Bunların dışında fiksaj maddesinin içinde nem gücünü artırıcı maddeler, köpük
oluşturucular, saç besleyiciler ve parlatıcı maddeler eklenir. Fiksaj maddeleri asit tepkisi
gösterirler.
3.2.3. Permanant ve Fiksaj Maddesi Saklama Kuralları
 Sıcaktan ve soğuktan korunmalıdır.
 Şişeler açık bırakılmamalıdır.
 Açılan şişeler hemen kullanılmalıdır.
3.2.4. Permanant Maddesinin Seçimi ve Uygulanması
Üretici firmaların yaptığı permanant maddeleri, belli saç kalitesi için belirlenmişlerdir.
(Örneğin boyalı, rengi açılmış, gözenekli v.b.)
Farklı saç kaliteleri için olan permanant maddeleri, birbirlerinden indirgeyici madde
konsantrasyonunda ve pH değerinde farklılıklar gösterirler. Çünkü gözenekli saçlar daha
emicidirler ve normal konsantrasyonlarda çok fazla indirgeyici madde emebilirler.
Tüm saç kaliteleri için kullanılan bir permanant maddesi , su ile sulandırılıp daha az
konsantrasyon elde edilebilir. pH değerinde pratikte, sulandırma işleminde pek değişiklik
olmamıştır.
Piyasada bulunan permanant ilaçları farklı biçimlerde uygulanır. Bu yüzden kullanma
talimatına sıkıca uyulmalıdır.

4. SAÇ BOYALARI VE RENK AÇICILAR
4.1. Saç Boyaları
4.1.1. Tanımı
Rengi açılmış, beyazlamış saçı boyayarak daha genç bir görünüm sağlamak, saçın
rengini değiştirerek modaya uygun hale getirmek için kullanılan kozmetiklere saç boyaları
kozmetiği denir. Saç boyama, yalnızca beyaz saçları örtmek değil, aynı zamanda
güzelleşmek amacıyla kullanılmıştır. Bugün değişik formülasyonlarda boyalar imal edilmiş
organik boyalar kullanılsa bile, burada boya maddelerinin tarihine kısaca bakmak gereklidir.
4.1.2. Bitki Boyaları
En eski boyalar olup, en tutulan bitkisel boya kınadır. Afrika ve Asya’da yetişen kına
bitkilerinin saplarından ve yapraklarından elde edilen boya, saçlara turuncu-kırmızı renkler
verir. Kına günümüzde de kullanılmaktadır.
Bir çivit (endigo) bitkisinin kuru ve toz yapraklarından elde edilen boya, mavimsi renk
tonları verir. Bunun kınayla karışımından açık kahverenginden siyaha kadar tonlar elde
edilir.
Papatya, somak, ceviz, meşe kabuğu karışım oranına, konsantrasyonuna ve bekleme
süresine göre sarı, kahverengi ya da koyu renkler verirler.
Bu bitki boyalarının kullanımları genellikle aynı biçimdedir. Kuru öğütülmüş bitki
parçacıkları (yapraklar, çiçekler, saplar, kabuklar v.b.) sıcak suyla bir bulamaç haline
getirilirler ve saça sürülürler.
Bitkisel boyaların yararı saç yapısına zarar vermemeleri ve tanen çiçekleri sayesinde
saç gözeneklerini sıkıştırıcı bir etki yapmalarıdır. Sakıncaları ise, renk tonunun kesin olarak
belirlenememesi ve kullanımın çok ayrıntılı olmasıdır.
4.1.3. Metal Tuzu Boyaları
Yine eski çağlarda kurşun, bizmut, bakır, gümüş ve demir tuzları çözeltileri saç
boyamak için kullanılırlardı. Bu boyalar kaş, kirpik boyaları için günümüzde de
kullanılmaktadırlar. Bu metal tuzları saç keratini içinde bağlanmış kükürt ile kahverengi ve
siyah gibi saçı koyuya boyayan renkler oluştururlar.
Metal tuz boyalarının kullanımı, bitki boyalarınınkinden daha basittir, ama doğal etki
yapmayan metalik parlaklık ve saçın hidrojen peroksit ile yapılan işlemlerle zarar görmesi
sakıncalarıdır.
4.1.4. Kombine Boyalar
Bitki boyası ve metal tuzu karışımları ile bekleme süresi kısaltılmış ve özellikle koyu
renklerde büyük renk tonu çeşidi elde edilmiştir. En önemli örnek rastıktır. Örneğin kınaya
metal tuzları eklenerek elde edilir. Bu boyalar 1930 yılına kadar kullanılmıştır. Hazır toz
halinde satılırlardı ve sıcak suyla karıştırılarak bulamaç haline getirilirlerdi.
4.1.5. Oksidasyon Boyalar
İlk sentetik saç boyası olarak 19 y.y.’ın ortasında pirogallol ortaya çıktı. Alkali
içerikleri ve hava oksijeni ile birlikte kahverengi bir bileşik oluşturuyorlardı ve bu yüzyılda
parafenilen diamin Paris’te oksidasyon saç boyası olarak patent aldı. Bugün kullanılan
oksidasyon boyalardaki renk oluşturucuların en bilinen örneği paratolüien diamin’dir.
Oksidasyon boyalarının karakteristik özelliği, ancak oksidasyon yoluyla yapay boya
pigmentlerini oluşturan renksiz renk oluşturucu moleküller meydana getirirler. Bunlar kolay
kullanılabilir olduklarından ve doğal bir sürü renk sunduklarından, pigmentsiz saçı bile iyi
örtüklerinden ve diğer kimyasal işlemlerin yapılmasına olanak verdiklerinden bitki ve metal
boyaların yerini almışlardır.
4.1.6. Oksidasyon Saç Boyalarının Bileşimi
Oksidasyon boyaları, oksidasyon boyaları ile boya yapmak için birbirinden ayrı iki
maddeye ihtiyaç vardır. Bunlar,
 Boya Maddesi Taşıyıcı (Renk Oluşturucu)
 Oksijen Taşıyıcı
4.1.6.1. Boya Maddesi Taşıyıcıları
Krem ya jöle ya da krem-jöle kombineli ve aşağıdaki ana maddeleri içeren maddelerdir:
 Renk Oluşturucu: Oksidasyon yoluyla yapay pigmentler oluştururlar. Bunlar
alt yapı boyaları olarak daha çok sarı ve kahverengi tonlar verirler, böylece ana
ton içinde belirleyici olurlar.
 Nüanslama Boyaları: Sarı, kırmızı, turuncu, kül, gümüş ya da mat
tonlardadırlar ve saçı doğrudan boyarlar.
 Alkali (Amonyak): Saçı şişirir, böylece kutikula pulcuklarını açar ve korteks
liflerini gevşetir. Saç, saç renk oluşturucu molekülleri alabilecek duruma gelir.
Ayrıca hidrojen peroksit preparatının sitabile edici asidini nötrleştirmek
zorundadır. Oksidasyon boyaları en iyi alkali ortamda geliştiklerinden, alkali
oksidasyon olayını da teşvik eder. Alkalilerin saça zarar verici etkilerinden
dolayı, modern boyada olabildiğince az alkalide oluşturulmaya çalışılmaktadır.
 Alkalik Tuzlar: pH değerini ayarlayarak kimyasal olaylara kumanda ederler.
 Koyulaştırıcılar: Sıvının akmasını önlerler ve saça yapışma kapasitesini
artırırlar. Emülsiyonların (kremlerin) koruyucu ve besleyici etkileri vardır. Buna
karşın jöleler daha büyük ıslatma kapasitesine sahiptirler ve daha kolay sürülürler.
 Nemlendiriciler: Maddenin aynı oranda sürülmesini ve durulanmasını kolaylaştırır.
4.1.6.2. Oksijen Taşıyıcıları
Farklı konsantrasyonlardaki hidrojen peroksit çözeltileridir. Yapay pigment
oluşumunu ve doğal pigmentleri kısmi olarak indirgemek için gerekli olan aktif (atomer)
oksijeni verirler.
4.1.7. Saç Boyamadaki Kimyasal İşlemler
Saçın alkali madde tarafından şişirilmesi ve çözülmesinden sonra, küçük renk
oluşturucu moleküller hidrojen peroksit ile aynı anda saça girebilirler. Hidrojen peroksit aktif
(atomer) oksijeni ayırır. Bu oksijen küçük renk oluşturucu molekülleri daha büyük renkli
moleküller halinde bağlar. Küçük parçalar halinde saça ulaşan ve orada birleşen moleküller,
şimdi daha büyük olan hacimleri sayesinde saçta bir tür kafes etkisiyle tutulurlar. Bu yapay
oluşmuş boya maddesinin bir kısmı, saç keratini ile kimyasal bileşimlerde oluşturur ve
oksidasyonlu saç boyalarının doğal etkisi ve dayanıklılığı bununla açıklanır.
Saça girmiş nüanslama boyaları yine saçın keratin yapısında depolanırlar. Doğal
pigmentler gibi yapay boya maddelerinin de büyük kısmı kortekste depolanmıştır ve saydam
kutikul pulcukların altından görünürler. Oksidasyon boyalarının saflığı ve doğal etkisi buna
dayanır.
Aynı saç açma işleminde olduğu gibi oksidasyon maddeleri yüzünden boyama
sırasında da doğal pigmentlerin bir kısmı indirgenir. Hidrojen peroksidin (H2O2)
konsantrasyonu ne kadar fazla ise renk açma etkisi de o kadar fazladır. Oksidasyon
maddesinin belli bir fazlalığı ile boyama sırasında yeni oluşmuş yapay pigmentlerin az bir
yüzdesi yeniden indirgenebilir. Böylece bekleme süresi biraz aşıldığında hemen koyu bir
renk tonu elde edilmez. Her iki olay yani doğal pigmentlerin bir kısmının indirgenmesi ve
çok fazla olmuş yapay pigmentlerin indirgenmesi, bir saç renginin dengeleme kapsamı
açısından önemlidir.
Boya maddesinin alkalitesi yüzünden son olarak alkali artıklarını nötrleştiren ve
kutikul pulcuklarını kapatan asitli madde ile işlem yapmak gerekir.
4.1.8. Saç Boyaların Sınıflandırılması
Saç boyaları, saç üzerindeki dayanıklılık sürelerine göre sınıflandırılır. Saç boyama
sürelerine bağlı olarak, geçici, yarı sabit ve sabit saç boyaları tipinde önerilirler. Her birinin
saçı boyama düzenekleri farklıdır.
4.1.8.1. Geçici Saç Boyaları
Geçici saç boyaları çubuk, jel, sprey veya köpük şeklinde olabilir. Saçta uzun süre
kalmaz ve şampuanla kolaylıkla uzaklaştırılır. Genellikle, karbon siyahı bazen de asidik
boyalar kullanılır.
Bu tür boyalar ile renklendirme, saçtan tek yıkamayla çıkarılabilen boya maddelerinin
kombinasyonun saça uygulanmasıdır. Bunlar saçı çok hafif boyayabilirler ya da saçın doğal
rengini yoğunlaştırabilir, sararan gri saçı beyazlatır ya da açılmış saçlardaki sarı ve kırmızı
tonları düzeltir. Geçici boyalarda kullanılan saç boyaları keratin bakımından zayıf olmalı,
ışığa karşı dayanıklılığı olmalı, yastığı ve kıyafetleri boyamaması için friksiyona dayanıklı
olmalı ve şampuanla kolayca yıkanabilmelidir. Bu boyalar genelde tekstil boyama
endüstrisinden alınan, suda çözünebilen asit renklendiricilerdir. Renk tanecikleri saç bakımı
ve saç stili ürünlerinin temel katkı maddesi olan reçineler tarafından saçın yüzeyinde
tutunurlar.
Geçici saç boyaları genellikle sulu ya da hydro alkolik losyon ya da sprey şeklinde
bulunur. Aynı zamanda saç şekillendirmeye katkıda bulunan, saçın dolaşmasını önleyen,
yumuşaklık ve esneklik sağlayan anyonik ve katyonik polimerler içerirler.
Bu tür boyamanın yararları saçtan kolayca çıkarılabilmesi, doğal ya da boyalı saça
uygulanabilmesi, kolay uygulanması ve yan etkilerinin olmamasıdır.
4.1.8.2. Yarı Sabit Saç Boyaları
Yarı sabit saç boyaları sıvı, jel veya krem şeklinde olabilir. Bu boyalar nötr ya da
katyonik çözünürlüğü düşük, eriyebilirliği olan renklendiriciler içerirler.
Bu boyalar keratin bakımından daha güçlü, üst deriye nüfus edecek kadar küçük, saç
korteksine tutunan moleküllerdir. Onlar yapısında hiçbir değişikliğe uğramadan saçı
doğrudan boyarlar. Yıkama sıklığına bağlı olarak 3–6 hafta sonra saçtan çıkarlar.
Yarı kalıcı boyama özellikle, hidrojen peroksit bazlı saç boyası kullanmak istemeyen
bayanlarca tercih edilir. Kolay kullanımıyla doğal ya da rengi açılmış saça doğal renk ve ton
çeşitliliği sunar, sık yıkamayla etkileri azaltılabilir, saça renk vermek için hidrojen perokside
ihtiyaç yoktur ve saç liflerinin bozulmasına neden olmazlar.
Yarı kalıcı boya, beyazları yeterince kapatır (saçtaki beyaz oranı %30'unu aşmıyorsa).
Bu boyalar peroksit içermediği için saça parlaklık vermez.
4.1.8.3. Sabit Saç Boyaları
Sabit saç boyaları geçici ve yarı sabit saç boyalarından çok daha kalıcı saç boyama
etkisine sahiptir. Bu gurupta oksidasyon, bitkisel-bazlı ve metalik saç boyaları yer alır.
4.2. Saç Açıcılar
4.2.1. Tanımı
Saçın rengini açmak amacıyla üretilen kozmetiklere renk açıcılar denir.
4.2.2. Renk Açıcıların Bileşimi ve Etkisi
Sarı saça sahip olma arzusu çok eski yıllardan beri vardır. Eskiden odun külü, kireç ve
sodadan alkalik çözeltilerle ve güneş yardımıyla koyu saçın açılması için çalışılırdı. Ayrıca
bitki özütleri de kullanılırdı. Bunun yanı sıra saça altın, gümüş veya bakır tozu serpilirdi.
Şüphesiz bu yöntemler tatmin edici değildi.
Saçın rengini açıcı preparatlar, saça rengini veren melanin pigmentini okside ederek
saçın rengini açarlar. Çoğu saç rengini açıcı ürün, kullanılacağı zaman karıştırılan iki ayrı
preparattan oluşurlar. Bunlar,
 Emülsiyon, krem, jöle ya da toz halde bulunan renk açma maddesi,
 Oksidasyon maddesidir.
4.2.2.1. Renk Açma Maddesi
Amonyak ve çeşitli alkalik tepkimeli tuzlar gibi alkalileştirme maddeleri, renk açma
preparatlarının en önemli bileşenleridir.
 Bunlar saçı şişirirler ve emici hale getirirler.
 Hidrojen peroksit, preparatların stabilize edici asitlerini nötrleştirir ve böylece
oksijen parçalanmasına olanak verirler.
 Pigmentlerin oksidasyonu yalnızca alkalili alanda oluştuğundan, sararma
işlemine teşvik ederler.
 Alkalik amonyum tuzlar, amonyağı ayırabilirler ve böylece bekleme süresi
sırasında, uçan uçucu alkaliği belli bir süre yedekleyebilirler. Yani pH değerini
stabilize ederler ve daha uzun bir süre bekleme süresi verirler.
4.2.2.2. Renk Açma Maddesinin Bileşimi
 Koyulaştırma Maddeleri: Toz açıcı bulamacının rengi açılmaması gereken
bölgelere akmasını engeller, bu amaçla toz açıcı içinde magnezyum karbonat,
magnezyum ve alüminyum silikat gibi toz cisimcikleri eklenir.
 Koruyucu Maddeler: Yağımsı maddeler ve balmumu gibi (lanolin, lesitin,
stearin) maddeler saç yapısının görebileceği zararları azaltırlar.
 Nemlendiriciler: Saçın aynı oranda ıslatılmasını sağlarlar ve toz açıcı
maddesinin saça işlemesini teşvik ederler.
 Boya İlaveleri: İstenmeyen sarı-turuncu tonlarının oluşumunu önler ya da zayıflatır.
 Tek Tuzlar: Hidrojen peroksit ile birleşerek ek oksijeni açığa çıkarırlar ve
böylece sürecin uzatılmasına olanak verirler.
4.2.2.3. Oksidasyon Maddesi
Bu madde % 6–12 arasındaki nadir olarak da % 18’lik konsantrasyonda olan hidrojen
peroksittir. Oksidasyon yoluyla renk açma işlemini sağlar. Hidrojen peroksit
konsantrasyonu, kullanıma hazır toz açıcı bulamacında % 9’luk üzerinde olmamalıdır.
 Sarartma Kuvvetlendiricisi: Bunlar ek olarak alkalileştiriciler, oksidasyon
maddeleri ve çoğunlukla matlaştırıcılar içeririler.
4.2.2.4. Saçın Renginin Açılması Sırasındaki Kimyasal Olaylar
Saçın rengini açma işlemindeki renk açılması, karmaşık kimyasal olaylara dayanır.
Renk açma maddesi ile oksidasyon maddesinin bir araya gelmesiyle, kendisiyle
hidrojen peroksit preparatının stabilize edildiği asit nötrleştirilir. Böylece oksijen artık
ayrılabilir. Renk açma maddesi içinde bulunan alkali saçı kuvvetli asitlerle çözdüğünden
oksidasyon maddesi, saçta etkili olabilir. Pigmentlerle birleşen yani onları okside eden aktif
oksijen ayrılır. Bu sırada saç boyama maddesinin bir kısmı indirgenir ya da kimyasal olarak
öylesine değişirler ki, renkliliğini kaybederler. Böylece saçın rengi açılır. Asit tepkimeli
preparatlarla yapılan son işlem sayesinde alkalik artıklar nötrleştirilerek saçtan arındırılmak zorundadır.
Renk açma güçlü alkalide ve yüksek oksidasyon maddesi konsantrasyonundan dolayı
saç yapısına çok büyük zarar verebilirler. Saçın rengini açma şu durumlarda yapılır:
 İstenilen renk, doğal saç renginin 3–5 derece açığı ise ve daha açık boyama ile elde edilemiyorsa,
 Boyalı saçın renginin açılması gerekiyorsa,
 Koyu renk saç, örneğin orta kahverengi, daha açık bir tona boyanacaksa,
 Saçta moda olan saç tutamları isteniyor ise.
4.2.3. Renk Açıcıların Çeşitleri
4.2.3.1. Emülsiyon Renk Açıcısı
Emülsiyon renk açıcıları üç farklı bölümden oluşmaktadır:
 Yağ veya jel renk açıcısı
 Hidrojen peroksit [normalde 20 volüm(%6) veya 30 volüm(%9)]
 Güçlendirici veya aktifleştiriciler
Daima imalatçınızın talimatlarını kontrol ederek hangi kuvvet peroksit ile hangi sayıda
güçlendirici veya aktifleştirici kullanacağınızı öğreniniz.
Doğru sırada bir karışım hazırladığınızdan emin olunuz. Genelde öncelikle peroksit
veya güçlendiriciler karıştırılır ve sonra yağlı veya jelli renk açıcı eklenerek karışımın topak
topak olmasını önleyebilirsiniz. Emülsiyon renk açıcıları, yoğunlukları kolayca tatbik
edilebildiklerinden, kısmen bütün bir baş için ve uzayan kısımların açılması için iyi sonuç verir.
4.2.3.2. Toz Şeklinde ki Renk Açıcı
Pudra şeklindeki renk açıcıları iki tiptir:
 Renk açma tozu (toz açıcı)
 Hidrojen peroksit [(normalde 20 volüm (%6) veya 30 volüm(%9 arasıdır)]
Bu iki madde sert olmayan bir kap içerisinde karıştırılır, ancak imalatçınızın
talimatlarını gözden geçirerek krem peroksit yerine likidini kullanırken farklılık
gösterebilecek peroksit miktarına dikkat ediniz.

KAYNAK:www.megep.meb.gov.tr

Döküman Arama

Başlık :