Atilla İlhandan Şiirler 6

Atilla İlhan’dan Şiirler 5

ÖLMEK YASAK daha önce bıçaktan hiç su içmedim hiç kısılmadı kerpetene bıyıklarım gururlu bir gemiyim oldum bittim sabah olur yelkenlerimi saklarım özgürlük dediğim yerde demirledim üstüme varma bulutları tutamam böyle paldır küldür gideceklerdir gelmezsen farketmez kimseyi aramam asıl sevdiklerim en içimdekilerdir onlarla yaşarım eğer yaşarsam olur mu gecemi yeşile çalmak yıldız çivilemek parmakuçlarıma ölüm kadar çabuksa eğer yaşamak hiç doğmamayı isterdim ama bir kere doğmuşum ölmek yasak

    ÖMER HAYBONUN SON GÜNLERİ (2631 Hit)Bir bıçak ısırmasın ömer haybo dişleri çıtır çıtır çelik yanılıp beyoğlu"na çıkmasın topraklüle sokağını tutmasın bütün şaraplar ölü kırmızı bütün kadınlar çabuk hiçbiri durduğu yerde durmuyor ömerhaybo"nun gözü hiçbirini tutmuyor haydut ömer haybo her gün onsekiz sularında acı siyah beyaz ondokuz ellibirde bir alman gemisini limandan çıkarıyor yirmibir buçukta alkazar sineması"nda kötü seyirci yarından sonra beklediğim ömer haybo gelmeyecek ömer haybo lionel hapton"a tutulmuş cazdan anlamaz polis romanları yazıyor acaba neden yazıyor parmak uçlarında bronz kuruşların madeni kirliliği birkaç kere öldü ömer haybo korsan ömer haybo hangi şehirde olsa sabahları yabancı boğulmuş geceler mahallesini bir türlü bulamıyor hangi otobüse binmesi lazım bilemiyor yanılıyor herkesin gittiği yer onun gitmeyeceği terazi burcunun kötümser çocuğu namuslu bıyıkları kirli siyah ah ömer haybo     PİA ne olur kim olduğunu bilsem pia"nın ellerini bir tutsam ölsem böyle uzak seslenmese ben bir şehre geldiğim vakit o başka bir şehre gitmese otelleri bomboş bulmasam içlenip buzlu bir kadeh gibi buğulanıp buğulanıp durmasam ne olur sabaha karşı rıhtımda çocuklar pia"yı görseler bana haber salsalar bilsem içimi büsbütün yıldızlar basar bir hançer gibi çıkıp giderdim ben bir şehre geldiğim vakit o başka bir şehre gitmese singapur yolunda demeseler bana bunu yapmasalar yorgunum üstelik parasızım pasaportsuzum ne olur sabaha karşı rıhtımda seslendiğini duysam pia"nın sırtında yoksul bir yağmurluk çocuk gözleri büyük büyük üşümüş ürpermiş soluk ellerini tutabilsem pia"nın ölsem eksiksiz ölürdüm       PUSUDAKİ Gece bir anda yıldızBahçe bir anda çiçekUzaktan denizin kokusuKaranlıkta kımıldayan böcekİçimi bir andaAydınlatır mimozalarBir anda yaşamak yeniden güzelYepyeni bir aşkPusuda hazır   RAST "ZENCİ" PEŞREVİ 4. Sunturlu Bir Karanlıkdudakları ateş aldı narçiçeğisonra tırnakları dikenli alevyer gök yangın sıcağı sarışıngümüş bir çil lira parlaklığışehveti kristal gibi tınlıyorsunturlu bir karanlık edinmelitaşkömürü siyahlığında bir geceniye zenci bir herif olmasınbıyıkları masmavi mıknatıslanmışduman fışkırıyor erkekliğindeno kadar acıkmıştır ki aydınlığıdoyurmaya bir gece yetmeyecekbirkaç zenciyi kolayca içerebilirgözeneklerinden sızmalı karanlıkbütün deliklerinden içine dolmalı"Ayıp resimler" bölümünden...-5.epeyce yaşlıhantalca birazkapılardan sığmazerkek güzeli kadınomuzları geniştir bilekleri kalıngülmesi ısırmayı andırıyorensesi tıraşlıkül rengi saçlarını "erkek" kestirmiştirsık sıkarkaya tarıyorbalkonda rakı sofrası her akşameski hovardalar gibi "ahkâmla içer"felekten kâm alıyor"radyoda hüzzam faslıçamlıca"da mehtaptamamarasıra çok fena dalıyorcigara paketinin arkasına hesapaybaşında emlak vergisihisar"daki arsaya ne verirlerbekir"e yaş günü hediyesibakkala hesapbeşer binerkıvırcıkgece mavisi kirpiklerbunlar göz müdür göl yansıması mıkadın güzeli erkekgizli aynalarda kaşlarını alıyorher defasında incelterekbulutlarda kaçıcı bir ışık mıdırşüpheli bir erkekliğe karışması mıtehlikeli bir kadınlığınzehirli bir sarmaşık mıdıryaprakları nemlisalyası yapışkanbir türlü tutamadığınerkek güzeli kadınkadın güzeli erkekdibinde fosforlu bir karanlığınsabahlara kadar boğuluyorlarnefes nefese sevişerek   JİLET YİYEN KIZ o kızı nerede nasıl görsem aklımı başımdan alır ağzı saçları şıra köpüğü desem kaşları bıçak izi kırmızı yakut pulları mı? bu ne görkem kanlı gözbebeklerindeki yazı beni nasıl büyüledi bilmem kirpikleri örümcek kırmızı kızıl demirden bir ünlem salınması yangın yalnızı korkmasam öpmeye eğilsem dişleri elektrik kırmızı çarpılmışım başım sersem sevdim jilet yiyen kızı göğsündeki kumrulara değsem gagaları zehirli kırmızı gece gündüz tek düşüncem kasıklarımdaki ince sızı artık kimseyle sevişemem anladım sevişmek kırmızı jilet yiyen kız merih"li gecem birlikte bulacağız belâmızı sonumuz kuşkusuz cehennem kırmızı kırmızı kırmızı       SAKLI SEVDA cam yeşili bir kız çok kirpikli saçları nasıl karanlık bir kızıl örtülü bir güzellik benzeri olamaz dudaklarındaki kan etkiliyor asıl duyarlığı alıngan gönlü ikircikli ne yazsam ona tutsak / adı şehnaz belki kadın belki çocuk iyice kuşkulu hangi tutku buğulamış camlarını bazen ne çok var bazen ne kadar az kan kırmızı yaşayıp yaz akşamlarını okşaması boğulmak öpmesi uğultulu sabah olsam ona tutsak / adı şehnaz saklı sevda sevdaların en saklanmışı birbirimizde fena boğuluyoruz hiç kimse birbirimizin yerini tutamaz benimle yaşayamadığı ona uygunsuz hiçbir şeye değişmem onunla yaşanmışı uygunsam ona tutsak / adı şehnaz saklı bir sevdadır bulduk sığındık bu büyülü bir aşk çünkü yasak gizli bir mutluluk ki ne söylesem az bin yılda yaşasak hiç de yaşamasak varımız yoğumuz aşkımız artık hayatım ona tutsak / adı şehnaz     SALI SABAHA KARŞI salı sabaha karşı telefonla sıçradım ay batıyor / aynalarda giyotin aydınlığı gecenin bu saatinde beni kim arayabilir dizimi uyku sersemi bir iskemleye çarptım kıvılcımlar dizi dizi her yanıma dağılıyor doktor sabiha desem yıllar var konuşmuyoruz kanser diye duymuştum sol göğsünü almışlar şu anda izmir"de midir ne yapıyor kimbilir son defa hastahanenin avlusunda konuşmuştuk steteskobu / beyaz gömleği / soğuk ecza kokusu sesi dargın söyledikleri yorgun ve umutsuz sakın mırç olmasın parmaklarıyla oynayan yerli yersiz aramak onun marifetidir olmayacak şeylerden birden heyecanlanıyor radyodaki parazit / asansörün uğultusu bütün gün korkusunu camlarda görmemek için traş aynasında bırakır gözlerini sabahtan o kadar yalnız ki yabancılarla selamlaşıyor tek başına ne tartışmalar sokaklarda geceleyin ben de tuhafım / nereden aklıma gelebilir mırç çoktan ölmedi mi / genç sayılırdı doğrusu içimdeki şehirlerde demek gizlice yaşıyor ister misin aramak aysel"in aklına essin plaj güzeli aysel"in / istanbul"da bir zamanlar küstah sarışınlığını kristal bir zırh gibi gururla taşırdı / dibinde şimdi rakı şişelerinin her gece olay çıkarıyor / arkasından karakollar tozlu ışıklarıyla karanlıkta bir gemidir polisleriyle küfür kıyamet bana telefon ettiği öksürükten boğularak / suratı bütün ter nerde eski aysel / nerde jeanne d"arc güzelliği içtiği için mi korkar korktuğu için mi içer salı sabaha karşı telefonla sıçradım ay batıyor / aynalarda giyotin aydınlığı gecenin bu saatinde beni kim arayabilir elektrik tozlarının iyice boğuklaştırdığı ses bildiğim bir ses / kimindir çıkaramadım " -ben suat"ım / sizi terminal"den arıyorum iner inmez aradım / galiba izliyorlar istanbul çok değişmiş / yalnızım çok yabancıyım gidecek başka yerim yok / korkuyorum       SEN BURDA BİR YABANCISIN bu rüzgarın tadı senin hiç tatmadığın bu yolcular bilmediğin bir yerden geliyor konuştukları dil ömrünce duymadığın gözlerini sakla sen burda bir yabancısın akşam tren raylarına yağmur yağıyor devrilmiş bu sokak ayak basmadığın çarmıha gerilmiş afişler ıslanıyor karanlıkta bir kadın tanımadığın bir şeyler söylüyor anlamadığın şüpheli oteller üstüne geriniyor sen burda bir yabancısın saklanmalısın akşam tren raylarına yağmur yağıyor     SİSLER BULVARI (14673 Hit)elinin arkasında güneş duruyorduaylardan kasımdı üşüyordukağacın biri bulvarda ölüyorduşehrin camları kaygısız gülüyorduher köşe başında öpüşüyorduksisler bulvarı"na akşam çökmüştüomuzlarımıza çoktan çökmüştükesik birer kol gibi yalnızdıkdağlarda ateşler yanmıyordudeniz fenerleri sönmüştübirbirimizin gözlerini arıyorduksisler bulvarı"nda seni kaybettimsokak lambaları öksürüyorduyukarda bulutlar yürüyorduterkedilmiş bir çocuk gibiydimdokunsanız ağlayacaktımyenikapı"da bir tren vardısisler bulvarı"nda öleceğimsol kasığımdan vuracaklarbulvar durağında düşeceğimgözlüklerim kırılacaklarsen rüyasını göreceksinçığlık çığlığa uyanacaksınsabah kapını çalacaklarelinden tutup getireceklerbeni görünce taş kesileceksinağlamayacaksın! ağlamayacaksın!sisler bulvarı"ndan geçtim sırılsıklamdııslak kaldırımlar parlıyordudurup dururken gözlerim dalıyordubir bardak şarapta kayboluyordumgece bekçilerine saati soruyordumevime gitmekten korkuyordumsisler boğazıma sarılmışlardıbir gemi beni afrika"ya g****ürecekismi bilmiyorum ne olacakkazablanka"da bir gün kalacağımsisler bulvarı"nı hatırlayacağımkırmızı melek şarkısından bir satırlodos"tan bir satır yağmur"dan ikisenin kirpiklerinden bir satır hatırlayacağımseni hatırlatanın çenesini kıracağımlimanda vapurlar uğuldayacaksisler bulvarı bir gece haykırmıştıağaçları yatıyordu yoksuldubütün yaprakları sararmıştıbütün bir sonbahar ağlamıştıağlayan sanki istanbul"duöl desen belki ölecektimiçimde biber gibi bir kahırbütün şiirlerimi yakacaktımyalnızlık bana dokunuyordueğer sisler bulvarı olmasaeğer bu şehirde bu bulvar olmasasabah ezanında yağmur yağmasaşüphesiz bir delilik yapardımhiç kimse beni anlıyamazdıon beş sene hüküm giyerdimdördüncü yılında kaçardımbelki kaçarken vururlardısisler bulvarı"ndan geçmediğin günsisler bulvarı öksüz ben öksüzümyağmurun altında yalnızımağzım elim yüzüm ıslanıyortren düdükleri iç içe giriyorlaraklımı fikrimi çeliyorlaraksaray"da ışıklar yanıyorsisler bulvarı ayaklanıyorartık kalbimi susturamıyorum     SOKAĞA ÇIKMA YASAĞI öyle büyük hicran ki cam çerçeve bırakmıyor kırdı kapıları döküldü sokağa havada yangın kokusu itfaiye sirenleri uzaktan uzağa öyle büyük hicran ki telefonlar devamlı meşgul çalıyor trafik durdu çarşılar darmadağın çığlıklar geçiyor karanlıktan camlarda sinsi bir titreme boğuk bir uğultu yeraltından borular patlamış sular vahim bir tenhalığa akıyor öyle büyük ki hicran zincirleme elektrik kontakları şerareler dökülüyor sokak lambalarından ceryanlar kesildi gözden kayboldu şehir sanki siyah bir denize batıyor ayak sesleri boş meydanlardan hoyrat kanatları yukarda bir helikopterin o ihanet sessizliğini par par parçalıyor     ŞAHANE SERSERİ yolumdan çekil yavrumbağlasalar duramamdemir asa demir çarık dedimneyleyim!yolculuk dedimağaçlara tünedi yine akşam kargalarla birrüzgar kendini yerden yere vuruyorkırık dökük yıldızlar belirli uzaktantelsiz mevceleri ardım sıra koşturuyoranamdan yolcu doğmuşumyedi dağın yolları kalbimden geçersalkım salkım mısralar gelir içimdendudaklarımda yağmur damlalarıalır beni yollar beni alır gideranamdam yolcu doğmuşumnehirlerle birlikte denizlere kavuştumakşam dedimşu koca dünya dedimağlasam dedimyola bir düşüldü mü ömür boyunca gidilirekmeğin ve şarabın peşindenturnaların peşindenbüyük şehirler büyük aşklarçığlık çığlığa terkedilirbençocuklar gibi sevdim devler gibi ıstırab çektimdamarlarımda dünyanın bütün rüzgarlarıharblere açlıklara yalnızlığıma rağmenanamdam yolcu doğmuşumneyleyimgurbet dedimvatan dedimhürriyet dedim.       ŞEYH BEDRETTİN-İ SİMAVİYE GAZEL varsa devran içinde devran bu devranın devranıyız biz o canlar ki cananından taşra düşmüştür cananıyız biz gönül mahzun ay karanlık yıldızlar gözden nihan olsa da arşı ferşi ışıktan titretecek bir aydınlık imkanıyız biz ince bir yağmura gerçi asılmıştır -serez"in esnaf çarşısı"nda- uzadıkça uzar gölgesi darağacından o asırdan bu asıra şeyh bedrettin-i simavi"nin elhak/devamıyız biz geçer mermi ıslıklarıyla/tek tek vurduğunu dağıtan sunturlu mısralar rediflerin gümbürtüsü akla ziyan tantanalı bir kavganın demek gazelhanıyız biz tohum ağaç ve orman ölümün içerdiği hayat buhara inkilap eden su -iriş dede sultanım iriş- gün bu gün saat bu saat diyalektiğin fermanıyız biz     VARSAĞI -2 Destur bre gökkuşağıHangi devin kılıcısınSabah sabah kanın damlarBesbelli can alıcısınAkıl almaz bir kelepçeAnlaşılmaz hangi suçaKilitlenmiş gündüz geceBaşımızda kalıcısınÖfkeyi sorduk sarındanKorkuyu bildik morundanAzrail adında birindenGiyilmiş ölmek tacısınKaranlık çiçek açtı mıİlmik boynuna geçti miCan kuşu tenden uçtu muBir özgürlük ağacısın     VARSAĞI -3doğarsın sorgudur başlar doğmanın hesabı sorulur dünya bir bela sofrasıdır lokmanın hesabı sorulur acı bir dumandır köyleri çakaldır kurttur soyları gecenin kanlı beyleri dumanın hesabı sorulur kıvılcım çektiğin demirden canını oynadığın kumardan bıçağın oyduğu damardan akanın hesabı sorulur yürü attila ilhan yürü yaş da yanar yanarsa kuru günü gelir böyle doğru yazmanın hesabı sorulur !..   VARSAĞI-1 haçan demir dökendeateş yiyesim gelirgök sofraya çökendedoruktan sesim gelirdağdan yürek sökendekurşun dökesim gelirçatal şimşek çakandayağmur perde çekendederya göğe çıkandahaçan ölesim gelir

Döküman Arama

Başlık :

Kapat