İdealizm

İdealizm - İkicilik (Düalizm) İdealizmRuh maddeyi yaratır. Bu, idealist felsefenin ilk biçimidir ve evrenin ruh tarafından yaratıldığını kabul eden bütün dinlerde kendini gösterir.Evren, düşüncemizin dışında var olamaz. İşte özelliklerin ancak zihnimizde var olduklarını, ve böyleyken onları şeylerin kendilerine atfetmekle yanılgıya düştüğümüzü kabul eden idealistlerin ispatlamaya çalıştığı şey budur. İdealistler için, şu masa ve sıralar vardır elbette, ama sadece düşüncemizde. Çünkü şeyleri yaratan fikirlerimizdir.Başka bir deyişle, düşüncemizin yansısıdır şeyler. Gerçekten de, madem ki zihnimiz tarafından yaratılmaktadır bizdeki madde fiksiyonu, madem ki madde kavramı zihnimiz tarafından bize verilmektedir; ve madem ki şeylerden aldığımız duyunun nedeni düşüncemizdir, öyleyse bizi çevreleyen şeylerin hiçbirinin bizim zihnimizin dışında bir varlığı yoktur. Ve de bunlar, düşüncemizin yansıları olmaktan öteye geçemezler.Demek oluyor ki, ruhumuzun yaratıcısı olan ve bize evren hakkındaki bütün fikirleri empoze eden daha üstün bir ruh vardır. Buysa, kendiliğinden de anlaşılabileceği gibi Tanrıdır. İkicilik (Düalizm)Madde ve ruh gibi iki ilkenin bir arada ve edebi olarak varolduğunu kabul eden dini, felsefi veya kozmogonik sistem.Felsefi ikicilik, varlık sorununa verilen cevaplardan biridir. İkicilik, madde ve zihin olmak üzere, varlığın çift olduğunu savunur. Bu görüş, varlığın «tek» olduğunu, tek bir cevherden meydana geldiğini ileri süren bircilik"in karşıtıdır. Cevherin madde olduğunu ileri süren birciliğe maddeci bircilik, ruh olduğunu söyleyene ise ruhçu bircilik adı verilir.İkici filozofların en belli başlılarından biri Descartes, birciliğin en büyük temsilcilerinden biri de Spinoza"dır. Bütün ikici felsefelerin üstünde durduğu temel mesele, birbirinden kökten farklı olduğu kabul edilen iki ilke arasındaki geçiş ve ilişki meselesidir. Bu geçiş ise, iki gerçeğin birbiri üstünde yayılmasıyla (bu ikicilik fikrinin özüne aykırıdır).İki ilkeden meydana gelmiş bir üçüncü ilkenin etkisiyle (bu ise meseleyi bir yana atmak demektir) veya bu ilkelerden türce farklı bir başka ilkenin etkisiyle (başlangıçta sadece iki ilke kabul edildiği için böyle bir varsayım da geçerli değildir) sağlanabilir. Demek ki, mutlak ikicilik, çözülmesi kabil olmayan çelişmeleri kendi içinde taşır. Tutarlı olmak için, iki ilke arasında herhangi bir ilişkinin bulunabileceğini inkâr etmek gerekir, ama, ikicilik, psikoloji ve ahlâk alanında doğru yargılar verme özelliğini ve otoritesini kaybetmemek için böyle bir inkârdan kaçınır.

Döküman Arama

Başlık :

Kapat