Çoğulculuk

Çoğulculuk (Pluralizm) Çoğulculuk (Pluralizm)Evrenin, birbirlerine indirgenemeyen birçok varlıklardan meydana geldiğini ileri süren öğretilerin genel adı. Metafizikte bircilik ve ikicilik karşıtı olarak, evrendeki varlıkların kökleri bakımından birbirlerinden ayrı olduklarını ve bir tek töze indirgenemeyeceklerini savunan öğretileri dilegetirir.Alman düşünürleri Kant ve Wolf, çokçuluk terimini, tekbencilik anlamındaki bencilik terimine karşılık olarak kullanmışlardır. Almanya"da Schelling ve Hegel öğretilerine karşı olarak Herbart ve Fransa"da Renouvier öğretileri çokçu öğretilerdir.Örneğin Alman düşünürü Friedrich Herbart"a göre varlık, tekvarlık değildir, birçok varlıkların topluluğudur. Alman düşünürü Leibniz"in monat anlayışı da açık bir çokçuluktur. Çağdaş öğretiler arasında özellikle yeniolguculuk, varoluşçuluk, pragmacılık çokçudur.Çoğulculuk düşüncesi, idealist bircilikten çok özdekçi birciliğe karşı ileri sürülmüş bir anlayıştır. Amacı, evrenin özdeksel ve nesnel birliğini, nesnel tarihsel yasaları yadsımak ve tarihi bir rastlantılar yığınına indirgeyerek eytişimsel ve tarihsel özdekçiliği çürütmeye çalışmaktır. ÇokoluşçulukCanlıların tek atadan değil, çok atadan geldiklerini savunan öğreti. Bu düşünce, örneğin Gobineau’nun çokköklülük varsayımında olduğu gibi, kök çeşitliliğine dayanır.Çokoluşçuluğa göre türler, çeşitli köklerden birliğe doğru gidilerek meydana gelmiştir. Örneğin insan, din kitaplarının ileri sürdükleri gibi Adem"den değil, birçok atalardan meydana gelmiştir ve bu atalar ayrı ayrı oluşmuşlardır. Bu, bir tekoluşun değil, çokoluşun ürünüdür. ÇoktanrıcılıkBirçok tanrıların varlığını kabul eden öğreti. Üç bin yıl önce insanlar otuz beş bin tanrıya tapıyorlardı. Eski Mısır"da her kentin ayrı bir tanrısı vardı. Bu tanrılar ilkel totem düşüncesinin kalıntılarıydı. Putataparlık çağı da, Yunan ve Latin mitolojilerinde görüldüğü gibi, insana benzeyen pek çok tanrıların tapımım gerektirmiştir. Tarlaların korunması için başka, doğumun kolaylıkla gerçekleşmesi için başka, deniz yolculuğuna çıkılırken başka tanrılara tapılırdı.Tanrıların çokluğu, totemlerin ve fetişlerin çokluğuna uygun düşüyordu. Çünkü tanrılaştırman bu totemler ve fetişlerdi. İlkel komünal toplumun çöküş çağında ortaya çıkan çoktanrıcılık, köleci toplumun yerleşmesi üzerine tektanrıcılığa dönüştü. Çünkü köle-efendi ilişkisine benzer bir kul-tanrı ilişkisi kurulması gerekiyordu. Tektanrı, köleci düzenin monarşik başkanıydı.

Döküman Arama

Başlık :

Kapat