Allah'ın İsimlerinden: El-Aziz

Allah’ın İsimlerinden: El-Aziz Eşi ve benzeri olmayan, değerli, güçlü, hiçbir zaman yenilmeyen anlamlarını taşır. O(c.c.)"nun benzerlikte zıddı da yoktur. Bütün ihtiyaçlar O"na bağlıdır. Kendisine ulaşılamaz yegâne varlıktır. Aziz; mağlup edilemeyen, eşi ve benzeri olmayan demek olup O, öyle bir güç ve kudret sahibidir ki hiçbir hilekârın hilesi O"nun için geçerli olmaz. Cenab-ı Hak, Kur"an-ı Kerim"de şöyle buyurmaktadır: "O üstün iradelidir ve her işi yerindedir". (İbrahim, 4) Aziz, dilediği şeye karar verip uygulayandır. O, izzetin eksiksiz ve mükemmel oluşuyla kullarına hükmeden ve bu hükmü onlar üzerinde icra edendir. Allah, kullarının kalplerini ve iradelerini dilediği yöne çevirendir. Bu, Allah"ın mutlak üstün, sonsuz, yüce, her şeye sonsuz galip, celal ve izzet sahibi olduğunu bildirir. Cenab-ı Hak, her şeye hâkimdir, her şeyden üstündür ve her şeyden yücedir. O"nu, dilediğini yapmakta hiçbir güç alıkoyamaz. Bu, onun üstünlük ve izzetinin mükemmel oluşunu gösterir. Zira Allah"tan başka hiç kimsenin böyle bir şey yapmaya gücü yetmez. Bir ayet-i kerimede şöyle buyurulmaktadır: "Ey Musa! Kesin olarak bil ki, ben Aziz ve Hâkim olan Allah"ım." (Neml, 9) Aziz kelimesi, Kur"an-ı Kerim"de seksen sekiz defa zikredilmiştir. Ancak bu yerlerde Esma"ul Hüsna"dan diğer bir isimle kullanılmış olup münferid olarak kullanılmamıştır. İmam Gazali Allah-u Teala"nın bu ismini şu şekilde açıklar: "Aziz, benzeri az bulunan, kendisine şiddetle muhtaç olunan ve ulaşılması zor olandır. Bu üç anlamı kendinde toplamayan kimseye Aziz ismi verilmez. Benzeri az bulunan nice kimseler vardır ki kendisine ihtiyaç duyulmaz. Bu yüzden O"na Aziz denilmez. Hatta benzeri bile bulunmayan ve kendisinden çok yararlanılan birine eğer ulaşmak kolay ise buna da Aziz denilmez. Güneş gibi. Güneşin bir benzeri yoktur ve birçok yararı vardır. Ama kendisine ulaşmak zor olmadığı için Aziz olarak nitelenemez." Bütün varlıklar her şeyde Allah"ın zatına, sıfatlarına, fiillerine muhtaçtırlar. Hiçbir kimse O"nun gücüne erişemez. Ama O"nun her şeye gücü yeter. Akıl O"nun gücünü anlamaktan, gözler O"nun azamet ve yüceliğini müşahede etmekten acizdir. Yüce Allah"ın bu ismini bilen, anlayan, müşahede eden mü"min de Rab"binin gücünün farkına varmalı. Kendisinin her an sonsuz güç ve kudret sahibi bir zat tarafından sürekli gözetilip, her hareketinin kaydedildiğini bilerek her hareketine dikkat etmelidir. Bu durum kendisini günahlardan sakındırdığı gibi yararlı şeylerle meşgul olmasını sağlamalıdır. Zira bu şekilde bir bilinçle hareket eden bir kul, nefsiyle değil, mutlak güç ve azamet sahibi olan Rab"biyle sürekli birlikte olur. "Sakın Allah"ın, peygamberlerine yönelik vaadinden cayacağını sanma. Hiç kuşkusuz Allah üstün iradeli ve öç alıcıdır. O gün yer başka bir yere, gökler de başka göklere dönüştürülürler ve tüm insanlar tek ve ezici iradeli Allah"ın huzuruna çıkarlar." (İbrahim; 47-48)

Döküman Arama

Başlık :

Kapat