Kapat

DENİZCİLİK - TEMEL SEYİR

ŞEKİL VE RESİMLERİ GÖREMİYORSANIZ www.megep.meb.gov.tr ADRESİNDEN İLGİLİ MODÜLÜ AÇARAK İNCELEYEBİLİRSİNİZ.

1.BİR YERİN KOORDİNAT MEVKİİNİ ÖLÇMEK
1.1. Dünya’nın Biçimi
Dünyanın şekli geoid’dir. Geoid, dalgalı yüzey yapısı gösteren bir formdur. Şekil-1’de
Dünyamızın, yüzeyini örten su tabakası kaldırıldıktan sonraki hali gözükmektedir.
Şekil 1: Geoid
Yeryüzü su ile kaplandığında ise Dünyamız elipsoit bir biçim alır. Elipsoid
kutuplardan basık bir küre şeklidir. Dünyamızın çapı ekvatorda 6888 nm1, kutuplarda ise
6865 nm.’dır. Aradaki 23 nm ’lik fark Dünya’yı kutuplardan basık elipsoit şekle sokar (Şekil-2).
Şekil 2-:Elipsoid
Ancak Dünya’nın kutuplardan basıklığı denizcilik açısından ihmal edilebilir
derecededir ve gemi seyri ile ilgili çalışmalarımızda Dünya tam bir küre olarak ele alınacaktır.
1.2. Dünya Koordinat sistemi
1.2.1. Enlem ve Boylam
Yeryüzünde bulunduğumuz yeri belirleyebilmemiz için enlem ve boylam dediğimiz
referans çizgilere ihtiyacımız bulunmaktadır. Bu referans çizgiler yer yüzündeki koordinat
sistemini oluşturur (Şekil-3).
Şekil 3: Koordinat sistemi
1 nm = (Notical mile) deniz mili. Notic veya notical olarak geçen ifadeler denize ait anlamındadır.
Dünya, merkezinden geçen bir eksen etrafında döner. Bu eksenin, yeryüzünü kestiği
noktalardan biri bizim “Kuzey Kutbu” olarak belirttiğimiz nokta diğeri ise yine bizim
“Güney Kutbu” olarak belirttiğimiz noktadır.
Şekil 4: Koordinat sistemindeki referanslar
Yeryüzündeki her iki kutuptan eşit uzaklıktaki noktaların geometrik yeri Ekvator adını
verdiğimiz Dünya’yı çevreleyen çemberdir.
Her bir kutuptan ayrı ayrı olarak yeryüzündeki eşit uzaklıktaki noktaların geometrik
yerine de enlem (paralel) denir (Şekil-4).
Dünya’nın kutuplarını yeryüzünden en kısa yoldan birleştiren hatlara ise boylam
(meridyen) denir (Şekil-4).
1.2.2. Koordinat Sisteminde Derecelendirme
Şekil 5: Enlem ve boylam dereceleri
Ekvator enlemlerin isimlendirilmesinde referans alınır. Bir noktanın enlemi o noktanın
Dünya merkezine göre ekvator ile arasındaki açısal uzaklığa göre isimlendirilir (Şekil-5). Bu
isimlendirme açı değeri ve sonuna konulan yakın kutup simgesi ile yapılır.. Ekvatorun
kuzeyinde ve güneyinde 90’ar tane tam derecelik enlem vardır.
Örnek:
Ekvatorun kuzeyinde ekvator ile arasında Dünya merkezinden 42 derecelik açısal fark
olan “X” noktasının enlemi (420 N) şeklinde isimlendirilir ve gösterilir. (0) derece ifadesini,
(N) “kuzey” kelimesinin İngilizce karşılığı olan (North) kelimesini ifade eder. (Şekil:5)
Örnek:
Ekvatorun güneyinde, ekvator ile arasında Dünya merkezinden 5 derecelik açısal fark
olan enlem (050 S) şeklinde isimlendirilir ve gösterilir. Enlem tam dereceleri en fazla 90
olduğundan bildirimlerde yanlış anlaşılmayı engellemek maksadı ile iki haneli olarak yazılır
ve 10’un altındaki enlem dereceleri yazılırken başına (0) konur. (S) “güney” kelimesinin
İngilizce karşılığı olan (South) kelimesini ifade eder.
Boylamların ölçülmesinde ve isimlendirilmesinde İngiltere’nin Greenwich
rasathanesinden geçen boylam referans olarak alınmıştır (Şekil-5). Bu boylam sıfır derece
(0000) boylamıdır. Diğer boylamlar ekvator üzerinde sıfır derece boylamı ile Dünya
merkezinden aralarındaki açısal farka göre ölçülür ve isimlendirilir. Bu isimlendirme açı
değeri ve sonuna konulan taraf (doğu veya batı) simgesi ile yapılır. Sıfır derece boylamının
doğusunda ve batısında 180’er tane tam derece boylam vardır.
Örnek:
Sıfır derece boylamının batısında bu boylam ile üzerinde bulunduğu boylam arasında
dünya ekseninden 71 derecelik açısal fark olan “X” noktasının boylamı (0710 W) olarak
isimlendirilir ve gösterilir. (W) “batı” kelimesinin İngilizce karşılığı olan (West) kelimesini ifade eder. (Şekil:5)
Örnek:
Sıfır derece boylamının doğusunda bu boylam ile üzerinde bulunduğu boylam
arasında dünya ekseninden 5 derece açısal fark olan boylam (0050 E) olarak isimlendirilir ve
gösterilir. (E) “doğu” kelimesinin İngilizce karşılığı olan (East) kelimesini ifade eder. Enlem
dereceleri en fazla 180 olduğundan enlem üç haneli olarak yazılır ve 10’un altındaki enlem
dereceleri yazılırken başına (00), 10 ile 100 arasındaki boylamlar yazılırken başına (0) konur
1.3. Deniz Seyir Haritaları
Denizde seyir yaparken bir dünya küresini kullanma imkanımız yoktur. Yeryüzü
üzerindeki görüntünün kullanılabilir olabilmesi için iki boyutlu bir hale getirilmesi ve
ölçeklendirilmesi gerekir. Harita üzerindeki gerekli unsurlar ile birlikte yeryüzünün belirli
bir bölümünün izdüşüm yöntemi ile oluşturulan iki boyutlu çizimidir. Kullanım yerine göre
bilgi ve özellikler taşır ve isimlendirilir. Denizciler için çizilen haritalara “Deniz Seyir Haritası” denir.
1.3.1. Projeksiyon İzdüşüm Sistemleri
Harita çiziminde kullanılan projeksiyon izdüşüm yöntemi bir benzetme olarak dünya
küresinin merkezinde2 bulunan bir ışık kaynağından çıkan ışınların yerkürenin dışındaki bir
düzlem üzerinde oluşturduğu izden yararlanılarak yerküre üzerindeki şekillerin iki boyutlu
çiziminin alınması yöntemidir.
İzdüşüm yöntemleri kullanılan düzlemlerin biçimine göre isimlendirilir. Bu farklı
yöntemler ile oluşturulan haritaların kullanım yeri çizimde kullanılan yöntemin özelliklerine
göre belirlenir. Tüm izdüşüm yöntemlerinde teğet noktası yakınlarında izdüşümler gerçeğe
yakın ölçülerdeyken uzaklaştıkça şekilleri büyür ve değişir.
1.3.2. Silindirik İzdüşüm
Silindirik izdüşüm yönteminde üzerinde harita oluşturulacak düzlem bükülerek silindir
haline getirilir. Küre teğet şekilde bu silindirin içindeyken izdüşümü alınır ve silindir tekrar
düzeltilerek düzlem haline getirilir. Bu yöntem ile yapılan haritalara MERKATOR
(Mercator) haritaları denir (Şekil-6).
Ekvatordan teğetle alınan silindirik izdüşümde;
Ø Enlem ve boylamlar birbirini dik kesen paralel doğrular şeklindedir.
Ø Gerçekte boylamlar kutuplara gittikçe bir birine yaklaşmakta olmasına rağmen,
alınan izdüşümde boylamlar birleşmez ve bir birine paralel durumda kalır.
Ø Gerçekte enlemlerin arası eşit olmasına rağmen, izdüşümde kutuplara gittikçe,
paralellerin arası açılır.
Seyir haritası üzerinde mevki konabilen ve rota hatlarının çizilebildiği haritalardır.
Enlem ve boylamların birbirini dik kesen paralel doğrular şeklinde olma özelliğinden dolayı
ekvatordan teğet merkator haritaları denizcilikte seyir haritaları olarak kullanılır. Bizim
denizcilikte kullandığımız tüm seyir haritaları bu yönteme göre çizilen haritalardır.
2 İzdüşüm yönteminde her zaman yerküre merkezi referans alınmaz. Bu referans noktası, yer kürenin
izdüşümü alınan yerin tam tersi yüzeyindeki bir nokta da olabilir. Bu tamamen bir teknik meselesidir
ve farklı isimler altında tanımlanır. Biz izdüşüm yöntemini anlatırken, kolaylık açısından sadece
merkezi referans olarak almaktayız.
Şekil 6: Silindirik izdüşüm
Yeryüzündeki tüm yerlerin enlem ve boylam olarak koordinatlarının ölçülmesi sonra
bunun bir küreye işlenerek izdüşüm yöntemi ile haritanın oluşturulması bugün için çok basit
ve ilkel kalmaktadır. Haritaların ilk çizildiği zamanlardan kalma bu yöntem gerçekte sadece
kavramın öğretilebilmesi amacı ile anlatılmaktadır. Haritaların nasıl çizildiğini bilmek
özellikleri anlamak ve haritaları en doğru şekilde kullanabilmek için gereklidir. Özellikle
günümüz haritalarının çiziminde uydulardan alınan resimlerden yararlanılmakta ve bu
şekilde çok sağlıklı haritalar çıkartılmaktadır.
1.3.3.Seyir Haritalarının Özellik ve Unsurları
Deniz seyir haritaları üzerlerinde çizim çalışmalarının yapılabileceği büyüklükte olur.
Kağıdı defalarca çizilip, silinmeye dayanıklı, rutubetten veya sıcaktan deforme olmayan cinsten seçilir.
Haritalarda kağıdın kenarında 3 cm kalınlığında bir çerçeve bırakılır. Harita bu
çerçevenin 1 cm içerisinden enlem ve boylam cetvelleri ile sınırlanmış şekilde basılır. Harita
ister kuzey yarımküreye ister güney yarımküreye ait olsun daima üst kenarı kuzey, alt kenarı
güney, sağ kenarı doğu, sol kenarı batı tarafıdır. Harita merkator sistemine göre birbirine
paralel enlem ve boylamlara sahip olup bu enlem ve boylamlar uygun aralıklarla çizgi ile
belirtilmiştir. Harita kitabesi harita ile ilgili bilgilerin verildiği kısımdır ve haritanın uygun
bir yerine genellikle sağ veya sol üst tarafına konur. Ancak haritanın kitabe koymaya uygun
olmaması halinde kitabe bilgisi harita çerçevesine ve haritadaki boş yerlere dağınık olarak konabilir (Şekil-7).
Şekil 7:Seyir haritasının genel hatları
Haritanın içerisinde uygun yerlere yön ölçümünde kullanılmak üzere bir veya daha
fazla pusula gülü, mesafe ölçümü için grafik ölçekler konur.
Harita kıyı hatlarını, kıyılardaki yapıları, kıyılarda ve karanın daha iç kısımlarında
denizden görülebilecek olan unsurları, deniz ve karadaki seyir yardımcılarını, denizdeki
kayalıkları, batık ve derinlikleri, akıntıları ve diğer birçok, güvenli seyir için gerekli unsurları
belirtir. Kullanılan sembol ve işaretler yayımcı kuruluşun “Sembol ve İşaretler”
kitapçıklarında tanımlanır.
1.4. Yeryüzündeki Bir Yerin Mevki
Yeryüzündeki bir yerin mevki iki şekilde belirtilebilir:
Ø Koordinatlarına göre
Enlem ve boylamlarını belirtilerek.
Ø Belirli bir yere göre;
Yeryüzündeki yeri belirli olan bir referans noktasına göre uzaklık ve yön belirtilerek.
Örnek; Ahırkapı fenerinden 1800, 5 nm mesafede.
Aşağıda koordinat mevki anlatılmış olup bir yere göre mevki belirleme konusu ise
ileri seviye modüllerde ele alınacaktır.
1.5. Koordinat Mevki
Yeryüzündeki bir noktanın koordinat sistemine göre mevki üzerinden geçen enlem ve
boylam değerleri ile ifade edilir. Belirli enlem ve boylamlar yeryüzünde sadece tek bir
noktada kesişir. Bu özellikleri yeryüzündeki bir noktanın yerinin tanımlanmasında yani
mevkiin belirlenmesinde kullanılır.
Örnek:
40 derece kuzey enlemi ile 26 derece batı boylamı yeryüzünde sadece tek bir noktada
kesişir (Şekil-8) ve bu noktanın yeri ( 400 N – 0250 W) şeklinde gösterilir. Bir mevki
tanımlanırken önce enlem sonra boylam belirtilir ve yazarken araya tire (-) işareti konur.
Ancak yeryüzündeki noktaların mevkilerinin belirtilmesinde sadece derece olarak
enlem ve boylamların belirtilmesi yeterli olmaz. Bir noktanın mevkiin belirtilmesinde
kullanılan Ekvator ve Greenwich’ten olan açısal farkın tam derece olmadığı durumlarda
bunu ifade edebilmek için derecenin alt birimlerine de ihtiyaç duyulur. Haritaların enlem ve
boylam cetvelleri sadece dereceleri değil taksimatlı olarak aradaki dakikaları ve saniyeleri de
gösterir. Dakikaların yanlarına haritanın büyüklüğüne göre dakika değerleri de yazılır. Yazılı
olmayan dakika ve saniyeler taksimat çizgilerine göre belirlenir. Burada dikkatli olunması
gereken bir durum dakika aralarının on eşit parçaya mı yoksa altı eşit parçaya mı
bölündüğüdür. Bazı haritalarda bunlar on bazı haritalarda da altı eşit parça halinde bulunur.
Saniyeleri belirlerken buna göre belirleriz.
Koordinat sisteminde, derecenin alt birimleri dakika ve saniye3 olup bunları karşılıklı
eşitliği aşağıda olduğu gibidir;
1 derece = 60 dakika
1 dakika = 60 saniye
Şekil 8: Dereceler ile koordinat mevki
3 Bu alt birimlerin, zaman birimi olan saatin, alt birimleri olan dakika ve saniye ile karıştırılmaması gerekir.
Şekil 9- Derece, dakika ve saniye ile koordinat mevki
Derece rakamın üzerine konan (0) işareti, dakika rakamın üzerine konulan (‘) işareti,
saniye rakamın üzerine konulan (“) işareti ile belirtilir. Yazılırken önce derece, sonra dakika
ve en sonra da saniye yazılır.
Örnek: Ekvatorun 40 derece, 30 dakika, 30 saniyede kuzeyinde ve sıfır derece
boylamının 54 derece, 30 dakika, 30 saniye doğusundaki bir mevki 400 30’ 30” N – 0540 30’
30” E şeklinde gösterilir (Şekil-9).
Koordinat sistemine göre yer yüzündeki noktaların yerleri 31 m hassasiyete kadar
belirlenebilir.4 Eğer daha hassas olarak belirtilmek istenirse, ondalık ifade kullanılabilir.
Örnek; 400 45’ 30,5” N – 0550 18’ 25,2” E
Bu ifade şeklinin uzunluğundan dolayı, bazı elektronik cihazlar saniye değerlerini hiç
belirtmez, doğrudan dakika üzerinde ondalık ifade kullanır.
Örnek: 400 45,3’N – 0550 18,7’E
Burada unutulmaması gereken, ondalık ifade sonuna getirilen derece veya saniyenin,
tamı 60 olan değerin ondalığı olmasıdır.
Örnek: 40,5’ = 40’ 30”, 1’ = 60” ise 0,5’ = 30” dir. Kısaca 5x6=30
4 Dünyanın çevresi = 40000000 m = 3600, 10 = 40000000/360 = 111120 m, 1’ = 111120/60 = 1852 m,
1”= 1853/60= 30.8 m
40’ 24” = 40,4’, 60” = 1’ ise 24” = 0,4’ dir. Kısaca 24/6=4
Şekil 10: New York şehrinin yeryüzündeki koordinat mevki
Şekil-10’da Amerika Birleşik Devletlerinin New York şehrinin yeryüzündeki yerini
işaret etmekte ve koordinat mevkiini göstermektedir.
New York ; 420 21’ 30” N – 0710 03’ 37” W
1.6. Paralel Cetvel
1.6.1. Tanımı
Paralel cetvel deniz seyir haritalarında bir çizginin paralel olarak kaydırılması amacı
ile kullanılan ve bu maksada göre özel olarak imal edilmiş bir çizim ve ölçüm aletidir. (Şekil-11)
Şekil 11: Paralel cetvel
1.6.2. Kullanım Şekli
Paralel cetvel birbirine eşit uzunlukta atkılar ile bağlanmış iki düz cetvelden oluşur.
Paralel kaydırılacak pozisyonda bir tanesi bastırılarak sabit tutulan düz cetvellerden
kaydırılacak taraftaki diğeri serbest olarak ileri alınır. Atkıların durumundan dolayı üst parça
ile cetvele göre hem ileri hem de sağa doğru ilerlenebilir. Alt parça ile de hem aşağı hem de
sola ilerleme sağlanabilir. Bu şekilde devam edilerek bir doğrultu paralel olarak haritada istenilen yere kaydırılabilir.
Alıştırma
Bir deniz haritasında, paralel cetvelinizi haritanın bir kenarına yapışık olarak
yerleştirin ve karşı kenara kadar kaydırın. Cetvelinizin karşı kenara paralel olarak kayıp
kaymadığını kontrol edin. Bu kaydırma sırasında enlem veya boylam çizgilerinden ara
kontroller yapınız. Ara kontrollerde paralellikte bozulmalar varsa işleme tekrar başlayın. Bu
kontrolü dört bir kenardan yaparak el becerinizi sağlayıncaya kadar alıştırmayı tekrar edin.
1.7. Haritadan Enlem ve Boylam Değerlerinin Okunması
Yukarıda da belirtildiği gibi seyir haritaları üzerinde haritanın büyüklüğüne göre
uygun aralıklı olarak çizilmiş enlemler bulunur. Bu enlemlerin derecesi aynı zamanda birer
boylam olan haritanın yan kenarlarına yazılı durumdadır. Yine aynı şekilde haritanın
büyüklüğüne göre uygun aralıklar ile çizilmiş olan boylamların dereceleri de aynı zamanda
birer enlem olan alt ve üst kenarlarında yazılıdır. Bir noktanın enlemi o noktanın yan kenar
hizasına gelen değerin, boylamı da alt ve üst kenar hizasına gelen değerin okunması şeklinde olur.
Bir noktanın koordinat değerlerini okumak için paralel cetvel yakın enlem veya
boylam çizgisi üzerine teğet olarak yerleştirilir ve paralel olarak ölçümü yapılacak yerin
üzerine getirilir. Cetvel bu nokta üzerindeyken cetvelin kestiği kenar üzerinden enlem veya
boylam değeri okunur. Eğer cetvel aynı anda hem ölçümü yapılacak yer üzerinde hem de
kenarı keser şekilde değilse hiza bozulmadan cetvel yukarıda açıklanan usule göre
kaydırılarak ölçüm yapılır. Okuma hassas olarak derece, dakika ve saniye olarak yapılır.
Koordinat değeri yazılırken önce enlem, sonra boylam hassas olarak yazılır ve işaretlerinin konulması unutulmaz.
Aşağıdaki örnekte harita üzerinde görülen bir batığın koordinat mevkii ölçülmektedir.
Şekil 12: Koordinat mevki ölçmek
Şekil-12’ye göre; paralel cetvelimizi batığa en yakın enlem çizgisi üzerine getirip bu
hattı paralel cetvel ile batığın üzerinden geçecek şekilde kaydırırız ve bu hattın haritanın yan
kenarındaki enlem ölçeğini kestiği nokta, bize batığın enlemini verecektir.
( 40º 04’ 00” N )
Aynı şekilde (Şekil-12) batığın üzerinden geçen boylamı tespit etmek üzere paralel
cetvelimizi en yakın boylam olan (025º 40’ 00” E ) üzerine getirip bu hattı batık üzerine
taşırız. Batık üzerinden geçen boylamın değerini haritanın altındaki boylam ölçeğinden okuruz.
(024º 52’ 00” E )
2. KOORDİNAT MEVKİİNİ HARİTAYA İŞLEMEK
2.1. GPS Cihazı
Küresel mevki koyma sistemi (GPS-Global Position System) uydular aracılığı ile
yeryüzündeki bir noktanın mevkiini verebilen bir sistemdir. Gemilerde bu sistemden
yararlanarak mevki koymaya yarayan bilinen genel ismi ile GPS cihazları bulunmaktadır.
Cihaz bir anten aracılığı ile GPS uydularından aldığı sinyalleri değerlendirerek bulunduğu
yerin koordinat mevkiini hesaplar. Bu değer cihazın ekranından okunur. Gemilerde bu ana
fonksiyonun yanı sıra alınan koordinat değerlerinden yararlanarak bir çok seyire yardımcı
bilgiler verebilen GPS cihazları kullanılmaktadır.
2.2. Koordinat Mevkiin Haritaya İşlenmesi
GPS cihazından alınan koordinat mevki bir önceki uygulama faaliyetimizin tersine bir
işlem ile haritaya işlenir. Bir önceki uygulamada mevkiden haritanın kenarlarına hiza
alınırken bu uygulamada tam tersi olarak haritanın kenarlarından alınan hizalar kesiştirilerek mevkii konur.
GPS cihazından bulunan yerimiz veya haritaya mevki konacak koordinat değerleri
bilinen yerin enlem ve boylam değerleri haritanın kenarından bulunur ve kurşun kalem ile
işaretlenir. Paralel cetvel harita üzerinde takribi olarak mevkiin bulunduğu yere en yakın
enlem üzerine konur. Sonra paralel cetvel usulüne göre hizası bozulmadan işaretlenen enlem
üzerine kaydırılır ve bu hizada yaklaşık mevkiin bulunduğu yere bir kısa çizgi çizilir. Sonra
aynı işlem işaretlenen boylam içinde yapılır. Her iki çizginin kesiştiği yer aranılan mevkidir. (Şekil-13)
Mevki elektronik cihazdan alınan veriye göre konduğunu gösteren bir kutu içerisinde
hassas kesişmeyi gösteren bir artı işareti ile işaretlenir.
Şekil: 13-Koordinat mevki koymak
3. ROTA HATTI ÇİZMEK
3.1. Yönler
Coğrafyada yön yeryüzündeki bir noktanın yerküreye göre baktığı taraftır.
Yeryüzündeki bir noktanın kuzey kutbuna baktığı taraf yani bu nokta ile kuzey kutbunu
birleştiren doğrunun gösterdiği taraf “kuzey”dir. Bu referans noktanın güney kutbuna baktığı
taraf yani bu nokta ile güney kutbunu birleştiren doğrunun gösterdiği taraf “güney”dir.
Kuzey ve güney tam birbirinin zıt tarafında ve aynı doğru üzerindedir.
Aldığımız bu referans noktadan kuzey ve güney taraflarını birleştiren doğruya bir dik
çizdiğimizde bu dikin Güneşin doğduğu taraf “doğu”, Güneşin battığı taraf ise “batı”dır.
Kuzey, güney, doğu ve batı ana yönlerdir. Bunların aralarında ara ve tali yönler
bulunmaktadır. Ara yönlerin isimleri aralarında bulunduğu ana yönlerin kutup ismi öne
gelecek şeklinde birleştirilmesi ile elde edilir. Kuzey ile batı’nın arasındaki yön “kuzeybatı”,
kuzey ile doğunun arasındaki yön “kuzeydoğu”, güney ile batının arasındaki yön
“güneybatı”, güney ile doğu arasındaki yön “güneydoğu” olarak isimlendirilir.
Ara yönlerin aralarındaki yönler de tali yönler olarak adlandırılır. Arasında bulunduğu
yönlerin önce ana yönünün belirtilmesi şeklinde birleşik olarak isimlendirilir. Örnek; kuzey
ile kuzey batının arasındaki tali yön kuzey-kuzeybatıdır.
Yönlerin belirtilmesinde normal olarak Türkçe isimler kullanılırken kısaltmalarda bu
yönlerin İngilizce karşılıklarının baş harfleri kullanılır. Bizde bu yaygın kullanıma uygun
olarak kısaltmalarda kuzey yerine İngilizce karşılığı olan “North”un baş harfi “N”yi, güney
yerine İngilizce karşılığı olan “south”un baş harfi “S”yi, batı yerine İngilizce karşılığı olan
“West”ın baş harfi “W”yi, doğu yerine İngilizce karşılığı olan “East”in baş harfi “E”yi kullanacağız. (Şekil-14)
Şekil: 14- Yönler
Biz çevremizde dönerek başlangıç noktamıza geldiğimizde açısal olarak tam bir daire
çizeriz ve bu da 3600 dir. Bütün yönler bu 3600 içerisinde dağılmıştır.
Açısal yönlerde referans “kuzey”dir. Kuzey “000” derecededir. (Tam daire 360 derece
yani üç basamaklı bir sayı olduğundan, yanlışlıkları engellemek için açısal yönler
söylenirken başa “0” konularak üç basamağa tamamlanır) Ana, ara ve tali yönler, saat
yelkovanı istikametinde, “kuzey”den açısal olarak aşağıdaki fark ile sıralanmıştır.
Yukarıdaki tabloda isimlendirilmiş yönlere baktığımızda, bunların arasında 22,50 lik
fark olduğunu görürüz. Yönler daha küçük derecelere göre ayrılıp isimlendirilmemiştir.
Ancak bugün çok fazla kullanılmamakla birlikte, bu yönlerin tam aralarındaki yönler
belirtilirken “Kerte” belirtilebilir. 1 Kerte = 11,250 dir. Buna göre bir daire tam 32 kertedir.
Yön tarifinde kullanılabilecek isimli yönlerdeki 22,50 veya kerte ile ifadedeki 11,250
lik dilimler küçük açılar olmakla birlikte, biz deniz seyrinde çok daha hassas yön ifadelerine
ihtiyaç duyarız. Bunu da sadece, yönü derece olarak ifade ederek sağlayabiliriz. Bu neden ile
pusula kartlarında sadece yönlerin isimlerinin kısaltılmışı değil, kerteler ve açılar da belirtilir.
Tablo-1’de ana, ara ve tali yönler, isim, kısaltma ve dereceleri ile sıralanmıştır;
Ana Kuzey N 000,0
Tali Kuzey kuzey doğu NNE 022,5
Ara Kuzeydoğu NE 045,0
Tali Doğu kuzey doğu ENE 067,5
Ana Doğu E 090,0
Tali Doğu güney doğu ESE 112,5
Ara Güneydoğu SE 135,0
Tali Güney güney doğu SSE 157,5
Ana Güney S 180,0
Tali Güney güney batı SSW 202,5
Ara Güneybatı SW 225,0
Tali Batı güney batı WSW 247,5
Ana Batı W 270,0
Tali Batı kuzey batı WNW 292,5
Ara Kuzeybatı NW 315,0
Tali Kuzey kuzey batı NNW 337,5
Tablo 1-Yönler
3.2.Pusula Gülü
Pusula gülü harita üzerinde haritaya göre gerçek ve manyetik yönleri gösteren dairevi
cetveldir (Şekil-15).Harita üzerindeki bir noktanın bir başka noktaya göre yönünün belirlenmesinde kullanılır.
Şekil 15: Pusula gülü
Pusula gülünün dış tarafında hakiki yönleri, iç tarafında manyetik yönleri gösteren
çemberler bulunmaktadır. Çemberler, 00 - 3600 arasında işaretlenmiştir. Hakiki yönleri
gösteren dış çemberin 00 değeri haritaya göre coğrafik kuzeyi, manyetik yönleri gösteren iç
çemberin 00 değeri de manyetik kuzeyi göstermektedir.
3.3. Rota Hattının Çizilmesi
Rota hattı geminin bulunduğu yerden gideceği yöne doğru çizilen çizgidir. Bu çizginin
çizilebilmesi için paralel cetvel haritanın pusula gülü üzerinde geminin gideceği yöne doğru
yerleştirilir. Sonra usulüne göre kaydırılarak yön hattı geminin mevkiine taşınır. Cetvel
geminin mevkii üzerine gelince gideceği yöne doğru bir çizgi çizilir.
Şekil-16’da bir mevkiden 3340 rotasına gidecek bir gemi için rota hattı çizilmiştir.
Burada dikkat edilmesi gereken, paralel cetvelin haritanın pusula gülü üzerine sağlıklı
yerleştirilmesidir. Cetvelin sağlıklı yerleştirildiği, pusula gülünün tam tersinde cetvelin gülü
kestiği yerdeki derecenin, ölçülen dereceden 1800 farklı olması ile kontrol edilir.
Şekil:16- Rota hattının çizilmesi
Alıştırma:
Paralel cetvelinizi, seyir haritanızın pusula gülü üzerine değişik yönlerde yerleştiriniz
ve tersinden kontrol ediniz. Tersinden okuduğunuz değerin 1800 farklı olduğunu görünüz
(Şekil-17).Bu alıştırmayı eliniz alışıncaya kadar tekrar ediniz.
Şekil 17: Pusula gülünden ölçümde sağlama
4. ROTA BACAĞI ÇİZMEK
4.1. Tanım
Geminin denizde bir noktadan diğerine gitmek için çizilen yolu oluşturan, uçlarında
rota değişiklik noktaları belirtilmiş doğru hatlara rota bacağı denir (Şekil-18).
Şekil 18: Rota bacağı
Gemi “A” noktasından “D” noktasına gidecektir. Çizilen yol üç adet güvenli ve doğru
rota bacağından oluşmuştur. Birinci bacağın rotası 1420, ikincisi 0470, üçüncüsü 0820 dir. İlk
rota değişiklik noktası birinci bacağın sonu olan “B” noktası, ikinci rota değişiklik noktası
ise ikinci bacağın sonu olan “C” noktasıdır.
4.2. Çizim ve Ölçüm
Rota bacağının çiziminde birbirini takip eden iki rota değişim noktası bir doğru çizgi
ile birleştirilir. Bu doğru çizgi üzerine geminin gideceği yönü gösteren bir ok konur. Paralel
cetvel bu çizgi üzerine yerleştirilerek pusula gülüne kaydırılır ve yönü ölçülür. Ölçülen yön
ok işaretinin yanına rota kelimesinin İngilizce karşılığı olan “Course” kelimesinin baş harfi
olan “C” ile birlikte yazılır (Şekil-19).
Şekil 19: Rota bacağına yön değerinin yazılması
Şekilde gemi “A” noktasından “B” noktasına gidecektir. İki nokta paralel cetvel ile
birleştirilmiştir. Çizilen çizgi yanına aynı doğrultuda bir ok konmuştur. Paralel cetvel bu
çizgi üzerine yerleştirilmiş sonra pusula gülüne kaydırılarak yönü ölçülmüştür. Ölçülen yön
derecesi, okun yanına “C” harfi ile birlikte yazılmıştır.
İşlem Basamakları Öneriler
Ø Geminin hareket noktasını haritada işaretleyiniz.
Ø Geminin hareket noktasından bir doğru hat üzerinde gideceği diğer noktayı haritada işaretleyiniz.
Ø Hareket noktası ile diğer noktanın arasını birleştiriniz.
Ø Çizilen çizginin yanına yönü gösteren bir ok koyunuz.
Ø Paralel cetvelinizi çizilen çizgiye birleştiriniz.
Ø Paralel cetveli pusula gülüne kaydırarak yönünün ölçünüz.
Ø Yönü gösteren okun yanına “C” harfi ile birlikte rotasını yazınız.
Ø Bulunduğunuz yerin haritada neresi olduğunu, bir önceki uygulama
faaliyetinde gördünüz. Buna göre hareket noktanızı belirleyebilirsiniz.
Ø Bir doğru hat üzerinde gideceğiniz yeri haritada görerek işaretleyebilirsiniz.
5. HARİTADA MESAFE ÖLÇMEK
5.1. Deniz Seyir Haritalarında Ölçek
Yeryüzü şekillerini bire bir aynı ölçülerde kağıda geçirmemiz ve bu şekilde
kullanmamız olanaksız ve yararsızdır. Bu neden ile haritalar ölçekli olarak yeryüzü
şekillerinin belirli bir oranda küçültülerek çizilmesi ile oluşturulur.
Örnek;
Ø Aslında 100 m uzunluğundaki bir kıyı 1/1000 tabi ölçekli çiziminde 10 cm olarak çizilir.
Ø 1/2000 tabi ölçekli bir çizimde 3 cm olarak çizilen bir iskele aslında 60 m dir.
Şekil 20: Haritada ölçek farkı
Ölçek kopyanın aslına göre büyüklük oranıdır. Bayağı kesir şeklinde ifade edilir.
Deniz haritalarının çiziminde kullanılan ölçek haritanın kitabe kısmında yazılıdır.
Haritalarda kullanılan büyük veya küçük ölçekli ifadesi bayağı kesir olarak ölçeğinin büyük
veya küçüklüğünü belirtmektedir.
1/250000 sayısı, 1/500000 sayısından büyüktür. Bu neden ile 1/250000 ölçekli bir
harita da 1/500000 ölçekli bir haritaya göre daha büyük ölçeklidir. Büyük ölçekli haritalarda
unsurlar daha büyüktür.
5.2. Ölçek Çeşitleri
Deniz haritalarında 3 değişik ölçek bulunmaktadır:
Ø Tabi Ölçek:
Kopyanın aslına göre büyüklük oranının bayağı kesir şeklinde ifade edildiği ölçektir.
Haritanın kitabesinde yazılıdır. Haritanın yan kenarlarını sınırlayan boylam üzerinde
oluşturulan enlem cetveli, tabi ölçeğe göre mesafe ölçümünde kullanılır.
Ø Grafik Ölçek
Cetvel biçimli grafik üzerinde mesafe belirten ölçeklere grafik ölçek denir (Şekil-21).
Kıyı haritalarının enlem cetvelinin yanında dikey grafik ölçek olarak veya portolon5 gibi
büyük ölçekli haritalarda haritanın alt taraflarında yatay grafik ölçek olarak bulunur.
Şekil 21- Yatay grafik ölçek
Ø Adedi Ölçek
Harita üzerindeki bir uzunluğun gerçekte sahip olduğu değeri belirten ifadesine adedi
ölçek denir. (Örn: 1 cm = 1 km.) Bunlar haritanın her yerinde uzunlukların aynı olduğu
portolon gibi büyük ölçekli haritalarda kullanılır.
5.3. Denizde Mesafe
Yerküreyi kutuplardan geçecek şekilde ortadan ikiye ayırırsak (basıklık ihmal
edilmiştir) bir daire elde ederiz. Bu dairenin kutuptan kutba her bir yarım çemberi, birer boylamdır.
5 Portolon, çok küçük alanların gösterildiği, çok büyük ölçekli harita. İsmin kaynağı,
“PORTOLANDS” 1500 yıllarında Akdeniz’de kullanılan ve deniz haritalarını kapsayan yayın.
Şekilde görebilmemiz için bu çember 100 lik dilimlere, bir başka deyişle, enlemlere
bölünmüştür. Burada gördüğümüz gibi her bir enlemin boylam üzerinde böldüğü kısımlar,
yani enlemlerin yeryüzündeki dikey mesafesi birbirine eşittir.
Şekil 22: Enlem dilimleri
Deniz seyrinde mesafe birimi, deniz milidir. 1 deniz mili, aralarında 1 dakikalık
(derecenin 1/60’ı) açısal mesafe bulunan enlemlerin arasındaki dikey uzaklıktır (Şekil-22).
Dünya’nın çevresi yaklaşık olarak 40.003.200 m dir. Yeryüzü kesiti bir daire, bir daire
3600, her bir derece 60’ olduğuna göre, dünyanın çevresi, 360x60=21600 dakika, yani 21600
deniz milidir. Buna göre, 40.003.200 / 21600 = 1852 m. olur. Yani bir deniz mili 1852
metredir. Ancak Dünyamızın gerçekte tam bir küre olmamasından dolayı, burada
bulduğumuz 1852 m değeri, ekvatora yaklaştıkça büyür, kutuplara yaklaştıkça küçülür. Bu
neden ile deniz milinin standart uzunluğunu, 480 enlemindeki, 1dakikalık boylamın
uzunluğu, şeklinde belirtiriz.
Denizcilikte deniz milinin (nm = Notical mile) ast katı olarak gomina kullanırız.
1 nm = 10 gomina’dır.
Denizcilik ile ilgili olarak ayrıca birçok yerde İngiliz ölçü birimi ile karşılaşırız. Buna göre
1 nm = 2000 yarda’dır.
1 yarda = 3 feet’dir. (foot kelimesinin çoğulu) Buna göre;
1 nm = 6000 feet’dır.
1 foot = 12 pus (inch olarak da geçer), Metrik sistemde 1 inch = 2.54 cm.dir.
Eski Türk denizciliğinden kalma deniz ölçüsü ile
1 nm = 1000 kulaç’dır.
1 kulaç = 6 ayak’dır. (İngiliz ölçü birimindeki “foot” ile aynı)
5.4. Enlem Cetvelinden Mesafe Ölçmek
Seyir haritalarında mesafeyi haritanın yan tarafındaki enlem ölçeğinden ölçeriz. Bu
cetvel üzerinden alacağımız 1 dakikalık uzunluk bize o haritadaki 1 deniz mili mesafeyi
temsil edecektir. Ancak kullandığımız seyir haritalarının yapım tekniğinden dolayı
enlemlerin arası kutuplara gittikçe açılmaktadır. Bu neden ile ölçümler mesafe alınan enlem
hizasından alınır. Yine seyir haritalarının özelliğinden dolayı gerçekte kutuplarda birleşen
boylamlar seyir haritalarında paralel olduğundan ölçüm haritanın alt ve üst kenarlarını
oluşturan boylam cetvelinden yapılmaz.
Ölçümde pergel kullanırız. Ölçülecek mesafe kadar açılan pergelin açıklığının enlem
cetvelinden kaç dakika uzunlukta olduğuna bakılır. 1 dakika 1 deniz mili olduğundan bu
değer aynı zamanda deniz mili olarak uzunluk demektir. (Şekil-23)
Şekil 23: Enlem ölçeği
Şekil 24: Mesafe ölçmek
Pergelimizin yeterli olduğu mesafelerde veya kırık hatların ölçümünde pergelin tek
açılışı ile ölçüm yapılır (Şekil-24). Ancak, pergel bacaklarının yeterli olmadığı uzun hatlarda
bacakları belirli miktarda açılmış pergelin tekrar eden ölçüm sayısı ile toplam ölçümü
belirlenir. Yukarıda sağdaki şekilde pergel bacakları yetersiz olduğu için sadece 5 nm’lik
açılmış ve tekrar edilen ölçüm yapılmıştır. 4 Kere tekrar edilen ölçüm sonunda kalan miktar
kadar daraltılan pergel yan kenardan ölçülerek tekrar edilen ölçümlere ilave edilmiştir.
(4 x 5) + 2.7 = 22.7 nm
6. PARAKETE MEVKİ KOYMAK
6.1. Sürat ve Belirli Sürede Alınan Yol
Sürat birim zamanda gidilen yoldur. Birim zaman 1 saattir. Denizde mesafe deniz mili
olarak ifade edilir. Buna göre denizde sürat bir saatte gidilen deniz mili cinsinden yoldur.
Saatte deniz mili “Knot” olarak belirtilir.
Sürat, yol ve zaman ilişkisi “sürat = yol /zaman” şeklindedir. Bu ilişkiye göre belirli
sürede alınan yol, gemini sürati, belirli bir yolun alınması için gereken zaman, bu ilişkiyle bulunabilir.
6.2. Parakete
Parakete, gemi süratini, suya göre ölçen cihazdır. Eskiden seyir sırasında baş taraftan
denize yüzer bir nesne atılır ve bu nesnenin geminin kıç tarafına gelinceye kadar geçen
süresi tespit edilirdi. Sonra orantı yöntemi ile geminin bir saatte gittiği yol, yani sürati hesaplanırdı.
Daha ileri zamanlarda gemi süratinin belirlenmesi için basit aletler yapılmıştır.
Bunlardan en fazla kullanılanı bir devir sayıcıya bağlı halat ucundaki yüzer pervanedir. Seyir
sırasında geminin kıç tarafından denize bırakılan pervane hareket sırasında dönmekte, bağlı
olduğu halatı çevirmekte, halatta devir sayıcıyı çalıştırmakta, devir sayıcı da devir miktarını
vermektedir. Paraketenin kullanım cetvelinden devir sayısına göre değer girilmekte ve gemi
sürati bulunmaktaydı. Bugün bu cihazlar yerlerini daha güvenilir cihazlara bırakmıştır.
Kolay anlaşılabilmesi amacı ile aşağıda küçük tip teknelerde kullanılan sayısal
elektronik bir parakete anlatılmıştır. Bu paraketeler dizayn şekline göre çeşitli işlevlere sahip
olmakla birlikte genel işlevleri;
Ø O anki nispi sürati vermek, (Suya göre)
Ø Cihaz sıfırlandığından itibaren ölçülen en yüksek nispi sürati vermek,
Ø Cihaz sıfırlandığından itibaren ortalama nispi sürati vermektir.
Cihaz bir ana ünite (Şekil-26) ve bir de pervane şeklinde veri alıcıya (Şekil-25)
sahiptir. Veri alıcı teknenin altına yerleştirilir.
Şekil 25: Elektronik parakete veri alıcıcısı Şekil 26: Ana ünite
Veri alıcının içerisindeki pervane teknenin altından akan suyun fazlalık veya azlığına
göre hızlı veya yavaş döner ve buna göre yüksek veya alçak voltajda bir elektrik akımı üretir.
Üretilen bu elektrik kablo ile ana üniteye gönderilir. Ana ünite bu elektriğe göre bir sürat
belirler ve sayısal olarak ekranında gösterir.
Şekil 27: Veri alıcının yerleştirilmesi
Veri alıcı ünite yelkenli teknelerde teknenin baş tarafına, pervaneli teknelerde ise kıç tarafına yerleştirilir (Şekil-27).
6.3. Parakete Mevkii Koymak
Parakete mevkii geminin bilinen son kesin mevkiinden itibaren aldığı yolun
hesaplanarak rota hattı üzerinde işaretlenmesi ile konulan mevkidir. Şekil-28’de verilen
örnekte 2700 rotasına, 12 kts süratte gitmekte olan gemide saat 14:00’te B fenerinden bir
kesin mevki koymuştur. Ancak daha sonra bazı nedenler ile herhangi bir referans
noktasından veri alamadığı için başka bir kesin mevki konulamamıştır. Bunu üzerine saat
14:40’ta parakete mevki konur. Bunun için saat 14:00’ten 14:40’ta geçen süre yani 40
dakikada alınan yol hesaplanmış ve 8 nm olarak bulunmuştur. Bundan sonra saat 14:00’te
konulan son fix mevkiden 2700 rotasına rota hattı çizilmiş, alınan yol kadar açılan pergel
yardımı ile bu rota hattı üzerine geminin 14:40’taki parakete mevki konmuştur.
Şekil 28: Parakete mevkii
Mevki parakete mevkii olduğunu gösteren şeklinde işaretlenmiş ve yanına saati yazılmıştır.
6.4. Parakete Seyri
Parakete seyri parakete mevkileri konularak yapılan seyirdir. Genelde aşağıdaki
durumlarda parakete mevkiine dayalı seyir yaparız:
Ø Kesin mevki koyma imkanlarının olmasına rağmen kesin mevkiler arasında
daha küçük taksimatlar halinde yaklaşık yerimizi belirlemek için,
Ø Kesin mevkiin konulamadığı durumlarda yaklaşık yerimizi belirlemek için.
Parakete seyri ile ilgili en önemli husus güvenirliğinin az olmasıdır. Parakete mevkiin
doğruluğu aşağıdaki şartlara bağlıdır:
Ø Akıntı, rüzgar, dümenci hatası, dümen hatası, pusula hatası gibi nedenler ile rota hattından düşmemiş olmak,
Ø Akıntı, rüzgar, makine devri, dalga gibi nedenler ile geminin süratinde değişiklikler olmaması.
Bu neden ile parakete seyri çok gerekmedikçe tercih edilmemelidir.
7. HAKİKİ KERTERİZ ÖLÇMEK
7.1. Cayro Pusula
Dönmeyen bir topacı dikine düz bir yerde devrilmeden durdurmak imkansız gibidir.
Ancak belirli bir süratte döner şekilde dik koyarsak topacın dönüş ekseni yerin merkezini
gösterecek şekilde dengesini muhafaza etmeye çalışır. Bu denge süratin düşmesi ile bozulur.
Eğer bu topacı serbest hareket edebilecek şekilde yatay durumda tutarsak bu sefer dönüş
eksenini Dünyanın dönüş eksenine paralel şekilde muhafaza etmeye çalışır (Şekil-29).
Serbest hareket edebilen dönen topacın durumunu belirli şekilde muhafaza etme eğilimi
Dünya’nın kütlesel çekim kuvveti ve kendi ekseni etrafındaki dönüş süratinden kaynaklanmaktadır.
Şekil 29: Cayro pusulada prensip
Cayro pusula Dünya’nın kütlesel çekim ve dönüşünden yararlanılarak yapılan
pusuladır. Bize hakiki yani coğrafik yönü verir. Gemilerde kullanılan bir diğer pusula olan
manyetik pusulaya nazaran en büyük avantajı budur. Dünya’nın ve geminin
manyetizmasından etkilenmez. Ancak onun da çalışma sisteminden kaynaklanan bazı
ayarlara ihtiyacı vardır. Bu ayarlar cayro pusulanın yapım şekline göre üzerinde bulunur ve
gerektiğinde uygulanır.
Cayro pusula üzerindeki ayarlar genel olarak;
Ø Sürat ve rota ayarı,
Ø Enlem ayarıdır.
Bulunduğumuz enlem ve seyir süratlerimizdeki büyük değişimlerde ve uzun süreli
aynı rotada yapılacak seyirlerde yukarıda bahsedilen cayro pusula ayarları yapılmalıdır.
Ancak pusulanın yapısından veya güç kaynağından kaynaklanan bir hata olabilir. Bu hata,
farklı yöntemler ile kontrol ve tespit edilir. Bunların arasında kullanılan en kolay yöntem
boğazlar, limanlar veya benzeri, emniyetli giriş veya geçiş yollarını göstermek amacı ile
konulmuş “Rehber Hat”lardan yararlanarak yapılan hata tespit yöntemidir.
Şekil 30: Rehber hatları
Rehber hatları yüksek ve her yönden görünür sabit iki fenerden oluşur. Her iki fener
ve fenerin üst üste göründüğü hat harita üzerinde çizilmiş ve aynı hizada görünme derecesi
belirtilmiştir. Belirtilmese bile bizim ölçme imkanımız vardır. Bu hattın amacı belirli bir
emniyet sınırının gösterilmesi olmakla birlikte bize cayro pusulamızın hatasını bulmanızda
çok yardımcı olur. Her iki feneri aynı hizada gördüğümüzde cayro pusuladan hizasını tespit
ederiz. Rehber hattın haritada verilen değeri ile aldığımız değer arasındaki fark bize
cayromuzun hatasını verir. (Şekil:30)
Hatanın 60 den az olması halinde düzeltme gemi personeli tarafından ana pusulanın
kartı üzerinden yapılabilir. Eğer hata 60 den fazla ise bu kabul edilemez bir durumdur ve
derhal servis çağrılmalıdır.
Ayarları tam ve düzeltmeleri yapılmış cayro pusuladan okunan değer hakiki değerdir.
7.2. Kerteriz Alma
Bildiğimiz gibi kerte 11,250 lik bir açısal aralığı ifade etmektedir. Eskiden yönlerin
belirtilmesinde “kerte” çok kullanılmaktaydı. “3 kerte sancakta bir fener” veya “fenerin 1
kerte iskelesinde bir gemi” gibi.. Kerteriz kelimesi buradan gelmektedir. Bugün için
“kerteriz” hiza anlamındadır. “kerteriz almak” bir noktanın hizasının belirlenmesidir.
Gemide bir nesnenin kerterizini almak için pusula hedefesini kullanırız. Pusula
hedefesi pusulanın üzerine konularak denizdeki, karadaki ve hatta gökyüzündeki bir
nesnenin hizasını ölçmekte kullanılan bir alettir.
Pusula hedefesi çember biçiminde olup karşılıklı olarak iki kenarında hiza almamıza
yarayan parçaları vardır. Bu iki parçayı hizasını almak istediğimiz nesne ile aynı hizaya
getiririz. Aynı hizaya gelince hedefenin aynasından yansıyan pusula kartından bu hizanın
kaç derece olduğunu okuruz. Okuduğumuz yön pusulanın gösterdiği kuzeye göre yöndür (Şekil:31).
Şekil 31: Kerteriz almak
Eğer kerteriz almakta kullandığımız pusulanın hatası yoksa tespit ettiğimiz bu yön kerteriz
ettiğimiz unsurun “hakiki kerterizi”dir.
7.3. Nispi Kerterizi Hakiki Kerterize Çevirme
Hedefeyi kerterizi alınan unsurun hizasına getirince yönü pusulanın “0” dan “360”a
kadar derecelendirilmiş sabit üst çerçevesinden okursak unsurun gemiye göre açısal yönünü
ölçmüş oluruz. Buna “nispi kerteriz” denir. Nispi kerteriz pruvadan sancağa veya iskeleye
doğru 1800 lik açı ile belirtilmekle birlikte 3600 üzerinden de belirtilebilir. Sancak 300, iskele
300 veya nispi 2700 gibi (Şekil-32).
Şekil 32: Nispi kerteriz
Gemimizin rotası yani gitmekte olduğu yön 0400 dir. Sancak tarafımızda bir gemi
bulunmaktadır. Bu geminin kerterizini pusula kartı olmayan sadece pruvaya göre nispi
açıları veren kör hedefe ile alırız. diğer geminin pusulamızın sabit çemberinden
okuduğumuz kerterizi sancak 0300 dir. Gemimizin rotası 0400 olduğundan diğer geminin
hakiki kerterizi 700 olur. (400 + 300 = 700) Eğer diğer gemiye bir pusula hedefesinden bakmış
olsaydık o geminin hakiki kerterizini yine 700 olarak tespit edebilecektik.
8. MANYETİK PUSULA DEĞERİ İLE HAKİKİ DEĞERİ KARŞILIKLI ÇEVİRMEK
8.1. Standart Manyetik Pusula
Manyetik pusula yerkürenin manyetik etkisinden yararlanarak yön bulunmasına
yardımcı olan pusuladır. Yeryüzünün manyetik kuzeyini gösterir.
Dünyamız büyük miktarda demir madeni içermektedir. Bu demirin çok büyük bir
kısmı yerkürenin erimiş madenlerden oluşan “Magma” adı verilen kısmındadır. Yerkürenin
dönüşü ile burada bulunan demir atomları Dünyanın dönüş eksenine göre kuzey-güney
doğrusunda sıralanmıştır. Bu sıralanış nedeni ile yerkürede belirli bir manyetik alan
oluşmuştur. Bu manyetik alan yeryüzündeki demir atomlarını da etkiler ve onları da kuzeygüney
doğrusunda sıralamaya çalışır. Ancak bu manyetik alan katı durumdaki demirleri
etkileyemez ancak atomları boylarına sıralanmış hafif demir parçalarını (mıknatıslar)
sürtünmesiz serbest hareket olmaları halinde çevirerek yeryüzünün manyetik kuzey-güney
istikametinde tutabilir. Bu manyetik pusulanın çalışma prensibidir.
Gemilerde kullanılan manyetik pusulalar üç ana kısımdan oluşur. Bunlar:
Ø Tas,
Ø Kart,
Ø Sehpadır.
Manyetik pusulanın tası pusula kartına serbest hareket edebilmesi için gereken
sürtünmesiz ortamı sağlar. Manyetik pusula tasının içerisinde gliserin-saf su karışımı bir sıvı
bulunur. Kart bu sıvı üzerinde serbest yüzerek hareket edebilir. Gliserinin amacı suyun
donma ısısını düşürmektir.
Manyetik pusulanın kartı mika veya plastikten yapılmış, altında bağlantılı 2 adet
mıknatıs çubuğu taşıyan, üstünde yön isimleri, kerte ve dereceleri işaretlenmiş yazılı bir
karttır (Şekil:33). Tam ortasından tasın kart taşıyıcı miline oturtulmuştur. Karta bağlı
mıknatıslar kartın üzerinde işaretlenmiş olan kuzey-güney yönünde yerleştirilmiştir. Bu
şekilde serbest olarak sıvı üzerinde dönebilen kart yerkürenin manyetik alanı etkisi ile daima
manyetik kuzey-güney istikametinde durur. Bir şekilde başka tarafa dönse bile tekrar sabit
yönüne geri döner. Tasın kenarındaki geminin pruvasını gösteren işaretin hizasına gelen kart
üzerindeki yön adı veya derecesi gemimizin yönümüzü verir.
Şekil 33- Pusula kartı Şekil 34: Yat pusulası
Manyetik pusulanın sehpası pusula tası ile düzeltme küre ve çubuklarını taşıyan
kısımdır. Gemiler özellikle sacdan yapılanlar taşıdıkları demir aksam nedeni ile pusulanın
kartındaki mıknatısları etkiler. Dünyanın manyetik alan gücünden daha kuvvetli olan bu etki
nedeni ile pusula doğruluğunu kaybeder ve göstermesi gereken yönü göstermez. Bu neden
ile geminin sahip olduğu manyetik alanın pusula üzerindeki etkisini en aza indirmek için
pusula sehpasına belirli düzen ve ayarda yumuşak demirden çubuk ve küreler ile mıknatıs çubuklar konur. (Şekil:35)
Gemilerde kullanılan bu manyetik pusulalar “standart pusula” olarak belirtilir. Sacdan
yapılmadığından manyetik alan etkisinin çok düşük ve seyir alanı itibarıyla pusuladaki
hatanın ihmal edilebilir derecede olduğu gezi ve spor teknelerinde (yatlar) bu tip standart
pusulalar yerine çok daha basit manyetik alan düzeltmesinin yapıldığı pusulalar bulunur. (Şekil:34)
Şekil 35: Standart manyetik pusula
8.2. Manyetik Pusula Değerinde Düzeltme
Yukarıda anlatıldığı üzere basitçe, serbest yüzen bir mıknatıs manyetik kuzey güney
istikametinde durmakta ve bu şekilde yönümüzü tespit etmede yararlı olmaktadır. Ancak
söylendiği gibi bu sadece basitçedir. Deniz seyrinde bizim çok daha hassas ve güvenilir yön
tespitine ihtiyacımız vardır. Bu neden ile manyetik pusula ile ölçülen yön değerini, gerçek
coğrafik yönden saptıran unsurları bularak deniz seyrinde kullanabileceğimiz şekle getirmeliyiz.
Manyetik pusula yön değerini, coğrafik yön değerinden saptıran iki unsur vardır.
Bunlar:
Ø Doğal sapma
Ø Arızi Sapma
8.2.1. Doğal Sapma ( Varation)
Manyetik pusulada “Doğal sapma”, genel olarak Dünya manyetizmasının
özelliklerinden kaynaklanan, gerçek yön değerinden sapmadır.
Şekil 36: Manyetik kutup6
Doğal sapmanın iki özel nedeni vardır:
Ø Manyetik ve Coğrafik Kutupların Farklı Yerlerde Olması
6 Manyetik Kuzey kutbu, Kanada’nın kuzeyinde Parry Kanalı üzerinde, 740 00’ N – 1010 00’ W mevkiinde,
Manyetik Güney kutbu, Antartika Kıtasında, Mertz Buzulu üzerinde, 680 00’ S – 1440 00’ E mevkiindedir.
Manyetik pusula yukarıda anlatıldığı şekilde bize kutupları gösterir;ancak, manyetik
pusulanın gösterdiği kutuplar, Dünya’nın manyetik alanının kutuplarıdır ve Dünya’nın
manyetik kutbu ile coğrafik kutupları, yakın olmalarına rağmen birbirinden farklı yerlerde
bulunmaktadır. (Şekil-36).Bu durum bizi, manyetik pusula ile yaptığımız ölçümlerde hataya
düşürür; çünkü deniz seyrinde bize, coğrafik kutup yönleri gerekmektedir. Bu durum, Dünya
üzerindeki yere göre değişen, fakat her yer için sabit hataları ortaya çıkartır.
Ø Dünya’nın Manyetizmasındaki Değişiminden Kaynaklanan Sapma,
Yerkürenin manyetizmasını oluşturan magma tabakası içerisinde bulunan, atomları
Dünyanın dönüş ekseni doğrultusunda sıralanmış olan erimiş demir, homojen bir şekilde
dağılmamıştır. Üstelik, magma tabakasının hareketliğinden dolayı bu düzensizlik devamlı bir
değişim göstermektedir. Bunun sonucunda manyetik pusulalarda, Dünya üzerindeki yerine
ve zamanına göre değişen sapmalar oluşur.
Belirli yer ve zamandaki “doğal sapma”, yukarıda belirtilen nedenlerden kaynaklanan
sapmaların toplanması ile elde edilir. Doğal sapma değerleri, büyük ölçekli haritaların pusula
gülü içerisine yıl, sapma ve sapmadaki yıllık değişim şeklinde yazılıdır. Manyetik pusula
değerlerine doğal sapma düzeltmesi yapılırken, harita üzerindeki bu bilgilerden yararlanılır.
Şekil 37: Pusula gülünde doğal sapma
Pusula gülü içerisinde yazılı olan doğal sapma değerini, (Şekil-37) zamana göre
değiştiğinden doğrudan kullanamayız. Günümüzdeki doğal sapmayı hesap ile buluruz.
Bunun için;
Ø O bölgenin büyük ölçekli bir haritası açılır (Büyük ölçekli harita, küçük alanları
kapsadığından ve haritanın kapsadığı tüm alanda doğal sapma aynı olduğundan,
bu haritaların pusula gülüne, o bölgedeki doğal sapma yazılır.).
Ø Pusula gülünden o bölgedeki aşağıdaki bilgiler alınır,
· Doğal sapma miktarı
· Doğal sapmanın tespit edildiği yıl
· Doğal sapmadaki yıllık değişim
Ø İçinde bulunduğumuz yıldan, doğal sapmanın tespit edildiği yıl çıkartılarak,
oraya yazılan sapmanın tespit edildiği yıl üzerinden kaç yıl geçtiği bulunur.
Ø Geçen yıl miktarı ile yıllık değişim miktarı çarpılarak, son tespitten sonra
toplam ne kadar değişim olduğunu buluruz.
Ø Doğal sapmanın son tespit değerine, o günden bu güne kadar olan toplam
değişimi uygular ve günümüzde orada ne kadar doğal sapma olduğunu buluruz.
Burada dikkat edilecek önemli noktalar, değişimin nasıl belirtildiği ve
uygulanacağıdır. Yıllık sapma, “artıyor” veya “azalıyor” şeklinde belirtilebileceği gibi, (+)
veya (-) şeklinde de belirtilebilir. (+) işareti artıyor, (-) işareti azalıyor şeklinde alınmalıdır.
Sapma, gerçek değerden kaçmadır. Bu neden ile yıllık değişim artıyor şeklindeyse
uygulama, sapmayı büyütecek şekilde, azalıyor şeklindeyse, sapmayı küçültecek şekilde olmalıdır.
Örnekler:
a) Doğal sapma 2000 yılında 20 35’ E, yıllık değişim +15’, 2005 yılında doğal sapma nedir?
2005-2000= 5, 5 x 15’= 75’, 75’= 10 15’, (20 35’ E) + (10 15’) = 30 50’ E
b) Doğal sapma 2000 yılında 20 35’ W, yıllık değişim -15’, 2005 yılında doğal sapma nedir?
2005-2000= 5, 5 x 15’= 75’, 75’= 10 15’, (20 35’ W) - (10 15’) = 10 20’ W
Değişim miktarı, sapma miktarından büyük ve azalıyor şeklindeyse, sapmanın işareti değişir.
Örnek:
c) Doğal sapma 2000 yılında 10 05’ E, yıllık değişim -15’, 2005 yılında doğal sapma nedir?
2005-2000= 5, 5 x 15’= 75’, 75’= 10 15’, (10 05’ E) - (10 15’) = 10’ W
Toplam değişim, azalma şeklinde sapma kadarsa, sapma ortadan kalkar.
Örnek:
d) Doğal sapma 2000 yılında 10 15’ E, yıllık değişim -15’, 2005 yılında doğal sapma nedir?
2005-2000= 5, 5 x 15’= 75’, 75’= 10 15’, (10 15’ E) - (10 15’) = 0
8.2.2. Arızi Sapma (Deviation)
Gemiler sahip oldukları demir aksamdan dolayı, genelde pruva pupa istikametinde
sabit bir manyetik alana sahiptir. Manyetik pusulaların, bulunduğu geminin manyetik
etkisinden kaynaklanarak yapmış olduğu sapmaya “arızi sapma” denir.
Arızi sapma, pusula üzerindeki küre, flander çubuğu ve mıknatıs çubukları ile yetkili
kuruluşlar tarafından sıfırlanmaya çalışılır. Ancak geminin taşıdığı yükler, yaşadığı fırtınalar
ve diğer durumlar zamanla bu ayarları bozar. Bu neden ile ayrıca arızi sapma cetvelleri hazırlanır.
Cetveller hazırlanırken, gemi çok yavaş olarak olduğu yerde tam bir daire şeklinde
döndürülür. Dönüş sırasında 5’er derecelik aralıklarda, güneşin manyetik pusuladan kerterizi
alınır. Alınan kerteriz değerleri ile güneşin o an ve yer için hesaplanan semti ve o yerdeki
doğal sapma değeri arasındaki ilişkiden, geminin pruva hattına göre arızi sapma değerleri
bulunur. Bu değerlere göre arızi sapma cetveli hazırlanır.Cayro pusulanın bulunduğu
gemilerde cetvellerin hazırlanmasında cayro pusula kullanılır.
Arızi sapma cetvellerini hazırlama yetkisi U.Y.Kaptanı ehliyetli kişilere veya
yetkilendirilmiş kuruluşlara aittir. Bu cetvelde; geminin isim ve imo numarası, değerlerin
alındığı pusula, düzeltmenin yapıldığı tarih, sapma değerleri, kullanılan yöntem, standart
pusuladaki düzeltme unsurlarının durumu, düzeltmenin yapıldığı mevkii, cetveli hazırlayan
kaptanın adı soyadı, ehliyet derecesi ve imzası bulunur. Özel bir durum olmadıkça cetveller
yılda bir yenilenmek zorundadır. Ancak özel durumlarda, örnek olarak, yük gemilerinde
demir yükünden sonra yıl dolmasa bile bu cetvel yenilenir.
Form-1’de bir arızi cetvel örneği verilmiştir. Bu örnek standart olmamakla birlikte,
içeriğindeki bilgilere sadık kalmak kaydı ile daha kullanışlı olduğu düşünülen bir başka formatta da hazırlanabilir.
8.3. Manyetik – Hakiki Yön Çevrimi
Denizcilikte temel olarak pusulayı;
Ø Mevkii koymak amacı ile belirli bazı unsurların kerterizini alırken
Ø Dümen tutarken kullanırız.
Mevki koyma amacı ile alınan kerteriz değerini haritaya uygulamamız gerekir. Ancak
haritaya hakiki coğrafik yön değerini uygulamamız gerekirken, manyetik pusula ile
aldığımız kerteriz değeri hakiki değildir. Manyetik pusula ile aldığımız kerteriz değerinde,
doğal ve arızi sapmalar vardır. Bu neden ile kerteriz değerine sapma düzeltmesi yaparak
hakikiye çevirir ve o şekilde kullanırız. Yani burada manyetik pusula değerini, hakiki değere çeviririz.
Gideceğimiz yere ulaşmak için hangi yöne gitmemiz gerektiğini, harita üzerinde
buluruz ve pusulamızı kullanarak o yöne gideriz. Ancak haritadan tespit ettiğimiz değer
hakiki, pusulada gördüğümüz değer ise sapmış değerdir. Bunun için tespit ettiğimiz hakiki
değere sapma uygulayarak, pusula değerine çevirir ve öyle kullanırız.
Manyetik pusula değerinden hakiki değere veya bunun tersi olarak hakiki değerden
manyetik pusula değerine çevrim yapmak için iki ayrı yöntem kullanılmaktadır:
Ø CDMVT Yöntemi
Yaygın olarak kullanılan yöntem CDMVT yöntemidir.
C Compass: Manyetik pusula değeri,
D Deviation: Arızi sapma değeri,
M Magnetic: Manyetik değer,
V Variation: Doğal sapma,
T True: Hakiki değer.
Bu yöntemde, CDMVT değerleri yan yana yazılır ve toplama çıkartma işlemi ile bilinmeyen değer bulunur.
Burada ezberlenecek olan,
· Pusuladan(C) hakikiye(T), E işaretli sapmalar toplanır, W işaretli sapmalar çıkartılır,
· Hakikiden(T) pusulaya(C), E işaretli sapmalar çıkartılır, W işaretli sapmalar toplanır,
Örnek:
a) Bulunduğumuz yer ve zamanda doğal sapma 120 E, arızi sapma 40 W, pusuladan
3470 de gördüğüm fener gerçekte kaç derecededir?
C D M V T
3470 40 W 120 E
3470 40 W 3430 120 E 3550
Örnek:
b) Bulunduğumuz yer ve zamanda doğal sapma 120 W, arızi sapma 40 W, pusuladan
3470 de gördüğüm fener gerçekte kaç derecededir?
C D M V T
3470 40 W 120 W
3470 40 W 3430 120 W 3310
Örnek:
c)Haritaya göre 3550 yönüne gitmem gerekiyor. Bulunduğumuz yer ve zamanda doğal
sapma 120 E, arızi sapma 40 W, manyetik pusuladan kaça gitmem gerekir?
C D M V T
40 W 120 E 3550
3470 40 W 3430 120 E 3550
Örnek:
d)Haritaya göre 3550 yönüne gitmem gerekiyor. Bulunduğumuz yer ve zamanda doğal
sapma 120 E, arızi sapma 40 E, manyetik pusuladan kaça gitmem gerekir.
C D M V T
40 E 120 E 3550
3390 40 E 3430 120 E 3550
Örnek:
e)Haritaya göre 3550 yönüne gitmem gerekiyor. Bulunduğumuz yer ve zamanda doğal
sapma 120 W, arızi sapma 40 W, manyetik pusuladan kaça gitmem gerekir.
C D M V T
40 W 120 W 3550
3710 40 W 3670 120 W 3550
Ø Denklemli Çözüm
Hakiki yön - pusula yönü çevrim formülü;
T = C + (E) – (W) tir
Bu formülde;
T = True yani hakiki değer,
C = Compass yani pusula değeri,
(E) = İşareti “E” (East), olan sapmaların toplamı,
(W) = İşareti “W” (West), olan sapmaların toplamını ifade etmektedir.
Örnek;
a)Bulunduğumuz yer ve zamanda doğal sapma 120 E, arızi sapma 40 W, pusuladan
3470 de gördüğüm fener gerçekte kaç derecededir?
T = C + (E) – (W)
T = 347 + (12) – (4) = 355
b)Bulunduğumuz yer ve zamanda doğal sapma 120 E, arızi sapma 40 E, pusuladan
3470 de gördüğüm fener gerçekte kaç derecededir?
T = C + (E) – (W)
T = 347 + (16) – (0) = 363
c)Bulunduğumuz yer ve zamanda doğal sapma 120 W, arızi sapma 40 W, pusuladan
3470 de gördüğüm fener gerçekte kaç derecededir?
T = C + (E) – (W)
T = 347 + (0) – (16) = 331
Yukarıdaki örneklerde pusula değerinden hakiki değere çevrim yaptık ve T = C + (E) – (W)
formülünü kullandık. Hakikiden pusulaya çevrim için yine aynı formülü kullanabileceğimiz
gibi, formülü C = T – (E) + (W) şeklinde de kullanabiliriz.
Örnek:
d)Haritaya göre 3550 yönüne gitmem gerekiyor. Bulunduğumuz yer ve zamanda doğal
sapma 120 E, arızi sapma 40 W, manyetik pusuladan kaça gitmem gerekir?
C = T – (E) + (W) veya T = C + (E) – (W)
C = 355 – (12) + (4) 355 = C + (12) – (4)
C = 347 C = 347 olur.
Örnek;
e)Haritaya göre 3550 yönüne gitmem gerekiyor. Bulunduğumuz yer ve zamanda doğal
sapma 120 E, arızi sapma 40 E, manyetik pusuladan kaça gitmem gerekir?
C = T – (E) + (W) veya T = C + (E) – (W)
C = 355 – (16) + (0) 355 = C + (16) – (0)
C = 339 C = 339
Örnek;
f)Haritaya göre 3550 yönüne gitmem gerekiyor. Bulunduğumuz yer ve zamanda doğal
sapma 120 W, arızi sapma 40 W, manyetik pusuladan kaça gitmem gerekir?
C = T – (E) + (W) veya T = C + (E) – (W)
C = 355 – (0) + (16) 355 = C + (0) – (16)
C = 371 C = 371
Bu şekilde, manyetik pusula değerlerini haritaya geçirirken hakikiye çevirebilir veya
haritadan aldığımız değerleri manyetik pusula ile uygulayabilmek için manyetik pusula değerine çevirebiliriz.
Daha önce bahsettiğimiz gibi, ahşap veya fiber malzemeden yapılan ve demir aksamın
az olduğu yatlarda, gemi manyetizması ihmal edilebilir olacağından, bu tip teknelerde arızi
düzeltme yapılmaz. Ancak doğal sapma düzeltmesi her durumda gerekir. Bunun için yine
aynı formül kullanılacaktır.
Pusula değeri ile hakiki değer arasındaki çevrim formülünü, daha önce anlattığımız,
arızi sapma cetvelinin hazırlanmasında da kullanılır.
Örnek:
Arızi sapma cetveli hazırlanmaktadır ve belirli bir yerde ağır ağır dönülerek, cayro
pusulaya göre 5’er derecelik dönüşlerde aynı anda manyetik pusuladan da değer
alınmaktadır. Bulunduğumuz yerde doğal sapma 30 W’tir. 0000 Hakiki değeri için pusula
değeri 0040’dir. 0000 Hakiki değeri için arızi sapma nedir?
C D M V T
0040 30W 0000
0040 10 W 0030 30W 0000
0000 Hakiki değer için D = 10 W’tir. T’den C’ye giderken toplam yapıldığından işaret
W’tir. Bu şekilde her 5 derecede bir ölçüm yapılır ve arızi Sapma cetveline işlenir.
Formül yöntemini, cayro pusula hatasının belirtilmesinde de kullanabiliriz.
Örnek:
Bir rehber hattındaki fenerleri aynı hizada gördüğümüzde, cayro pusulamızla
aldığımız hiza 2730 ‘dir. Rehber hattı, haritada 2700 olarak gösterilmiştir.
T = C + (E) – (W) 270 = 273 – 3
Haritada verilen 2700 derecesine varabilmek için, pusulamızla tespit ettiğimiz 2730
sinden 30 çıkartmamız gerekmektedir. Cayro hatamız 30 , fark (-) olduğundan, işareti de (W)
tir. Cayro hatası (30 W) tir.

KAYNAK:www.megep.meb.gov.tr 

 

Döküman Arama

Başlık :