Kapat

ÇOCUK GELİŞİMİ VE EĞİTİMİ - FİZİKSEL GELİŞİM

1. FİZİKSEL GELİŞİM
1.1. Tanımı ve Önemi

Fiziksel gelişim, bedeni oluşturan tüm organların gelişmesi, boyun uzaması, kilonun
artışı, kemiklerin gelişimi, dişlerin çıkması ve değişmesi, kas, beyin ve tüm sistemler(sinir,
sindirim, dolaşım, solunum, boşaltım gibi) ve duyu organlarının gelişimidir.
Gelişim yaşam boyu sürer; ancak çocukluk döneminde diğer tüm dönemlere oranla
açıkça daha fazla görülebilir. Fiziksel gelişim çocuğun beden yapısındaki niceliksel değişme
ve artışları içerir. Gelişimin iki şekli vardır:
 Nicel/ Sayısal: Ağırlık, boy sözcük sayısındaki artış gibi rakamsal olarak ifade edilen artışı belirler.
 Niteliksel: Yapıda ve çeşitlilikteki gelişimi belirtir. Örneğin; çocuğun kaslarının çalışma şeklinde olduğu gibi…
Fiziksel gelişimin, insan hayatınının neredeyse tamamını etkilediği bilinmektedir.
Özellikle insan gelişiminin en hızlı olduğu dönemler olarak bilinen bebeklik ve ergenlik
döneminde kişide, gözle görülebilir nitelikte değişiklikler meydana gelir. Gelişimin hızlı
olduğu bu dönemleri bireyin sağlıklı geçirişi, sonraki yaşamının sağlam temellerini oluşturur.
Çocukların gelişimle ilgili fiziksel değişimleri anne babalar ve eğitimciler tarafından
takip edilmeli, gözlenen aksaklık durumlarında ise uzmana başvurulmalıdır. Bedensel
gelişim açısından ilk bebeklik döneminde erkekler kızlara oranla daha ağır ve daha uzun
boyluyken buluğ çağına kadar her iki cinste de gelişim hızı, aynı oranda seyreder. Ancak kız
çocukları daha erken buluğa ererler ve yaşıtları olan erkeklerden daha gelişmiş duruma
gelirler. Buluğ çağının sonundaysa erkekler bu farkı kapatırlar.
Fiziksel gelişim baştan ayağa ve merkezden dışa doğru ilkesine uygun olan bir
süreçtir. Bu gelişim süreci bireyin psiko-motor, duygusal, toplumsal ve zihinsel yaşamınıda
etkiler. Böylece bireyin kişilik gelişiminin de temeli oluşur. Bu nedenle bireyin yaşamında fiziksel gelişimin katkısı büyüktür.
1.2. 0-12 Yaş Çocuklarında Fiziksel Gelişim Özellikleri
Fiziksel gelişimle ilgili olarak dünya üzerindeki pek çok toplumda vücut ölçümlerinin
her yeni kuşakta, bir öncekine nazaran farklılaştığı savunulmaktadır.Buna göre bebekler
bundan 50-60 yıl öncesine kıyasla daha iri olarak dünyaya gelmekteler. Çocuklar anne ve
babalarının kendi yaşlarındaki halinden daha ağır ve daha uzun boyludurlar. Örneğin; 8
yaşındaki bir çocuk anne ve babasının 8 yaşındaki halinden daha ağır ve daha uzun boyludur.
Bu sonuç hemen hemen tüm dünya ülkelerindeki çocuklarla ilgili yapılan araştırmalar sonucunda bulunan bulgulardır.
Kuşaklar arasındaki bu farklılığın nedeninin sağlık koşullarının, geçtiğimiz yüzyıllara
oranla çok fazla düzelmiş olması çocukların beslenme şekli, hastalıklardan daha iyi
korunmaları, hijyen koşullarının daha iyi olması, daha iyi tıbbi yardım almaları ve daha iyi
eğitimli anne babalar tarafından büyütülmeleri nedeniyle ortaya çıktığı düşünülmektedir.
1.3. Boy ve Kilo
Büyüme: Organizmadaki hücre sayısının ve hücrelerin büyüklüğünün artmasıyla
ilgilidir. Yeni doğan bebeğin boyu, 48-53cm, kilosu ise 3.250-3.500gr arasındadır. Bebeklik
döneminde erkekler kızlara oranla daha uzun ve daha kiloludur. İlk yıllarda büyüme oldukça
hızlı olup gözle görülebilir niteliktedir.
Bebeklik dönemindeki sağlıklı gelişiminin kanıtı bebeğin düzenli olarak kilo
almasıdır. Bebek beşinci ayda doğum ağırlığının iki katına, birinci yılda üç katına, ikinci
yılda ortalama olarak dört katına ulaşır. Bebeğin bir yıl içersinde boyu ortalama 75cm’ye,
kilosu ise 10kg’a ulaşır. Bebek ilk 6 ay boyunca ayda 8cm,ikinci 6 ay boyunca ayda 4cm
uzar.1-2 yaş arasında boy uzunluğu 10-12cm artış gösterir.2-4 yaşları arasında yılda yaklaşık
7cm uzar.4 yaşla ergenliğin başladığı 10-12 yaş arasında yılda 5-6cm uzar.1. yaşın sonunda
doğum uzunluğunun % 50 si kadar, 2. yaşın sonunda ise %75 i kadar daha uzamaktadırlar.4
yaşında ise doğum boyunun yaklaşık 2 katı kadar olur.
Bebeğin normal gelişimi için anne sütünün yararı tartışılmaz bir gerçektir.
Hem kız hem de erkek çocuklarında boy büyümesi ve ağırlık artması doğumdan
sonraki ilk birkaç yıl içersinde ve ergenlik döneminde hızlıyken, ilk çocukluk ve erinlik
öncesinde oldukça yavaştır.
Kız ve erkek çocuklar arasında boy ve kilo yönünden farklılıklar vardır,bunun nedeni
de erkek çocukların kızlara oranla daha çok kemik ve kas kütlesine sahip olmalarıdır.On bir
yaş civarı çocukların büyüme ve gelişmelerinde yavaşlama görülmeye başlar, bu dönemdeki
çocuk birçok aktiviteye katılarak beceri kazanır, aynı zamanda gelişimindeki yavaşlamadan
istifade ederek bedenine alışması da kolaylaşır.
Büyüme ve gelişmenin yavaşlamasına karşın, özellikle kız çocuklarında bu dönemde
boy ve kilo artışının yanında ilk adet dönemi görülür. Erkeklerdeyse 15–16 yaşlarında ikincil cinsiyet belirtileri görülür.
Doğumu takip eden ilk iki yıl süresince büyüme, yaşamın tüm dönemlerine oranla en
hızlı olduğu dönemdir. İki yaştan sonra fiziksel büyüme yine hızlı olmakla beraber, biraz
yavaşlar. Bu dönemde bebeğin karnının büyük oluşu kamburumsu bir görüntü verir; ancak
iki yaşından sonra vücut duruşu yetişkine benzemeye başlar.
Erken çocukluk eğitimi döneminde vücut oranları gözle görülebilir şekilde değişir.
Gövde ve bacaklar hızla büyür. Yaklaşık 6 yaş civarında vücudun genel görünümü yetişkin
görünümüne benzer. Çocukların boy gelişimini desteklemek için bir etkinlik örneği aşağıda verilmiştir.
1.4. Kaslar
Kaslar vücudun hareket sisteminin aktif elemanları olup kemiklerin üzerini örten
bölümünü oluşturur. Vücut hareketlerini kaslar sayesinde yapar. Çocuğun doğumda
kaslarının ağırlığı beden ağırlığına göre 1/5 ile 1/4 arasındadır, ergenlikte bu oran 1/3 iken yetişkinlikte ise 2/5 si kadardır.
Kasların vücuttaki gelişimi belli bir sıra izler, önce büyük kaslar sonrada küçük kaslar
gelişir. Doğumdan sonraki ilk aylarda göz kasları aktif haldedir, dört yedi aylar arasında başı
ve bedeninin üst kısmını destekleyen kaslarla, el ve kol hareketini sağlayan kasların kontrolü sağlanır.
Erken çocukluk dönemindeyse daha çok, kaba motor hareketler ince motor
hareketlerden daha önce kendini gösterir. Örneğin çocuklar bu dönemde rahatlıkla koşup
zıplayabilirken, düğme ilikleme ve makas kullanma gibi becerileri yapmada zorlanırlar.
İnce ve kaba motor becerilerin gelişimi kız ve erkek çocuklarda farklıdır. Kızlar ince
motor hareketleri daha iyi yaparken erkek çocukların kaba motor becerilerde daha iyi olduğu gözlenmiştir.
Öğretmen aşağıda verilen etkinliği gerçekleştirerek, çocukların fiziksel gelişimlerini desteklemiş olacaktır.
1.4.1. Kas Tipleri
Kaslar istemli ve istemsiz kaslar olmak üzere ikiye ayrılır:
 İstemli kaslar: İstenilen zamanda istenilen hareketleri sağlayan kaslara denir.
Örneğin; Kol, boyun, baş, bacak, parmak, göz kapağı kasları bu gruba girer.
 İstemsiz kaslar: Bu kasların özelliği kişiye bağlı olmadan çalışmalarıdır.
Örneğin: Mide, kalp, karaciğer, dalak, bağırsaklar….vb iç organlarımız istemsiz çalışan kaslara girer.
İstemli kasların çalışmasını destekleyici bir etkinlik aşağıda verilmiştir.
1.4.2. Kasların Vücuttaki Görevleri
 İskelet sisteminin hareketini sağlarlar
 Vücudun enerji deposudur
 Dilin hareketini sağlar ve konuşmaya yardım eder
 Organların çalışmasını etkiler
 Kalbin çalışmasında ve kan dolaşımında etkin rolleri vardır
 Solunum sisteminin çalışmasına yardımcı olurlar
1.5. Kemikler ve Dişler
Büyüme süreci içerisinde bedenin oranları sürekli bir değişim gösterir. Yeni doğan bebeğin kemikleri
Kıkırdaktır, zamanla bu kıkırdak doku kalsiyum, fosfat ve diğer minerallerlin etkisiyle
kemikleşmeye başlar. Yeni doğan bebekte toplam 270 kemik vardır. İlk yıllardaki kemik
gelişimi hızlıyken ilk çocuklukta bu hız düşer; ancak ergenlik döneminde kemik gelişiminin tekrar hızlandığı görülür
Yeni doğan bebeğin başı vücuduna oranla daha büyüktür. Normal bir yetişkinde baş
beden büyüklüğünün 1/8 i kadardır, yeni doğanda ise bu oran 1/4 kadardır.
Yeni doğanın baş çevresi yaklaşık olarak 35cm dir. 3. ayda 40.5cm, 6 ayda 43cm, 1
yaşında 46cm’dir. Başın büyümesi, beyin büyümesini yansıttığı için tüm çocuklarda dikkatle izlenmelidir.
Göğüs çevresi yenidoğanda baş çevresiyle birbirine çok yakın olup neredeyse eşittir. 1
yaşından sonra göğüs çevresi baş çevresini geçer. Doğumda göğüs çevresi 33 cm’dir.1 yaşında 47 cm, 5 yaşında 55 cm’dir.
Verilen tüm ölçümlerin yaklaşık değerler olduğu ve bireysel farklılıklara göre bu
oranlardaki değişikliklerin normal olduğu unutulmamalıdır; ancak bulunan sonuçlar büyük
farklılık taşıyorsa, en yakın zamanda çocuğun bir uzmana götürülmesi gerekir.
Yeni doğan bebeğin kafatası arasında altı tane boşluk vardır,bu boşluklara bıngıldak(fontonel) adı verilir. Bunların
beş tanesi doğumun ilk günlerinde kapanırken tepedeki bıngıldak on iki-on sekiz ayaları arasında kapanır. Kemik
hastalığı olanlarda bıngıldaklar geç kapanırken, beyin gelişiminde problem olmayan çocuklarda daha erken kapanmaktadır.
Bazı çalışmalar bu büyümelerin düzenli olmayabileceğini, bebekler ve çocukların bazı
aylarda daha fazla uzarken veya ağırlık kazanırken bazı aylarda daha az uzayıp daha az
ağırlık kazanabilmelerini göstermektedir. Bazen duraklama dönemlerinin olabileceği gibi ani büyümelerin de olabileceği unutulmamalıdır.
Bebeklikteki fiziksel büyümede kalıtım, beslenme, çevre koşulları, ailenin sosyoekonomik
düzeyi ve çocuğun yeterli uyarım alması da etkili olmaktadır. Ülkemizdeki
ortalama doğum ağırlık değerleri, Batı Avrupa ve ABD standartlarına uygunluk göstermektedir
İskelet gelişimi kızlarda ve erkeklerde farklıdır. Özellikle ilk çocukluk döneminde
kızların iskelet gelişimi, erkeklerin iskelet gelişimine göre daha ileri seviyededir. Aynı
zamanda iskelet sistemi bedenin oranını da belirler. Bedenin baş, kol, el, göğüs, karın, bacak
ve ayak gibi parçaların birbirine göre büyüklüğü bedenin oranını verir.
Diş tabakalarının gelişimi doğum öncesi dönemde başlar. Olgunlaşmasını tamamlayan
dişler, doğumdan sonra belli bir sırayla diş etlerini delerek çıkar. İlk dişler yaklaşık 5-10.
ayda çıkmaktadır; ancak farklı ülkelerdeki çocukların diş gelişimlerinin değişik olduğu
sonucuna varılmıştır. Bazı bebeklerde dişin ilk çıkışı 12. aya kadar olabilmektedir. Bazı
bebeklerin de doğduklarında bir veya birden fazla dişi de olabilmektedir, dört yaşına doğru
çocuğun tamamlanan bu dişlerine süt dişleri adı verilir. Süt dişleri 20 adet olup iki iki buçuk yaşına kadar tamamlanır.
Süt dişlerinin çıkma zamanı aşağıda görülmektedir.
Süt dişlerini tamamlayan çocuk yedi yaşına geldiğinde süt dişleri çıkış sırasına göre
düşmeye başlar ve yerini kalıcı dişlere bırakır. On iki yaşına geldiğinde ise çocuğun ağzında
28 adet kalıcı diş bulunur bırakmaktadırlar. İlk düşen diş, genellikle alt,ön kesiciler olmaktadır.
Kemiklerin gelişimi ve dişlerin gelişimi arasında sıkı bir bağ vardır. Diş gelişimi
bakımından kızlar bir yıl daha öndedir.
Süt ve kalıcı dişlerin zamanında ve sağlam çıkmasında annenin sağlıklı ve yeterli
beslenmesi, doğum sonrası bebeğin ve annenin yeterli ve dengeli beslenmesinin önemli bir rolü vardır.
1.6. Çocukların Diş Sağlığının Korunmasında Dikkat Edilecek Noktalar
 Bebeklerin dişetleri, emzirildikten hemen sonra kalan süt veya mama
kalıntılarını temizlemek için bir bezle silinmelidir. Bu temizlik ileri yaş diş sağlığı için çok önemlidir.
 Çocuğa süt dişlerinin çıkmasından itibaren doğru diş fırçalama ve diş ipi kullanma alışkanlığı kazandırılmalıdır.
 Gün içerisinde çok sık şekerli gıdaları yemekten kaçınılmalıdır.
 Diş fırçaları 3-5 ayda bir değiştirilmelidir.
 Sert yiyecekler dişlerle kırılmamalıdır.
 Dişler iğne, kürdan vb. ile karıştırılmamalıdır.
 Diş sağlığı açısından kalsiyum vb. mineraller ve vitaminler yönünden zengin
yiyeceklerin yeterli ve dengeli alımına özen gösterilmelidir.
 Düzenli aralıklarla diş doktoruna gidilip gerekli kontroller yaptırılmalıdır.
1.7. Sistemler ve Organlar
1.7.1. Sindirim Sistemi

Bebeğin sindirim sistemi, anne sütü ve onun bileşimine yakın gıdaları sindirebilecek
niteliktedir. Beklerin midesi küçük olduğundan, beslenme sırasında mide kapasitesi oranında
besin alımına dikkat edilmelidir, Bebeğin çabuk acıkacağı gözönünde bulundurularak az ve
sık sık beslenmesi gerekir. Ancak yaşla birlikte mide kapasitesi de büyüdüğünden alınması
gereken besin miktarı da bu oranda artar.
Diş sağlığını korumak ve olası olumsuzlukları gidermek amacıyla özellikle alınması
gereken vitamin ve kalsiyum ihtiyacının karşılanmasına özen gösterilmelidir. Aksi halde diş
sağlığı bozulacak ve istenmeyen durumlar ortaya çıkacaktır.
Midede sindirime yardımcı olan salgıların miktarı ve özellikleri çocuk büyüdükçe
değişkenlik gösterdiğinden bebek farklı gıdaları zamanla daha kolay sindirebilir.
Ergenlik döneminde midenin büyüklüğü ve kapasitesi arttığından bu dönemde yemek yeme fazlalaşır.
1.7.2. Solunum Sistemi
Hücrelerin fonksiyonlarını yerlerine getirmeleri için enerjiye ihtiyaçları vardır. Bu
enerji besin öğelerinin ve oksijenin kullanılmasıyla sağlanır. Oksijenin hücre düzeyinde
kullanılmasına iç solunum, oksijenin dış ortamdan alınmasına ise dış solunum denir.
Bebeklerin solunum sistemleri yetişkinlerinkinden farklıdır. Bebeklerin solunum
yolları daha dar ve kısadır bu nedenle daha fazla nefes alıp verirler. Yeni doğmuş bebeğin
dakikadaki solunum sayısı 40-60, üç aylık bebeğin 35-40,bir yaşındaki bebeğin ise 30-35 dir.
Bu dönemdeki solunum hızlı ve yüzeyseldir. Bebeklerin hızlı solunumuna neden olan yatay
durumdaki kaburga kemikleridir. Bu nedenle bebek solunumu daha çok karın kasları yardımı ile yapar.
İlerleyen yaşlarda çocuğun solunumu, gelişimiyle birlikte ilerler ve yetişkin
solunumuna yaklaşır. Dört yaşından sonra çocuk kendini daha çok, hareketin fazla olduğu
etkinlikler içersinde bulur. Bu tür etkinlikler sayesinde çocuk doğru nefes alıp vermeyi öğrenir.
1.7.3. Kalp ve Kan Dolaşımı
Kalp herkesin kendi yumruğu büyüklüğünde olan bir organdır. İnsan vücudunda bulunan en güçlü kas kalp kasıdır.
Dakikada ortalama 70 kez kasılır. Kalbin bir günde pompaladığı kan yaklaşık 20 tonun üzerindedir. Yeni doğan bebeğin kalbi
ortalama 120-140 arasında artar, bu hız sonraki yaşlarda düşer ve yetişkin seviyesine gelir. Normal bir yetişkinin kalbi dakikada 60-
70 arasında atar. Yeni doğan bir bebeğin kanında bebeği mikroplara karşı
koruyan antikorlar bulunur, bu antikorlar bebeğe plesanta aracılığı ile geçer. Bebek doğduktan ilk iki üç ayda kızamık, kızıl,
kabakulak ve çocuk felci gibi bulaşıcı çocuk hastalıklarından bu antikorlar yoluyla korunur; ancak bu antikorlar üçüncü aydan sonra
etkisini yitirdiğinden gerekli olan aşıların zamanında yapılması gerekir.
Kalpten çıkan kan, akciğerlere gider ve oksijenle zenginleştikten sonra kalbe geri
döner. Buna küçük dolaşım denir. Oksijenle zenginleşen kanın vücuda yayıldıtan sonra geri
dönmesine ise büyük kan dolaşımı denir. Hücre ve dokulardaki artıklar kanla dolaşım sistemi ile vücuttan uzaklaştırılırlar.
Besinlerle alınan temel maddeler ve solunum ile alınan oksijen hücre düzeyine kadar
kan sayesinde iletilir. Bu anlamda kan hayati önem taşır. Çocukların açık havada oynamaları
onların fiziksel gelişimlerinin yanında sağlıklı gelişimlerine de katkıda bulunur. Aşağıdaki
çocukların açıkhavada oynayabilecekleri bir etkinlik örneği verilmiştir.
1.7.4. BOŞALTIM SİSTEMİ
Vücutta oluşan artık maddeler, hücreler tarafından doğrudan kana gönderilir.Kan bu
maddeleri alarak vücudun boşaltım kanallarına iletir.Su ve karbondioksit fazlası
solunumla,su ve tuzlarsa terleme yoluyla vücuttan dışarı atılır.Üre,ürik asit,su ve tuz
böbrekler tarafından idrarla dışarı atılır.İdrarın % 95’i sudur. İlk yıllarda böbreklerin
çalışması düzensizdir. Bebeğin idrar yapma sayısı beslenme ve çevre koşullarına bağlı olarak
değişkenlik gösterir. Bebeğin aldığı gıda ve sıvı miktarı arttıkça idrar yapma sayısı da o oranda artar.
Özellikle bebeklerin altının ıslak bırakılmasından kaynaklı olan idrar yolu
enfeksiyonlarının oluşmasına meydan vermemek için gerekli hijyen koşullarının sağlanması
gerekir. Kız çocuklarının alt temizliği yapılırken kirliliğin üretme organlarına yayılması önlenmelidir.
Bluğ çağına kadar çocukların üreme organları herhangi bir fonksiyon göstermez ancak
ergenlik çağında yetişkin seviyesine kadar ulaşır. Genellikle hareket halinde olan çocuğun
metabolizmasıda düzenli işler. Bu nedenle aktivitenin sadece çocuklukta değil tüm yaş
dönemlerinde uygulanması gerektiği unutulmamalıdır.
1.7.5. Beyin ve Sinir Sistemi
Beyin, beyincik ve omurilikten oluşur. Merkezi sinir sisteminden 43 çift sinir çıkar,
bunların on iki çifti beyinden çıkar, bunlara kafa çiftleri adı verilir. Bunlar ses duyma,söz
söyleme,tad alma,okuma ve yazma,dengeli yürüme gibi faaliyetlerin gerçekleşmesini
sağlar.Geriye kalan 31 çift sinirse kaslara ve iç organlara gider.Bu sinirler kasların görevini yapmasını sağlar.
Merkezi sinir sistemi, ilk çocukluk döneminde hızlıyken erinlik döneminden sonra
durur. Çocukluk döneminde beyin ölçüsünde son derece bir yavaşlama söz konusudur.
Beynin doğum öncesi ve doğum sonrasındaki gelişimi hızlıdır. Bu büyüme ve gelişmeye beynin büyüme hamlesi denir.
İnsan doğumda yaşamı boyunca sahip olabileceği nöron hücrelerinin tümüne sahiptir.
Beyinde hücre kaybı meydana geldiğinde, bu hücrenin yerine yeni hücre oluşmaz.
Yaşamın ilk yıllarında zamanının çoğunu uyuyarak geçiren çocuk, ikinci aydan
itibaren çevreyle yavaş yavaş etkileşime girmeye başlar. Sinir sistemi ve kasların
olgunlaşmasıyla başını üçüncü ayda dik tutar, beşinci ayda dönme hareketlerinin yanında
altıncı aya doğru, oturma eylemini gerçekleştirir. Giderek ayakta durma, yürüme ve koşma
gibi büyük kaslarını kullanma ile ilgili beceriler kazanmaya başlar.
1.8. Ergenlik Döneminin Fiziksel ve Fizyolojik Özellikleri
Büyümenin en hızlı olduğu dönemlerden biri de ergenlik dönemidir. Bu dönemde
çocuk biyolojik değişim ve olgunlaşmasını tamamlayarak yetişkin görünümüne girer.
Ergenlik altı ayla bir yıla kadar süren, erinlik dönemini de içine alan beş-altı yıl süren bir dönemdir
Erinlik dönemi çocukluğun sonu ve ergenliğin başlangıcı arasındaki bir ya da iki yılı
kapsayan dönemdir. Erinlik döneminde, kızlar erkeklere oranla daha uzun ve ağırdırlar,
kızların çoğu bu dönemde yılda 5-10cm büyürlerken erkeklerdeki bu oran genellikle büyüme
on-on altı yaşlarında başlar ve her yıl 8-12cm büyürler. Daha sonra bu büyüme yavaşlayarak 20 yaşına kadar sürer.
Bu dönemde kızlarda ve erkeklerdeki iç salgı bezlerinin çalışma fonksiyonları
değiştiğinden, erkeklerde cinsiyet hormonlarının artması spermlerin artmasına neden olur,
aynı zamanda sakal ve tüylenmeler daha da yoğunlaşır. Dış görünüm de değişerek kemik ve
kaslar hızla gelişmeye başlar. Kızlardaysa ise bu dönem erkeklere oranla, birkaç yıl daha
erken başlar. Cinsiyet hormonlarının artması yumurta hücrelerinin de artmasına neden olur.
Kızlarda belirgin olarak kilo artışı, göğüslerde büyüme ve kalçalarda genişleme görülür.
Ergenlik çağındaki değişiklikler, cinsel salgı bezlerinin kana bol miktarda salgı
bırakmalarıyla başlar. Erkeklerde testesteron, kızlarda östrojen salgıları, beyindeki hipofiz
bezinin uyarılmasıyla bol miktarda üretilir. Kızlarda ergenlik döneminin ilk göstergesi adet
kanamasının başlamasıdır. Erkeklerdeyse açık bir belirti yokken, vücuttaki kıllanmanın,
cinsel organlarda büyüme ve sperm üretiminin başlaması bir gösterge olarak kabul edilebilir.
Cinsel gelişim ve vücuttaki değişiklikler 20 yaşına kadar devam eder; ancak ilk
zamanlardaki kadar hızlı değildir.
Ergenlik dönemi boyunca beden ağırlığı kızlarda 16 kg, erkeklerdeyse 20kg artar. İç
organların hızla büyümesi ve kütlesinin artması, kas dokusunda gelişme ve yağ dokusunda
artma, ergenlikte beden ağırlığında gözlenen belirgin artışın öğelerindendir. Gerek kızlarda,
gerekse erkeklerde vücutta yağ depolanması sonucu ağırlıkta belirgin bir artma gözlenir.
Ergenlik döneminde baş kemikleri dışındaki tüm iskelet sisteminde belirli bir sıra ile
büyümede hızlanma görülür. İlk önce el ve ayakların büyümesi hızlanır, sonra ön kol ve
bacaklar, daha sonra üst kol ve uyluklar uzar. Uzunlamasına büyümeyi, vücudun enine
büyümesindeki hızlanma takip eder. Öncelikle kalçalar ve göğüs, sonra omuzlar genişler ve
en son olarak da baş uzar. Bütün bunlar ergenlikte boy uzamasının nedenleri arasında yer alır.
Erinlik döneminde kızlar, hem boy, hemde ağırlık bakımından erkeklerden üstündür.
İskelet gelişimi yönünden de kızlar erkeklere göre daha gelişmiştir. Örneğin, 14 yaşındaki
bir kızın iskelet gelişimi,16 yaşındaki bir erkeğin iskelet gelişimine erişmiş durumdadır.
Ergenlik dönemindeki değişimler bireylerin vücut koordinasyonunu bozduğundan,
eşyalara çarpma, takılma, düşmeler ve sakarlıklar oluşur. Geçici bir süreç olduğundan
üzerinde fazla durulmadan zamanla düzeleceği hatırlanmalıdır.
Bu dönemde yaşanan hızlı değişmeler ergenleri çok fazla etkiler. Zaman zaman ruhsal
inişler ve çıkışlar yaşarlar. Bazen içe kapanıkken, bazen de fazlasıyla dışa dönük olabilirler.
Duygularını olabildiğine yoğun yaşarlar. Bu nedenle, ailenin ve eğitimcilerin ergenlik
dönemindeki bireylerle olan iletişimlerinde dikkatli olmaları gerekir.
Kızlarda Göğüslerin büyümesi………….8-13 yaş
Pubik bölgede kıllanma………..8-14 yaş
Koltuk altında kıllanma………..Pubik kıllanmadan yaklaşık 2 yıl sonra
Ciltte yağlanma…………………Koltuk altı kıllanmasıyla aynı dönem
İlk menstruasyon………………10-16.5 yaş
Erkeklerde Testislerin büyümesi……10-13.5 yaş
Pubik bölgede kıllanma……….10-15 yaş
Penisin ve prostat bezinin büyümesi…11-14.5 yaş
Ses değişmesi………….. Penisin büyümesiyle aynı dönem
Yüzde ve koltuk altlarında kıllanma…. Pubik kıllanmadan yaklaşık 2 yıl sonra
Ciltte yağlanma………. Koltuk altı kıllanmasıyla ay nı dönem
İlk meninin atılması…… Penisin büyümeye başlamasından yaklaşık 1 yıl sonra
1.9. Fiziksel Gelişimin Diğer Gelişim Alanlarıyla İlişkisi
Fiziksel gelişim tüm gelişim alanlarının başlangıcıdır .Çocuğun fiziksel gelişimi onun
diğer gelişim alanlarını etkileyebilir. Örneğin, fiziksel yönden gelişmemiş bir çocuk
arkadaşları ile birlikte oynamakta zorluk çeker, çabuk yorulur. Bu durum çocuğun
psikolojisini olumsuz etkileyebileceği gibi sosyalleşmesini de engeller.
Çocukların vazgeçemedikleri fiziksel gelişimi destekleyici etkinliklerin, çocukların
tüm gelişim alanlarına sayısız yararı olduğu unutulmamalıdır. Örneğin; oyun oynayan çocuk
hareket halinde olduğu için büyük ve küçük kaslarını çalıştırarak, kan dolaşımını hızlandırır.
Oyun oynayarak duygusal anlamda rahatlar ve arkadaşlarıyla birlikte oyun oynadığı için de sosyalleşir.
Sonuç olarak oyun, çocuğun fiziksel gelişimindeki ilerlemeyi destekler ve bir anlamda
fiziksel gelişim oyun sayesinde kendi hızını yakalayabilir. Hareket, çocuğun gelişmesi kendi
bedenini ve çevresini tanıyabilmesi, gelişmekte olan kaslarının çalışması için gereklidir.
Zihinsel gelişimde de algılama keşfetme ve inceleme gerektirdiğinden fiziksel ve zihinsel
gelişiminde birbirleriyle ilişkisi olduğu söylenebilir. Dolayısıyla tüm gelişim alanları birbirleriyle ilişkilidir
2. FİZİKSEL GELİŞİME UYGUN ETKİNLİKLER
2.1. Fiziksel Gelişime Uygun Etkinlikler

Bu bölümde fiziksel gelişimi destekleyici etkinliklerle ilgili gerekli görülen bilgiler
verilmeye çalışılmıştır; ancak öğretmen adayı, bu konuları iyice öğrenmeli, özümsemeli,
içine sindirmeli; fakat bununla da kalmayıp kendini bu alanda sürekli geliştirmelidir.
Günümüzde bir çocuğun bedensel ve ruhsal yönden sağlıklı gelişimi ve eğitimi için
oyunun uyku ve beslenme kadar önemli bir ihtiyaç olduğu kabul edilmektedir. Oyunun
çocuğun yaşamındaki yeri ve önemi konusunda birçok kuramcı değişik görüşler ileri
sürmüştür. Gross’e göre oyun ‘’Gerçek hayata hazırlayan alıştırmalardır.’’şeklinde tanımlanır.
Spenser’a göre oyun “Fazla enerjinin boşaltılmasıdır.” şeklinde tanımlanır.
Montessori’ye göre oyun “Çocuğun işidir.”şeklinde tanımlanır.
Piaget’ e göre oyun “Dış dünyadan alınan uyarıları özümleme ve uyum sistemine yerleştirme yoludur.” şeklinde tanımlanır.
Oyun etkinliği hareketi gerektirdiğinden kas gelişimini olumlu yönde etkiler. Oyun
çocuk için keşfetme, öğrenme, kendini ifade etmek demektir. Çocuk oyun sayesinde
çevresini daha iyi tanır, becerilerini geliştirir ve çeşitli roller üstlenerek dünyayı algılamaya
çalışır. Oyunun eğlendirici özelliği olması bakımından çocuk eğitiminde öğrenme yöntemi olarak kullanılmaktadır.
Oyun her yaşta insanın hayatında önemli yeri olan etkinliktir. Yetişkin için oyun
eğlenme, dinlenme ve boş zamanları değerlendirme gibi algılanırken çocuk için oyun
zamanınını büyük bir kısmını alan ciddi bir uğraş olarak nitelendirilmelidir.
Oyun çocuğun gelişmesi ve kişilik kazanması için sevgiden sonra gelen ikinci önemli
duygusal ihtiyaçtır. Bu anlamda sevgiden yoksun bir çocukluğun düşünülemeyeceği gibi
oyundan yaksun bir çocuklukta düşünülemez.
Oyunun değeri düşünülürse çocuğun tüm gelişim alanlarını destekleyici olmakla
birlikte çocuğu gerçek hayata hazırlayıcı etkin bir araç olduğu unutulmamalıdır.
Fiziksel Gelişim Her Çocuk İçin Farklı Olsa Da Genel Özelliklerin Değişmediği Bilinmektedir.
Bir bebeğin hareketliliği doğum öncesinde başlamaktadır. Doğumdan sonra bu
hareketlilik artmaktadır. Örneğin; bir bebek ortalama üç aylıkken, başını dik tutar ve bu
hareketi yattığı yerde dönme ve desteklenerek oturma, emekleme, ayakta durma, yürüme,
koşma vb. takip etmektedir. Tüm bu hareketler büyük kas motor gelişimi ile ilgili becerilerdir.
 0–3 ay: Bebek yüzükoyun yatarken başını tavana bakacak kadar kaldırabilir.
Kucakta otururken başını dik tutar. Sırt üstü yatarken renkli nesneleri başını iki yana çevirerek izler.
Eline verilen bir oyuncağı düşürmeden tutar.
 3–6 ay: Sırt üstü yatarken ellerinden tutup kaldırmaya çalıştığınızda başını düşürmeden kalkabilir.
 6-12 ay: Yardımsız oturur. Yatarken kendiliğinden oturur. Tutunarak ayakta durur.
Yerde otururken koltuktan tutunarak ayağa kalkar. Kısa bir süre tay tay durabilir. Çocukların hareket
gelişimleri ev,sınıf gibi kapalı ortamlarda desteklenebileceği gibi sınıf dışı, park bahçe gibi
açık hava ortamlarında da desteklenebilmektedir.
 1-3 yaş: 15-16. aya kadar tay tay durabilir. 16. aydan sonra düzgün yürür. Ayaktayken yerdeki oyuncağını düşmeden alır.
Örneğin; 13aylık çocuklar yürümeye başladıkları için ipinden çekilerek oynanabilen
ya da sürülebilen oyuncakları severler.15-18 aylık çocuklar tırmanma çabası içindedirler.
Sallanan ata binmeye çalışma ve onun üzerinde sallanma zevk aldıkları bir etkinliktir.
3 yaş dönemindeki çocuk büyük kaslarını daha iyi kullanabildiğinden takla atar, yüksek yerlerde yürümeyi dener, üç tekerlekli bisiklete biner, topa tekme atabilir. Yaratıcı olduğundan yeni oyunlar oluşturur ve uygular. Temsili oyunlarda çeşitli kıyafetleri giyip değişik tipleri canlandırmayı sever. Aynı zamanda meslek oyunları da oynar.
Bu yaştaki çocuklar oyun malzemeleri olarak,
 Mutfak malzemeleri
 Bahçe araç gereçleri
 Legolar, renkli dominolar
 Minyatür hayvanlar, artuk materyaller
 Bebekler
 Kostüm ve aksesuarlar
 Su, kum, kil, çamur gibi malzemeleri tercih ederler.
2-3 yaş çocukları bahçede kum, kova, kürek gibi malzemelerle oynamayı tercih
ederler.3-4 yaş grubu çocukları inme-çıkma- kayma gibi hareketleri koordineli olmaya
başlamıştır. Kaydıraktan kayma, bisiklete binme gibi hareketlere katılımlarından oldukça
etkindirler. Açık havada bu dönem çocukları kil, çamur gibi malzemelerle oynamaktan da zevk alırlar.
 4 yaş: El becerileri oldukça gelişmiştir.Resimler yapar, yapılar kurar, kitaplara
özel bir düşkünlük başlar.Hayal gücü oldukça gelişmiştir.
Bu dönem çocuğunun kullandığı oyun malzemeleri,
 Bebekler
 Oyun evleri
 Kuklalar
 Bahçe aletleri
 Legolar, artık malzemeler
 Hamurlar
 Yetişkin kıyafetleri gibi malzemeleri tercih ederler.
5-6 yaş grubu çocukları top oyunları, sek sek gibi kurallı oyunlardan hoşlanır.6 yaş ve
üstü çocuklar park, bahçe gibi açık alanları koordineli bir şekilde kullanırlar. Grup
aktiviteleri ağırlık kazanmaya başlar. Çocukların motor gelişimleri ev,sınıf gibi kapalı
ortamlarda desteklenebileceği gibi sınıf dışı, bahçe, park gibi açık hava ortamlarında da desteklenebilmektedir.
Özellikle erken çocuklukta çocukların fiziksel gelişimlerinin belli bir plan ve
programla, çocukların gelişimlerinin çok yönlü ilerlemesini destekleyen ve uzman
personeliyle hizmet veren erken çocukluk eğitim kurumlarının büyük payı vardır.
Erken çocukluk eğitim kurumlarında çocuklar, zamanlarının büyük bir kısmını oyun
oynayarak geçirirler. Salonda ve açık havada oynanan oyunlar çocuklara kas becerilerini
geliştirmelerinin yanında açık havada oynanan oyunlarla, güneş ve oksijenden yararlanarak
bedensel sağlıklarına katkıda bulunmuş olurlar.
Fiziksel gelişimi destekleyici nitelikte olan etkinlikler, özellikle erken çocukluk eğitim
kurumlarında, günlük etkinlik programı içersinde sadece oyun etkinliğinde değil, diğer
etkinliklerde de kullanılabilir. Örneğin; serbest zaman etkinlikleri, müzik etkinlikleri, Türkçe
dil etkinlikleri, drama, animasyon gibi birçok yerde uygulanabilir niteliktedir.
Çocuklara uygulanacak etkinliklere, öncelikle ısındırıcı hareketlerle başlanmalıdır.
2.2. Fiziksel Gelişime Uygun Araç Gereçler
Oyun çocuğun en ciddi uğraşıyken, oyun etkinliklerinde kullanılan araç gereçler de
onların en önemli iş aletleridir. Çocuğun oyun için gerekli aracı olsun ya da olmasın çocuk
mutlaka yaratıcılığını kullanarak bir şeyler yaratır; ancak çocuğun oyunlarının desteklenmesi
için, biz eğitimcilerin onlara bazı oyun malzemeleri hazırlamamızı gerektirir.
Araç gereçleri üç başlıkta toplayabiliriz:
 Çocuğun okul öncesi araç gereçleri ve oyuncakları,
 Açık hava oyunları ve etkinlikler için araç gereçler,
 Çocuğun gereksinimleri ve ilgileriyle ilgili etkinlikleri,
2.2.1. Çocuğun Okul Öncesi Araç Gereçleri ve Oyuncakları
Fiziksel gelişimi destekleyici etkinliklerin çocuğa en üst düzeyde yarar
sağlayabilmesi, etkinlik için gerekli olan araç gereçleri ve aynı zamanda alanı bilinçli olarak hazırlamak gerekir.
Fiziksel Gelişimi Destekleyecek Etkinliklerde Kullanılan Araç Ve Gereçlerin
Özellikleri ( Oyuncaklar ):
 Araç gereçler, birden fazla hedefi olan çok aşamalı ve çocukların gelişim düzeylerine uygun olmalıdır.
 Araç gereçler sade, ayrıntıları az, iyi zımparalanmış, pürüzsüz ve keskin köşeleri yuvarlatılmış olmalıdır.
 Çocuğun yaş ve gelişim seviyesine uygun olup ilgileri doğrultusunda olmalıdır.
 Şekil ve boyut bakımından kullanışlı olmalıdır.
 Araç gereçlerin nasıl oynanılacağı kolaylıkla kavranabilmelidir.
 Dayanıklı, sağlam ve temizliği kolay olmalıdır.
 Tehlike unsuru yaratmayacak şekilde planlanmalıdır.
 Göze hoş görünmeli ve estetik olmalıdır.
 Dokunma duyusunu olumlu yönde etkilemelidir.
 Birden fazla çocuğun bir arada oynayabileceği nitelikte olmalıdır.
 Çocuktaki araştırma ve keşfetme duygusunu harekete geçirmelidir.
 Çocuğun yaratıcılığını destekleyici olmalıdır.
Oyun çocuğun kişilik kazanması için sevgiden sonra gelen en önemli şey duygusal doyumdur.
 Çocuğun kaslarını koordineli olarak kullanmasını güdüleyici olmalıdır.
 Çocuğun bütün bu sıralananların yanında sosyal ilişkilerinin gelişmesine katkıda bulunacak nitelikte olmalıdır.
Fiziksel Gelişimi Destekleyici Etkinliklerde Kullanılan Materyallerin ya da Alanın Taşıması Gereken Özellikler
 Ortamın güvenilir olması oldukça önemlidir. Fiziksel açıdan çocuklara güvence
sağlanabileceği gibi kendilerine güvenmelerine ve sorumluluk duyguları
kazanmalarına yardımcı olur, aynı zamanda kendilerini daha bağımsız hissetmelerini sağlar.
 Bahçede bulunan materyaller, aynı zamanda hareket kolaylığı sağlayacak
şekilde düzenlenmelidir. Dolayısıyla yapısal özellikleri de dikkate alınmalıdır.
Örneğin; yürüme alanları kaygan olmamalıdır.
 Çocuklar için oluşturulan açık hava alanlarındaki materyallerin canlı renklerde
ve ilgi çekici olmasına özen gösterilmelidir. Güçlü ve zıt renkler çocukların
materyalleri, parçalara ayırmasına ve derinliğini algılamasına yardımcı olabilir.
 Bahçede parkta bulunan materyaller, çocuklar için kullanışlı olmalıdır. Her yaş
grubu çocuğa ayrı ayrı hizmet edebilecek özelliklere sahip olmalıdır.
 Materyaller, sık sık kontrol edilmeli; hava koşulları düşünüldüğünde açık
havadaki materyallerin yıpranmaları söz konusudur. Dolayısıyla bu materyaller
tehlike yaratmamalı, paslanma, zincir kopması vb. sorunlara karşı gerekli bakımları yapılmalıdır.
 Materyaller, çocukların alanı bağımsız, rahat bir şekilde kullanmalarına olanak sağlamalıdır.
 Materyallerin nitelik açısından olduğu kadar, nicelik açısından da çocukların
gereksinimlerini karşılayabilecek sayıda olmasına önem verilmelidir.
Özel eğitime gereksinimi olan çocuklarında diğer çocuklar gibi park ve bahçede
oynamaya gereksinimleri vardır. Dolayısıyla açık hava alanlarının kullanımı ve
düzenlenmesinde bu çocukların gereksinimleri de dikkate alınmalıdır.
Açık havada gerçekleştirilen etkinlikler çocukların doğa ile içiçe olmalarını sağlamaktadır.
Çocuğun Okul Öncesi Araç Gereçleri ve Oyuncakları:
 Oyuncak bebekler
 Evcilik malzemeleri
 Ritm aletleri
 Dolgu oyuncaklar
 Kostüm ve aksesuarlar
 Masa oyuncakları, legolar
 Ses çıkaran canlı renkte oyuncaklar
 Çekmeli ve itmeli oyuncaklar
 Oyuncak taşıtlar
 Yapı oyuncakları
 Minyatür hayvanlar
 Fasulye torbaları
 Plastik küpler
 Bloklar
 Oyun evleri
 Sallanan atlar
2.2. Açık Hava Oyunları ve Etkinlikleri İçin Araç-Gereçler
Çocukların özellikle fiziksel gelişimlerine sayısız katkısı olan açıkhava oyun araçları,
dünyanın her yerinde çocuklar tarafından kullanılan araçlardır.
Açıkhava oyun araçları
Tırmanma araç gereçleri:
 Yürüme ve denge aletleri
 Ağaç kasalar,büyük kutu ve sandıklar
 Üç tekerlekli bisikletler
 Direksiyonlu, tekerlekli tahta arabalar
 Kum havuzu,kum araçları
 Salıncaklar
 Halatlar, ipler
 Çemberler
 Tırmanma merdivenleri Resim 22 : Salıncak
 Kaydıraklar
 Araba lastikleri
 Salıncaklar
 Bisiklet, tekerlekli araçlar, kullanma alanları
 Tüneller
 Kaleler
 Oyun evleri
 Tahterevalli
 Sallanan atlar vb.
 Potalar, kale
-Tahtadan oyun evleri ya da oyun platformları
-Ağaç gövdeleri, tırmanma tahtaları
-Büyük boy, içi boş, tahta bloklar
-Su oyunlar masası
-Toplar, çemberler, ipler
-Su, kum, kil,tahta gibi malzemeler Kovalar, tırmıklar, kürekler, şekil kalıpları
-Oyuncak kamyonlar
- Akülü arabalar
0-12 yaş dönemindeki çocuklarının, fiziksel gelişimlerini destekleyici araçgereçler konusunun bitiminde,
öğretmen öğrencileri erken çocukluk eğitim kurumları’nın oyun bahçesine alan gezisi düzenleyerek, öğrencilerin konuyu pekiştirmelerini sağlar.
Açık Hava Oyunlarının Çocukların Fiziksel Gelişime Olan Katkısı:
Açık hava oyunları, çocukların;
 Sağlıklı gelişimlerini sağlar.
 Gerek fiziksel gerekse duygusal açıdan rahatlamalarını sağlar.
 Hareketler sırasında kendini yeterli hissetmesini/ kendine güven duymasını sağlar
 Hareket gelişimiyle birlikte çocuğun diğer gelişim alanlarını da destekler.
 Kasların güçlenmesini sağlar.
 Koordinasyon ve denge gelişimini destekler.
 Esneklik kazanmalarını sağlar.
 Solunum ve dolaşım sistemlerini düzenler.
 Sinir, kas ve eklem koordinasyonunu sağlar.
 Günlük yaşamın gerektirdiği yürüme, koşma, atlama, sıçrama, tırmanma, sekme
gibi temel becerileri kazanmalarını sağlar.
 Aynı ortamdaki diğer çocuklarla işbirliği yapmalarını, planlama yapmalarını,
arkadaş edinmelerini sağlar.
 Fazla enerjilerini kullanmalarını, gerginliklerini gidermelerini sağlar.
 Grup içinde sırasını beklemesi gerektiğini öğrenmesini sağlar.
Açık havada çocuklarla sabit ya da taşınabilir materyallerle oynanabileceği gibi, sanat
çalışması, jimnastik gibi çalışmalar da yürütülebilir.Açık havada park ya da bahçedeki
materyaller düzenlenirken çocukların gelişimsel düzeyleri, ilgileri ve gereksinimleri dikkate
alınmalıdır. Dolayısıyla bu materyallerin taşıması gerekli olan özelliklerine önem verilmelidir.
2.4. Fiziksel Gelişime Uygun Etkinlik Planlama
Belirli bir hedefe ulaşmak için, var olan imkanların nasıl kullanılacağının önceden
saptanmasına planlama denir. Fiziksel gelişimin en fazla desteklendiği etkinlik oyun etkinliğidir.
Fiziksel gelişimi destekleyici etkinlikler, çocuğun motor gelişimi için eğlenceden
ziyade, en büyük gereksinimdir. Çocuk etkinlik süresince birçok şey öğrenir.Öncelikle kendi
bedeninin dünya üzerindeki etkisini ve kontrolünü fark eder.Böylece çocuk kendi beden
imajı ve yeteneklerine ilişkin olumlu özgüven geliştirir.Ayrıca organlar arasındaki eşgüdümü
ve denge sağlar.Motor becerilerde çeviklik ve esneklik kazanır.
Eğitimci çocukların her birini çok iyi tanımalı, gelişim özelliklerini bilmelidir.
2.4.1. Fiziksel Gelişimi Destekleyici Etkinliklerin Çocukların Küçük Kaslarına
Etkileri Sonucunda Edindikleri Beceriler:
 Nesneyi elle tutma, sıkma, kavrama ve bırakma
 Nesneyi parmaklarıyla tutma, kavrama ve sıkma
 Nesneye dokunma, ovma, okşama, yoğurma ve delme
 Düğme ilikleme ve çözme
 Fermuar açma ve kapama
 Bağcık bağlama, çözme
 Dikme, örme, ipe boncuk geçirme
 Makasla kesme
 Kağıt katlama, yırtma yapıştırma
 Parmaklarını aynı çizgide hareket ettirme
2.4.2. Fiziksel Gelişimi Destekleyici Etkinliklerin Çocukların Büyük Kaslarına
Etkileri Sonucunda Edindikleri Beceriler:
 Yürüme koşma, engel üzerinden atlama, tek ayaküstünden atlama
 Merdivenden inip çıkma, tırmanma, kayma
 Nesneyi fırlatma, yakalama
 Ağırlık kaldırma uzağa ağırlık taşıma
 Çömelme, kalkma, sıçrama
 Çift ayak zıplama ve ileri geri sağa sola hareket etme
 Çömelmiş durumda değişik yönlere gitme
 Nesneyi çekme ve itme
 Sallanma
 Topla çeşitli hareketler yapma
 İple ilgili çeşitli hareketler yapma
 Çemberle çeşitli hareketler yapma
 Bisiklete binme
 Yüzme

KAYNAK:www.megep.meb.gov.tr

Döküman Arama

Başlık :