Kapat

Kimyasal Maddelerin Özellikleri

Kimyasal Maddelerin Özellikleri

ÇivitEskiden İndigofera cinsi bitkilerden elde edilen mavi renkli boyarmadde. Çivit doğulularca çok eski çağlardan beri bilinirdi. Bitki, su ile mayalanmaya bırakıldığında, bileşiminde indoksil bulunan sıvı elde edilir. Bu sıvı çırpılarak havayla temas ettirildiğinde çivit, mavi bir çökelti hâlinde dibe çöker. Elde edilen bu tabiî çivitte %20-90 arası, boyayıcı madde olan indigotin (C16H10 N2O2) ile ayrıca kahverengi, kırmızı ve sarı çivit gibi yan ürünler de bulunur. Bugün çivit, sanayide sentez yoluyla üretilir. Çivit alkalilerde çözünebilen ve hava ile oksitlenince yeniden mavi çivit veren beyaz çivite indirgenebilir. Dokuma elyafının boyanması bu özellikten yararlanarak yapılır. Çivitin bromlu türevleri de boyarmadde olarak kullanılır. İki bromlu çivit erguvan kırmızısı, dört bromlu çivit (mavi ciba) mavi boya olarak kullanılır. Doğal çivit havada bozunmaz, bilinen çözücülerde çözünmez. Ancak klor ve nitrik asit gibi yükseltgen maddelerden etkilenir.

    Gliserin

Normal şartlarda renksiz, kıvamlı, tatlı bir sıvı olan üç değerli bir alkol (CH2OH.CHOH. CH2OH). Propantriol ve gliserol olarak da adlandırılır.

Gliserini Scheel bulmuş (1779), Berthelot ve Würtz de yapısını açıklayarak molekülünde üç hidroksil grubu bulunduğunu ortaya koymuşlardır.

Gliserin katı ve sıvı yağlarda, yağ asiti esterleri şeklinde bulunur.

Alkol mayalanması sırasında şekerli suya sodyum bisülfit katılırsa etonol yerine gliserin oluşur.

Sanayide yağlı maddelerin hidrolizinde, yağlardan sabun üretimi ve mum yapımında yan ürün olarak da propilen, etil asetat ve etil alkolden üretilmektedir.

Yoğunluğu 1.265, ergime noktası 17°C, Kaynama noktası 290°C"tır.

Su ve alkollerle her oranda karışabilir.

Eterde çözünmez, asetonda çözünür.

İyotlu ve alkali maddeleri çözer.

Dumanlı nitrik asitle birleşerek nitrogliserin yapar.

Gliserin boya ve verniklerde kullanılan reçinelerin elde edilmesinde, besin, ilâç ve kozmetik sanayiinde, büyük ölçüde de nitrogliserin (dolayısıyla dinamit) yapımında kullanılır.

Fehling ÇözeltisiBakır sülfat (CuSO4), sodyum - potasyum tartarat (COOK.(CH.OH)2.COONa.4H2O, Seignette tuzu) ve sodyum hidroksit (NaOH)ten oluşan organik ayıraç. Fehling çözeltisindeki Cu++, indirgen maddelerle Cu+"ya indirgenir ve reaksiyon ortamında çözünmeyen kırmızı renkli bakır (1) oksit oluşur. Bu özelliğiyle tıp alanında şeker aranmasında kullanılır (glikoza ve früktoza etki eder, sakkaroz ve öteki polisakkaritlere ise ancak HCl ile ısıtılmalarından sonra etkir). Fehling çözeltisi zamanla bozunur. Bu nedenle gerektiğinde karıştırılarak kullanılmak üzere önceden A ve B gibi iki çözelti hâlinde hazırlanır. Fehling - A: 7 gr CuSO4.5H2O + 100 ml. su ve Fehling - B: 35 gr. Seignette tuzu, 11 gr. Sodyum hidroksit + 100 ml. su ile hazırlanabilir.

Etil alkolEtanol adıyla da bilinen, iki karbonlu, bir değerli alkol (C2H5OH).

Alkol denince akla etil alkol gelir. Alkollü içkilerde bulunan bu madde, halk arasında ispirto olarak tanınır.

Etil alkol, alkol mayalanmasıyla elde edilir: Glikoz, zimas enzimi ile katalizlenerek etil alkol ve karbon dioksite dönüşür. Bu mayalanmayla en çok % 12"lik alkol elde edilir. Ayrımsal damıtmayla bu oran % 96"ya çıkarılabilir.

Renksiz, hoş kokulu, su ile her oranda karışabilen bir sıvıdır. Eksi 112°C"ta donar, 78°C"ta kaynar.

Etil alkol, içki, ispirto ve kolonya dışında, birçok organik maddenin sentezinde, ayrıca çözücü ve yakacak olarak da kullanılır.

Kalsiyum elementi ve bileşikleri

Periyodik cetvelin II A grubunda yer alan gümüş beyazı renkte metal element. Alkali toprak metallerindendir.

Doğada en çok bulunan beşinci elementtir.

Aktif olduğundan serbest hâlde rastlanmaz. En bol bulunan bileşiği kalsiyum karbonat (CaCO3), kireçtaşı, mermer ve tebeşir kayaçlarının da ana bileşenidir. Ayrıca, dolomit, alçıtaşı (jips) ve flüorit (CaF2) en çok rastlanan kalsiyum mineralleridir.

Çoğu metalde uygulandığı gibi kalsiyum elde etmek için oksidinin (CaO) karbonla indirgenmesi yöntemine başvurulamaz. Bunun yerine, kalsiyum klorürden elektroliz yoluyla elde edilir. Elektroliz sırasında kalsiyum, yüzeyde katı bir blok hâlinde toplanır.

Sert, kırılgan, parlak bir metaldir. Önce havanın nemiyle hidroksite, sonra karbon dioksit çekerek karbonata dönüşür. Bu nedenle alkali metaller gibi gazyağında saklanır.

Havada ısıtıldığında parlak turuncu bir alevle yanarak CaO"ya dönüşür.

500°C"ta azot akımında ısıtılırsa kalsiyum nitrür oluşur.

Kalsiyum bileşikleri hayvan iskeletlerinin önemli bir bileşenidir.

Kalsiyum fosfat omurgalıların kemiklerini ve dişlerini oluşturur.

Birçok deniz kabuklusunun kabuğu da bileşim olarak kalsiyum karbonattır. Kalsiyum karbonat renksiz, kristal yapılı bir katıdır. Doğada kalsit ve aragonit mineralleri biçiminde bulunur Isıtıldığında, 900°C"ın üzerinde karbon dioksit vererek CaO"ya dönüşür. Suda çözünmeyen bir bazdır.

Kalsiyum klorür (CaCl2) renksiz, kristal yapılı bir katıdır. Solvay yönteminde yan ürün olarak ele geçer. Nemçeker bir madde olduğundan sanayide kurutucu olarak kullanılır. Ergime noktası 782°C"tır.

Kalsiyum flüorür doğada flüorit minerali biçiminde bulunur. Renksiz, fosforışı özelliği gösteren kristal yapılı bir katıdır. Morötesi ve kızılötesi spektroskopisinde gözetleme camı olarak kullanılır. 1423°C"ta ergir, 2.500°C"ta kaynar.

Kalsiyum hidroksit [Ca(OH)2] ya da sönmüş kireç, renksiz, kristal yapılı bir katıdır. Suda az çözünür. Kalsiyum oksitin suyla birleşmesinden elde edilir. Sanayide ve tarımda bir alkali olarak, ayrıca harç ve cam üretiminde kullanılır.

Kalsiyum oksit (CaO) ya da sönmemiş kireç, beyaz kristal yapılı bir tozdur. Kalsiyum karbonat minerallerinin kalsine edilmesiyle (genellikle toz hâlindeki minerallerin hava akımı içinde ısıtılarak neminin, karbon dioksitin ya da öteki uçucu bileşiklerin uzaklaştırılması) elde edilir. Suyla şiddetli biçimde birleşerek kalsiyum hidroksit verir. Elektrik arklarında ışık saçıcı, sanayide ortam suyunu uzaklaştırıcı olarak kullanılır. 2580°C"da ergir, 2850°C"ta kaynar.

Kalsiyum sülfat (CaSO4) renksiz, kristal yapılı bir katıdır. Doğada alçıtaşı ve anhidrit mineralleri içinde bulunur. İki mol kristal suyu içeren kalsiyum sülfat, 128°C"ta yarım mol kristal suyu içeren ve piyasada alçı olarak satılan maddeye dönüşür. Alçı suyla birleştiğinde yeniden katılaşır.

Kalsiyumun biyolojik önemi de büyüktür. Normal bir insan vücudunda 1 kiloyu aşkın kalsiyum bulunur. Bunun %99"u kemiklerde, geri kalanı diş, kan, tırnak ve gözlerdedir. Kandaki kalsiyum iyonları sinir ve kasların çalışmasını düzenler. Pıhtılaşmayı kolaylaştırır. Vücut direncini artırır. Özellikle verem mikroplarına karşı koyulmasına yardımcı olur. Eksikliği sinirlilik ve hırçınlığa yol açar.

Amonyak

Keskin kokulu bir gaz (NH3)

Renksiz olup, doğada yanardağ gazları arasında bulunur.

Bileşiminde -3 değerli azot içeren proteinler ve üre benzeri organik maddeler bakterilerin etkisiyle bozunarak amonyak verir.

Amonyak -33° C"ta kaynar, -78° C"ta ergir (katılaşır); yüksek basınç altında kolayca sıvılaşır; suda bolca çözünür. Piramit biçimindeki molekülü çok hızlı biçimde tersyüz döner. Amonyak atom saatlerinde bu özellikten yararlanılır. Sulu çözeltisi amonyum hidroksit içerir ve evlerde demizleyici olarak kullanılır. Genellikle gübre olarak ve nitrik asit, amonyum tuzlan, üre, ilaç, boya ve plastik üretiminde kullanılır.

Baz olan amonyak asitlerle, daha çok gübre olarak kullanılan amonyum tuzlarını verir. Amonyum klorür (NH4CI) ya da nışadır, kuru pillerde ve lehim işlerinde, amonyum nitrat (NH4NO3) da gübre olarak ve patlayıcı maddelerde kullanılır.

Cıva (Hg)Periyodik cetvelin IIB grubuna dahil, gümüş beyazı renkte metal element. Oda sıcaklığında sıvı olan biricik metaldir. Doğada serbest hâlde ve gümüş ya da altın malgaması biçiminde pek az, daha çok zencefre (sinabr) minerali (HgS) şeklinde genellikle İspanya, İtalya, Meksika ve Japonya"da bulunur. Türkiye"de de Ödemiş (Halıköy) ve Konya zencefre filizleri işletilir. 600°C üzerinde kavrulan zencefreden çıkan cıva buharının yoğunlaştırılmasıyla elde edilir. Cıva, oda sıcaklığında havada oksitlenmez. Isıtılırsa 350°C"ta yavaş bir yükseltgenmeye uğrayarak yüzeyi kırmızı HgO katmanıyla örtülür. Sıcak, derişik nitrik ve sülfürik asitlerde kolayca çözünür. Alkalilerde çözünmez. Metalik cıva buharı ve çoğu bileşikleri zehirlidir. Bileşikleri sentezlerde çok kullanılır. Periyodik cetvelin IA, IB, IIA, IIB grubu metalleri ve kurşun ya da kalayla kolayca alaşımlar (malgama, amalgam) verir. Gümüş-kalay-cıva malgaması diş dolgusu olarak kullanılır. Metalik cıva, alaşımlarından başka çeşitli elektrotların yapımında, barometre ve termometrelerde, hava boşaltma tulumbalarında ve cıva-buharlı lambalarda kullanılır. Cıva-buharlı lamba, morötesi ışınımı bol bir beyaz ışık verir. Cooper-Hewitt lambası da denen bu lambalar fotoğrafçılıkta ve tıp alanında da kullanılır. İçinde cıva buharı bulunan ve elektrotlarından biri demir, diğeri cıva olan bir tüple alternatif akım doğru akıma çevrilebilir. Cıva bileşiklerinin de geniş bir kullanım alanı vardır. Beyaz, kristal yapılı bir katı olan cıva (2) siyanat [Hg(ONC)2] ya da cıva fülminat, darbelere duyarlıdır ve detonatör olarak kullanılır. Renksiz, kristal yapılı bir katı olan cıva (2) klorür ya da süblime, çok zehirli olmakla birlikte, seyreltik çözelti hâlinde antiseptik olarak, ayrıca mantar öldürücü ve polimerleştirme işleminde katalizör olarak kullanılır. Doğada beyaz, rombik kristaller hâlinde bulunan cıva (2) klorür ve elektrot olarak da kalomel ve cıva içeren pil (Weston pili), standart bir elektromotor kuvvet verir. Cıva (2) sülfür (HgS) siyah renktedir. Kırmızı HgS vermiyon adıyla boya olarak kullanılır.

Hidrojen PeroksitPeroksi grubu (-O-O-) içeren hidrojen bileşiği (H2O2). Şurup kıvamında, renksiz bir sıvıdır. Eksi 0,4C"ta donar. 150C"ta kaynar. Genellikle Na2O2 ve BaO2"nin soğuk ve seyreltik H2SO4 ile tepkimesi sonucu seyreltik hidrojen peroksit elde edilir. Düşük basınçta arıtılarak %30"luk çözeltisi hazırlanır. Buna perhidrol da denir. Eczanelerde %3"lük hidrojen peroksit "oksijenli su" adıyla satılır. Hidrojen peroksit, mikrop öldürücü olduğundan dezenfektan olarak kullanılır. Yün ve ipeği ağartır. Saçın rengini açar. Maddenin temel yapısını bozmadığından ağartıcı olarak klordan daha iyidir. %85"lik çözeltisi bazı roketlerde yükseltgen olarak kullanılır.   HidrazinÜrenin jelatin eşliğinde hipokloritle yükseltgenmesi sonucunda ya da amonyaktan klor gazı geçirilerek elde edilen renksiz bir sıvı (N2H4). Tuzlar, hatta alkali metaller için iyi bir çözücüdür. Kararsızdır ve havada ya da başka yükseltgenlerin varlığında şiddetle patlar. Kuvvetli bir indirgen olduğundan roketlerde yakıt olarak ve buhar kazanlarında oksijeni bağlayarak korozyon önlemekte kullanılır. Ayrıca kauçuk ve plastik üretiminde, patlayıcı maddeler ve mantar öldürücü ilâçların yapımında kullanılır. AntrasenKatrandan elde edilen, beyaz kristal yapılı, polisiklik hidrokarbon (C14 H10 ). Mavi bir flüorışı gösterir; içindeki yabancı maddelerden ötürü bu renk çoğunlukla sarıya kaçar. Suda çözünmez, karbon tetraklorürde (CCl4) çözünür. 351°C"ta kaynar, 217°C"ta ergir. Boya sanayiinde kullanılır.   AnilinAmonyak molekülüne bir anil grubunun bağlanmasıyla oluşan, en basit birincil aromatik amin (C6H5 NH2). Aminobenzen de denir. Yağımsı, renksiz, zehirli bir sıvıdır. 183°C"ta kaynar, -8°C"ta katılaşır. Sudan biraz ağırdır. Teknikte, taşkömürü katranının damıtılmasıyla, nitrobenzenin hidrojenle indirgenmesiyle ya da klorbenzenin amonyakla tepkimesiyle elde edilir. Bazik özellikte olduğundan asitlerle tuz yapar; tuzları bazla tepkimeye sokulunca tekrar aniline dönüşür. Sentetik boya, kauçuk, patlayıcı madde ve reçine yapımında, ayrıca ilâç sanayiinde kullanılır. Örneğin, anilinden türeyen uliron, ateş düşürücüdür.AmonyakRenksiz, keskin kokulu bir gaz (NH3). Doğada yanardağ gazları arasında bulunur. Bileşiminde -3 değerli azot içeren proteinler ve üre gibi organik maddeler, bakterilerin etkisiyle bozunarak amonyak verir. Temiz tutulmayan tuvalet ve ahırlardaki keskin koku bundandır. Amonyak -33°C"ta kaynar, -78°C"ta ergir (katılaşır); yüksek basınç altında kolayca sıvılaşır; suda bolca çözünür. Piramit biçimindeki molekülü çok hızlı biçimde tersyüz döner. Amonyaklı atom saatlerinde bu özellikten yararlanılır. Sulu çözeltisi amonyum hidroksit içerir ve evlerde temizleyici olarak kullanılır. Geçiş elementlerinin metal iyonlarıyla kompleks bileşikler, birçok organik bileşikle de amitler ve aminler verir. Eskiden taşkömürünün damıtılmasından elde edilirdi. Günümüzdeyse Haber-Bosch senteziyle üretilir. Laboratuvarlarda ise amonyum tuzlarının, kuvvetli hidroksilli bazlarla ısıtılmasıyla elde edilir. Genellikle gübre olarak ve nitrik asit, amonyum tuzları, üre, ilâç, boya ve plastik üretiminde kullanılır. Bir baz olan amonyak, asitlerle, daha çok gübre olarak kullanılan amonyum tuzlarını verir. Üçüncül aminlerin alkillenmesiyle elde edilen amonyum tuzlarıysa antiseptik olarak kullanılır. Amonyum klorür (NH4Cl) ya da nışadır, kuru pillerde ve lehim işlerinde, amonyum nitrat (NH4NO3) da gübre olarak ve patlayıcı maddelerde kullanılır   AlüminDoğada korindon ve zımpara taşı, hidratlı olarak da boksitte bulunan alüminyum oksit (AI2O3). 1754"te A. S. Marggraf tarafından bulundu. Suda çok az çözünen, 2045°C"ta ergiyip 2980°C"ta kaynayan beyaz bir katıdır. Asit ve bazlardaki çözünürlüğü, kristal suyunun çokluğuyla birlikte artar; asitlerle alüminyum tuzu, bazlarla da alüminatları verir. Hidratlı alümin, jelatinimsi renksiz bir maddedir. Boyarmaddeleri tutarak laklar meydana getirdiği için tekstilde mordanlama maddesi olarak ve sıvıların renginin giderilmesinde kullanılır. Alümin, esas olarak alüminyum üretiminde ve ateş tuğlası yapımında kullanılır. AltınPeriyodik cetvelin IB grubunda yer alan sarı renkte soy metal. Doğada serbest hâlde, alüvyon yataklarında kum ile karışmış parçacıklar hâlinde kuvars kayalar içinde dağılmış olarak bulunur. Demirli pirit, kalkopirit, galen ve gümüşle birlikte, ayrıca tellürle yaptığı AuTe2 ve AuAgTe4 doğal bileşikleri hâlinde bulunur. Altın, çok kolay dövülüp çekilebilen, yumuşak bir metaldir. Bir gramı 2 kilometrelik tel hâline getirilebilir. Önce parşömen arasında, sonra da varakçı derisi arasında dövülerek 147 milimikron (1,47x10-7m.) incelikte altın varak yapılabilmiştir. Altın, elektriği ve ısıyı çok iyi iletir. Açık havada bırakıldığında oksitlenmez. Bazlar ve saf asitlerden etkilenmeyip yalnızca altınsuyunda çözünür. Halojenlerle, ancak ısıtılınca birleşir. Altın en çok Güney Afrika Cumhuriyeti"nde (dünya altın arzının % 75"i), Rusya, Kanada ve ABD"de üretilir. Elde edilme yöntemleri basittir. Hidrolik yöntemde, su püskürtülerek yıkanan alüvyondan, daha hafif olan kum ve taşlar sürüklenir, altın kalır. Malgamalama yönteminde, kuvars filizleri dövülür, suyla karıştırılarak çamur hâlinde, malgamalanmış bakır levhalardan akıtılır. Bu sırada altın, cıvayla malgama yapar. Malgama damıtılınca cıva ayrışır, altın elde edilir. Siyanür yöntemi, fakir cevherlere uygulanır. Toz hâline getirilip bol suyla karıştırılan cevher üzerine, sodyum siyanür (NaCN) ilâve edilir. Havanın da etkisiyle, NaAu(CN)2 kompleks bileşiği oluşur. Bu da çinkoyla tepkimeye sokularak altın açığa çıkarılır. Klorürlendirme yönteminde, cevher çok ince toz hâline getirilerek nemli klor gazıyla muamele edilir. Böylece AuCI3 elde edilir. Suda çözünen bu tuz, FeSO4 ile indirgenerek metalik altın elde edilir. Altın, para ve süs eşyası yapımında kullanılagelmiştir. Saf olarak kullanılmayacak kadar yumuşaktır. Bu haliyle daha çok külçe biçiminde merkez bankalarında rezerv olarak ve piyasada spekülatif amaçlarla kullanılır. Süs eşyası yapımında, sert olması için altına bakır karıştırılır. Saf altın 24 ayar olmak üzere alaşımları, 24 birim içindeki altın miktarı olarak, 22 ayar, 18 ayar biçiminde belirtilir. Altın, dişçilikte kaplama malzemesi olarak, teknikte de, çok duyarlı ve korozyonsuz olması istenen basılı devrelerde ve öteki elektrik devrelerinde, örneğin uzay araçlarında kullanılır. Ayrıca uzayda görülen yoğun güneş radyasyonuna karşı da iyi bir engel oluşturur. Kimya sanayiinde de altın, korozyona karşı kullanılır. Aldehitler

Alm. Aldehyd (m), Fr. Aldehyde (m), İng. Aldehyde.

Yapılarında karbonil grubu bulunan organik bileşiklerden, karbonil grubuna bir hidrojenin bağlı olduğu bileşikler. Karbonil grubunun diğer ucuna alkil veya aril grubunun bağlanmasıyla alifatik ve aromatik aldehitler meydana gelir. Bunların en basit misalleri formaldehit (H-CH=0), asetaldehit (CH3-CH=O) ve benzaldehit (C6H5- CH=O) dir.

Aldehitler genel olarak yüksek sıcaklıklarda alkollerin dehidrojenasyonundan elde edilebilirler, aldehit adı da buradan gelmektedir. Ayrıca primer alkollerin yükseltgenmesi de aldehitleri verir. Birçok aromatik aldehit tabiatta bol miktarda bulunur (benzaldehit bademde, vanilin vanilyada, cinnamaldehit tarçında). Kendilerine has özel kokuları vardır.

Aldehitler yapılarındaki karbonil grubu sebebiyle birçok reaksiyona kolaylıkla iştirak edebilirler. Kolayca yükseltgenerek karboksilli asitleri, indirgenerek alkolleri verirler.

Formaldehit ve asetaldehit gibi aldehitler kolayca polimerleşir. Bu basit aldehitler, birbirine bağlanarak on binlerce molekül ihtiva eden ve polimer adı verilen uzun makromolekül zincirleri oluşturur. En çok kullanılan plastik maddeler, bir aldehit (bilhassa formaldehit) ile başka türden moleküllerin polimerleşmesiyle elde edilmiştir. Mesela formaldehit ile fenolin polimerleşme ürünü bakalit, formaldehit ile ürenin polimerleşme ürünü ise formikadır.

Polimerlerin bileşeni, plastiklerin, boyaların, ilaçların, çözücülerin ve parfümlerin hammaddesi olan aldehitlerin çoğu sanayide büyük mikyasta üretilmektedir.

Aldehitlerin çoğunun fizyolojik etkileri de vardır. Mesela aldehit grubu ihtiva eden fizyolojik bileşiklerden retinen, A1 vitamininin yükseltgenmesiyle teşekkül eder ve görme olayında önemli rol oynar. B6 vitamini grubundan olan pridoksal fosfat ise temel hayati olaylara katılan aldehitli bir koenzimdir.

Formaldehit, proteince zengin maddelerin bozulmasını önlediği için gıda sanayiinde katkı maddesi olarak kullanılır. Glikoz gibi basit şekerlerin (aldozlar ya da aldoheksozlar) ve steroit yapısındaki tabii veya sun"i hormonların çoğunda bir aldehit grubu bulunur.

Formaldehitin % 40’lık sulu çözeltisine formalin adı verilir. Bir formaldehit polimeri olan paraformaldehit, antiseptik ve böcek öldürücü olarak kullanılmaktadır.

  AlçıAlm. Gips, (m), Fr. Platre, İng. Plaster of Paris.

Kalsiyum sülfat hemihidrat (CaSO4.1/2 H2O) bileşiği olan ve ıslatılıp kurutulduğunda sertleşerek çabucak donan, beyaz renkli ince toz. Alçı, alçı taşı denilen kalsiyum sülfat dihidratın (CaSO4 . 2H2O) öğütülüp 190 °C de suyunun % 75"i çıkıncaya kadar ısıtılmasıyla elde edilir.

Toz halinde olan alçı su ile pasta haline getirildiğinde bir kaç dakika içinde sertleşir. Karışım yaklaşık 100 kg alçı 19 kg sudan meydana gelimelidir. Suyun fazlası gözenekli, azı da kırılgan bir yapı meydana getirir. Alçıya donmayı gecikritici madde eklendiğinde kaba veya ince sıva adını alır.

Alçıya, alçı taşından sıva ve çimento yapmak üzere ilk defa Paris yakınlarında kullanılmış olmasından dolayı Paris sıvası adı da verilir.

Alçı 18. yüzyılda pişmiş toprak kapların yapımında kalıp olarak kullanılıyordu. Günümüzde ise tavan süsleme işlerinde ve tıpda kırık ve çıkıkların tedavisinde yaygın olarak kullanılmaktadır.

Alçı harcı: Alçı, tebeşir tozu ve beyazlatıcı maddenin tutkalla karıştırılmasıyla elde edilen beyaz, akışkan bir kaplama malzemesi. Oymalı mobilyaların ahşap ve taş yüzeylerin boyanmaya hazır hale getirilmesinde kullanılır.

Alçı işi: Mimarlıkta yapının dışında veya içinde uygulanan ince alçı işçiliği. Alçı işinde kullanılan malzemenin bileşiminde genellikle alçı taşı, kireç ve ince kum bulunmaktadır. Bunların miktarları uygulanan metoda göre değişmektedir. Bunlar süsleme işlerinde ve boyanabilir düzgün yüzeyler eldesinde kullanılmaktadır.

Alçı işinin en güzel örneklerini İspanya"da İslam eserlerinin iç ve dış süslemelerinde ve 19. Yüzyılda İngiltere"de yapılan binaların dış süslemelerinde görmek mümkündür.

Alçı taşı: Jips olarak da bilinir, kalsiyum sülfat dihidrat (Ca SO4 . 2 H2O) yapısındadır. Kristalleri iyi gelişmiş 2 sertlikteki jips türüne selenit, lifli parlak türüne ise atlas taşı denir. Jips deniz tuzundan çökelmiş veya anhidritinin yüzey veya yeraltı sularınca hidratlaşması sonucunda oluşmuştur.

Jips ham olarak gübre, kağıt ve dokuma malzemelerinde dolgu maddesi portland çimentosu üretiminde geciktirici olarak kullanılır. Kavrularak alçı, mermer sıvası ve çimento gibi malzemelerin yapımında kullanılır.

Jips üreticisi ülkeler ABD, Kanada, Fransa, İtalya, Sovyetler Birliği ve İngiltere"dir. Türkiye"nin pek çok bölgesinde jips yataklarına rastlanmaktadır. Başlıca jips yatakları Ankara"nın Şereflikoçhisar, Beypazarı, Ayaş ilçelerinde Niğde"nin Ulukışla, Balıkesir"in Susurluk, Eskişehir"in Sivrihisar, Denizli"nin Honaz ve Erzurum"un Aşkale ilçelerinde bulunmaktadır.

Alaşım

Alm. Legierung (f), Fr. Alliage, İng. Alloy.

Bileşik veya çözelti halinde iki yahut daha fazla elementten meydana gelmiş metal niteliğinde madde. Alaşımların bileşimine giren elementler ekseriya metaldir.

Bunun yanında az sayıdaki bir çok ametal alaşımın bileşiminde bulunur. Mesela çeliğin en önemli elemanlarından biri olan karbon bir ametaldir. Bundan başka alaşımların yapısında azot, oksijen ve kükürt gibi ametaller de az miktarda yer alırlar. Alaşımlar metallere iletkenlik, esneklik, dayanıklılık vs. gibi daha iyi özellikler kazandırmak amacıyla yapılır.

Alaşımların hazırlanmasında en yaygın metod, alaşımı meydana getiren elementlerin bir arada eritilip uygun şekilde soğutulmasıdır. Alaşımların çok azı, metallerin cevherlerinden elde edilmeleri esnasında hazırlanabilir (ferrokrom gibi). Sanayide kullanılan maddelerin çoğu birer alaşımdır. Alaşımlar iki grupta toplanır:

1. Demir alaşımları (Çelikler) : Bu alaşımlar çok önemlidir. Çeliklerde % 2’den az karbon bulunur. Pik ve işlenebilir demirlerde ağırlık olarak karbon oranı, % 2 ile % 5 arasında değişir. Çeliklere, karbondan başka ihtiva ettiği maddelere bağlı olarak özel isimler verilir. En çok kullanılan paslanmaz çelikler % 18 krom, % 8 nikel ihtiva ederler

2. Demirsiz alaşımlar: Bu alaşımların esasını bakır teşkil eder. Bakır oranı % 57 ile % 70 arasında değişir. Bronz, pirinç bu tür alaşımlardandır. Kalay, kurşun ve alüminyum metallerinin alaşımları çok kullanılır. Alüminyum alaşımları hafif olmaları sebebiyle uçak sanayiinde büyük önem taşır. Altın, gümüş, platin gibi değerli metallerin meydana getirdiği alaşımlar ise özel bir önem taşır. Kolay eriyen alaşımlar deyimi, erime noktası kalayınkinden (232°C"den) daha düşük olan alaşımlar için kullanılır. Bu tür alaşımların çoğu, erime noktaları düşük olan kalay, kurşun ve bizmut gibi metallerin karışımıdır. Kolay eriyen alaşımlar ateşin sıcaklığı ile harekete geçip otomatik olarak su püskürten yangın emniyet sistemlerinde ve metallerin lehimlenmesinde yaygın olarak kullanılır.

  AktinolitAlm. Aktinolith (m),Fr. Actinolite, İng. Actinolite.

Kalsiyum, mağnezyum ve demir silikatlarının tremolit-aktinolit-ferrotremolit dizisinde yer alan amfiibol minerali. Bu serideki mineraller, bölgesel ve az değişime uğramış kayalıklarda bol bulunur. Aktinolit ve tremolit, zamanla klorite veya karbonatlara dönüşebilir. Serinin mağnezyumca zengin minerallerinin ince ve ipek görünümündeki lifleri, gerilme ve ısıya dayanıklı olduğundan asbest olarak kullanılır. Bu seride yer alan ve mücevher olarak değerlendirilen nefrit bir yeşim cinsidir.

Aktinitler

Alm. Aktiniden (f), Fr. Actinite, İng. Actinide series.

Periyodik tabloda, 89 atom numaralı Aktinyumla başlayıp 103 atom numaralı Lavrensiyumla biten ve 7. periyodda yer alan elementler dizisi. Bu elementler sırasıyla Aktinyum (Ac), Toryum (Th), Protaktinyum (Pa), Uranyum (U), Neptunyum (Np), Plutonyum (Pu), Amerikyum (Am), Kuriyum (Cm), Berkelyum (Bk), Kaliforniyum (Cf), Einsteinyum (Es), Fermiyum (Fm), Mendelevyum (Md), Nobelyum (No) ve Lavrensiyum (Lw)dur.

Hepsi de kolaylıkla çekirdek bozunmasına uğrayan kararsız ve ağır metallerdir.

Sıranın ilk dört elementi Aktinyum, Toryum, Protaktinyum ve Uranyum gibi atom numarası daha küçük olanları tabiatta bulunurlar.

Diğerleri ise tabiatta bulunmazlar ancak suni olarak çekirdek parçalanmaları ile ele geçerler.

Aktinitlerin bütün izotopları radyoaktiftir. Bu sebepten Toryum, Uranyum gibi elementler nükleer enerji üretiminin geleceği açısından büyük önem taşırlar. Plutonyumdan sonraki daha ağır atom numaralı aktinitler ise, Termonükleer ısı ve nötron üretimi gibi bilimsel araştırmaların yanında, kanser tedavisinde de kullanılmaktadırlar.

Aktinitler dizisinin başında yer alan elementlerin 3+, 4+ gibi yükseltgenme basamakları vardır. Bunlardan Uranyumun 3+, 4+, 5+, 6+ gibi yükseltgenme basamakları ve her basamakta çeşitli bileşikleri oluşturduğu bilinmektedir.

AkikAlm. Achat (m), Fr. Agate, İng. Agate, carnelian. Değerli bir taş. Her rengi bulunan bu kıymetli taş Yemen’de çıkar. Akik-i Yemani diye meşhurdur. Bir deyişe göre, güneş ışınlarının dik vurduğu yerde kıymetli taş meydana gelir.

Akiklere daha çok volkanik arazilerde rastlanır. Bizde Yementaşı adı verilen kırmızı taşların bir kısmı da akik çeşididir. Kimyasal bileşimi: SiO2 olup sertliği 7’dir. Büyüklerinden, tabak, fincan, kase, hokka, kol düğmeleri ve çok muteber olan tesbihler yapılır. Küçükleri ise yüzük taşları yapımında kullanılır.

Osmanlılar zamanında İstanbul’da bu sanat dalı ile uğraşan ustalar vardı. Bunların yaptıkları kase, fincan ve tabaklar, haddeli tesbihler çok makbul sayılırdı. Koyu al ve eflatun renkli tesbihler, lacivert fincanlar en çok aranan cinslerdi. Akiklerin, İsviçre’de daha ince bir tarzda yapılmış olanları pek makbul sayılmazlardı. Türkiye’de yapılanlar, iptidai aletlerle oyularak yapıldıkları halde, değerli sayılıp daha çok tutulurlardı.

Aerosol

Alm. Aerosol, Fr. Aérosol, İng. Aerosol. Gaz içerisinde disperse olmuş (dağılmış) ve gazla sarılmış 10 mikrondan daha küçük çaplı sıvı veya katı parçacıklardan oluşan çok fazlı sistem.

Son yıllarda aerosoller köpük veya jel şeklinde hazırlanmaktadır. Aerosoller; itici gaz, çözücü ve aerosol kabından oluşur. Aerosol kabı sprey kabı olarak da bilinir. İçindeki sıvıyı bir sis veya köpük halinde saçmak üzere düşünülmüş ve genellikle madeni bir kutu veya plastik bir şişe biçimindedir. Eskiden böcek ilaçlarını püskürtmek maksadıyla geliştirilen aerosol kabı, günümüzde çok çeşitli ürünler için kullanılmaktadır. İtici gaz basınç altında tutulan sıvılaştırılmış gaz veya gazlar karışımıdır.

Bu gazların kaynama noktası normal ısının altındadır. Bu sebeple itici gaz karışımı atmosfer ile temasa gelir gelmez sür"atla buharlaşır. Etken madde de saç veya cilt üzerinde kalır. Köpük ve toz aerosoller için de prensip aynıdır. İtici gaz olarak kullanılan maddelerin inert, kokusuz ve renksiz olmasına, toksik ve yanıcı olmamasına dikkat edilir. Bu amaçla fluorokarbonlardan trikloromonofluorometan, diklorodifluorometan çok kullanılmakla birlikte, son yıllarda ozon tabakasına verdiği zararlar sebebiyle terk edilip yerlerine propan, izobütan, n-bütan gibi gazlar veya karışımları kullanılmaktadır.

Aerosollerin başlıcaları oda deodoranları, bakterisit ve insektisitler, saç lakları ve traş kremleridir.

  Adenozin Trifosfat (Atp)Alm. Adenosin triphosphat, Fr. Adenosine triphosphate, İng. Adenosine triphosphate. Adenozin difosfatın fosforillenmesiyle meydana gelen trinükleotit. Hayvan, bitki ve mikroorganizmalarda, enzimlerin katalizleyici etkisiyle gelişen bu koenzim enerji yönünden oldukça zengindir. Yüksek enerji kaynağı olan ATP; üç fosfat grubu, beş karbonlu bir şeker olan riboz ve adenin denen azotlu bir maddeden meydana gelmiştir. ATP molekülünün vazifesi, besin maddelerinin yakılmasıyla açığa çıkan enerjiyi, enerji harcayan hücre içi hadiselere taşımaktır. ATP, hücrenin kimyasal, osmoz ve elektriksel aktivitesini yerine getirmesi için adenozin trifosfataz (ADP) enzimiyle anorganik fosfata veya adenozin, monofosfat (AMP) ile anorganik pirofosfata dönüşür.ATP"nin metabolizma esnasındaki teşekkülü üç kaynaktan sağlanır. Bunlar mayalanma, krebs çevrimi veya fosforillemedir. Adenozin Difosfat (Adp)Alm. Adenosin diphosphat, Fr. Adenosin diphosphate, İng. Adenosin diphosphate. Adenozinle iki molekül fosfat asidinin birleşmesinden meydana gelen dinükleotit. Adenozin trifosfatın hidroliz ürünüdür.AdeninAlm. Adenin, Fr. Adenine, İng. Adenine. Purin sınıfı organik bir bileşik. Canlı hücrelerin temel bileşenidir. Nükleik asit ve benzeri biyolojik önemi olan bir çok maddede bağlanmış olarak bulunur.Molekül formülü C5H5N5 tir. 1897"de Alman kimyacı Emil Fischer tarafından sentez yoluyla üretildi.Biyokimyasal rolleri çok önemli olan adenozinin ve deoksiadenozinin oluşumunda görev alır. Adenin bileşikleri arasında öldürücü kansızlığa karşı etkili olan B12 vitamini, adenozin trifosfat ve başkakoenzimler vardır. EbonitHam kauçuğun vulkanizasyonuyla elde edilen, %30-50 kükürt içeren, bir tür sert, siyah lastik. Akümülatör kutusu, tarak, düğme ve süs eşyaları yapımında kullanılır. Hava GazıTaşkömürünün ayrımsal damıtılmasıyla elde edilen gaz yakıt. Fabrikalarda taşkömürünün, jeneratör gazıyla ısıtılan düşey kamaralarda damıtılmasıyla elde edilir. Bileşiminde % 50 hidrojen, % 30 metan, % 8 karbon monoksit, % 4 çeşitli hidrokarbonlar ve % 8 azot, karbon dioksit ve oksijen bulunur. Üretim sırasında kömür katranı, hafif yağlar, amonyak ve kok, bir yan ürün olarak elde edilir. Havagazı, gözenekli bir fanustan geçirilerek içindeki katran tanecikleri tutulur; amonyak, sülfürik asitli suyla yıkanarak gübre olarak kullanılan amonyum sülfat elde edilir, hidrojen sülfür ve hidrojen siyanür gazları da demir oksit ile birleştirilerek uzaklaştırılır. Böylece temizlenen havagazı evlerde mutfak yakıtı, sanayide ısıtma ve motor yakıtı olarak kullanılır. Gelişmiş ülkelerde yerini giderek doğal gaza bırakmaktadır. Havayla belirli bir oranda karıştığında patlar. Karbon monoksit içerdiğinden zehirlidir. FosforPeriyodik cetvelin V A grubunda yer alan ametal element. Çok aktif olduğundan, doğada serbest hâlde bulunmaz. En çok apatit [Ca5(PA4)3 (F,Cl,OH) ] minerali biçiminde bulunur ve bunun silis ve kok ile ısıtılmasıyla elde edilir. Üç allotropu vardır. Beyaz fosfor, sarı, mum kıvamında bir katı olup P4 moleküllerinden oluşur. Havada birdenbire alev alarak yanar. Karbon sülfürde çözünür. Çok zehirlidir. Yoğunluğu 1,86, ergime noktası 4°C"tır. Su altında saklanır ve su altında demir maşayla tutularak kesilir. Kırmızı fosfor koyu kırmızı toz hâlindedir. Beyaz fosforun azot ya da karbon dioksit atmosferi altında 240-300°C"ta ısıtılmasıyla elde edilir. Yoğunluğu 2,28"dir. 600°C"ta ergimeden süblimleşir. Zehirli değildir. Daha az aktiftir. Karbon sülfürde çözünmez. 260°C"ta tutuşarak fosfor pentaokside dönüşür. Metalik fosfor, beyaz fosfordan 200°C ve 12.000 atmosfer basınç altında elde edilir. Siyah renktedir. Grafite benzer. Fosfor (beyaz) havada kendiliğinden yanarak fosfor trioksit ve pentaoksit verir. Halojenlerle, kükürt ve bazı metallerle de tepkimeye girer. Kibrit, cephane, böcek öldürücü, çelik, fosfor tuncu, fosforik asit ve fosfatlı gübre yapımında kullanılır. Beyaz fosfor, sodyum hidroksit çözeltisiyle kaynatıldığında renksiz, son derece zehirli bir gaz olan fosfin (PH3)e dönüşür. Bu gaz kimyasal silâh olarak kullanılmıştır. Fosfor yaşam için de gerekli bir elementtir. Kemikte kalsiyum fosfat biçiminde bulunur. Canlı dokulardaki yüksek enerjili bir dizi bileşiği de fosfatlar (özellikle adenosin trifosfat, ATP) oluşturur. Glukoz

Doğal olarak (balda ve tatlı meyvelerde) bulunan, monosakkaritlerin aldozlar grubundan basit şeker (C6H12O6). Üç izomeri vardır: Polarize ışığı sağa çeviren d-glikoz, sola çeviren 1- glikoz ve rosemik glikoz. Glikozun önemli şekli d-glikozdur. Üzüm şekeri ve dekstroz adlarıyla da bilinir. Hayvan vücutlarındaki sıvıların çoğunda, kanda % 0,12, şeker hastalarında % 0,3"ün üzerinde, karaciğer ve dalakta, ayrıca birçok organik maddenin bileşiminde de bulunur. Sanayide özellikle nişastanın seyreltik hidroklorik asit ve sülfirik asit katalizörlüğünde hidroliziyle elde edilir. Soğukta kristalleşince 1 mol su tutar. 86°C"ta ergir, 110°C"ta suyunu kaybeder. Sıcak su içinde ya da alkol içinde susuz hâlde kristalleşir. Bu durumda 146°C"ta ergir. Renksizdir, suda ve alkolde çözünür. Sakarozdan daha az tatlıdır. İndirgen bir maddedir. Fehling ayıracına etki eder. Bira mayası etkisiyle mayalanarak karbon dioksit ve alkol verir. Glikoz şekercilikte, likör ve reçel yapımında, kimya sanayiinde, dericilikte, bira yapımında, şarapların tatlılaştırılmasında ve kimi ilâçlarda kullanılır. Öteki şekerler ve karbonhidratlar, ancak sindirimle glikoza çevrildikten sonra vücudun enerji ihtiyacını karşılayabilirler.

GazyağıHam petrolün ayrımsal damıtılması sırasında, 150-300C arasında elde edilen ürün. Molekülünde 10-16 karbon atomu içeren hidrokarbonlar karışımıdır. Yoğunluğu 0,8"dir. Ağır yakıt olarak, aydınlatma işlerinde, soba ve ocaklarda, ayrıca çözücü olarak kullanılır. Tepkili motor yakıtı olarak kullanılan cinsi kerozin adıyla da tanınır.Formik Asit

Normal şartlarda sıvı olan, en basit ve en kuvvetli karboksilli asit (HCOOH). Metanoik asit ve karınca asidi adlarıyla da bilinir. 8°C"ta donar, 101°C"ta kaynar. Ciltle temas ettiğinde deriyi kabartır. Kuvvetli bir indirgendir. Cıvayı tuzlarından açığa çıkarır. Sodyum hidroksitin karbon monoksitle basınç altında ısıtılmasıyla elde edilir. Latex"in pıhtılaştırılmasında, tekstil ve deri sanayiinde kullanılır.

 

Döküman Arama

Başlık :