TARIM ve SAĞLIK KONULARI (AB ile İLGİLİ GÜNCEL HABERLER)

 AB İLE İLGİLİ GÜNCEL HABERLER

(08/06/2008-04/07/2008)

 

Hazırlayan: DİABK Dairesi Başkanlığı

No. 2008/05 

 

 

 

TARIM ve SAĞLIK KONULARI

 

A) ORTAK TARIM POLİTİKASI

 

AB Bütçesi.- Uzun dönemli ekonomik büyümenin sağlanması ve istihdamın artırılması AB bütçesinden en büyük payı almaya devam ediyor. 2009 yılı AB bütçesinden bu iki alana ayrılan pay yaklaşık %45 olarak gerçekleşecek. 2009 yılı AB bütçesinin %10’u enerji ve çevreyle ilgili faaliyetlere ayrılırken, tarım için ayrılan bütçe 42,9 milyar € olarak sabit tutulacak.

 

Araştırma, yenilikçilik ve yaşam boyu öğrenim için AB bütçesinden ayrılan pay 2008 yılı bütçesine göre %5,5 artırılarak 11,7 milyar €’ya ulaşıyor. 2009 yılında 7. Çerçeve Program için ayrılan pay da Avrupa çapında araştırma alanındaki işbirliğini güçlendirmek amacıyla %10 artırılıyor.

Avrupa’da bölgeler arası farklılıkların ortadan kaldırılmasına hizmet eden uyumlaştırma programları için 2009’da toplam 48,4 milyar € tutarında kaynak ayrılacak. Söz konusu tutarın yaklaşık 40 milyar €’su yapısal fonlara, 9 milyar €’dan fazla bir bölümü ise uyumlaştırma fonuna ayrılacak.  

Erişim Adresi:

http://europa.eu/rapid/pressReleasesAction.do?reference=IP/08/695&format=HTML&aged=0&language=EN&guiLanguage=en

 

Gözden Geçirme.- Komisyon gözden geçirme ile ilgili taslağı mayıs ayının sonunda resmi olarak yayınladı. Bu son adım OTP yeni reformu ile ilgili önemli bir adım olarak görülmektedir. Metnin bu versiyonunda önemli bir değişim yapılmıştır: %1’lik süt kotası artışı Nisan 2009 için de geçerli kılınmıştır. Taslak 2003 Reformuna ilave olarak 1782/03, 1234/07 ve 1698/05’de değişiklikler yapmaktadır.

 

Üretimden bağımsızlık.- Taslak ekilebilir tarla bitkileri, durum buğdayı, şerbetçiotu, yağlı tohumlar, protein bitkileri ve zeytinyağı, fındıkta üretimle bağlantılı destekleri geçiş dönemi öngörmeden 2010 yılı sonrasında kaldırmayı hedeflemektedir. 2011 yılı sonrasında da kaba yem, patates siğili işleme yardımında üretimle bağlantılı ödemeleri kaldırmaktadır. Pirinç, patates siğili üreticilerine yardım, uzun-lifli bitkilerde Komisyon iki yıllık geçiş dönemini kabul etmektedir. Yani bunlarda 2012 yılına kadar üretimle bağlantılı destek verilebilmektedir. Komisyon ayrıca erkek dana primi (%75), yetişkin süt ineği primi (%100’e kadar) calf süt ineği priminde geçiş dönemi öngörmektedir. Emek inek priminde (%100’e kadar üretimle bağlantılı) ve keçi dişi koyun priminde (%50) Komisyon üretimel bağlantılı opsiyonu halihazırdkai formuyla kabul etmektedir. Enerji bitkileri primi: 2010 yılında halihazırdaki 45 Euro/ha’lık prim kaldırılmaktadır.

 

TÇÖY Uyum.- Komisyon üye devletlere TÇÖ’lerle ilgili bir uyarlama imkanı tanımaktadır çünkü 2013 yılına kadar 2000-2002 referans dönemi yardımlarını sürdürmek zordur. Yapılan değişiklikler de 2010 yılından itibaren uygulanabilecektir.

 

TAÖY.- 10 Yeni Üye ile ilgili, 2013 yılına kadar uzatılmaktadır. Modülasyon: Son taslakta, zorunlu modülasyonda bir değişiklik yoktur. Zorunlu nadas: zorunlu nadas uygulaması kaldırılmaktadır. Kaynak: Agrafacts No. 44/08.

 

Fischer Boel, TAÖY’nin ve bütün alanlara uygulanan geniş-oranlı ödeme sisteminin geçiş sistemi olduğunu ifade etti (Kaynak: Agrafacts, No. 39/08).

 

Piyasa Tahminleri.- 2006 ile 2014 yılları arası çiftlik gelirlerinin nominal anlamda %8,5 artması beklenmektedir. Tarım sektöründe çalışanların ise %22 azalması öngörülmektedir Agrafacts, 38/08.

 

FAO raporu yüksek gıda ithalatının önemli maliyetlere yol açtığını ifade etmektedir. Yıllık gıda ithalatının bu yıl 160 milyar dolara yükseleceğini ifade etmektedir.  Bu rakam 2007 yılına göre %40 artış demektir (Kaynak Agrafacts, No. 46/08).

Birleşmiş Milletler danışmanı Jeffrey Sachs 2008 yılında ABD mısır üretiminin üçte birinin biodizel üretiminde kullanılacağını ve buna bir sınırlama getirilmesi gerektiğini çünkü fiyatları aşırı artırdığını ifade etmektedir (Kaynak: Agrafacts, No. 39/08).

 

BM Gıda Zirvesi.- İtalya'nın başkenti Roma'da Birleşmiş Milletler'in ev sahipliğinde ve 181 ülkenin katılımıyla yapılan üç günlük gıda krizi zirvesi sona erdi. Zirveye katılan ülkeler, gıda üretimini 20 yılda iki kat artırma ve gelişmekte olan ülkelerdeki çiftçilere 6 milyar dolardan fazla yardım yapma taahhüdünde bulundu. Ancak bu iddialı hedeflere karşın, zirvenin ev sahibi İtalyan heyetine göre, zirve sonuç bildirisi beklentileri karşılamaktan uzaktı. Konferanstaki en büyük anlaşmazlık noktasıysa, biyoyakıtların gıda fiyatları üzerindeki etkileriydi. Brezilya zirve boyunca şeker kamışından ürettiği biyoyakıtların küresel ısınmaya karşı iyi bir silah olduğunu savundu. Mısır kaynaklı biyoyakıt üreten Amerika Birleşik Devletleri de üretimin durdurulması çağrılarına karşı koydu. Böylece sonuç bildirgesinde biyoyakıtların ortaya koyduğu fırsatlar ve zorlukların araştırılması çağrısında bulunuldu. Ticaret sınırlamaları ve tarım destekleme ödemelerinin azaltılması konularındaysa gelişme kaydedilemedi. Ancak bütün bunlara karşın, zirveyi düzenleyen Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü'nün Başkanı Jack Diouf hükümetlerin neler yapılması gerektiğini anlamaya başladığından emin olduğunu söyledi. Birleşmiş Milletler, zirve bildirisindeki taahhütlerin Temmuz'daki G8 zirvesinde ve Örgütün Eylül ayındaki genel kurul toplantılarında takip edilmesini umuyor.

Kaynak: http://www.bbc.co.uk/turkish/news/story/2008/06/080606_un_food.shtml

 

Gıda Fiyatları.- Amerikalı çiftçiler ve iş adamları, ülkedeki bal arılarının sayılarındaki gizemli azalışın nedeni çözülmezse, gıda fiyatlarının yükselebileceği uyarısı yaptı.Tarım Bakanlığı yetkililerine bilgi veren üreticilerden Robert D. Edwards, salatalık ekimini yarı yarıya azaltmak zorunda kaldığını belirterek, "arı olmazsa, mahsul olmaz" diye konuştu. Bazı üreticiler de, arıların yok olması nedeniyle, fiyatları yükseltmedikleri takdirde üretime devam edemeyeceklerini açıkladılar. Çiçekli bitkilerin büyük bölümü, kuşlar, arılar ve diğer polen taşıyan hayvanlar aracılığıyla ürün veriyor. ABD'deki arı besicileri, 2006 yılından itibaren hayvanların yüzde 30'u ila yüzde 90'ını kaybettiklerini bildirmeye başlamıştı. Arılarla ilgili bu gizemli olay, "kovan sönmesi sendromu" olarak adlandırılıyor.

Bilimadamlarının, nedeni açıklanamayan bu salgında ne kadar arının öldüğünü tam olarak saptayamadıkları, arı besicilerinin ise geçen yıl kolonilerinin yüzde 31'ini, bu yıl ise yüzde 36'sını kaybettiklerini bildirdikleri kaydediliyor. Demokrat parlamenter Dennis Cardoza, arılar yok olursa, ülkenin çiftçilerinin yüksek kaliteli, besleyici gıdalar üretemeyeceklerini, göz ardı edilemeyecek bir kriz yaşandığını söyledi. Dünya Bankası, gıda fiyatlarının 3 yıl içinde yüzde 83 oranında
arttığını açıklamıştı. Erişim Adresi:

http://www.haberturk.com/haber.asp?id=82584&cat=180&dt=2008/06/27

 

Fiyatlar ve tarımsal pazar durumu.- AB Tarım Bakanları, şu sıralarda dünya gıda fiyatlarındaki artışa sebep olan etmenlerin çoğunda büyük ölçüde anlaşmaya vardılar ve hepsi gelişmekte olan ülkelerde yapısal problemleri belirlemenin, durumu desteklemenin, araştırma ve geliştirmenin ve özellikle 2. nesil biyoyakıtların geliştirilmesi konularını da onayladılar. Konunun büyük bölümü açığa kavuşmuş olsa da, en iyi tepki verme konusunda çeşitli farklılıklar ortaya çıktı. Bu farklılıklar, daha fazla özgürleşme çağrılarından AB çiftçileri için daha büyük bir koruma isteklerine kadar uzandı. Gerçekten, birçok Bakan bu müzakereyi gelecek Sağlık Kontrolü için uzun süreli konumlarını desteklemek için kullandılar.

 

İngiliz Bakan Hilary Ben, su rezervlerinin, tohumların, girdilerin ve iletişimin ( fiyatlar, hava koşulları ve pazar çıkış noktaları hakkında) artırılması için yardımın önemine dikkat çekmeye gayretliydi. Ayrıca, bazı ülkelerdeki politik sonuçların altını çizmek için Afrika’nın “yeşil devrim” ine dikkat çekti ve Zimbabwe örneğini verdi: Zimbabwe 25 yıl önceki net ithalatçı konumundan bugün ihracatçı ve gıda kaynağı konumuna geçmiştir. Fransa, tekrar daha ileri bir yanıtın daha yakın bölgesel işbirliği olabileceğini belirtti. Fransa, İngiltere, Belçika, Yunanistan ve Romanya gibi daha tutucu ülkeler AB tarımını koruyacak ve/veya üretimi artıracak önlemlerin gerekli olduğunu belirttiler. Bu delegeler ayrıca, OTP’nin dünya pazarlarındaki sorunlar için sorumlu tutulamayacağını belirttiler. Buna karşılık İsveç ve İngiltere gibi daha liberal ülkeler, tarım üretiminin pazar yönlendirmesinin geliştirilmesi için tamamen ayrışmanın ve hızlı bir Doha anlaşmasının önemini vurgulamışlardır. Bugün Fransız Bakan Barnier’den yeni bir öneri geldi: AB’de gıda etiketlerinde besin değerine dikkat çeken bir sisteme ihtiyaç vardır. Tavuklarda antimikrobiyal uygulama- Bakanlar kesinlikle uygulamaya karşı: 21 üye ülke, Komisyon’un yakında hijyen kanununu ithalatlar için değiştireceği yönündeki dedikodulara karşılık bugün ABD’nin tavuk ürünlerine antimikrobiyal yaklaşım uygulamasına (AMT) karlı olduklarını açıkladılar. Konseyden sonra AB Sağlık Komiseri Androulla Vassiliou, gündemdeki bilimsel tavsiyelere dayanarak Komisyonun bir taslak ortaya koyacağını açıkladı. Tasarının Gıda Zinciri ve Hayvan Sağlığı Komitesi’ne (SCoFCAH) gideceği, fakat şu anda olduğu gibi karşı olan ülkeler varsa kabul edilmeyeceği belirtildi. Bugünkü tartışmaya katılmayan ülkeler: İngiltere, Polonya, Slovakya, Litvanya, Slovenya ve Malta’dır.

 

AB Bütçesi.- AB 2009 OTP yardımları 2008 yılına göre 1.425 milyar euro daha yüksek olacaktır. Ancak önerilen bütçe 2.027 milyar euro finansal perspektifte öngörülen tavandan daha az olmaktadır. Türkiye’ye IPARD kapsamı altında 85.5 milyon euro kaynak aktarılacaktır. AB’nin 2008 yılı bütçesi toplam 54 milyar euro ve 2009 yılı bütçesi 56 milyar eurodur (Kaynak: Agrafacts, No. 38/08).

 

DTÖ.- Falconer’a göre TRQ’ların hesaplanması ile ilgili hassas ürünlerde sonuçlandırılmamıştır; ancak Şubat ayında yayınlanan son metne göre önemli açılımlar sağandığını ifade etti. Peynir ve sebze&meyve halen problemli konulardır. Tropikal ürünlerde adımlar atılmıştır.

 

2867. Tarım ve Balıkçılık Konsey Toplantısı.- 19 Mayıs 2008 tarihinde Brüksel’de Konsey toplantı. Alınan kararlar ile ilgili bilgi için:

http://www.consilium.europa.eu/ueDocs/cms_Data/docs/pressData/en/agricult/100468.pdf

 

AB Genişleme.- AB ve Bosna Hersek arasında Bosna Hersek vatandaşlarına yönelik vize işlemlerinin ortadan kaldırılmasına ilişkin “vize serbestisi diyaloğu” 26 Mayıs’ta başlatıldı ve Bosna Hersek makamlarına vize zorunluluğun tamamen ortadan kaldırılması için gerçekleştirmeleri gereken reformlar iletildi.

Bosna Hersek vatandaşları 1 Ocak 2008 tarihinden itibaren AB ülkelerine seyahat için basitleştirilmiş vize uygulamalarından yararlanmaya başladı. Bu kapsamda vatandaşlar 60 € yerine indirimli tutar olan 35 € ödeyerek vize başvurusunda bulunuyor.

http://europa.eu/rapid/pressReleasesAction.do?reference=IP/08/792&format=HTML&aged=0&language=EN&guiLanguage=en

 

Makedonya Dış İşleri Bakanı Antonio Milososki AB üyelik müzakerelerine 2008’in ikinci yarısında başlamaya hazır olduğunu belirtiyor. Bakan Milososki parlamentonun her bir üyesinin adil ve demokratik bir biçimde seçilene kadar hükümetin kurulmayacağını söyledi. 1 Haziran’da gerçekleşen seçimlerde meydana gelen silahlı çatışmalarda 1 kişinin ölmesi ve çok sayıda kişinin yaralanması sonucunda AB Komisyonu ve Slovenya Dönem Başkanlığı bu durumun endişe verici olduğunu belirten açıklamalar yapmıştı. Milososki, Makedonya’nın AB’ye üyelik için çok kısa sürede hazır olmayacağının farkında olduklarını, bununla birlikte AB ile müzakerelere başlamaya hazır olduklarını ileri sürdü. Makedonya’nın bu talebi 1 Temmuz’da başlayacak olan Fransa Dönem Başkanlığı süresine denk geliyor. Ancak Fransa Cumhurbaşkanı Sarkozy Makedonya ile Yunanistan arasındaki anlaşmazlıkta Yunanistan’ın tarafını tuttuğunu açık bir şekilde ifade etmişti. Yunanistan, Makedonya’nın bağımsızlığını ilan ettiği 1991’den bugüne “Makedonya Cumhuriyeti” olan resmi adını Yunanistan’ın kuzeyinde bulunan Makedonya bölgesi üzerinde toprak talebi olacağı gerekçesiyle kabul etmiyor. Sarkozy Yunanistan’a yaptığı resmi gezide Yunan Parlamentosu’nda bir konuşma yapmış ve büyükbabasının Yunan asıllı olduğuna atıfta bulunarak, Fransa’nın Yunanistan’ı desteklediğini açıkça ifade etmişti.

Kaynak: http://euobserver.com/15/26302

 

 

 

 

Ortak Tarım Politikası (OTP)

AB Komisyonu 20 Mayıs’ta Ortak Tarım reform planlarında süt üretimindeki kotalarının

Politikası’nın daha verimli hale getirilmesini ve modernleştirilmesini hedefleyen bir dizi öneri içeren reform paketini kabul etti. OTP´nın "gözden geçirme" diye adlandırılan reform çerçevesinde tarım politikasının 2003´ten bu yana kazanılan deneyimlerden yararlanılarak geliştirmesi ve 27 üyeli bir AB´ye daha uygun hale getirilmesi hedefleniyor. Ayrıca tarım sektörünün çevreye daha duyarlı ve daha üretken hale getirilmesi, çiftçilerin ise dünya pazarlarında rekabet edebilir duruma getirilmesi amaçlanıyor. R2015 yılına kadar kaldırılması ve çiftçilere ürettikleri gıda miktarına göre değil, çevreye saygı, B Komisyonu, %5 ile başlamayı planladığı gıda güvenliği, hayvan refahı gibi kriterler üzerinden destekleme ödemeleri yapılması gibi öneriler yer alıyor. Kısıntılarla 2013 yılına kadar çiftçiye ödediği tarım teşviklerini adım adım %13 kadar azaltmayı hedefliyor. Büyük işletmeler için öngörülen kısıntılar ise %22’ye kadar çıkabilecek. Kaynak

http://europa.eu/rapid/pressReleasesAction.do?reference=IP/08/762&format=HTML&aged=0&language=EN&guiLanguage=en

 

Biyodizel.- AB Komisyonu ABD’den AB’ye ithal edilen biyo-dizel için anti sübvansiyon ve anti damping soruşturması başlattı. Soruşturma Avrupa Biyo-Dizel Kurulu’nun ABD’de biyo-dizel sektörüne devletin doğrudan yardım aktardığı yönünde bulgulara ulaşması ve bu durumu Komisyon’a şikayet etmesi üzerine açıldı. Avrupa Biyo-Dizel Kurulu, ABD’den ithal edilen biyo-dizel’in Avrupa biyo-dizel sektörü üzerinde olumsuz etkileri olduğunu ileri sürüyor. Komisyon soruşturma süresince ABD’nin söz konusu uygulamalarının AB ticaret kurallarına uyup uymadığını inceleyecek.

Kaynak:

http://europa.eu/rapid/pressReleasesAction.do?reference=IP/08/936&format=HTML&aged=0&language=EN&guiLanguage=en

 

Tarım ve kırsal kalkınmadan sorumlu Komiser Marian Fischer Boel, tahıl ithalatı gümrük vergilerinin askıya alınması uygulamasının 30 Haziran 2009’a kadar olan sürede geçerli olmaya devam edeceğini açıkladı. Ancak, piyasa koşullarının bunun aksini gerektiren koşullar olduğunu göstermesi durumunda bu karar yeniden gözden geçirilebilecek. AB’de tahıl stokunun devamlılığının güvence altına alınması için 2007-2008 pazarlama döneminde tahıl ithalatından gümrük vergisi alınması uygulaması AB Bakanlar Konseyi kararı uyarınca geçici olarak askıya alınmıştı. Söz konusu karar 30 Haziran 2008’ekadar geçerli olacaktı. Komiser Boel’in açıklaması bu uygulamanın bir yıl daha uzatılmasını sağlıyor. Kaynak:

http://europa.eu/rapid/pressReleasesAction.do?reference=IP/08/930&format=HTML&aged=0&language=EN&guiLanguage=en

 

AB Komisyonu, Ortak Tarım Politikası’nın (OTP) basitleştirilmesine yönelik OTP basitleştirme süreci çerçevesinde zorunlu ithalat ve ihracat lisanslarının büyük bir kısmının ortadan kaldırılması ve lisans gerektiren ürünler için kuralların basitleştirilmesine karar verdi. Komisyon basit ve anlaşılır kurallar oluşturularak hem ulusal kurumlar hem de tüccarlar üzerindeki idari yüklerin azaltılmasını hedefliyor. 1 Temmuz 2008 tarihinden itibaren İthalat lisansı gerektiren ürün sayısı yaklaşık 500’den 65’e, ihracat içinse 45’e inecek. Tahıl sektöründe ithalat lisansı gerektiren ürün sayısı ise 133’den 21’e, şarapçılık sektöründe 100’den sıfıra düşecek. Alınan yeni önlemler Komisyon’un idari yükleri 2012 yılına kadar %25 azaltma hedefi çerçevesinde önemli bir adım olarak nitelendiriliyor. Kaynak:

http://europa.eu/rapid/pressReleasesAction.do?reference=IP/08/922&format=HTML&aged=0&language=EN&guiLanguage=en

 

AB Tarım ve Gıda Sanayinin Rekabet Gücüne ilişkin Yüksek Düzey İstişare Grubu ilk toplantısını 12 Haziran’da Brüksel’de gerçekleştirdi. AB Komisyonu Başkan Yardımcısı Günter Verheugen, AB Komisyonu’nun tarımdan sorumlu üyesi Fischer Boel, sağlıktan sorumlu üyesi Androulla Vassilou ve tüketici haklarından sorumlu üyesi Meglena Kuneva ile özel sektör ve kamu sektöründen üst düzey öneticilerden oluşan grubun tarım ve gıda ürünleri sanayinin rekabet gücünün korunması ve artırılması için öngörülebilir ve istikrarlı koşullar oluşturmaya yönelik bir dizi öneride bulunması bekleniyor. Ar-Ge, KOBİ’lere destek, düzenlemelerin basitleştirilmesi, gıda güvenliği, ticaret anlaşmaları gibi konuların tartışıldığı toplantıda mevcut küresel gıda krizi ile başa çıkma yollarına da değinildi. Yıllık cirosu yaklaşık 800 milyar € olan AB gıda ve tarım ürünleri sektöründe %90’ı KOBİ’ler olmak üzere yaklaşık 280 bin şirket faaliyet gösteriyor ve 4 milyon kişiye istihdam sağlıyor.

Kaynak:

http://europa.eu/rapid/pressReleasesAction.do?reference=IP/08/921&format=HTML&aged=0&language=EN&guiLanguage=en

 

AB Komisyonu 10 Haziran’da Hayvansal Yan Ürünlere İlişkin Yönetmelik’in gözden geçirilmesine yönelik bir öneri kabul etti. Hayvansal ürünlerin verimli bir biçimde yönetilmesini sağlamayı amaçlayan öneri çerçevesinde çiftçiler ve hayvansal yan üretim yapan çeşitli sektörler, bu ürünlerin toplanması, kullanması ve satışı için daha uyumlu, daha basit ve daha az riskli bir yasal sistemden faydalanacak. Öneri ile aynı zamanda insan/hayvan sağlığı ve çevre tehlikeleri konularında bugünkü yüksek koruma seviyesinin muhafaza edilmesi hedefleniyor.

2003 yılında yürürlüğe giren ve hayvansal hastalıkları gibi risklere karşı alınan bir dizi önlemi de içinde barındıran yeni pakette bulunan konular şunlar:

• Avrupa Gıda Güvenliği Otoritesi (EFSA) ve Tüketici Ürünleri Bilimsel Komitesi (SCCP) tarafından gerçekleştirilen hayvansal yan ürünlerin hangi amaçla kullanıldığına dair risk bazlı bir sınıflandırma,

• Hayvansal yan ürünlerin toplanmasının ve satışının yersiz gecikmesini önlemek için üye ülkeleri ve işletmecileri görevlendirme,

• İnsani tüketime uygun olmayan ürünlerin çiftlik hayvanlarının beslenme zincirinden çıkarılması,

• Bir hayvan türünden yapılan yiyeceklerin aynı tür hayvanların beslenmesinde kullanılmaması (tür içi geri dönüşüm yasağı). Her yıl Avrupa’da binlerce mezbaha, çiftlik ve mandıra, 15 milyon tondan fazla hayvansal yan ürün elde ediyor. Kaynak:

http://europa.eu/rapid/pressReleasesAction.do?reference=IP/08/911&format=HTML&aged=0&language=EN&guiLanguage=en

 

Tahıl Üretimi.- AB’de tahıl üretim tahmini bu yıl 295 milyon ton olarak tahmin ediliyor. Geçen yıla göre üretimin yaklaşık %14 artması beklenmektedir. AB’de zorunlu nadas uygulamasının kaldırılmasının verim, üretim ve üretim alanı artışında etkili olduğu vurgulanmaktadır Kaynak: Agrafacts, No. 53-08.

 

 

Komisyon Koleji Gıda Fiyatlarını tartışmıştır: Komisyonun gıda üretimindeki gereksiz kısıtlamaları kaldırmak için OTP Sağlık Kontrolünü kullanması, tüm AB gıda tedarik zincirini izlemesi ve insani ve gıda yardımını artırması gerekmektedir. Mevcut Komisyon analizi, problemin sebeplerinin Çin ve Hindistan gibi gelişmekte olan ülkelerde diyet stillerindeki değişimler, yem için artan talep, enerji fiyatlarındaki artışlar, bazı ülkelerde hasat konusunda yaşanan sıkıntılar, global finans piyasalarının hassasiyeti gibi yapısal problemlerden kaynaklandığını bildirmiştir. Komisyon yetkilileri biyoyakıt politikasının durum üzerine olan etkisinin çok sınırlı olduğunu vurgulamıştır. Sağlık Kontrolüyle ilgili olarak, yetkililer zorunlu nadastan vazgeçilmesi, daha fazla de-couple ödemesi, süt ürünleri ve patates nişastası kotalarının sonlandırılması konularına değinmiştir. Fisher Boel tahıl fiyatlarının bu aralar artmakta olmasına karşın aslında 1975’ten bu yana yarıya düştüğünü vurgulamıştır. Uzun vadedeki fiyat yükselmelerinin aslında çiftçilikle geçimini sürdüren dünya nüfusunun en fakir %70-80’lik kemsi için iyiye işaret olduğunu da sözlerine eklemiştir.

 

Friesland-Campina yeni sütbirliği birleşimi: Hollandalı iki Süt Kooperatifi Friesland ve Campina bu hafta birleşme kararı almıştır. Birleşim Avrupa’nın en büyük üçüncü süt şirketini oluşturacaktır (Nestle ve Donone’den sonra). Her iki şirketin 2007 yılında cirosu 9 trilyon Avronun üzerinde olmuştur. Yine iki şirket 2007 yılında toplam 17 000 üyeden 8.3 bin kg süt toplamıştır. FrieslandCampina’ın resmen kurulmasından önce AB birleşme kuralları yönünden Komisyonun onayını alması gerekmektedir. 2008’in son çeyreğinde kurulması beklenen şirketin merkezinin Hollanda şehri olan Amersfoort’ta olması beklenmektedir.

 

Organik Tarım Komitesi: Komisyon, bu haftaki Organik Tarım Daimi Komitesi’nde yeni AB organik logosunun Temmuz 2010’dan itibaren zorunlu olacağını açıklamıştır. Hâlihazırda bulunmakta olan ticari bir organik logoya benzerliğinden dolayı, AB logosunun orijinal dizaynı geri çekilmek zorunda kalmıştı, bu logonun Ocak 2009’da yürürlüğe girmesi bekleniyordu. Tarım Genel Müdürlüğü, yeni logo dizaynı için gelecek haftalarda bir yarışma başlatacaktır. Bu yarışma AB sanat okullarını hedef alacak ve en iyi 3-5 dizayn arasından internet oylaması ile gelecek yılın başlarında organik logo seçilecektir. Uygulama kurallarının son taslağı Komite’de tartışmalı olsa da, Haziran 2007 Konsey mutabakatında karar verildiği üzere diğer yeni organik üretim&etiketleme kuralları gelecek yılbaşından itibaren yürürlüğe girecektir. Görünen o ki, üye ülkeler bu hafta son taslağa yaklaşık 200 değişiklik istemişlerdir. Tarım Genel Müdürlüğü yetkilileri bu haftaki toplantıda yeni kurallarla ilgili 26-27 Haziran’da oylama yapılması önerisini sunmuşlardır.

Aynı zamanda, AB Çiftlik Komisyoneri Mariann Fischer Boel Belçika’da 25 Temmuz’da gerçekleşecek olan Libramont Fuarında organik tarım ve organik ürünlerle ilgili yeni bir AB promosyon kampanyası başlatacaktır.
 

 B) SAĞLIK KONULARI

 

Pestisitler Üzerine Mayıs Konseyi Politik Anlaşması

 

Piyasadaki pestisitlerin onaylanması ile ilgili yeni yönetmelik (Direktif 91/414 yerine) üzerine politik anlaşmaya, her ne kadar veri koruması problemi çözülemese de, büyük ihtimalle 19 Mayıs Tarım Konseyi’nde varılacaktır. Aktif maddelerin onay sürecindeki problemlerin çözülmesi için,  Üye Devletlerle birlikte Çarşamba günü yapılan COREPER toplantısında görüşülen Slovenya Başkanlığı uzlaşmasına, İngiltere dışında birçok üye ülke tarafından destek verilmiştir. Hali hazırda, “üreme kategorisi 2 için toksik & kanserojen” olarak sınıflandırılan aktif maddelerin “ikame adayı” listesinde yer alması öngörülmektedir. Bir önceki Başkanlık anlaşmasına göre, bu öngörü, tüketicinin korunmasını temel alan orijinal Komisyon teklifine daha uygundur.  Bu durum ayrıca, Komisyon’un Üye Ülkelere, ilgili yönetmelik yürürlüğe girdikten sonra şerbetçiotu ve elma gibi ürünlerin kaybolacağı “korkusu” üzerine açıklayıcı bir not bildirmesiyle ortaya çıkmıştır. Bu anlaşma kapsamında Üye Ülkelere, iklim koşulları, toprak çeşitleri ve ekilen ürünler gibi nedenlere bağlı olarak onaylama sürecinin uygulanması sürecinde esneklik getirilmiştir. İspanya ve Fransa’dan bu konunun korumacılığa yol açacağına dair gelen endişeler sonrasında, Başkanlık, yönetmeliğin yürürlüğe girmesinden 5 sene sonra, mevzuatın revize edilmesine dair teklifleri de içerecek şekilde, durumun gözden geçirilmesini onaylamıştır. Veri korunması problemi, birçok Üye Ülke açısından sorun olarak görülmekte olup, Komisyon’un belirttiği 10 seneden daha fazla (veya az seviyede riskli olan ürünler için 12 sene) bir zamana ihtiyaçları olduğunu belirtmektedirler.  Komisyon ise 10 senenin yeterli olduğunu savunmaktadır. Daha uzun bir sürenin, düşük riskli maddeler üzerine çalışan küçük firmaların aleyhine olacağı bildirilmiştir. Gelecek haftanın (7 Mayıs) COROPER toplantısı, yine bu dosya üzerine yoğunlaşacaktır. Bazı kaynaklar, Tarım Bakanları’nın 19-20 Mayıs’taki toplantılarında Slovenya Başkanlığı’nın ilgili dosya üzerine bir politik anlaşmayı neredeyse garanti ettiğini göstermektedir. Bu durum, sonbaharda EP 2. konferansı ve Aralık ayında veya ertesi sene başında Konsey 2. konferansının düzenlenmesini sağlayabilir. [detaylı zaman çizelgesi için bkz AF36-08].

 

GDO Üzerine Komisyon Heyeti Tartışması

Gıda ve gıda maddelerindeki onaylanmamış GDO’ların sıfır toleransı üzerine “teknik çözüm”ün Komisyon tarafından “bir an önce ve en geç yaza kadar” bulunmasının gerektiği Komisyon Heyeti tarafından açıklanmıştır. Bunun yanında ilgili teknik çözümün ne olacağına dair bir bildirim bulunmamaktadır. Bugün yapılan toplantı sonrasında Komisyon sözcüsü GDO’larla ilgili bazı politik konulara değinmiştir. Toplantı öncesi, birkaç kaynak, GDO’ların ekiminden ziyade ithalatı için Komisyon’un öncelik tanımasını önermiştir.  Toplantıda ise birçok konu, Komisyon tarafından EFSA’ya iletilmiştir. Üzerinde anlaşılan konulardan biri Avusturya’nın GM mısırı MON810 & T25 için ithalat ve işleme üzerine güvenlik koşulunu kaldırması teklifi üzerine olmuştur. Avusturya’nın ilgili yasağı kaldırması için 20 günü bulunmaktadır, yoksa anlaşma bozma prosedürlerine maruz kalacaklardır.

Heyet görüşmesinden sonra oluşturulan bildiriye göre, Komisyon, “EFSA tarafından sağlanan bilimsel önerilerin yüksek kalitesinin” güvenilirliğini onaylamış olup, resmi memurlar “risk değerlendiricileri”, Komisyon ise “risk yöneticisi” olarak rol almaktadırlar.

 

AB’deki kanatlılarda müsaade edilecek anti-mikrobiyal uygulama? AB’deki kanatlılarda uygulanmasına izin verebilecek anti-mikrobiyal tedavisine yönelik (etikete hijyen kriterlerinin eklenmesi) Komisyon önerisi DG SANCO tarafından taslak haline getirilmiştir. Benzer bir hareket ABD ilgililerine yöneliktir ve 10 yıldan fazla süren de facto yasağından sonra ABD’nin AB’ye ihracatını açacaktır. Uygulama AB üreticileri tarafından da kullanılabilecektir. Taslak metin geçen hafta birimler arası konsültasyona sunulmuştur ve AB hijyen kurallarının kanatlılardaki diğer koruyucu tedbirlerle birlikte anti-mikrobiyal tedaviye izin vermesi beklenmektedir. Teknik olarak taslak hükümleri tüm kanatlı karkasları üzerinde mutabıkken kesimhanede karkaslar soğutulmadan önce tek bir madde kullanılacaktır. Karkaslar maddenin uygulanmasında sonra içme suyu ile durulanır ve tüketiciler nihai ürün üzerindeki etiket ile bilgilendirilir. Bu geçici bir süre için anti-miktrobiyel direnç ve çevreye olan etkilerinin Topluluğun bilimsel kurumları tarafından gerektiğinde analiz yapılabilmesi içindir. Komisyon uygulama ile ilgili olarak geçen ay 2 rapor almıştır [Bkz AF 28 & 29-08]. Konunun siyasi boyutunda dolayı 15-16 Temmuz’da Gıda Zinciri ve Hayvan Sağlığı Daimi Komitesinde (SCoFCAH) oylamaya sunulmak üzere götürülmeden önce 28 Mayıs’ta Komisyon Kuruluna gönderilir. Genel Komite kurallarına göre oy çokluğu ile kabul edilir veya reddedilir ya da Komite bir görüş belirtememiş ise Konseye (3 ay içerisinde oylanmak üzere) gönderilir. 3 ay içerisinde Konseyde durumla ilgili bir değişiklik olmaz ise kral değişikliğinin onay yetkisi tekrar Komisyona geçer. Bu durumda konunun tartışılması için 17 Tarım Bakanı tekrar davet edilir. Almanya Tarım Bakanı Horst Seehofer karşıt görüşünü geçen hafta bir gazete röportajında açıkladı. AB kurallarına göre AB Palamentosu inceleme yetkisine sahiptir. Komisyon kaynakları kurallardaki bir değişikliğin anti-mikrobiyal ile muamele edilmiş yaklaşık 30 000t kanatlının hemen, 100 000t kanatlının ise kısa/orta vadede AB’ye ihracatı ile sonuçlanabileceğini bildirmektedir.

 

Eylem güçlü ABD baskısını izliyor.- Bu taslak öneriler dün Brüksel’de yapılan “patojen azaltıcı işlemlerle muamele edilmiş ABD kanatlı etinin AB’ye ithalatına müsaade edecek AB mevzuatlarındaki değişiklikler” ile ilgili Trans-Atlantik Ekonomi Konseyi toplantısından sonra ortaya çıkmıştır. İlk toplantı Kasım ayında Washington DC’de yapıldı. İkinci TEK toplantısı Komisyon Başkan Yardımcısı Günter Verheugen başkanlığında ve Başkan Bush’un Uluslar arası Ekonomik Refah konusunda asistanı Daniel Price önderliğinde yapıldı. Toplantı sonrası Price alınan kararaları açıkladı. Dün akşam yapılan ortak açıklamada 2008 sonbaharda yapılması düşünülen TEK toplantısı öncesinde ortak bir çözüm bulunması gerektiği belirtilmiştir. Verheugen; sorumlu Komiser Androulla Vassiliou (Sağlık) ve Komiserler Mariann Fischer Boel (Tarım) ile Stavros Dimas (Çevre)’ın karşıt görüşlerine istinaden dosyayı Komisyona gönderdi.

Dünkü TEK toplantısında konuşulan diğer konular ise ABD Gıda ve İlaç İdaresi (FDA) ile Komisyona arasında FDA’dan EMEA’ya veteriner ilaç üreticileri için bilimsel tavsiyeler ve kozmetik ve kişisel ürünlerin ticareti ile ilgiliydi.

 

EFSA: AB’deki hindilerin % 30’dan fazlasında Salmonella : Avrupa Gıda Güvenliği İdaresi (EFSA) AB’de tüketime sunulan hindilerden üçte birinde (%30.7), yetiştirilenlerin ise %13.6’sında Salmonella tiplerinin bulunduğunu doğruladı. 2006-2007 yıllarında AB ve Norveç’teki ticari hindi çiftliklerinde yapılan taramada, hindilerin semirtme amacı ile beslendiği Üye Devletler arasında Salmonella prevelansı en yüksek Macaristan’da (% 78.5) bulunmuştur. Bunu Kıbrıs Rum Kesimi (% 57.6), İspanya (%56.3), İtalya (%38.8) ve Birleşik Krallık (% 32.2) izlemiştir. Norveç’te hiç pozitif sürü bulunmamıştır. AB gıda güvenliği sorumlusu; Salmonella’nın 2006 yılında 160 000’den fazla insanın etkilendiği Avrupa’daki ikinci en fazla bildirilen gıda kaynaklı hastalık olduğunu belirtti. Bu çalışma AB’deki hindi sürülerinde iki Salmonella tipini (Enteritidisand & Typhimurium) azaltmaya yönelik hedefleri belirlemek ve ulusal seviyelerde insan enfeksiyonlarına yönelik eylem planı oluşturmak amaçlı Komisyon talebini izler. Parma’daki kaynaklar insan tüketimine sunulan domuzlarda da Salmonella için yapılan taramanın önümüzdeki aylarda yayımlanacağını doğruladı.

 

Rusya kümes hayvanları&domuz ithalatını askıya aldı: Rusya ortaya çıkan antibiyotik kalıntılarından dolayı yedi üye devletteki kuruluşlardan kümes hayvanları/domuz eti ithalatını askıya aldı. Rusya antibiyotikler için maksimum kalıntı seviyesinin –pestisit kalıntı seviyesine benzer olduğu- ve her ikisinin AB&Uluslararası kodeks kriterlerinde görüleceği üzere altında olduğudur. DG SANCO Rusya Gıda Güvenliği Ajansına gönderdiği mektupta şüphelenmeler için haklılığını rica etti fakat bugünkü komisyon kaynaklarına göre hiçbir cevap alamadı. Brüksel yetkilileri Rusya otoritesi ve üye devletlerle ilgili  (Fr, D, It, Esp, Dk, Bel & Hun) gelecek zamanda gerekli olan açıklığı ve anlaşma için irtibata geçti. Komisyon yetkilileri Rusya Sağlık Bakanlığı yetkilileri ile önceden bir program planlamıştır.

 

Mavidil Aşılama Stratejisi: 150-200 milyon doz Mavidil Aşısı sipariş verildi. Şimdiye kadar büyük çapta acil aşılama kampanyası DG SANCO verilerine göre 10 üye ülkede başlamıştır.( Bel, Cz, D, Esp, It, Fr, Lux, NL, Port & UK) 27.5 milyon dozu İngiltere’ye aittir. Hastalığın Mavidil-8 suşunun yayılımının azaltılması için İskoçya (12m) Walws&İngiltere(10m) çevresi eklenerek aşılanması gerekmektedir. Üye Devletlerarasında güncel aşılama zamanı farklıdır, fakat genel görünüş yazın sonuna kadar tamamlanması beklenmektedir.

 

Danimarka’dan hayvan nakline izin: Danimarka yetkilileri geçen hafta konu olan Avrupa Adalet Divanın tarafından yargılamaya göre hayvan nakli sırasında hayvanların korunması ile ilgili 91/628 sayılı direktifin içerdiği “ sınır tedbirleri içerisinde yer alması” çerçevesinde domuzlar için müsaade etmiştir.

Detayı için  http://curia.europa.eu & C-491/06

 

Yönetim Komitesi günlük yeni okul sütü kurallarını kabul eder: Bürüksel Yönetim Komitesi metine ilaveten okul süt programındaki yeni kuralları bugün oylayacak. Önceki metinden birkaç değişikle birlikte yeni düzenlemeler orta dereceli okulların açılmasında mecbur bırakacaktır. Nitelikli ürünlere karar veren üye devletler ruhsatlarını alması gerekmektedir. Katılımcı okullar bunun AB tarafından fon sağlandığının posterlerinde sergilemesi gerekecektir. Aynı zamanda projenin kabul periyodunun üç aydan azaltılması düşünülmektedir. Üye devletlerin desteklemesiyle birlikte Komisyon tarafından (bütün dillerde) resmen kabul edilecektir ve yakın gelecekte resmi gazetede yayınlanacaktır.

 

Kanunun ertelenmesinin arkasındaki ana neden Polonya’da hayvan yeminin yokluğunu telafi etmeye destek olmak ve böylece uluslararası piyasalarda Polonyalı üreticilerin rekabetedebilirliğini belirgin biçimde azaltan, üretim maliyetlerinde artışı durdurmanın yer aldığı Başbakanlık kâtipliği tarafından belirtildi.

 

Taslak GDO kanunu Fransız Ulusal Meclisi tarafından reddedildi- şimdi yeniden oylamaya tabi tutulacak: Taslak Fransız yeni GDO yasası bu hafta ulusal meclisleri tarafından 136 ya karşı 135 oyla reddedildi. Yasa zaten Nisan ortasında Senato’da büyük oranda hafifletilmişti. Yasanın Merkez Sağ UMP Partisi’nin ancak üçte bir çoğunluğu tarafından destek görmesi ile Başkan Nicolas Sarkozy için oylama büyük bir darbe oldu. Sonuç Fransız çevreci lobi gruplarınca iyi karşılandı. Gelecek aşama olarak, 2 partiden iki tarafın da temsil eden bir komitenin metni gözden geçirmek üzere Çarşamba günü toplanması kararlaştırıldı. Başbakan François Fillon yasanın yeniden incelenmesi için Ulusal Meclise ve Senato’ya sunulacağını teyit etti.

 

Çiftlik Konseyi: Bu ay pestisitlerde anlaşma yok; AMT’ye karşı güçlü görüşler: Gıda fiyatları tartışması;

Slovenya Başkanlığı,  Fransa’nın son anda pozisyonunu değiştirmesi ve Komisyon’un düşük oranda belirsiz pozisyonu nedeniyle, Haziran Konseyi’ne kadar pestisit dosyası üzerinde olası bir politik anlaşmayı ertelemeyi son dakikada kararlaştırdı.

Bunun dışında bugünkü Konsey toplantısında başlıca ilgi alanı son günlerdeki gıda piyasalarının ve yüksek fiyatların durumu, yüksek fiyatlar ve kanatlılarda anti-mikrobiyal muamelesinin(AMT) incelenmesi hakkında geniş tartışmalar oluşturdu.

Gıda fiyatları konusunda, Komiser Mariann Fischer Boel gıda fiyatlarında artışın patladığı ve fiyatların gelecek aylarda rahatlayacağının - her ne kadar 2007 öncesi seviyelere olmasa da-muhtemel olduğu konusunda açık belirtiler olduğunu açıkladı. Uzun ve geniş kapsamlı tartışmada, OTP’nin geleceği hakkında var olan pozisyonda çok sayıda yardım yerini korumuştur.

AMT hakkında, Komisyon’un AMT’ye izin verilmesi ile ilgili yönelimi konusunda söylentileri tartışmak için Fransa tarafından yapılan çağrı çok sayıda temsilcilikten itirazla karşılanmıştır. Beklenilenden daha uzun süren gıda fiyatları hakkındaki tartışma,  Haziran ayında gelecek Konsey’de yeniden tartışılacaktır.

 

Yeni pestisit izni ile ilgili kurallar ertelendi: Bugünkü Çiftlik Konseyi’nde pestisitle ilgili yeni kurallar hakkında ( 91/414 sayılı tüzüğünün yerini almak üzere)  anlaşmaya varılamadı. Başkanlık görevlilerinin faaliyetlerine rağmen, bu sabah Fransa’nın  geçen Başkanlık uzlaşısından U dönüşü ve bir dizi resmi olmayan tartışmanın ardından, Sloven Bakan ve Konsey Başkanı Iztok Jarc, canlı olarak Konsey basın alanında düzenlenen bir “kamu açık oturumu”nda,  dosyanın COREPER’de yeniden inceleneceği mesajını ileterek Bakanlara sadece bir ilerleme raporu vermeyi tercih etti.

Jarc uzlaşı dokümanının dengeli bir belge olduğunu, Komisyon’un dosyanın belirli bölümlerine itirazları olduğunu;, verilerin korunması ve  aktif maddelerin onayı için yasal temel kriterlerin  başlıca 2 göze çarpan konu olduğunu vurguladı. EK 2-aktif maddelerin onaylanması için kriterler- hala önemli bir konu olarak dikkate çekiyor ve Komisyon’un esneklik yoksunluğu bugünkü açmazın başlıca nedenini oluşturuyor. Komisyoner Vassiliou DG SANCO görevlilerinin bu mevzuatın yürürlüğe girmesi sonucu “çok küçük sayıda maddenin kaybolabileceğini” dile getirdiğini ve yeni ve daha iyi maddelerin güncel veri korunma seviyesinin sağlanmasının bir sonucu olarak - örneğin 10 yıl içinde- üretebileceğine dikkat çekti vurgulamıştır.

Komiser bütün AB vatandaşları için güvenliğin sağlanmasının önemini vurguladı ve bundan sonra cutoff-indirim- kriterinin sulandırılmasının gerçekleşmemesi konusunda pozisyonunu açıkça belirtti. Komiser ayrıca bu mevzuatın “ikincil ürünler”i, küçük ölçekli meyve üreticilerinin iş kapatması(iflası) korkusunu engellemek için Komisyon’un devamlı olarak yükselttiği bir koruma noktasına getireceğine dikkat çekti.

Önemli bir konu olan tüzüğün yasal dayanağı hakkında, Komiser Vassiliou “yasal dayanağın tarım olması gerektiği”ni, bir resmi görevlinin OTP hedefleri ve anlaşmanın tarımsal hükümleri arasına girebileceği ve bazı üye ülkeler tarafından talep edildiği üzere iç Pazar portföyü altına girmediğini belirtti.

 

Fakat Konsey’den sonra konuşan Fransız Bakan Michel Barnier; Paris’in Başkanlık uzlaşısını kabul edemeyeceğini çünkü bunun geçen Ekim ayında çevresel kamu danışmasına karşı olduğunu belirtti.

Bu toplantının ana sonucu, Başkan Sarkozy’nin 10 yılı aşkın sürede pestisit oranını %50 düşüreceği taahhüt ve Barnier’in bu taahhütlerin topluluk mevzuatı çerçevesinde uyumlaştırılması ihtiyacını tekrarlamasıydı. Gelecek adımlarla ilgili olarak, Jarc Sloven Başkanlığının şimdi durumu gözden geçireceğini ve hem teknik hem de COREPER seviyesinde dosya hakkında görüşlerin değerlendireceğini belirtti. Eğer komisyon Başkanlık uzlaşısına karşı olmayı sürdürürse, politik bir anlaşmanın ancak yeni bir metnin oybirliğiyle Üye ülkeler tarafından desteklenmesi halinde ulaşılabilecek. Herhangi bir “politik anlaşma”nın tüm AB dillerine çevrilmesi gerekliliğinden dolayı, bu ve gelecek senenin başından itibaren yapılacak olası kanuni değişiklikler) resmi anlamda ortak pozisyon olarak adapte edilebilir. Konsey üyeleri, eğer Bakanlar gelecek ay Lüksemburg’da politik anlaşmayı korumazlarsa bütün “pestisit paketi” nin 2-3 yıl ertelenebileceği konusunda uyarıda bulundular.

 

Antimikrobiyal direnç – hayvancılık uygulamalarıyla ilişkisi [*9413/08]:  insanlardaki duruma ilişkin Konsey kararlarını uyumlaştırmak için 9-10 Haziran’da yapılan Sağlık Konseyine dikkat çeken Alman Yetiştiricilik Bakanı Horst Seehfer’a göre insanlardaki ve hayvancılık uygulamalarındaki antimikrobiyel rezistans arasında yakın bir ilişki vardır ama bu konu Çiftlik Konseyi tarafından dikkate dahi alınmamıştır. Beş Bakan arabuluculuk için çalışmışlardır. Somut bir öneri yapılması gerektiğinde, İsveç’ten Eskil Erlandsson, Sağlık ve tarım Bakanlıkları arasında daha fazla işbirliğine davet etmiştir, Letonyalı Bakan Martins Roze daha fazla araştırma yürütülmesini önermiştir, İtalyan Luca Zaia arz ve dağıtım zincirinin tüm yapıtaşlarının izlenme ve kontrol ihtiyaçları üzerinde durmuştur. Sağlık Komiseri Androulla Vassiliou; AB antibiyotik bilinci günü Veterinerlikte kullanılan ilaçların katı koşullar, reçete ve Veteriner denetimi altında uygulanması ihtiyacını yinelemiştir

 

“A” noktaları.- Bugün kabul edilen noktalar arasında olan “Sürdürülebilir Pestisit Kullanımı” üzerine Ortak Tutum- Aralıktaki Çiftlik Konseyinde anlaşmaya varılan REACH Tüzüğünü takiben deney yöntemleri ve evcil hayvanların ticari olmayan hareketleri için hayvan sağlığı gereksinimleri tüzüğüne yapılan değişiklikleri de kapsamaktadır. (Reg 998/03).

 

Avrupa Parlamentosu Üyeleri hayvan sağlığı stratejisini netleştirdi: Avrupa parlamentosunun bu haftaki kararlarına göre ekonomik sebeplerle hayvanların klonlanmasına men getirildi, hayvan nakillileri asgariye indirilerek çiftçiler yüksek kalitede güvenli protein yemleri kullanmalı, Janusz Wojciechowski’nin geçen yıl yayınlanmış olan “Hayvan Sağlığı Strateji 2007–2013” hakkında hazırladığı raporun oylanması sırasında üyeler dikkatleri yoğun hayvan yetiştiriciliğine ve ardından gelen hastalıkların yayılması tehlikesine de çektiler. Avrupa Parlamentosu üçüncü ülkelerden gelen düşük kalitedeki ürünler yüzünden DTÖ çerçevesi içinde AB standartlarının düşürülmesi mevzunu Komisyonun dile getirmesi gerektiğini belirtti. Wojciechowski stratejinin “korumak tedavi etmek den daha iyidir” ana ilkesini daha ileriye taşıyarak “tedavi etmek gereksiz yere imha etmekten iyidir” olarak telaffuz etmeye başladı. Ayrıca Sonja Van Tichelen,  Komisyon’un demokratik yolla seçilmiş resmi görevlileri dinlemesi gerektiğini ve bu yaz içinde vadesi bitecek olan hayvan sağlığı eylem planı içinde önerilenlerin yerine getirilmeleri için işbirliğinde olmaları gerektiğinin altını çizdi.

 

Yeni taslak GDO kanunu kabul edildi: yeni Fransız taslak GDO kanunu Fransız parlamentosunda geçen haftaki sıkı muhalefete karşın, bu hafta başında senato ve ulusal asamble’nin iki partili komiteleri tarafından kabul edildi. Sosyalist muhalefetin oylamadan kaçındıkları ve pazartesi günkü Anayasa Konseyi’nde bunu temyiz etme önerisi sunma niyetinde oldukları belirtiliyor. Bu yeni kanun ile Fransa’yı GDO’ların çevreye kasti salınımı konulu AB direktifi ile aynı hizaya getirilmesi amaçlanıyor.

 

Avrupa Adalet Divanı, Methionin’de kartel cezalarında Komisyonu destekliyor:

Evonik Degussa’nın için hayvan beslenmesinde kullanılan metiyoninin 1986–1999 yılları arasında fiyat belirleme karteli oluşturması hakkında aldığı ceza ardından, firmanın Komisyon hakkında yaptığı başvurusu Avrupa Adalet Divanı tarafından bu hafta içinde reddetti. Başvuru Asliye Mahkemesinin Nisan 2006’ da aldığı ceza kararı ile ilgili idi.

 

Kanatlılarda Anti Mikrobiyal Uygulamalarının Kabulü İçin 2 Yıl Önerildi

AB içinde kanatlılara katı etiketleme kuralları ile birlikte antimikrobiel uygulamalarda bulunulması (AMT) geçici kabulü önerisi, üye ülke tarım bakanlarının çoğunluğunun böyle bir değişikliğe karşı olmalarına rağmen bugün ki komisyon kolejinde yayınlandı.

 

Kommission Başkanı Barroso bu önerinin bilimsel temellerinin olduğunu altını çizerek, üye devletlerin endişelerine cevaben bu önerinin politik tartışmalar için somut bir temel sağlayacağını vurguladı, trans Atlantik Ekonomik Konseyi kaynaklı politik baskılar göze alındığında, Endüstri Komiseri Günter Verheugen,  bu hareketin 10 yıllık aradan sonra AB’nin ABD’den tavuk ithalinin tekrar başlama ihtimalini yükselteceğini söyledi. Teklif şuan ki Birlik hijyen kurallarının (Regulation 853/2004) geçirdiği değişimleri ile, daha önce sızdırılmış taslakta bir kaç değişiklik yapılmış olarak, son şeklini aldı ve bu sebeple AB’li üreticilerin bu uygulamayı yapabilmelerine izin tanıyabilecek. Bir önceki komisyonda kurallardaki böyle bir değişimin muhtemelen AB’den yaklaşık 30 000 ton hatta kısa ve orta vadede 100 000 ton AMT’li kanatlı eti ihracatı yapılabileceği sonucuna varılmıştı. Yinede bu unun üye ülkelerce önlenebilmesi ihtimali de bulunmakta.

 

Geçmiş son 2 bilimsel görüşe dayanarak sağlık komiseri Androulla Vassiliou AMT’li kanatlı etine karşı katı hijyen koşullarının bulanacağını, çevreye olan etkini n ve ani antimikrobiyel direncin gelişip gelişmedi konusunda daha fazla bilimsel verinin toplanması için yalnızca 2 yıllık bir süre için onaylanmasını, zorla kabul ettirebilir. Bu işlem yalnızca tam karkaslara soğutma veya dondurma odalarına girmeden önce mezbahalarda, 4 onaylı maddeden biri (chlorine dioxide, acidified sodium chlorite, trisodium phosphate & peroxyacids -) ile de durulanmak suretiyle uygulanabilecek. İşlem görmüş ürün ayrıca içme suyu ile de durulanmalı ve atık su için ciddi önlemler alınmalıdır. Teklifte yetkililerin,karkas paketlenmesinde, antimikrobiel madde ile muamele edildiği ya da kimyasallardan arındırıldığı ibareleri göze çarpıcı bir şekilde ve net silinmeyecek şekilde etikette bulundurmalarının zorunlu olduğu bildirilmektedir.

 

Bunun yanında, yetkili otoritenin de altı ayda bir ilgili verileri Komisyon’a iletmekle birlikte resmi kontrollerin sıklığını ve/veya süresini arttırması gerekmektedir. İki yıl içinde bilimsel sonuçlar ışığında, kurallar Komisyon tarafından tekrar gözden geçirilir ve Komisyon gerekli gördüğü durumda öneriler sunabilir. Teklifler, ayrıca Tek CMO (Tüzük 1234/07) kapsamında kanatlı pazarlama kurallarında Konsey& Avrupa Parlamentosu aracılığıyla değişiklik gerektirmektedir. Prosedürlere göre, teklif önce Gıda Zinciri ve Hayvan Sağlığı Daimi Komitesi’ne (SCoFCAH), yani Üye Ülke veteriner uzmanlarına gönderilmektedir, gelecek ayki AB-ABD Zirvesi sonrası 15-16 Temmuz’daki toplantıda bir oylama yapılması planlanmaktadır. Genel kurallara göre, teklifler Üye Ülkelerin nitelikli oy çokluğuyla kabul edilir veya reddedilir. Diğer taraftan dosya Konsey’e iletilir ve burada Üye Ülkelerin pozisyonlarını ayarlamaları için 3 ay tutulur. Burada net bir fikir ortaya çıkmazsa, her ne kadar bunun gibi bir konuyla ilgili detaylı inceleme yapma hakkı Avrupa Parlamentosu’nda olsa da ve bu da 3 ay daha gecikme anlamına gelse de, kural değişimini onaylama sorumluluğu tekrar Komisyon’a geçer. Bundan öncesi tartışmalar inisiyatifin durdurulabileceğini göstermişlerdir.

 

Üye Ülkelerde, Avrupa Parlamentosu Üyelerinde ve Tüketici Gruplarında Hâlihazırda rağbet görmeyen Teklifler: Üye Ülkeler söz konusu olduğunda 21 Üye Ülke geçen haftaki Çiftlik Konseyi’nde tavukçuluk ürünlerinde antimikrobiyal kullanımıyla ilgili ABD uygulamasına karşı olduklarını deklare etmişlerdir. Bu ay Maribor’daki resmi olmayan Konsey’deki görevliler teklif edilen teklife diğer ülkelerden de karşı çıkanlar olacağını söylemiş olsalar da, sadece Birleşik Krallık, Polonya, Slovakya, Litvanya, Slovenya ve Malta bir açıklama yapmamıştır. Bununla birlikte, etiketleme şartlarının bazı Üye Ülkeler için yeterli bir reasürans sağlayıp sağlayamayacağı veya teklife karşı nitelikli oy çokluğu oluşup ulaşamayacağı görülecek. Diğer taraftan Avrupa Parlamentosu Komitesi, bugün insan tüketimine sunulan tavukların klorlanmasının “AB içinde kabul edilemez” olduğunu yinelemiş ve böyle bir gıda üretimi metodunun  “ilgili Topluluk standartlarıyla ihtilaf içinde” olduğunu belirtmiştir. Bu teklif işletmecilerden de eleştiri almıştır. Avrupa Tüketicileri Organizasyonu, COPA-COGECA(Avrupa çiftlik lobi şemsiye grubu) ve Avrupa Çevre Bürosu” Sağlık Komisyoneri Vassiliou’ya gönderilen bir mektupta Komisyon’un “AB kapılarını klorlanmış tavuklara açmamasını” istemiş ve ABD’nin son 5 yıl içinde antimikrobiyal uygulamasına rağmen Campylobacter & Salmonella vakalarını azaltmada başarısız olduğunu vurgulamıştır. Mektupta, kanatlı üretiminin her aşamasında patojen kontrolünün yapıldığı “çiftlikten çatala” yaklaşımının daha etkili olduğunu savunmuşlar ve antimikrobiyal kullanımı kurallarını gevşetmenin tüketicinin kanatlı etine olan güvenini sarsacağına dikkat çekmişlerdir.

 

Antimikrobiyal Uygulama İle İlgili Oylama Gelecek Hafta?

Sağlık ve Tüketicinin Korunması Genel Müdürlüğü (DG SANCO) yetkililerinin bugün söylediklerine göre, Antimikrobiyal Kullanımına izin verilmesiyle ilgili Komisyon teklifi Gıda Zinciri ve Hayvan Sağlığı Daimi Komitesi’nin (SCoFCAH)  Pazartesi günkü toplantısında Komisyon’la birlikte ele alınacaktır ve Salı günü (3 Haziran) Komite’de oylama kararı alınması beklenmektedir. Üye ülkelerin konuyla ilgili önceki tepkileri inisiyatife düşük bir destek olduğu ve bir veya iki Üye Ülke görevlilerinin teklifin bilimsel değerlendirmesi için zaman istedikleri yönündeydi, ama hiçbir delegasyon şu anda buna destek veriyormuş gibi gözükmemektedir.

 

Prosedürlerin açıklaması: Resmi görevliler, Üye Ülkelerin nitelikli çoğunluğunun gelecek hafta SCoFCAH’ın teklifine karşı bloke edemeyeceklerini onaylamışlardır. Tüm üye ülkeler SCoFCAH’a karşı olsalar bile, dosyanın Konseye iletilmesi ve burada 3 aylık süre sonuna kadar pozisyonların açıklanması için beklenmesi gerekmektedir. Nitelikli çoğunluğun teklifi bloke etmesi ve dosyayı Komisyon’a geri göndermesi ancak Konsey tarafından yapılabilmektedir. (Teknik olarak, her ne kadar resmi olarak Komisyon’un kabul etmesi gerekiyorsa da, teklifin onaylanması için teklif yararına nitelikli oy çokluğu SCoFCAH’ta veya Konsey’de sağlanmalıdır).

 

Komisyon Koleji AB’de izinli olmayan GDO gıda ve yemlerin sıfır tolerans değeri ile ilgili önümüzdeki yazdan önce teknik bir uzlaşma sağlanması gerektiği açıklandı. Teknik çözümlerin ne şekilde olacağı ile ilgili ise bir fakir beyan edilmedi. Pek çok kaynak Komisyonun GDOlara yetiştiricilik yerine, ithalat onayı vermesi gerektiği yönünde fakir bildirdi. Örneğin AB’de yetiştiriciliği yapılması düşünülen her yeni GDOnun uzun dönem çevresel etkisini gösteren bilimsel bir görüş talebi. Fakat bu konuda bir uzlaşma sağlanamadı. Uzlaşma sağlanan konulardan biri Avusturya’nın Genetik Modifiye  MON810 & T25 mısır çeşidinin ithalatı ve işlenmesi için koyduğu yasağı kaldırması oldu. Daha önce Konseyin yasağın kaldırılmasına ilişkin yapmış olduğu iki başarısız girişimin sonrasında Avusturya’ya bu yasağı kaldırması için 20 gün sure tanındı. Aksi takdirde Avusturya’nın kural ihlalleri ile ilgili uygulamalara maruz kalma riski olduğu vurgulandı (Ulusal yasak DTÖ panel kurallarının AB karşısında dayanağını oluşturmaktadır – ABD, Kanada, Arjantin’in AB karşısında  bu yasağa dayanarak cezai müeyyide şeklinde karşı yaptırım uygulatma hakları vardır).

 

 

 

MON863xNK603, MON863xMON810xNK60.- Bu çeşitler,  insan sağlığı ve çevre üzerindeki etkileri ile ilgili daha detaylı bilimsel kanıt için EFSA’ya geri gönderildi. Bunun temel nedeni olarak Danimarka ve Greenpeace’in yeni yaptığı bir çalışma ile tespit edilen Antibiyotik markır geni gösterilmiştir. Benzer olarak, böcek dirençli Bt11 ve 1507 mısır çeşitleri için de, yeni bilimsel görüşün gözden geçirilmesi için EFSA’ya başvuruda bulunulmuştur. Komisyon, 6 GD çeşidi ile ilgili askıda olan kararları EFSAnın bu ürünlerin güvenilirliği yönünde olumlu görüş bildirmesi ile beraber uygulamaya sokacaktır. LL62 GD pirinç için ise Komisyon, bu ürünün onayı için düzenleme komitelerine sunmadan önce gıda güvenliği itiraz komisyonundan bu ürüne ait bilimsel kanıtın yeterli ve tam olduğunu onaylamasını istemiştir.

 

Gıda Geliştirme Paketi.- AB Parlamentosu Çevre Komitesi kararına göre  gıda katkı maddelerinin işlem görmemiş ürünlerde, tamamıyla yasaklanması gerekmektedir.  Ayrıca bebek ve küçük çocuklar için kullanılan tatlandırıcılar ve renklendiricilerde ve azo boyaları  (E107 E110 gibi renklendiriciler) içeren gıdalar da “Çocuklarda alerjik etkiyi ve hiperaktiviteyi tetikleyebilir” şeklinde etiketleme yapılmalıdır. Avrupa Tüketici Organizasyonu da 6 yapay renklendirici ile ilgili zorunlu bir yasak için başvuruda bulunmuştur. Bunlar arasında E 110 (Sunset yellow)  da vardır.  Komisyonun, EFSA tarafından risk değerlendirmesi yapılmış onaylı ürünlerin idari işlemlerini yapması gerekmektedir.

 

Verheugen  ABD Tavukları ile ilgili açıklaması.- DG SANCO hala antimikrobiyal uygulamanın güncel bilimsel tavsiyeleri  üzerinde çalışmaktadır. Yetkililer önümüzdeki haftanın TransAtlantik Ekonomik Konseyine konunun yetişip yetişmeyeceği ile ilgili açıklama yapmaktan kaçınmışlardır.

 

 

 

Döküman Arama

Başlık :

Kapat