AB ENERJİ POLİTİKALARI

AB ENERJİ POLİTİKALARI

 

2003 yılında yayınlanan biyoyakıtlar direktifi, taşımacılık sektöründe, özellikle de karayolu taşımacılığında bu tür yakıtların kullanılmasının büyük oranda arttırılmasını hedeflemektedir. 2010 yılından itibaren AB çapında taşımacılıkta kullanılan bütün fosil içerikli yakıtların (petrol ve dizel) % 5,75’inin yerine biyoyakıtlar kullanılmasının sağlanması amacıyla, tüm AB ülkelerinde ulusal önlemler alınmalıdır.

Bu görevin ne denli önemli olduğunu belirtmek gerekirse, 2002 yılında AB’deki karayolu taşımacılığında tüketilen enerjinin sadece % 0,45’inin biyoyakıtlardan oluştuğunu ifade etmek yeterli olacaktır. Ancak, mevcut düzeyler düşük olmasına rağmen biyoyakıtların üretimi hızla artmaktadır. Üretimdeki hızlı artış göz önüne alındığında tüm AB çapında 2010 yılı için alınan hedefe ulaşılmış olacaktır.

 

-8 – 9 MART 2007 AB KONSEYİ SONUÇ BİLDİRGESİ-

-Bütünleştirilmiş Bir İklim ve Enerji Politikası-

 

  İklim değişikliklerinin yarattığı sorunların etkili bir şekilde ve ivedilikle ele alınması gerekmektedir. Bu çerçevede AB Konseyi, küresel ortalama sıcaklık artışının sanayileşme dönemi öncesi seviyeye göre azami 2 derece ile sınırlandırılması stratejik hedefine ulaşılmasının önemini vurgulamaktadır.

Enerji üretimi ve kullanımının sera gazı emisyonlarının temel kaynağı olması nedeniyle bu hedefin geliştirilmesi için iklim değişikliği ile enerji konusunda entegre bir politikanın benimsenmesi gerekmektedir. Bu çerçevede Avrupa için Enerji Politikası aşağıdakileri hedeflemektedir ;

·         Enerji arzı güvenliğinin arttırılması,

·         Avrupa ekonomilerinin rekabet edilebilirliğinin ve ucuz enerjiye erişimin sağlanması,

·         Çevresel sürdürülebilirliğin teşvik edilmesi ile iklim değişikliğiyle mücadele edilmesi.

 

-İklimin Korunması-

 

AB’nin uluslararası düzeyde iklimin korunmasında başrole sahip olduğunun altını çizen AB Konseyi, iklim değişikliğinin yarattığı sorunlarla etkili, etkin ve adil bir şekilde mücadele edilmesinde kolektif bir şekilde hareket edilmesi gerektiğinin önemini vurgulamaktadır. Bu çerçevede, Kyoto Protokolü üzerine inşa edilecek küresel ve kapsamlı anlaşmaya ilişkin müzakerelerin, BM İklim Konferansı nezdinde 2007 yılı sonunda başlatılması ve 2009 yılına kadar sonuçlandırılması öngörülmektedir. Bu bağlamda AB Konseyi, 20 Şubat 2007 tarihinde gerçekleştirilen Çevre Konseyi’nde belirlenen hususları onaylamaktadır.

- AB Konseyi, emisyonların azaltılmasına ilişkin taahhütlerin küresel karbon piyasasının belkemiği olduğunu yineleyerek, gelişmiş ülkelerin 2020 yılına kadar sera gazı emisyonlarının 1990 yılı seviyesine göre % 30 oranında azaltılmasında başı çekmeleri gerektiğini vurgulamaktadır. Aynı şekilde, 2050 yılına kadar emisyonların 1990 seviyesine göre % 60 ila % 80 arasında azaltılması yönünde hareket edilmesi gerekmektedir.

- Konsey, AB üyesi ülkelerin katkılarına yönelik, adil, ve şeffaf, ulusal koşullarla beraber Kyoto Protokolü’nde öngörülen emisyon sınırlarını dikkate alan, farklılaştırılmış bir yaklaşımın benimsenmesi gerektiğine karar vermiştir. Söz konusu hedeflerin uygulanmasını, Topluluk politikaları ile yükün Topluluk içerisinde paylaşılmasına ilişkin bir anlaşmaya dayanacağı kabul edilmektedir. Bu çerçevede AB Konseyi, Komisyonu, üye ülkelerle işbirliği içerisinde kriterlerin teknik analizini gerçekleştirmeye devam etmektedir.

- Gelişmekte olan ülkelerin sera gazı emisyon paylarının giderek arttığını ve bu ülkelerin emisyon yoğunluğunu azaltmaları gerektiğini not etmektedir. Yenilebilir enerjinin maliyet etkin kullanıldığında tüm arz güvenliği, rekabet edebilirlik ve sürdürülebilirliğe katkıda bulunacağının altını çizmekte ve aşağıdaki hedefleri desteklemektedir :

 

·         2020 yılına kadar, AB’nin genel enerji tüketiminin % 20’sinin yenilebilir enerji kaynaklarından karşılanmasına yönelik bağlayıcı bir hedef belirlenmesi,

·         2020 yılına kadar AB genelinde ulaştırmada kullanılan benzin ve dizel yakıtları içerisinde biyoyakıt oranının üye ülkeler tarafından maliyet etkin bir şekilde en az % 10 oranı seviyesine ulaştırılması. Bu hedefin bağlayıcılığı üretimin sürdürülebilir olması, ikinci nesil biyoyakıtların ticari olarak var olmaya başlaması ve Yakıt Kalitesi Direktifi’nin uygun düzeyde çeşitleme yapılabilmesine olanak sağlayacak şekilde değiştirilmesine bağlıdır.

 

Konsey, Komisyon’un ‘’Avrupa için bir Enerji Politikası’’ başlıklı tebliğini temel alarak, 2007-2009 yılları için kapsamlı bir Enerji Eylem Planı benimsemekte ve Komisyon’u 2010 yılı Bahar Zirvesinde onaylanacak yeni Enerji Eylem Planı’na temel oluşturması için, 2009 başında güncellenmiş bir ‘’Stratejik Enerji Raporu’’ hazırlamaya davet etmektedir. 

Döküman Arama

Başlık :

Kapat