Türkiye'de yatırım

İyi durumdaki küresel şirketler yatırım için Türkiye'yi düşünüyor
Siyaset ve ekonomi dünyasının önde gelen isimlerinin bir araya geldiği Davos Zirvesi'nde Türkiye için olumlu bir izlemin hakimdi. Bilançosu sağlam şirketler, 2009 yılında Türkiye'ye yatırım yaparak krizi fırsata dönüştürme eğiliminde.

Birçok yabancı yatırımcıyla görüşme imkânı bulduğunu belirten Devlet Bakanı Mehmet Şimşek, Davos'taki tespitlerine ilişkin olarak, yatırımcıların küresel krize rağmen Türkiye'yi cazip bulduğunu söyledi. Şimşek'e göre mevcut yabancı yatırımcının kapasitesini genişletme planı var, bunun yanı sıra, bu yıl, başta enerji sektörü olmak üzere, ilaç ve telekomünikasyonda, doğrudan yabancı sermaye girişi olacak.

Davos'taki temaslarını gazetecilere değerlendiren Bakan Mehmet Şimşek, Türkiye'nin kredi notu konusuna da açıklık getirdi. Türkiye'nin kredi notunun hak ettiği yerde olmadığını; ancak mevcut küresel kriz ortamında, birçok ülkenin kredi notu düşürülürken, Türkiye'nin kredi notunun değiştirilmemesinin, ekonomik temellerinin güçlülüğünü gösterdiğini açıklayan Şimşek, "Eskiden ilk olarak Türkiye'nin kredi notunu düşürerek işe başlayan reyting kuruluşları, şimdi diğer ülkelerinkini düşürüyorlar.'' dedi. Bakan Şimşek, Türkiye'nin kredi notunun, orta vadede, "yatırım yapılabilir'' düzeyine çıkarılacağına inandığını da kaydetti. Dünya ekonomisinin, bu yılın ortalarından itibaren normalleşme sürecine girmesini beklediğini vurgulayan Şimşek, bu iyileşmenin, Türkiye ekonomisine misliyle olumlu katkıda bulunacağını anlattı. Türkiye ekonomisinin, küresel finansal krize verdiği tepkinin, sanayileşmiş ülkeler gibi olduğunu vurgulayan Şimşek, eskiden düşük kur yüksek faizden bahsedilirken, bu kez, ilk olarak yüksek kur ve düşük faizin yaşandığını söyledi. Türkiye ekonomisine olan güven nedeniyle, Türkiye'nin, uluslararası piyasalarda, birçok gelişmekte olan ülkeden daha iyi şartlarda borçlanabildiğinin altını çizen Bakan Şimşek, "Bu yıl 4 milyar dolarlık bir uluslararası tahvil ihracı planlamıştık. Dış finansman imkânlarındaki daralmaya rağmen, bunun dörtte birini yılın ilk ayında gerçekleştirdik. Yani, uluslararası piyasalardan finansman imkânı rahatlıkla bulabiliriz." şeklinde konuştu. Bakan Şimşek, uygun bir model bulunduğunda mali kuralı yasalaştırabileceklerini de sözlerine ekledi. Şimşek'e göre enflasyondaki düşüş sürecinin devam etmesi halinde, bu yılın ilk yarısında tek haneli enflasyon yakalanır. Davos, aa

IMF kırmızı çizgilerimizi ihlal ederse görüşmeler geç başlar

IMF konusunda gelinen noktayı da değerlendiren Bakan Mehmet Şimşek, aradaki anlaşmazlık konularının giderilmesinin ardından, hemen IMF'yi çağıracaklarını belirterek, ''Ancak aynı konulardaki yaklaşımları devam ederse, doğrudan görüşmelere biraz daha geç başlarız.'' dedi. ''IMF heyetini şubat ayında çağırmamız halinde, ortak bir basın toplantısı düzenler, niyet mektubunu Fon'a göndeririz ve teorik olarak çalışmaları şubat ayında tamamlayabiliriz.'' diyen Şimşek, bunun, karşılıklı ortak anlaşmaya varılması durumunda olacağını söyledi. IMF programının, Türk özel sektörünün dış finansman ihtiyacına ilişkin tedirginliğini azaltmak açısından önemli olduğunun altını çizen Şimşek, zaten küresel kriz olmasaydı bile IMF ile daha önce bir ihtiyati stand-by yapmayı planladıklarını da hatırlattı. Türkiye'nin, borçların milli gelire oranı ve kamu finansman dengesi açısından birçok ülkeden iyi durumda olduğunu vurgulayan Şimşek, bu nedenle IMF ile yapılacak bir anlaşmanın, eski IMF reçetesiyle olmaması gerektiğini kaydetti. IMF'nin, Türkiye ile görüşmelerde, klasik, kamu kesimi borçlanma gereğini azaltıcı, harcama azaltıcı ve gelir artırıcı önlemleri gündeme getirdiğini kaydeden Bakan Şimşek, ''Ancak Türkiye'nin kamu kesiminde bir borçlanma sorunu yok ki, Türkiye'nin bugünkü şartları eskiye göre çok farklıdır. Mali disiplin vardır. Bu nedenle, yapılacak anlaşma mevcut küresel koşulları ve Türkiye'nin değişen yapısını da dikkate alan bir program olmalıdır.'' şeklinde konuştu.

Zaman 03 Şubat 2009, Salı

Döküman Arama

Başlık :

Kapat