temel afet bilinci

abcd temel afet bilinci

el kitabı

ABCD Temel Afet Bilinci El Kitabı

hazırlayanlar: Marla Petal, MSW.

Zeynep Türkmen

danışman: Prof. Dr. Ahmet Mete Işıkara

kaynaklar: City of Los Angeles Fire Department

Southern California Earthquake Center

Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü

American Red Cross

Kızılay

grafik tasarım: Burcu Kayalar Yörük

illüstrasyonlar: Baran Baran

Ali Murat Erkorkmaz (Ahmet Mete Işıkara illüstrasyonu)

United States Agency for International Development,

Office of Foreign Disaster Assistance (USAID/OFDA)

maddi desteği ile hazırlanmıştır.

Eylül 2001, İstanbul

Çengelköy 81220 İstanbul tel: 0216.308 05 11 / 345 faks: 0216.332 90 94 e-posta: iahep@boun.edu.tr

ÖNSÖZ

Depremler dünyanın birçok yerinde meydana gelen doğal olaylardır.

Ülkemizin % 96’sı deprem kuşağındadır. Her ne kadar uzun vadede

tahminler olsa da, günümüz teknolojisi ile kısa vadede ne zaman bir

deprem olacağı hakkında önceden tahmin yapmak mümkün değildir.

Bu noktada, içinde bulunduğumuz riski anlamak ve meydana gelecek can ve

mal kaybını azaltmak için gerekli önlemleri almak büyük önem taşımaktadır.

Depremden korunmak ve deprem zararlarının azaltılması için afet bilinci

yüksek bir toplum oluşturmak amacı ile, Enstitütümüzce “İstanbul Afete

Hazırlık Eğitim Projesi” (İAHEP) yürütülmektedir.

İAHEP, United States Agency for International Development, Office of

Foreign Disaster Assistance (USAID/ OFDA) maddi desteği ile B.Ü.

Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitütüsü idari yönetimi

altında yer almaktadır.

İAHEP kapsamında yürütülen eğitim çalışmalarının amacı; afet bilincini

yükseltmek, kendimizi ve çevremizdekileri gelecek bir afete hazırlamak

için, pek çok küçük adım atarak alınan önlemlerle afet riskinin

azaltılabileceği bilgisini yaygınlaştırmaktır.

Bu çerçevede, ABCD Temel Afet Bilinci El Kitabının amacı;

Her bireyi, deprem ve diğer afetlerin yaratacağı tehlikeler hakkında

bilinçlendirmek, içinde bulunduğu tehlikeyi azaltmak için neler

yapabileceği konusunda eğitmek, bireylere afete hazırlığın aşamalarını

tanıtmak ve bireyleri afete hazırlık için gerekli adımları atmak üzere

cesaretlendirmek ve her bireyin kendisini bütünün bir parçası olarak

görmesine yardımcı olmaktır.

ABCD Temel Afet Bilinci El Kitabı beş bölümden oluşmaktadır. Birinci

bölümde; Afet Bilinci, İkinci Bölümde; Deprem Tehlikeleri ve Riskleri,

Üçüncü Bölümde; Depremden Önce, Dördüncü Bölümde; Deprem

Sırasında ve Sonrasında, Beşinci Bölümde de, Sonraki Adımlar bilgileri

yer almaktadır.

Ekte yer alan “Bilgi Notları” bölümü ile içerikte yer alan konularda daha

ayrıntılı bilgi edinmek mümkündür.

ABCD Temel Afet Bilinci El Kitabı, B.Ü. Kandilli Rasathanesi ve Deprem

Araştırma Enstitüsü, İstanbul Afete Hazırlık Eğitim Projesi kapsamında,

Marla Petal (Proje Yöneticisi) ve Zeynep Türkmen ( Program Koordinatörü)

tarafından hazırlanmıştır.

El kitabının hazırlanmasına bilimsel destek veren,

B.Ü. K.R.D.A.E Deprem Mühendisliği Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr.

Mustafa Erdik’e, Deprem Mühendisliği Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi

Prof. Dr. Özal Yüzügüllü’ye, Jeofizik Ana Bilim Dalı Uzmanı Doç. Dr. Şerif

Barış’a ve Sismoloji Laboratuvarı Şefi Dr. Doğan Kalafat’a şükranlarımı

sunarım.

Olası bir depremde toplum olarak can ve mal kaybını azaltıcı önlemlerin

alınmasına katkıda bulunmak dileği ile, bu kitabın hazırlanmasında

emeği geçen herkese teşekkür ederim.

Prof. Dr. Ahmet Mete Işıkara

B.Ü. K.R.D.A.E Müdürü 1

AMAÇLAR

2

Kuvvetli ya da büyük bir deprem felaket yaratabilir. İnsanlara

yardım edecek kaynaklar onlara ulaşmayabilir.

Bütün dünyada felaketlerden edindiğimiz ders, ilk 72 saatte

yardımın en büyük kısmının yakın çevremizde bulunan

insanlardan geldiğidir. Bu kitabın amacı, afet bilincini

yükseltmek, kendimizi ve çevremizdekileri gelecek bir afete

hazırlamak için, pekçok küçük adım atarak alınan önlemlerle

afet riskinin azaltılabileceği bilgisini yaygınlaştırmaktır.

Bu çerçevede bizim amacımız;

• Her bireyi, deprem ve diğer afetlerin yaratacağı

tehlikeler hakkında bilinçlendirmek,

• Her bireyi, içinde bulunduğu tehlikeyi azaltmak için

neler yapabileceği konusunda eğitmek,

• Bireylere, afete hazırlığın aşamalarını tanıtmak ve

bireyleri afete hazırlık için gerekli adımları atmak üzere

cesaretlendirmek,

• Her bireyin, kendisini bütünün bir parçası olarak

görmesine yardımcı olmaktır.

İÇİNDEKİLER

I Afet Bilinci

I.1 Afet Deneyimlerimiz

I.2 Türkiye’deki Depremler

I.3 Jeolojik Zaman ve Deprem Bilimi

I.4 Depremler Dünyanın Birçok Yerinde Meydana Gelen Doğal Olaylardır

I.5 Deprem Efsaneleri / Söylentileri

I.6 Tektonik Plakalar Teorisi

II Deprem Tehlikeleri / Riskleri

II.1 Deprem Tehlikeleri

II.2 Deprem Verdiği Zararları Arttıran Risk Faktörleri

II.3 Erken Uyarı ve Hızlı Müdahale Sistemleri

II.4 Sallandığında Çok Geç Olacak

III Depremden Önce

III.1 Afete Hazırlık Küçük Adımlardan Oluşur

III.2 Yapısal Tehlikeler ve Risklerin Azaltılması

III.3 Yapısal Olmayan Tehlikeler ve Risklerin Azaltılması

III.4 Biz Hazırlanıyoruz, Ya Siz?

Deprem Tehlike Avı

Afete Hazırlık Planı

III.5 Deprem Tatbikatları

III.6 Yangını Önleme ve Yangın Güvenliği

IV Deprem Sırasında ve Sonrasında

IV.1 Deprem Sırasında

IV.2 Deprem Sonrasında

IV.3 Tahliye

V Sonraki Adımlar

V.1 İlk 72 Saat

V.2 Olay Kumanda Sistemleri / Acil Yönetim Sistemleri

V.3 Psikolojik Destek

• Bilgi Notları

3

I AFET BİLİNCİ

4

I.1 AFET DENEYİMLERİMİZ

Afetler hakkında düşündüğünüzde aklınıza neler geliyor?

Afetlerin pek çok çeşidi vardır. En büyük afetlerin pekçoğu doğal

afetlerdir; su baskınları, fırtınalar, kasırgalar, volkanik patlamalar,

heyelanlar ve depremler. Afetlerin bazıları da insan eliyle meydana gelir;

yangınlar, trafik kazaları, kimyasal zehirlenmeler, terör olayları.

Ailenizi, mahallenizi, bölgenizi etkileyebilen afetleri düşündüğünüzde

aklınıza neler geliyor? Geniş nüfus kitlelerini etkileyen doğal afetlerin en

kötülerinden birisi de depremlerdir. Depremler hakkında bilgi edindikçe,

pekçok afetten kendimizi nasıl koruyacağımız konusunda da bilgi sahibi

oluruz. Deprem nedir? Mahallemizde ve işyerimizde ekonomik kayıpları,

yaralanma ve ölümleri en aza indirmek için, deprem öncesi, sırası ve

sonrasında neler yapmalıyız?

Depremlerin ve içinde bulunduğumuz risklerin ne olduğu, bir deprem

öncesinde, sırasında ve sonrasında, ölüm, yaralanma, mal kaybı, iş ve

mahalle hasarlarına karşı neler yapmamız gerektiği konuları ile ilgili

olarak geniş halk kitlelerini aydınlatma amacı ile bu doküman

hazırlanmıştır.

• Kocaeli, Düzce ya da başka bir depremi yaşadınız mı?

• Deprem bölgesinde yaşadınız mı?

• Depremde ailenizden ya da arkadaşlarınızdan birini kaybettiniz mi?

• Depremde ailenizden ya da arkadaşlarınızdan biri yaralandı mı?

• Siz veya ailenizden ya da arkadaşlarınızdan biri depremde evini

ya da işyerini kaybetti mi?

• Deprem bölgesine gittiniz mi?

• Deprem bölgesi hakkında bildiklerinizi televizyondan ve

gazetelerden mi öğrendiniz?

• Aranızda kaçınız gerçekten unutabilecek?

Bu gibi afetlerde yaşananlar asla unutulmaz.

1999 Kocaeli ve Düzce depremleri hepimizi derinden etkiledi. Bütün

dünyada insanlar, büyük bir felaketten sonra afete karşı önlem almayı

öğrendiler. Dünyanın her yerinde insanlar depremler hakkındaki en çok

şeyi, büyük bir afetten SONRA öğrendiler.

I.2 TÜRKİYE’DEKİ DEPREMLER

Türkiye de korkunç depremlerden payına düşeni almıştır. Sormamız

gereken soru bu acılardan ne öğrenmemiz gerektiğidir.

Türkiye bir deprem ülkesidir. Bu gerçek bize son depremlerle en acı

şekilde hatırlatıldı. Artık unutmamak, kendimizi korumak ve hazırlık

yapmak bizim elimizde. Dünyanın bugünkü şeklini alması milyonlarca yıl

sürmüştür, ancak uygarlıkların kurduğu insan yerleşimleri bir dakika

içinde yerle bir olabilmektedir. Dünyadaki diğer insanlar gibi, bizler de

Türkiye’nin her yerinde deprem (ve diğer afetlerin) tehlikesi ile karşı

karşıyayız. Bu nedenle de risk altındayız.

AFET BİLİNCİ

5

Kuzey Anadolu Fay Sistemi’nin batı ucunda yer alan Marmara Bölgesi,

yüksek sismik risk içeren bir coğrafyada bulunmaktadır. Tarihsel dönem

boyunca bu bölgede bir çok yıkıcı depremin meydana geldiği

bilinmektedir.

Bilgi notlarında, Türkiye’de depremlerin tarihini gösteren bir tablo yer

almaktadır.

I.3 JEOLOJİK ZAMAN VE DEPREM BİLİMİ

Insanlar ancak bir ömür boyu yaşarlar ve bu yüzden düşüncemiz onyıllar,

nesiller ve belki de yüzyıllar ile sınırlıdır. Ancak depremlerin zamanı

jeolojiktir ve yüzlerce, binlerce, milyonlarca yıldan beri süregelmektedir.

Deprem Bilimi bu milyonlarca yıllık zaman diliminde yeni bir bilimdir ve

deneyim edindiğimiz büyük olaylar sayıca azdır. Ancak bilim adamları

şimdiden bazı düzenli davranış biçimleri keşfetmişlerdir. Bunun

sonucunda, Marmara Denizi’nde önümüzdeki 30-50 yıl içerisinde büyük

bir deprem olacağı öngörülebilmektedir.

Jeolojik takvimde bu çok kısa bir zaman dilimidir.

Japonlar, %30 olasılıkla yağmur yağacağını duyduklarında, şemsiyelerini

yanlarına alırlar. Biz de şimdi, yaşamımızda %80 olasılıkla büyük bir

depremle karşılacağımızı biliyoruz. Şimdi harekete geçme zamanı.

I.4 DEPREMLER DÜNYANIN BİRÇOK YERİNDE

MEYDANA GELEN DO⁄AL OLAYLARDIR

Her yıl yaklaşık 3,500,000 deprem meydana gelir. Bunların yalnızca

1,000,000 tanesi kayıt edilebilir. Hissedilebilen deprem sayısı ise yalnızca

34,000’dir.

Her yıl 800 adet orta büyüklükte (5.0-5.9) ve az hasara yol açan deprem

meydana gelir. Yılda yaklaşık 120 adet güçlü deprem (6.0-6.9) biraz daha

fazla hasar verir. Ortalama bir yılda, potansiyel olarak yıkıcı olan 18

deprem (7.0-7.9) olur. Ve her 10-20 yılda bir felakete yol açabilecek bir

deprem (8.0-8.9) olur.

Kocaeli depreminden sonra olan bazı depremleri anımsayabilirsiniz.

Atina, Tayvan, Hindistan, Çankırı, Afyon, Seattle. Peki, daha önce olan

depremleri sayabilir misiniz?

Depremlere olan bu yeni duyarlılığınız kendinizi korumanıza yardım eder.

Depremler dünyanın birçok yerinde meydana gelir.

Depremler tarih boyunca belirli kuşaklarda ve dünyanın birçok yerinde

meydana gelirler. İnsan topluluklarının yerleşim alanları büyüdükçe,

depremlerin neden olduğu hasar ve kayıplar da artmıştır. Ancak, şu anda

kendimizi bu hasarın büyük bölümünden koruyabilecek kadar bilgimiz

var ve bu nedenle depremler felakete dönüşmek zorunda değildirler.

AFET BİLİNCİ

6

I.5 DEPREM EFSANELERİ / SÖYLENTİLERİ

İnsanlığın kurmuş olduğu her uygarlık depremleri yaşamış ve bir

çoğu da deprem nedeniyle yıkılmıştır. Eski zamanlardan beri efsaneler,

anlamadığımız olayları açıklayabilmek amacıyla toplumlar tarafından

yaratılmışlardır.

Depremin nedeni eskiden şöyle açıklanırdı: Dünya, öküzün boynuzları

üzerinde durmaktadır. Öküz kızdığı zaman kafasını sallıyor ve deprem oluyor.

Bugün bizler, yukarıdaki efsaneden daha fazlasını açıklayabiliyoruz.

Tektonik Plakalar Teorisi olarak bilinen bir bilimsel teori, depremleri

daha iyi anlamamıza yardımcı olmaktadır. Ayrıca, artık kendimizi nasıl

koruyabileceğimizi de çok daha iyi biliyoruz.

Ancak bugünkü toplumların da depremler hakkında modern efsaneleri

vardır. Örneğin, “depremler daima gece olur”, “beklenmedik pekçok

deprem vardır”, “deprem havası”... Çoğu insanın inanmak isteyeceği

efsane, bir sonraki depremin ne zaman olacağını birilerinin bildiğidir.

Tabii ki, eğer çok fazla tahmin yapılırsa biri mutlaka tutacaktır.

Her ne kadar uzun vadeli tahminler olsa da, şu anda kimse kısa vadede ne

zaman bir deprem olacağı hakkında tahmin yapma yeteneğine sahip değildir.

Modern efsaneler, kendimizi korumak için neler yapmamız gerektiğini bize

unuttururlar. Artık bu efsanelere değil, gerçeklere bakma zamanı.

I.6 TEKTONİK PLAKALAR TEORİSİ

Tektonik Plaka Teorisi, bize depremlerin bilimsel açıklamasını sunar.

Teoriye göre yerküre, çok ağır hareket eden, biribirine sürtünürken

kayaları sıkıştıran ve geren tektonik plakalardan oluşmuştur. Bu

sıkıştırma ve germe sonucunda muazzam bir basınç oluşur.

Dünyanın yüzeyini oluşturan tektonik plakalar sürekli, ancak çok ağır

hareket ederler. Plakalar aksi yönlerde biribirlerini sıyırarak geçişirler.

Dünya hareket halinde olduğu için, sürtünme gücü, bu hareketin hemen

oluşmasını engeller ancak zaman içinde sürtünmeyi aşacak ve bir fay

hattı boyunca boşalacak yeterli basınç birikir. (bu parmaklarınızı

şıklatmaya benzer – itme hemen hareketle sonuçlanmaz, ancak sonunda

sizin gücünüz sürtünme gücünü aşar ve ‘şık’!). Ancak parmaklarınızdan

farklı olarak, fay hatlarının tamamı bir seferde şıklamaz. Dünyanın dış

kabuğundaki gerilim, fay hatlarını kenarlarından iter. Yüzeydeki

sürtünme kayaları birarada tutar ve bu nedenle yandan itildiklerinde

hemen kaymazlar. Zaman içinde yeterince gerilim oluştuğunda kayalar

birden artık tutunamaz ve dalgalar halinde enerji boşaltarak kayarlar.

Yer katmanları hemen hemen tırnaklarımızın büyüme hızı ile aynı oranda

hareket ederler – en hızlı kayan fay hatları yılda 2 mm ile 8 cm arasında

hareket ederler.

Bazı önemli fayların varlığı özellikle aletsel sismolojinin başladığı 20.

yüzyıldan itibaren ortaya konulmuştur. Modern sismograşarla oluşan

ağlar sayesinde birçok deprem kaydedilmiştir. Depremlerin dağılımı bu

fayların aktif olduklarının bir göstergesi olmuştur. Bunun yanında bu

faylarda oluşan özellikle büyük depremler yer yüzeyinde iz bırakmışlardır

(yarıklar ya da sarp uçurumlar gibi). Ancak gizli olan örtülü başka faylar

olduğu gibi her an yeni faylar da ortaya çıkabilir.

Türkiye’nin içinde bulunduğu sismik riskleri gösteren Türkiye Deprem

Bölgeleri haritası vardır. Bu harita, ülkeyi, az ya da çok sarsıntı riski

altındaki bölgeler olarak bölümlendirir. Harita bölgenin kabaca jeolojisini

belirtir. Bu ilginç ancak insanı yanıltan bir haritadır, çünkü içinde

bulunduğumuz riskleri bize göstermez. Belli bir yerde belli bir risk

altında olmamız yalnızca hangi sismik bölgede yaşadığımızla ilişkili bir

şey değildir.

İçinde bulunduğumuz riski etkileyen iki temel faktör vardır:

a. Tehlike altında bulunan değer

Örneğin, aynı büyüklükteki bir deprem, çölde ya da az sayıda kişinin

yaşadığı şehir dışında, büyük bir şehirde yaratacağından daha az hasar

yaratır. Yerleşim yerimiz büyüdükçe riskimiz artar.

b. Riskleri ve zarar görebilirliğimizi azaltmak için aldığımız önlemler

Örneğin Türkiye’deki son depremler, Japonya’dakinden 10 kat,

Kaliforniya’dakinden de 100 kat fazla can kaybına yol açmıştır.Aradaki

fark afet öncesinde zarar görebilirliğimizi azaltmak için henüz yeterince

önlem almamamızdandır.

İçinde bulunduğumuz riskler nüfus yoğunluğu, ekonomik ve doğal

kaynakların odaklanması ve yerine konulamaz değerde tarihi ve kültürel

hazinelerimizin olması ile bağlantılıdır.

Bir depremin büyüklüğünü olduktan kısa bir süre sonra öğrenebiliriz

ancak deprem riskini belirleyen 40’dan fazla faktör vardır. Tehlikeler ve

riskler arasındaki bu farktan dolayı, büyüklük deprem hasarını anlamak

için en doğru yöntem değildir. Gerçekte, Avrupa Makrosismik Şiddet

Ölçeği, depremin insan yerleşimlerinde yaptığı hasarı belirlemek için çok

daha faydalıdır.

Fay hatları, uzun vadede deprem olasılığı, yer (zemin) şartları, inşaat

şartları, can kurtama önlemleri, can ve mal kaybını azaltma çabalarına

bağlı olarak, olası riskler, artık çok daha önceden kestirilebilinmektedir.

II.1 DEPREM TEHLİKELERİ

Deprem tehlikelerini oluşturan çok çeşitli nedenler vardır:

1. Sarsıntının Gücü

Sarsıntının gücü ya da yerin hareketi boşalan enerji ile ilişkilidir ve

büyüklük olarak ölçülür. Büyüklük arttıkça, biriken enerji miktarı daha

fazla olacağından, açığa çıkan dalgalar daha uzağa yayılacak ve

dolayısıyla etkilenen alan büyüyecektir.

Sismografik ağ sarsıntıları kaydeder ve ölçer. Bu ölçümler kırılmanın

tam yerini yani kırılmanın başladığı yeri belirler.

Kırılmanın başladığı nokta “odak” olarak adlandırılır ve genellikle

yeryüzeyinin kilometrelerce altındadır. Depremin merkezüstü odağın

yeryüzündeki izdüşümünde yer alır.

II DEPREM TEHLİKELERİ VE RİSKLERİ

7

8

2. Sarsıntının Süresi

Büyük bir fayın kırılması daha uzun sürer. Sarsıntılar genelde depremin

büyüklüğüne göre, 10 saniye ile 90 saniye arasında sürebilir. Binaların

sarsılma süresi uzadıkca meydana gelen hasar da büyür.

3. Deprem Merkezinden Uzaklık (merkezden uzaklaştıkça güç hızla azalır)

Faylar, blokların birbirlerine göre yanal veya düşey hareketleri sonucu

meydana geldikleri için, deprem merkezinden uzaktaki bir çok noktada

hasar meydana gelebilir.

Büyük bir depremin etkili olduğu alan, o yerleşim yerinin depremin dış

merkezine uzaklığına göre değişmektedir. Depremin dış merkezi

yerleşim yerine ne kadar yakın ise deprem o yörede o kadar fazla etkili

olacaktır. Ancak depremin merkezinin uzaklığı arttıkça etki alanı da

azalacaktır. Dolayısı ile uzaklık, depremin etki alanını ifade etmekte

önemli bir kriterdir.

4. Zemin (Yer) Cinsi

Sarsıntılar yumuşak, dolgu ve ıslak zemin cinslerinde artarlar. Bazı

zeminlerde yer yüzeyi çökebilir ya da kayabilir. Yaşadığınız yerin zemin

cinsi bölgenizin genel jeolojik özelliklerinden daha önemlidir. Yeri

oluşturan kayaçların cinsi ile ilgili yer araştırmaları kanalı ile depremin

bina üzerindeki etkisi önceden tahmin edilebilir.

5. Depremin Odak Derinliği

Depremler derinliklerine göre sığ, orta ve derin olarak sınışandırılır.

Depremden sonra açığa çıkan enerji, sığ depremlerde derin odaklı

depremlere göre daha hasar yapıcı sonuçlar doğurur.

II.2 DEPREMİN VERDİ⁄İ ZARARLARI ARTTIRAN

RİSK FAKTÖRLERI

Deprem Riskleri, yerleşim birimlerini kurarken kullandığımız bilgiye

bağlıdır. Bunlar:

1. Bina Tasarımı, Malzemesi, İnşaatı ve Kullanımı

Bazı cins binalar, depremlerde sıkça görülen yanal harekete dayanıklı

değildir. Bu cins yapısal tehlikeler tasarım ve inşaat aşamasında olduğu

gibi sonradan güçlendirme ile de azaltılabilir.

2. Yaşamsal Zarar Görebilirlik

Asfalt yolların ve diğer ulaşım sistemlerinin, elektrik, su ve doğalgaz

hatlarının tasarımı ve güvenliği sizin içinde bulunduğunuz riski de

etkileyecektir.

3. Yapısal Olmayan Tehlikelerin Azaltılması

Binaların içindeki uçabilen ve kayabilen nesnelerin sabitlenmesi için

alınan önlemler, yaralanma ve maddi hasar miktarı üzerinde son derece

belirleyici olacaktır.

4. Yangın Önleme ve Yangınla Mücadele Kapasitesi

Yangın önleme ve yangına müdahale yeteneklerinin geliştirilmesi,

depreme duyarlı / sismik-kilitli doğal gaz sistemleri ve otomatik

DEPREM

TEHLİKELERİ

VE RİSKLERİ

9

jeneratörler kullanılması, kişisel ve kamusal yangın söndürme

becerilerinin edinilmesi önemli unsurlardır.

5. İlk Müdahaleci Kapasitesi

İnsanların, arama ve kurtarma, ilk yardım ve yardım çabalarının organize

edilmesi ve iletişimi üzerine aldıkları eğitim ilk müdahaleci kapasitesi

için önemlidir.

Size verecek iyi bir haberimiz var: Tehlikeler konusunda yapabileceğimiz

fazla bir şey olmasa da riskler konusunda çok şey yapabiliriz. Deprem

riskleri insanların alacağı önlemlerle azaltılabilir.

II.3 ERKEN UYARI VE HIZLI MÜDAHALE SİSTEMLERİ

Erken Uyarı Sistemlerinin esası, dalgaların yol alma zamanına dayanır.

Eğer yer hareketini hemen ölçüp, kaynağını da hesaplayabilirseniz

(dalgalar arasındaki faz farklarına bakarak), uzaktaki bir yere, birkaç

saniye sonra deprem dalgasının ulaşacağı haberini vermek mümkündür.

Buna bağlı olarak, tam zamanında doğal gaz, nükleer reaktör, elektrikli

tren ve köprü geçiş sistemlerini otomatik olarak kapatabilecek bir sistem

geliştirmek mümkündür. Ancak önce atılması gereken iki büyük adım

var: bilgiyi edinebilmek ve anında cevap verecek güvenli otomasyon

sistemlerini geliştirmek. Bu hem çok zahmetli hem de çok uzun bir iştir.

Bu tür bir çalışma İstanbul’da Temmuz 2001 tarihinden itibaren

yürütülmeye başlatılmıştır.

Hızlı Müdahale Sistemleri, acele gereksinim olduğu yerde yardım

alabilmek için umut vaat etmektedirler. Çok sayıda güçlü yer hareketi

ölçen cihazlar yerleştirilerek (İstanbul civarına 120 adet) ve çok çeşitli

zarar görebilirlik parametrelerini hesaba katan risk haritaları

kullanılarak, en çok hasar görecek alanları öngörebilmek mümkün

olacaktır. Bu öngörüler, olayın öncesinde ve hemen sonrasında

senaryolar geliştirerek yangınla mücadele, ilk yardım, arama ve

kurtarma ve yardım çabalarının, olay sonrasında daha raporlar gelmeden

önce organize edilmesine yardımcı olacaktır.

II.4 SALLANDI⁄INDA ÇOK GEÇ OLACAK

Eğer hiç bir önlem almazsak, bir sonraki büyük depremde İstanbul’un

karşı karşıya bulunduğu riskler şöyle tahmin edilmektedir:

Yaklaşık olarak toplam 700,000 çok katlı, donatılı betonarme binadan 40-

50,000 adeti tamir edilemeyecek şekilde hasar görebilir, 5,000 adeti

yamyassı olacak şeklinde yıkılabilir.

Eğer hiç bir önlem almazsak, olası can kaybı 40.000 – 50.000 kişidir.

Bunun 4 katı kadar da yaralı olacaktır. Ve maddi hasar trilyonlarca TL

olacaktır.

Önümüzdeki en zorlu iş, içinde bulunduğumuz riski anlamak ve meydana

gelecek can ve mal kaybını azaltmak için gerekli önlemleri almaktır.

Ancak önlem alırsak, bu zararı azaltabiliriz.

DEPREM

TEHLİKELERİ

VE RİSKLERİ

III DEPREMDEN ÖNCE

10

III.1 AFETE HAZIRLIK KÜÇÜK ADIMLARDAN

OLUŞUR

Afete Hazırlık, herkesin kolaylıkla atabileceği ve atması gereken bir seri

küçük adımın toplamından başka bir şey değildir. Hazırlık bir gecede

yapılmaz ve asla tamamlanmaz. Ama atılan her küçük adım önemlidir.

Bunu şöyle bir örnekle netleştirebiliriz: Koridorda, çiviye asılı bir aile

fotoğrafınız olduğunu varsayalım. Bir deprem sonrasında herkesin

hayatta olduğunu, yaralanmadığını ve evinizin de hala ayakta durduğunu

görmek sizi çok mutlu edecektir. Belki sadece o aile fotoğrafı yere

düşecek ve camı kırılacak. Bu çok önemli değil. Ama tam o sırada

çocuğunuz koridorda size doğru koşarken ayağı kesilirse onu kucaklayıp,

bir doktor bulup camı ayağından çıkartmak ve yarasını diktirmek üzere

dışarı koşarsınız. Belki çok yakınınızda bir yerde yüzlerce ağır yaralı

olacak. Sizin bulduğunuz doktor, çocuğunuzun ayağındaki camı

çıkartırken, belki de ölmekte olan başka birine yardıma gidemeyecektir.

Bu nasıl önlenebilir? Bir çivi yerine kanca uçlu vida kullanabilirsiniz.

Küçük bir nokta, ama küçük adımlar atmak çok önemlidir. Bir çift

L-profil kullanarak birilerinin hayatını kurtarabilirsiniz.

Deprem olduğunda hepimiz etkileneceğiz. Bunun için, “Hepimiz Aynı

Takımdayız”.

III.2 YAPISAL TEHLİKELER VE RİSKLERİN

AZALTILMASI

Şimdi önce en büyük korkularımıza bakalım. Hepimiz Kocaeli ve Düzce

depremlerinde yıkılmış binaların ürkütücü görüntülerini gördük. Pekçok

insan en çok ölümün bu binalarda olduğunu düşünmektedir. Ama

rakamlarla ifade edilen gerçekler şaşırtıcıdır.

Türkiye’de tamir edilemeyecek şekilde hasar görmüş her binaya bir ölü

ve dört adet hastaneye kaldırılmış yaralı düşmektedir.

Afet bölgesindeki binaların sizce yüzde kaçı yamyassı olacak şekilde

yıkıldı? %75? %50? %25? %10? %5?

Hasar görmüş BÜTÜN binaların içinde yaklaşık %5’i yamyassı olacak

şekilde yıkılmıştır.

Şüphesiz, bu binaların yıkılması rastlantı değildir. Yıkılan binalar deprem

bina yönetmeliğine uygun olmayan binalardır.

Deprem bölgesinin tamamında nüfusun yaklaşık %1’i hayatını kaybetti.

Bu kabul edilemeyecek kadar büyük bir rakam. Şu anda sismik riski

yüksek bir bölgede yaşıyorsanız hayatta kalma şansınız %99’dur. Ancak

bu yüzde, eğer güvenli bir binada yaşıyor ve çalışıyorsanız çok daha

yüksek, eğer sağlam olmayan bir binada yaşıyor ve çalışıyorsanız çok

daha düşüktür.

11

Binaları Doğru İnşaa Etmek

Binaları güvenli hale getirmenin en kolay ve en ucuz yolu binaların

inşaatının en baştan doğru olarak yapılmasıdır. İstanbul gibi büyük ve

modern kentlerde, her 40 yılda bir binaların hemen hepsi yenilenir. Eğer

şimdi işe başlarsak 40 yıl sonra bütün binalarımız güvenli olur. Binaları

depreme karşı güvenli inşaa etmenin maliyeti, güvensiz binaların bir

deprem durumunda neden olacağı sorunlar ve getireceği maddi yükle

kıyaslanmayacak kadar azdır.

Hiç bir bina depreme karşı %100 dayanıklı değildir. Ancak, binalarımızı

içinde yaşayanların can güvenliğini koruyacak şekilde nasıl inşaa

edebileceğimizi biliyoruz. Burada bile ayrıntılar önemlidir.

YAPILMASI GEREKENLER:

1. Binaları profesyoneller (mimar ve mühendisler) tasarlamalıdır ki

binanın taşıması gereken yük, kolonlar ve duvarlar arasında doğru

oranda dağıtılabilsin. Açık ve geniş hacimli, zemin katlarında üst

katlardaki yükü taşıyacak kolonları olmayan binalar güvenli

olmayabilir.

2. Binalar deprem yönetmeliğine göre inşa edilmelidir.

3. Yer (zemin) şartları bilinmelidir. İnşaat sahasındaki yer durumu

bilinmelidir, çünkü binalar bu şartlara uygun olarak tasarlanmak

zorundadır. Önemli olan zeminin en üst 30m’lik bölümüdür.

4. Doğru miktar ve kalitede inşaat malzemesi kullanılmalıdır.

Mühendislik tasarımında öngörülmüş miktar ve kalitede inşaat

malzemesi kullanılmalıdır. Her bina tasarımında bu miktar ve

kalite belirtilir.

5. İnşaat, eğitimli ve gözetim altındaki işçiler tarafından yapılmalıdır.

6. Borular gibi yapısal olmayan unsurlar esnek malzemeden olmalı

ve sallantı sırasında hareket edebilmelidir. Asma katlar,

aydınlatma elemanları, şofbenler, kalorifer petekleri, klimalar

ve tabelalar deprem olasılığı düşünülerek binaya sabitlenmelidir.

YAPILMAMASI GEREKENLER:

1. Binanın tasarımı değiştirilmemelidir. Yük taşıyan kolonların,

duvarların yıkılması ya da kesilmesi binayı güvensiz hale getirir.

2. İzinsiz kat inşaa edilmemelidir.

3. Malzemeler değiştirilmemelidir. Tasarımda belirtilmemiş

malzemeler kullanılmamalıdır. Çok fazla ya da çok az veya yanlış

cinste inşaat demiri kullanılmamalıdır. Bu betonunuzu

güçsüzleştirir.

4. Bina inşaa edildiğinden farklı bir amaç için kullanılmamalıdır.

Örneğin, depo, kütüphane, fabrika, okul, spor salonu amacıyla

inşaa edilmiş binalar normal bir ev ya da ofisten çok daha fazla

yük taşımak üzere tasarlanırlar.

DEPREMDEN ÖNCE

12

Denetleme ve Güçlendirme

Eğer güvenliğinden emin olmak istiyorsanız, binanızı yetkin bir

mühendise denetletin. Eğer yönetmeliğe göre inşaa edilmemişse,

binanızın güçlendirilme olasılığını öğrenin.

Bir mühendisin sorması gereken sorular şunlardır:

• Binanızın üzerinde bulunduğu zemin sağlam mı? Güçlü ve derin

bir temel var mı?

• Kolonlar ve kirişler binanın gücünü taşıyacak şekilde inşaa

edilmiş mi?

• Güvenli olmayan zemin kat var mı? Örneğin uygun destek sistemi

(kolonlar) olmayan geniş mekanlar, büyük cam pencereler,

yüksek tavanlar gibi ?

• Kolonlar olmaları gereken yerdeler mi? Kesilmiş kolon var mı?

• Yeterli ve kaliteli inşaat malzemesi kullanılmış mı ?

• Çelik çerçeveler, duvarlar, ara katlar ve tavanlar biribirlerine

doğru şekilde bağlanmışlar mı?

• Binadaki duvarlarda derin çatlaklar var mı?

• Ya bacalar? Onlar güçlendirilip alttan desteklenmiş mi?

En küçük güçlendirme programları dahi kolon eklenmesi ve bina

donatılarının güçlendirilmesi ile hayat kurtarabilirler. Güçlendirme

binanızı kurtarmasa bile bir çok hayatı kurtaracaktır.

Yaşam güvenli binaları arttırma çalışmaları okullar, hastaneler ve kamu

binalarından başlatılmalıdır. 1976 yılından önce yapılan veya temel kazı

ruhsatı alınan, 5 kattan fazla olan binalar özellikle incelenmelidir.

Binanın Yıkımı

Eğer bir bina deprem yönetmeliğine göre inşaa edilmemişse, ve binada

can güvenliği sağlayacak güçlendirme yapılamıyorsa, o zaman yıkılması

gerekir. Bu binalar yalnızca içlerinde yaşayan ya da çalışanlar için değil

aynı zamanda binanın yakınındakiler için de tehlike arz ederler.

Maliyetli olmakla birlikte, gerektiğinde ölüm ve yaralanmaları

engellemek için bir çok binanın yıkılması gerekecektir.

DEPREMDEN ÖNCE

13

III.3 YAPISAL OLMAYAN TEHLİKELER VE

RİSKLERİN AZALTILMASI

‘Yapısal Olmayan Unsurlar’ nelerdir? Bunlar binanın taşıyıcı sistemine

ait olmayan unsurlardır. Kolonlar, kirişler ve duvarlar dışındaki hemen

herşeydir. Örneğin, aydınlatma, havalandırma, ısıtma sistemleri, mobilya

ile diğer aksam bunun içine girer.

Bir depremde meydana gelen hasarın yaklaşık yarısı yapısal olmayan

nedenlerden kaynaklanır. Yapısal olmayan hasar can kaybına,

yaralanmalara, tarihi ve kültürel mirasın kaybedilmesine ve büyük

ekonomik zarara neden olabilir.

Yapısal olmayan hasarlar, hastaneleri ve itfaiyeleri kullanılamaz hale

getirebilir. Bu yüzden de daha çok can kaybı olabilir. Yapısal olmayan

hasar nedeniyle okullar aylarca kapalı kalarak genç insanların

hayatlarında çok önemli olan bir zaman kaybı olabilir. Ofis cihazları ve

iş makinelerinin hasar görmesi, iş yerlerinin kapanmasına ve dolayısıyla

insanların işsiz kalmasına neden olabilir. Bu cins hasar aynı zamanda

yiyecek ve diğer önemli malzeme stoklarının, hammaddelerin ve tüketim

malzemelerinin kaybına yol açarak ticarethanelerin kapanmasına yol

açabilir.

Kayabilecek ve düşebilecek eşyaları sabitleyecek bazı küçük önlemler

alarak, evinizde ve işyerinizde bir iki ufak değişiklik yaparak,

hayatlarımızı, işlerimizi ve edinmek için çok çalıştığımız diğer her

şeyi az bir maliyetle güvenceye alabiliriz.

Kendimizi, sallanacağını kesin olarak bildiğimiz bir teknenin içindeymiş

gibi düşünmeliyiz. Esnek olmayan ya da kayıp düşebilecek her şey

tehlikeli olabilir. Bu özellikle uyuduğumuz, çalıştığımız ve bol zaman

geçirdiğimiz diğer mekanlarda çok önemlidir.

DEPREMDEN ÖNCE

14

III.4 BİZ HAZIRLANIYORUZ, YA SİZ?

DEPREM TEHLİKE AVI

Deprem Tehlike Avı ile başlamak iyi bir noktadır. Burada amacımız,

kayıp düşerek bize zarar verebilecek eşyaları belirlemek ve yerlerini

değiştirmektir.

Yönerge: “Lütfen, elinizdeki herşeyi bırakın. Arkanıza yaslanın ve rahat

oturun. Şimdi, evinizde olduğunuzu düşünün.

Salondansınız ve etrafınıza dikkatle bakıyorsunuz. Güçlü bir sarsıntı

sırasında düşüp, kayabilecek küçüklü büyüklü ne tür eşyalar var... Bu

eşyalar düşerek ve kayarak size ve aile üyelerine nasıl zarar verebilirler...

Bu eşyaların isimlerini zihninizde tutun...

Şimdi mutfağa gidiyoruz... Mutfaktasınız ve etrafınıza dikkatle

bakıyorsunuz. Burada da düşebilecek ve kayabilecek pek çok eşya var.

Aklınızda bulunsun, dolap kapakları sarsıntı ile açılabilir, dolaplar

devrilebilir, ağır mutfak eşyaları döşeme üzerinde hareket edebilir.

Banyodasınız ve etrafınıza dikkatle bakıyorsunuz.

Yatak odasındasınız ve etrafınıza dikkatle bakıyorsunuz.

Genel olarak evinizi düşünün. Çıkış yollarında, koridorlarda, kapı

arkalarında büyük bir sarsıntı sırasında düşüp, kayabilecek küçüklü

büyüklü ne tür eşyalar var... Bu eşyalar düşerek ve kayarak size ve aile

üyelerine nasıl zarar verebilirler... Bu eşyaların isimlerini zihninizde

tutun.”

Az önce, evinizde yaptığınız kısa gezinti sırasında düşüp kayarak size ve

ailenize zarar verebilecek neler buldunuz?

Tüm aile üyeleri ile birlikte lütfen ekteki Deprem Tehlike Avı formunu

kullananın. Ailenizle evi dolaşın ve bulduğunuz tehlikelerin listesini

çıkarın. Her bir tehlikeyi gidermek için neler yapabilirsiniz aranızda

tartışın. Her bir tehlikeyi gidermek için ne tür malzemelere gerek

duyuyorsunuz buna karar verin. Bunlardan hangilerinin en önemli

olduğuna karar verin. Her bir tehlikeyi giderdikten sonra kayıt edin.

Bazan, sadece bir parça mobilyanın yerini değiştirerek tehlikeyi

giderebilirsiniz. Yatağınızı pencerelerden uzak yere koyun. Yatağınızın

üzerine denk gelen ağır eşyaları veya çıkış yolu üzerindeki eşyaları

sabitleyin.

Deprem Tehlike Avı çalışmasını yaparken önceliklerinizi belirleyin:

1. Yaşamsal tehdit yaratacak olan eşyaların sabitlenmesi.

Örneğin; yatak odasındaki giysi dolapları

2. Ekonomik kayıp yaratacak olan eşyaların sabitlenmesi

Örneğin; bilgisayarlar

3.Yaşamınızı kolaylaştıran ya da sizin için önemli olan eşyaların

sabitlenmesi. Örneğin; aile yadigarı biblo, vazo gibi eşyalar

Yapısal olmayan hasarların giderilmesi çalışmasına devam etmek için,

Deprem Tehlike Avı formunu gözden geçirirerek, neler yapacağınızı

kontrol edin.

DEPREMDEN ÖNCE

15

B i z H a z ı r l a n ı y o r u z ! Başarılar dilerim. - Prof. Dr. Ahmet Mete Işıkara

DEPREM TEHLİKE AVI

Bulduğumuz tehlikeler: Düzeltilme tarihi:

• Yaşadığınız mekanlarda kayabilecek ve düşebilecek her şey

kontrol edilmelidir.

• Yükseğe yerleştirilmiş herhangi bir eşya var mı? Eğer varsa bu

en kısa boylu aile üyesinin baş hizasından daha aşağıda bir yere

indirilmelidir.

• Mobilyalar vida ile duvara sabitlenmelidir.

• Duvardaki resimler kanca vidalarla güvenli şekilde asılmalıdır.

• Avizelerin sağlam şekilde tavana asılması sağlanmalıdır.

• Mutfak dolaplarının kapaklarına sarsıntı sırasında açılmasını

önlemek için kapı mandalları takılmalıdır.

• Tüm zararlı ve yangın nedeni olabilecek maddeler kontrol

edilmeli ve güvenlik önlemi alınmalıdır.

• Su ısıtıcıları duvara sıkıca sabitlenmelidir.

Deprem Tehlike Avı çalışmasını yaparken, önceliklerinizi belirleyin.

1. Yaşamsal tehdit yaratacak olan eşyaların sabitlenmesi. Örneğin; yatak odasındaki giysi dolapları

2. Ekonomik kayıp yaratacak olan eşyaların sabitlenmesi. Örneğin; bilgisayarlar

3. Yaşamınızı kolaylaştıran ya da sizin için önemli olan eşyaların sabitlenmesi. Örneğin; aile

yadigarı biblo, vazo gibi eşyalar

Deprem tehlike avı tüm aile üyelerinin katılımıyla evde başlatılmalıdır. Evin her yeri, oda oda

dolaşılıp sarsıntı sırasında nelerin tehlike yaratabileceği öngörülmelidir. Aile üyelerinin evde en

çok zaman geçirdiği yerler kontrol edilmelidir. Örneğin, aile üyelerinin uyuduğu, yemek yediği,

çalıştığı ve oyun oynadığı yerler. Bir araştırmacı gibi çalışarak yapılması gerekenler bir liste

halinde sıralanıp, bulunan tehlikeler giderilene kadar takip edilmelidir.

16

DEPREMDEN ÖNCE

AİLE AFET HAZIRLIK PLANI:

Deprem Tehlike Avı’nın ardından, Aile Afet Hazırlık Planı gelmektedir.

Aile Afet Hazırlık Planı, aile toplantısı ile başlar.

Aile Toplantısı:

Depreme hazırlık olarak, okul çağındaki çocuklar da dahil olmak üzere

tüm aile üyelerinin katılımı ile bir aile toplantısı yapılır. Bu toplantıda

deprem öncesi hazırlıklar, deprem sırasında ve sonrasında öncelikle

yapılacaklar ele alınır.

Güvenli Yerler:

Bulunduğunuz mekanlarda tehlikeli yerleri belirleyin; örneğin; pencere

önleri, asılı duran büyük ve ağır aydınlatma araçları, büyük , ağır ve

devrilebilen eşyaların yanı, ocak gibi yangına neden olabilecek eşyaların

yanından uzak durun.

Korunabileceğiniz daha güvenli yerleri belirleyin; örneğin; sağlam bir

masanın altı, sağlam bir koltuk ya da divanın yanıbaşı, yatağınızın yanı,

bir köşedibi ya da iç duvarlardan birinin yanı. Çömelip, kapanıp,

tutunmak için en güvenli yeri bulun.

Çıkış Yolları:

Olağan çıkış yollarını ve belki de ilk anda aklınıza gelmeyen pencereler

ve arka kapılar gibi diğer çıkış yollarını belirleyin. Eğer pencerenizde

demir parmaklık varsa, bunları kesmeniz gerekebileceğini düşünerek,

bina içinde demir keseceği bulundurun.

Düşüp, kayarak kapı, koridor gibi çıkış yollarında engel oluşturacak

eşyalar varsa bunları kaldırın. Örneğin, kapı arkalarında rulo halinde

duran halı, elektrik süpürgesi gibi eşyalar, koridorlardaki kitaplıklar.

Su ve Yiyecek:

Su yaşamsal bir gereksinimdir. Deprem sırasında hem sokaklardaki hem

de evimize su getiren pek çok su borusunun kırılacağı beklenebilir. Su,

pek çok kaynaktan kirlenebilir. Depremin hemen ardından eğer eviniz

sağlamsa banyo küvetini ve lavaboyu su ile doldurup yedek su kaynağı

oluşturabilrsiniz. Bu sırada su kaynağı kesilebilir.

Alternatif su depolanması esastır. Her kişi için günlük dört litre su

depolayın. Bu miktar en az üç gün için hazırlanmalıdır. Eğer bir haftalık

su depolanabilirse çok iyi olur. Bu miktardaki su, içmek, yemek

hazırlamak, diş fırçalamak, diğer asgari hijyenik gereksinimler ve ufak

çapta bulaşık yıkamak için gereklidir. Suyu, sağlam, ışık almayan, testi

veya şişede depolayın. İçine su koyduğunuz plastik bidonları beton zemin

üzerine bırakmayın.

Tesisatların Kapatılması:

Elektrik, gaz ve su vanalarını kapatın. Bir deprem sonrasındaki en büyük

tehlike yangındır. İlk tehlike gaz sızıntısıdır. Gaz vanalarını en önce

kapatın. Gaz sızıntısı tehlikesi geçtikten sonra, elektrik kablolarında bir

kopma tehlikesi varsa, elektrik şalterini kapatın. Tüm elektrikli aletleri,

elektrik yeniden geldiğinde bozulmalarını önlemek için, prizden çekin.

Eğer su borularında hasar varsa, su vanalarının da kapatılması

gerekebilir. Bu vanaları kapatmayı ailenizin her üyesi öğrenebilir.

Buluşma Noktaları:

Ev içinde, ev dışında ve mahalleniz dışında tekrar biraraya gelebileceğiniz

yerler belirleyin. Deprem olduğunda bütün aile üyeleri birarada

olamayabilir. Eğer birbirinizi tekrar nerede bulacağınızı bilirseniz, içiniz

rahat olacaktır. Birbirinize ulaşmak çok zaman alabilir ve önce

yakınınızda yardım etmeniz gereken diğer insanlar olacaktır. Ancak bu

plan ailenizle yeniden buluşma konusunda panik yaşamanızı

engelleyecektir.

Önce ev içinde tekrar buluşacağınız bir yer belirleyin. Çıkış yolu üzerinde,

güvenli ve merkezi bir yer olsun. Sarsıntı durduktan sonra ailece

buluşacağınız yer burası olacaktır. Sonra binanızın dışında, mahalleniz

yeterince güvenliyse, tehlikelerden uzak buluşabileceğiniz bir yer seçin.

Bu, bir park ya da meydan olabilir. Son olarak da mahallenizin güvenli

olmaması ya da oradaki buluşma yerine ulaşamamanız durumunda,

mahalleniz dışında buluşacağınız bir yer belirleyin. Bir çok kişi için bu,

çocuklarının devam ettiği okul, ya da aile üyelerinin bildiği bir akrabanın

evi olacaktır.

Çocuklarınızla, bir deprem sonrasında siz ya da sizin adınıza bir

akrabanız ya da bir arkadaşınız onları almak üzere ulaşana kadar

okuldan kesinlikle ayrılmayacaklarını planlamalısınız.

Aile bireylerinin birbirlerini haberdar etmek amacıyla mesaj

bırakabilecekleri yerler belirleyin. Ayrı yerlere olmanız durumunda ve

evde olmadığınız durumlarda ailenize sizi nerede bulabileceklerine dair

haber bırakabilirsiniz.

Evde olmadığınızı başkalarının bilmesini istemeyebilirsiniz. Bu yüzden

mesajları bırakacağınız yerler, bir taşın altı, teneke kutu ya da arka

bahçe gibi gözden uzak, gizli, sadece aile üyelerinizin bildiği yerler

olabilir.

Bölge dışı bağlantı kişisi:

Bir afet sonrasında bütün telefon hatlarının açık olması yardım

çağrılabilmesi açısından çok önemlidir. Oysa telefon hatları hasar ve

aşırı yüklenme nedeniyle kilitlenmektedir. Hem yerel hatlar hem de

başkent hatları yoğun olarak kullanılacaktır. Bu yüzden hem

oturduğunuz bölge, hem de başkent dışında bir irtibat kişisi seçin ve bu

kişiyi bölge dışı bağlantı kişisi olarak belirleyin. Bu kişiye sizi merak

edecek bütün arkadaş ve akrabalarınızın telefon numaralarını verin.

Arkadaşlarınıza da bu kişinin telefon numarasını verin. Bundan sonra iyi

olduğunuzu bildirmek için yalnızca bir telefon konuşması yapmanız

yeterli olacaktır ve bölge dışı bağlantı kişiniz gerisini halledecektir. Daha

sonra bu kişiye tekrar ulaşıp sizi arayan kişiler hakkında bilgi almanız da

kolay olacaktır.

DEPREMDEN ÖNCE

17

18

Aile üyeleri yer, isim, adres ve telefon numaralarını daima üzerlerinde

bulundurmalıdırlar.

Önemli evrakların hazırlanması:

Düşünün ki, bir afet sonrasında evinize bir daha asla giremediniz.

O zaman yaşamınızı devam ettirebilmek için hangi belgelere gerek

duyarsınız? Deprem sırasında belgelerinizin kaybolmasını önlemek için

birer kopyalarını hazırlayın. Bunları bölge dışındaki bir akrabanıza

gönderin veya su geçirmeyen bir torbada ayrı bir yerde saklayın. (Banka

defterleri, kimlik kartları, bono ve iş belgeleri, okul diplomaları,

pasaport)

Yatağınızın yanında fener, iş eldiveni ve ayakkabı bulundurun:

Depremin gece olması durumunda, çıkış yolunuzu bulmaya çalışırken

ellerinizi ve ayaklarınızı korumanız gerekebilir. Bunun için, yatağınızın

yanında fener, ayakkabı/güçlü terlik ve iş eldiveni bulundurun.

Bunları yatağınızın altına plastik bir torba içinde koyun ki depremi

hissettiğiniz anda hemen uzanıp alabilesiniz. Karanlık bir odada bunlara

kolaylıkla erişmek için bir kaç kez deneme yapın.

İlk Yardım Seti:

İlk yardım çantasında bulunması gereken şeylerin ayrıntılı listesi, ekteki

bilgi notunda bulunmaktadır. Bunları günlük ilk yardım ihtiyaçlarınız için

de kullanabilirsiniz, ancak malzemeler kullanıldıkça ya da tarihleri

geçtikçe yenileyin.

Bir depremden sonra asla ateş kullanmayın:

Depremden sonra gaz kaçağı olmadığından emin olmadan kibrit, çakmak

gibi kıvılcım yaratabilecek ateş kaynaklarını kullanmamamız gerekir.

Sağlıkla ilgili acil durumlar dışında telefonu KULLANMAYIN!

Depremden sonra acil müdahale gerektirecek bir durum yoksa telefon

hatlarını meşgul etmeyin, başkalarının bu hatlara gereksinimi olabilir.

Deprem sırasında telefon ahizeleri yerlerinden oynayabilir. Deprem

sonrasında ahizeleri tekrar yerine yerleştirmek, telefon hizmetinin daha

çabuk normale dönmesine yardımcı olacaktır.

Acil Durum İhtiyaçlarının Hazırlanması

Acil durumda kullanacağınız ihtiyaçlarınızı depolayabileceğiniz bir yer

oluşturun. Eğer mümkünse bunları evinizin dışında, su ve havadan

koruyacak bir kutunun içinde saklayın. Eğer bu mümkün olmazsa

evinizin içinde bunlar için bir yer ayarlayın. Bu malzemeleri sürekli

yenileri ile değiştirerek taze olmalarına özen gösterin.

DEPREMDEN ÖNCE

DEPREMDEN ÖNCE

19

Kişisel Deprem Çantası:

Ailenizin hayatta kalması için gerekli malzemeleri hazırlamanız çok

önemlidir. Binayı tahliye etmeniz gerekmese de, kendinizi tekrar güvende

hissedene kadar dışarıda kalmayı tercih edebilirsiniz. Bu yüzden söz

konusu malzemelerin yanınızda olması çok önemlidir. Ayrıca benzer bir

çantayı da, evinizde olmamanız durumunda, arabanız ve işyerinde

bulundurmanız faydalı olacaktır.

Çantada bulunması gerekenler:

• Su

• Enerji veren yiyecekler

• Yedek pilleri ile radyo

• Fener

• Yedek piller

• İlk yardım çantası

• Bir kat giysi

• Bir miktar para

• Çok amaçlı çakı

• Düdük

• Kalem, kağıt

• İçinde önemli telefon numaralarının ve iletişime geçilecek

kişilerin bilgilerinin bulunduğu su geçirmeyen bir dosya.

Okuldaki öğrenciler için de bir acil durum çantası hazırlanırken içindeki

malzemeler şunlar olmalıdır:

• Öğrencilerin aileleri ile ilgili bilgiler

• Aile fotoğrafı

• Küçük bir oyuncak

• Yiyecek

• Bir şişe su

Okullar bu malzemelerden kendi ihtiyaçlarından fazla

bulundurmalıdırlar. Her okulun bir Acil Durum Yönetim Sistemi

olmalıdır.

Her altı ayda bir planınızı gözden geçirin. Hazırlık çantanızdaki pilleri,

reçeteli ilaçları, su ve yiyeceği değiştirin. Bu işlemi elektrik tasarrufu için

saatlerin yeniden düzenlendiği haftasonu yapabilirsiniz.

20

AİLESİ AFET HAZIRLIK PLANI

Tamamlanma tarihini yazın:

Bu konuda bir aile toplantısı yaptık.

Evde ve her odada en güvensiz yerleri belirledik. (pencere önleri, büyük, ağır ve devrilebilen

eşyaların yanı, ocak gibi yangına neden olabilecek eşyaların yanı)

Evdeki ve binadaki çıkış yollarını belirledik.

Özürlüler, bebekler, küçük çocuklar, yaşlılar, dilimizi bilmeyenler ve evcil hayvanlar için

gerekli özel erzak ihtiyacını göz önünde bulundurduk.

Bir hafta yetecek kadar su (1 gün: 4 litre/kişi başı), ve üç gün yetecek kadar yiyecek stoğumuz var.

Elektrik, su ve doğalgaz vanalarını kapatmayı biliyoruz.

Bölge ve başkent dışında bağlantı kuracağımız kişi/kişilerin telefon numaralarını biliyoruz.

Bunlar:

Tekrar nasıl buluşacağımızı biliyoruz.

Evin içinde:

Evin dışında:

Mahallemizin dışında:

Yangın söndürücülerini nasıl kullanacağımızı biliyoruz.

Yataklarımızın yanında el feneri, ayakkabı bulunduruyoruz.

İlk yardım çantamız var.

Hayatımızı sürdürecek gereksinimlerimizi toparlayıp, deprem çantalarımızı hazırladık.

(el feneri, pil, pilli radyo, ilk yardım çantası, giysi, nakit para, çakı, düdük, 1 hafta yetecek

kadar reçeteli ilaç, kağıt ve kalem, önemli telefon numarlarını içeren poşet)

Önemli evraklarımızın kopyalarını deprem çantamıza koyduk ya da bölge dışında bir

yakınımıza gönderdik.

Deprem sonrasında çevremizde gaz sızıntısı olmadığından kesinlikle emin olana kadar çakmak,

kibrit ya da bunun gibi yangına neden olabilecek benzer şeyler kullanılmayacağını öğrendik.

Bu bilgiyi tanıdığımız herkese yaymaya başladık.

Deprem sonrasında telefonu yalnızca acil durumlarda kullanmamız gerektiğini öğrendik.

Bu şekilde hatlar o anda en çok ihtiyaç duyanlar için açık tutulacaktır. Bilgilenmeyi TV ve

radyo kanalı ile yapacağımızı öğrendik.

Deprem Tehlike Avı çalışmamızı bitirdik. Olası tehlikelerin önlemlerini aldık.

Her altı ayda bir, planımızı gözden geçirmeyi planladık.

ad/soyad

adres

e-mail

telefon tarih

B i z H a z ı r l a n ı y o r u z ! Başarılar dilerim. - Prof. Dr. Ahmet Mete Işıkara

III.5 DEPREM TATBİKATLARI

İnsan beyni acil durumlara en ilkel üç şekilde tepki verir: kavga, kaçış,

donup kalmak. Bunların hepsi panik belirtileridir. Binalar ve kentlerde

yaşayan bizler için bu tepkiler pek işe yaramamaktadır. Panik olmamak

için tepkilerimizi planlamalıyız.

Evde, okulda ve işyerinde deprem tatbikatı yapmalıyız.

Deprem olduğunda, altınızdaki katı toprak bir kaç dakika için bir gemi

gibi sallanıp, çırpınır. Sallanma hafif başlayabilir ancak daha sonra sert

bir vuruşla yerinizden sıçrarsınız; sanki binanıza bir kamyon çarpmış gibi

olur. Daha sonra kayma ve sallanma hissedersiniz. Eğer yer sarsıntısının

en güçlü olduğu noktaya yakınsanız, yerinizden kıpırdamanız pek

mümkün olmayacaktır. Sakin olun ve sarsıntının dalgalarının ritmini

takip edin. Eğer sakin olur ve kendinizi düşen eşyalardan sakınırsanız,

bu sarsıntıyı kazasız belasız atlatırsınız.

Kurallar basittir. Herkesin yapması gereken şunlardır:

Çömel, Kapan, Tutun

• Güvenli bir yer bulup çömelin.

• Başınızı ve boynunuzu koruyacak şekilde kapanın.

• Güvenli bir yere tutunun.

• Derin derin nefes alarak sakinleşmeye çalışın.

• Sarsıntı geçinceye kadar olduğunuz yerde kalın.

Çömel, eğilmeniz anlamına gelir. Kapan, başınızı ve ensenizi korumanız

gerektiğine işaret eder. Tutun, düşmemeniz için sabit bir yeri tutmanızı

öğütler.

Sağlam bir masanın altında, yatağınızın veya bir divanın yanına veya bir iç

duvarın ya da köşenin dibinde çömelin, kapanın ve tutunun.

Nerede güvenli olacağınız hakkında düşünmek için zamanınız

olmayacak. Bunu önceden düşünmelisiniz ki çabuk, kendiliğinden ve

doğru şekilde tepki verebilesiniz.

Peki, nasıl? Alıştırma yaparak. Okulunuzda ya da işyerinizde düzenli

deprem tatbikatları yapmalısınız. Ayrıca evinizde de arada sırada

deprem tatbikatı oyununu oynayabilirsiniz. Bu oyunu şimdi oynamak

hem sizi hem de ailenizi ciddi yaralanmalardan koruyabilir.

Kurallar:

1. Her odadaki en güvenli yerleri belirleyin. Her odaya şahsen gidin

ve pozisyonunuzu tekrar edin.

2. Bu ilk denemeyi izleyen günlerde sürpriz deprem tatbikatları

düzenleyin. Oturma odasından ya da mutfaktan “DEPREM!” diye

bağırın. Ailenizin her üyesi en yakınındaki güvenli noktaya

yönelerek tepki vermelidir. Orada bir dakika boyunca kalın. Sonra

ev içinde belirlemiş olduğunuz buluşma noktasına gidin. Bir ya da

iki dakika sonra “ARTÇI!” diye bağırın ve aynı şeyleri tekrar edin.

DEPREMDEN ÖNCE

21

22

3. Ayda bir kere çocuklarınızdan biri beklemediğiniz bir anda

“DEPREM!” diye bağırsın ve öğrendiklerinizi uygulayın. Biribirinizi

kontrol edin. Seçiminiz mümkün olan en güvenlisi miydi?

Mutfaktaki kişi ocağı söndürdü mü? Daha sonra önceden

belirlediğiniz noktada buluştunuz mu? “ARTÇI” sırasında da aynı

şeyleri yaptınız mı?

4. Artık ne yapmanız gerektiğini biliyorsunuz! Sarsıntı sona erdiğinde

biribirinize yaklaşın. Yaşadıklarınızı paylaşın. Olup biten hakkında

konuşun, çocuklarınızın ne hissettiklerini, ne kadar korkup ne

kadar cesur olduklarını anlatmalarına izin verin.

Okulda öğrenciler tatbikatları sessiz, düzen içinde ve öğretmenlerinin

söylediği komutları dikkatlice yerine getirerek yapmalıdırlar.

III.6 YANGINI ÖNLEMEK VE YANGIN GUVENLİ⁄İ

Bir deprem sonrasında en büyük tehlike yangın tehlikesidir. Örneğin

Kobe’de, deprem sonrası çıkan yangında, depremde hayatını

kaybedenlerden çok daha fazla sayıda insan ölmüştür. Duman ya da

yangın nedeniyle bir çok kişi hayatını kaybedebilir.

Kırılmış doğalgaz boruları, zarar görmüş LPG tüpleri, devrilen ısıtıcılar

ve elektrikli aletler nedeniyle deprem sonrası yangın riski daha fazladır.

Deprem sonrasında yanınızda ışıldak ve pil olması çok önemlidir, çünkü

yangın riski tamamen geçene kadar kibrit ya da mum YAKMAMANIZ

GEREKMEKTEDİR.

Depremde Yangın Riski

Depremde potansiyel yangın kaynakları şunlardır:

Elektrik:

Elektrikli hiçbirşeye dokunmayın. Tesisatı kapatın.

Doğalgaz ve LPG kaçağı:

Kırılan doğalgaz boruları, hasarlı tüpgazlar, devrilen şofbenlere önlem

olarak hemen vanaları kontrol edin. Küçük bir kaçak ihtimaline karşı bile

çok dikkatli olun.

Alev alan ve tutuşabilen sıvılar:

Bu tür sıvıları dökülmesi durumunda hemen temizleyin. Bunların yanında

sigaralar, kibritler ve mumlar da tehlikeyi arttırırlar.

Kolay ulaşabileceğiniz yerlerde fener bulundurun. Fenerden çıkacak

herhangi bir kıvılcım olasılığına karşı, fenerin temiz bir naylon torba

içinde bulundurulması önerilir.

Evinizde ve işyerinizde ışıldak bulundurun. Işıldak pille çalışır. Pil elektrik

ile şarj olur. Prizde bekletilen ışıldak, elektrik kesildiğinde ışık kaynağı

olarak kendiliğinden devreye girer.

DEPREMDEN ÖNCE

Yangına Karşı Alınabilecek Önlemler

Yangını nasıl önleyebilirsiniz?

• Ateşle oynamayın

• Yanabilecek eşyaları kalorifer ya da sobaların yakınına koymayın.

• Yatarken sigara içmeyin (sigara yangının en sık görülen nedenidir)

• Yıpranmış ya da arızalı kabloları değiştirin. Kabloları halıların

altından geçirmeyin

• Çok fazla sayıda aleti tek bir prize bağlamayın.

• Evinizde en az bir, tercihen iki yangın söndürücünüz olsun.

• Yangın acil çikiş kapılarının her zaman açık olduğundan emin olun.

• Sizi yangına karşı uyarması için evinize, iş yerinize ve okulunuza

duman dedektörleri koyun.

• Binanızda yangın merdiveni yoksa, en üst kat penceresinin

yanında katlanan merdiven bulundurun.

Yangın Görürseniz

Eğer yangın görürseniz uymanız gereken bazı temel kurallar vardır!

• Eğer yangın küçükse hemen söndürün.

• Tereddüt etmeden İTFAİYE 110’u ARAYIN! (Açık adresi, yangının ve

yapının türünü, içerde kimse olup olmadığinı söyleyin. Her türlü

notu alıp, karşı taraf size telefonu kapatmanızı söyleyene kadar

bekleyin.)

• Bir alarm çalıştırın ya da insanlardan yardım istemek için bağırın.

• Yangının olduğu odanın kapısını ve yangınla sizin aranızdaki diğer

tüm kapıları kapatın.

• Binada kimsenin kalmadığından emin olun ve HEMEN DIŞARI ÇIKIN!

Şu şartlar altında bir yangını söndürmeyi asla denemeyin, yangın alanını

hemen terk edin ve İtfaiye 110’u arayın:

• Yangın hızla yayılıyorsa,

• Çıkış yolunuzu kapatıyorsa,

• Yangın söndürücünün nasıl kullanılacağından emin değilseniz

• Yangın söndürücü kaldıramayacağınız kadar büyükse.

Yangın güvenliği yalnızca deprem sonrasında değil, her zaman için çok

önemli olan bir konudur.

Küçük Yangının Söndürülmesi

Yanmanın kontrol dışı gerçekleşip önlenemeyen hali “yangın” dır. Yanma

için üç şey gereklidir.

a. yakıt

b. hava / oksijen

c. ısı

Bunlardan birini yok ederseniz yanma olayı gerçekleşmez. Eğer ortamda

hava olmazsa, yakıt kaynağı tükenirse, ısı düşerse yanma olmaz.

DEPREMDEN ÖNCE

23

24

Yangınların çoğu küçük başlar. Küçük bir yangının nasıl söndürüleceğini

herkes öğrenebilir.

Küçük bir yangını:

• ıslak bir havlu ya da battaniye ile üzerini örterek,

• üzerine kum ya da toz atarak,

• bir yangın söndürücü kullanarak,

• bir yangın hortumu kullanarak söndürebilirsiniz.

Yangına Yakalanırsanız

Duman ateşten daha öldürücüdür!

• Hemen yere yakın bir pozisyon alın.

• Yüzünüzü ıslak bir havlu ile örtün.

• Güvenli bir çıkış noktasına doğru sürünerek ilerleyin.

• Sıcak olan bir kapıyı açmayın.

• Eğer bir yerde kapalı kalırsanız, kapıyı kapatın ve kapının altını

ıslak bezlerle tıkayın.

Eğer bulunduğunuz yerin tek çıkış kapısı ile aranızda küçük bir yangın

varsa hemen çıkışa doğru koşun ve dışarı çıkın.

Eğer giysinizin tutuştuğunu fark ederseniz,

Dur, Yat, Yuvarlan!

• Yüksek sesle çevrenizdekileri haberdar edin.

• Koşmayın. Bulunduğunuz yerde durun. Hemen eğilin. Yüzünüzü

ellerinizle kapatarak, ateş sönene kadar hızlıca yuvarlanın.

• Ateşi söndürmek için durun, yere yatın ve yuvarlanmaya

başlayın. Eğer koşarsanız havadaki oksijen alevlerin artmasına

neden olacaktir. Ayakta durursanız alevler hızla hayati

organlarınıza doğru yükselecektir. Ateşi söndürmek için yerde

yuvarlanın.

• Eğer başka birinin tutuştuğunu görürseniz o kişiyi durdurun, yere

yatırın ve yuvarlayın.

Yanan yerlere asla buz uygulamayın. Başka hiçbirşey sürmeyin. 10-15

dakika kadar su altında tutun. Eğer, deri su toplarsa veya kavruk bir hal

alırsa hemen doktora başvurun.

Yangın Söndürücünün Kullanımı

Taşınabilir yangın söndürücüler çok değerli yangın söndürme aletleridir.

Bu aletler, erken müdahale edilmediği durumlarda hızla büyüyebilecek

ve daha fazla hasar verebilecek küçük yangınları ortadan kaldırarak, can

ve mal kaybının önlenmesinde çok önemli rol oynarlar.

Herkesin ilk öğrenmesi gereken şey, küçük bir yangının nasıl

söndürüleceğidir, çünkü büyük yangınların çoğu küçük başlar.

Her evde ve ofiste en azından bir tane çok amaçlı, TSE damgalı, ABC tipi,

yeterince büyük ve etkili ancak herkesin kaldırabileceği kadar da hafif bir

yangın söndürücü bulundurulmalıdır. Yaklaşık 6 kg.’lık olması uygundur.

Ailedeki her üye, yangın söndürücünün nasıl kullanılacağını öğrenmelidir.

DEPREMDEN ÖNCE

Yangın Söndürücünün Bölümleri

1. Basınç saati:

Yangın söndürücünün dolu ya da boş olduğunu gösterir.

2. Pim:

Yangın söndürücü kullanılmadan önce çekilip çıkartılmalıdır.

3. Hortum başı:

Yangının kaynağına doğrultulmalıdır.

4. Hortum:

Esnek, kaliteli ve kullanılması kolay olmalıdır.

5. Etiket:

Yangın söndürücünün hangi tür yangınlar için olduğunu ve nasıl

kullanılacağını gösterir.

6. Tarih etiketi:

Son kullanım tarihini gösterir.

DEPREMDEN ÖNCE

25

basınç saati

hortum başı

hortum

pim

etiket

tarih etiketi

26

DEPREMDEN ÖNCE

pimi çek ateşin kaynağına yönelt

Yangın Söndürücüyü Kullanmak İçin

P.A.S.S. (Pimi çek, Ateşe Yönelt, Sık, Süpür)

1. Pimi çekin.

2. Ateşin kaynağına doğru yöneltin. Yangın söndürücüyü aşağıdan ve

ateşe doğru tutun. Zehirli gazı solumaktan kaçının ve sıçrayabilecek

şeylere dikkat edin.

3. Sık: Yangın söndürücüyü ateşe doğru sıkın. Sıkarken belirli bir

mesafeden uzaktan sıkın ve ateş sönmeye başladıkça yaklaşın.

4. Süpür: Yangın sönünceye kadar süpürür gibi yaparak, söndürücü

maddeyi sıktığınız alanı genişletin.

Yangın sönmediği takdirde, ilk müdahaleden sonra geri çekilip durumu

gözden geçirin.

Bir kez sıkılan yangın söndürücü tam boşalmasa bile, yeniden

doldurulmalıdır.

sık süpür

IV.1 DEPREM SIRASINDA

DEPREM SIRASINDA YAPMANIZ GEREKENLER

Deprem sırasında her şey çok çabuk olur. Bu yüzden düşünmek için çok

az zamanımız vardır. Önce bir ses duyarsınız, sonra da sarsıntı başlar.

Eğer etrafınızda başkaları varsa, tatbikatta yaptığınız gibi, onları

korunmaları için uyarmak amacıyla, “DEPREM!” diye bağırın.

Eğer yalnızca küçük bir deprem ya da yoldan geçen bir kamyon bile olsa

utanmayın. Sonuçta iyi bir deprem tatbikatı daha yapmış oldunuz. Bu

önemli bir alıştırmadır.

Çömel, Kapan, Tutun

• Güvenli bir yer bulup çömelin.

• Başınızı ve boynunuzu koruyacak şekilde kapanın.

• Güvenli bir yere tutunun.

• Derin derin nefes alarak sakinleşmeye çalışın.

• Sarsıntı geçinceye kadar olduğunuz yerde kalın.

Eğer bir mekanın içindeyseniz,

Dayanıklı bir masanın ya da benzeri bir yerin altına girip, camlardan

korunun.

Eğer dışardaysanız,

Açıklık bir alana gidip, üzerinize düşebilecek yıkıntılardan, elektrik

kablolarından ve ağaçlardan korunun.

Eğer arabanızın içindeyseniz,

Arabayı açıklık bir alana sürün ve orada kalın. Köprülerden,

altgeçitlerden ve elektrik direklerinden uzak durun.

Şehirlerin dar sokakları arasında iseniz,

Buralarda güvenli yer çok enderdir. Bu yüzden binadan dışarı koşmak

yapılacak en tehlikeli şey olabilir.

DEPREM SIRASINDA YAPMAMANIZ GEREKENLER

• Merdivenlere ya da çıkışlara doğru koşmayın.

• Balkona çıkmayın.

• Balkonlardan ya da pencerelerden atlamayın.

• Asansör kullanmayın.

IV DEPREM SIRASINDA VE SONRASINDA

27

28

VI.2 DEPREM SONRASINDA

DEPREMDEN SONRA NE YAPMALISINIZ?

Sakin olun. Panik yapmayın. Sakin olmasanız bile öyleymiş gibi görünün.

Böyle davranmanız çevrenizdekilerin sakinleşmesini sağlayacaktır.

Çevrenize bakın ve yaralı veya yardım edebileceğiniz kimse olup

olmadığını kontrol edin. Eğer tehlikede değilse kimseyi hareket

ettirmeyin. Gidip yardım getirin.

Dışarı çıkarken, daha sonra rapor etmek üzere etrafınıza bakıp yapısal

bir hasar ya da yangın tehlikesi olup olmadığını kontrol edin. Yapısal

bir hasar yoksa, gaz kokusu, yangın tehlikesi yoksa o zaman acil

müdahale gerektirecek bir tehlike içinde değilsiniz demektir. Binanız

hasar görmüşse sakin bir şekilde orayı terk edip, güvenli bir yere

gitmelisiniz. İçeriden daha tehlikeli olabilecek dış mekanlar da olabilir.

Binanız hasar görmediyse, telefonunuzu kontrol edin ve ahizenin telefonun

üstünde olduğundan emin olun.

Dökülen tehlikeli maddeleri temizleyin ve acil durum ihtiyaçlarınızı alın.

Binanızda yapısal bir hasar yoksa, çoğu zaman içeride kalmak daha

iyidir.

Eğer Toplum Afet Müdahale Takım Gönüllüsü olarak, ilk yardım, yangın

söndürme veya hafif arama kurtarma eğitimi aldıysanız önce

etrafınızdakilerin iyi ve güvende olup olmadığını kontrol edin. Daha sonra

acil durum çantanızı yanınıza alın ve mahalle buluşma noktanıza doğru

harekete geçin ve yolunuzun üzerindeki hasara dikkat ederek bunları not

alın.

Eğer gönüllü olarak eğitim almadıysanız ama yardım etmek istiyorsanız,

ilk önce çevrenizdekilere yardım edin. Mahalle toplanma noktanıza gidin

ve yardım etmek için gönüllü olun. Bunu nasıl yapabileceğiniz size

gösterilecektir.

Artçılar

Depremler peşpeşe gelirler. Ana depremden sonraki ilk saat içinde

genelde çok sayıda artçı deprem meydana gelir.

Artçıların çoğunluğu ana depremi izleyen ilk günlerde ve ilk birkaç hafta

sıklığı ve büyüklüğü azalarak sürer. Büyük depremlerin artçıları da daha

büyük ve sayıca daha çok olurlar. Her büyük depremden sonra mutlaka

artçı deprem olur. Bu doğaldır.

Artçı depremler sırasında, aynen ilk depremde yapmanız gerekenleri

yapmalısınız.

DEPREM

SIRASINDA

VE SONRASINDA

NE YAPMAMALISINIZ?

Paniklemeyin, çığlık atmayın ve koşmayın.

Unutmayın, acil durumları ve yangınları bildirmek dışında telefonları

kullanmamalısınız. Siz sarsıntıyı hasarsız ve yaralanmadan atlatmış

olabilirsiniz ancak başka bir yerde birilerinin yardıma ihtiyacı olabilir ve

sizin gereksiz yere yapacağınız telefon konuşmaları onların yardıma

ulaşmasını engelleyebilir. Telefonları rahat bırakın ki ihtiyacı olan

mahalleler yardıma ulaşabilsinler ve yetkililer ile medya yardımı

hızlandırmak için hızla bilgiye erişebilsinler. Telefonlardan uzak durun.

Sadece bölge dışı bağlantı kişinizi arayın.

Her türlü gaz sızıntısı ve diğer yanıcı madde tehlikesinin geçtiğine emin

olmadıkça kibrit, çakmak, mum ya da benzerlerini yakmayın. Eğer gaz

kokusu alırsanız, mümkün olursa gaz vanasını kapatın, camları ve

kapıları açın, hemen binayı terk edin. Eğer karanlıksa ışıldağınızı yakın.

IV.3 TAHLİYE

Tahliye asla hemen olmamalıdır.

Binanızın ya da bulunduğunuz tesisin dışında içeridekinden daha fazla

tehlike olabilir.

Dışarıda güvenli bir toplanma yeri olmayabilir.

Dışarıya çıkış yolları açık olmayabilir.

Alternatif yolların açılması gerekebilir.

Bir deprem sonrasında, bazı alanların tahliye edilmesi için gerekçeler

olabilir:

• Sahil şeridindeki alçak bölgelerde zemin özellikle zayıf

olabileceğinden, bu bölgeler hemen tahliye edilmelidir. Herkes

dikkatlice sahilden uzak yüksek ve sağlam bir bölgeye doğru

harekete geçmelidir.

• Yangın ya da kimyasal madde tehlikeleri insanların hızla tehlike

altındaki bölgeden uzaklaşmalarını gerektirebilir.

Ancak genel olarak, deprem tek başına tahliye için yeterli bir neden

değildir.

Tahliyeyi başlatmadan önce, gidecek daha güvenli bir yer olduğu ve oraya

giden yolun güvenli olduğundan emin olunmalıdır.

Ciddi bir deprem sonrasında, etkilenen bölgedeki çocuklar, yolun açık ve

gidilecek yerin güvenli olduğundan kesinlikle emin olmadan, servis

araçlarıyla hiç bir yere gönderilmemelidirler. Çocukların güvenlikleri

garanti altına alınana kadar okulda kalacaklardır ve herkes buna

hazırlıklı olmalıdır.

DEPREM

SIRASINDA

VE SONRASINDA

29

O.K.

LOJ.

S . A . Y . S .

OP.

İ.S.

30

V SONRAKİ AŞAMALAR NELERDİR?

V.1 İLK 72 SAAT

Bir depremi izleyen ilk 72 saat içerisinde yardımın çoğunu o anda

etrafımızda olanlardan alırız. Dünyanın hiç bir yerinde, bir afet

sonrasındaki tüm gereksinimleri karşılayabilecek bir hükümet yoktur.

Hazır olmak için edinebileceğimiz bir çok beceri vardır:

• İlk yardım

• Hafif Arama Kurtarma

• Yangın Söndürme

• Müdahale Organizasyonu

Toplum Afet Gönüllüsü ve İlk yardım ya da arama kurtarma kurslarına

katılabilir, gönüllü yangın önleyici olabilir ya da telsiz kullanmayı

öğrenebilirsiniz. Yaşadığınız ya da çalıştığınız bölgedeki Mahalle Afete

Hazırlık Komitenize ya da Toplum Afet Müdahale Takımına gönüllü

olarak katılabilirsiniz.

Özel becerilerimiz olmadan da bir çok şekilde yardım edebiliriz:

malzeme ve ulaşım sağlayabilir, yiyecek ve su bulup yemek pişirebilir,

çadır ve geçici tuvalet kurabilir, yaşlı ve çocuklara göz kulak olabilir,

güvenli olamayan yerlerin çevresine işaretler dikebilir, ve ihtiyacı

olanlara psikolojik destek verebiliriz.

V.2 OLAY KUMANDA SİSTEMLERİ

(STANDART ACİL YÖNETİM SİSTEMLERİ)

Acil durumlara müdahalenin organizasyonu için oluşturulmuş

uluslararası bir sistem vardır. Buna ‘Olay Kumanda Sistemi’ veya

‘Standart Acil Yönetim Sistemleri’ adı verilir. Bu sistem, bölgedeki bir

kişinin ‘Lider’ (geçici de olabilir) olması ve bir ‘İletişim Sorumlusu’nun

yardımıyla gerekli olduğu şekilde iki kolda gruplar oluşturmasından

ibarettir. Bu gruplardan birincisi hasar tespiti, arama kurtarma, yangın

ve tehlike önleme ve ilk yardımdan sorumlu olan ‘Operasyon’ koludur.

Ikincisi ise, malzeme sağlanması, gönüllüler, ulaşım, yiyecek ve içecek,

barınma ve temizlik, psikolojik destek ve gözetimden sorumlu olan

‘Lojistik’ koludur.

Toplum Afet Gönüllüsü/Toplum Afet Müdahale Takımı ve Olay Kumanda

Sistemi konusunda eğitim alan kişiler sizin bölgenizde de çalışmalar

yürütmekte olabilir. Lütfen, eğitim almak ve yardım edebilmek için bu

kişilerle bağlantı kurun.

V.3 PSİKOLOJİK DESTEK

Afetler insanları çok farklı biçimlerde etkiler. Bu olağan dışı şartlar

altında olağan olan bir dizi davranış biçim vardır.

Afetlerde insanlar çok farklı kayıplar yaşarlar. Her hangi bir kaybın

ardından gelen doğal bir yas süreci vardır ve bu süreçte insanlar çeşitli

sıkıntılar yaşarlar.

Afet sonrasında olağan olan bazı tepkiler şunlardır:

• Korku

• İnanamama

• Kaybolmuşluk hissi ve hissizlik

• Sahip olunan mal-mülkten ayrılamama

• Bilgi alma ihtiyacı

• Yardım arayışı

• Yardım sunma

Kısa süre sonra başka tepkiler de oluşabilir:

• İştahta değişiklik

• Endişe

• Kızgınlık ve şüphe

• Tepkisizlik ve depresyon

• Ağlama

• Engellenmiş ve güçsüz olma duygusu

• Değişken ruh hali ve sinirlilik

• Artan hastalıklar

• Uyku ile ilgili sıkıntılar

• Başağrıları

• Yardım edenlere karşı hayal kırıklığı ve yardımı reddetme

• Kişinin kendini ailesinden ve başkalarından ayırması

• Suçluluk duygusu

• Aile içi şiddet

• Olağan aktivitelerden zevk alamama

SONRAKİ AŞAMALAR

31

Küçük çocuklar ayrıca şunları yaşayabilir :

• Erken yaşlardaki davranış biçimlerine geri dönüş

• Ebeveynlerden ayrılamama

• Yatağa gitmekte isteksizlik

• Kabuslar

• Dikkatini toplayamama

• Okula gitmeyi red etme

Yardım etmek için yapabileceğiniz en doğru şeyler:

• Kendi duygularınızı anlayın.

• Başkalarıyla duygularınız hakkında konuşun.

• Yardım etmek isteyenlerin yardımlarını kabul edin.

• Yeterince dinlenin.

• Bedensel faaliyetlere başlayın.

• Birine sarılın, dokunmak her zaman yardımcı olur.

• Gerçekten dinlemeyi öğrenin ve dinlediğinizi belli edin. Ancak

sorunu sahiplenmeyin.

• Başkalarının duygularını, onları değiştirmeye çalışmadan

kabul edin.

• Çocuğunuza daha fazla zaman ayırın.

• Başkalarına karşı hoşgörülü olun.

Yer aslında sağlamdır ve bizi taşır. Yer beklenmedik şekilde sarsılınca biz

de derinden sarsılırız. Güvenliğimizi arttırmak için küçük adımlar atmaya

başlayınca, sarsıntı ile duyduğumuz korku ve çaresizlik yerini, bilgi,

deneyim ve hazırlığa bırakır. Bu korku bilgi, deneyim ve hazırlık ile yer

değiştirir.

Biz Hazırlanıyoruz!

Ya Siz?

SONRAKİ AŞAMALAR

32

 

 

Döküman Arama

Başlık :

Kapat