Kapat

SWOT ANALİZİ NEDİR?

Günümüz dünyasında işletmeler çok hızlı teknolojik gelişmelerin yaşandığı dinamik ve çoğu kez kendi kontrollerinde olmayan yani kendileri için bir parametre teşkil eden bir çevrede faaliyet gösterirler. Bu durum değişim gerçeğini beraberinde getirmektedir. Değişim sabittir ve değişimle birlikte firmaların piyasada rekabetçi konumlarını koruyabilmeleri, karlı ve geleceği olan sektörlerde faaliyet gösterebilmeleri değişime ayak uydurabilmelerine bağlıdır. İşletmenin çevresi analiz edildiğinde dış çevreyi oluşturan faktörlerinin işletme ile etkileşimde bulunduğu (bilindiği gibi işletme çevresi ile sürekli alış verişte bulunan (mal, para, bilgi) açık bir sistemdir) ancak tam olarak işletmenin etkisi altında olduğu söylenemez. Bu durum günümüzde modern işletmecilik anlayışına göre işletmelerin en temel amacının sürdürülebilir varlık olmasına (sustainable existence) yol açmıştır. Hatta Japonların Kaizen felsefesine göre bir ürün (ki bu ürün bir transformasyon sürecinden geçerek bir takım fiziksel ve kimyasal değişimler geçirerek üzerinde şekil faydası oluşmuş, müşteri memnuniyetini temin etmek noktasında istenilen zaman ve mekanda (yer ve zaman faydası) sunulan ve bununla kalınmayarak satın alma sonrası psikolojik maliyeti minimum edecek her türlü imkanın (teknik servis, garanti, iade imkanı ve taksitlendirme ve ödemenin satın almadan belli bir süre sonra yapılması gibi) sunularak müşteri bağımlılığı oluşturma aşamalarının hepsini geçirmiş bir üründür. Hatta üretim öncesi daha planlama aşamasında mevcut talebin her türlü ekonomik, demografik ve psikografik analizlerinin mümkün ölçütlerde yapılmasıyla talebe yönelik üretimin yapılmasının sağlanması söz konusudur. Özellikle elektronik ürünlerde müşteri beklentilerinin aşılması dahi söz konusudur.) piyasaya sabah çıktıysa o günün akşamı demode olmaktadır. Süreç geliştirme olarak adlandırılan bu kavram salt olarak yeni bir ürün üretmek değil ama üretilmiş ürün üzerinde sürekli yenilikler yaparak müşteri ihtiyaçlarının karşılanmasını ifade eder. İşletmenin çevresinde genel bir ifade ile

Çevre risk unsurları olan rakip işletmeler ki bunlar çoğu zaman değişim denilen olguyu ortaya çıkaranlardır. Sürdürülebilir olmanın en temel şartı da işletmenin kendisine gerektiğinde revize edilebilen esnek vizyonlar oluşturmak ve bunların ışığında söz konusu değişimin müsebbibi olarak rakipleri köşeye itmektir. (pushing towards to corner). Bilginin doğduğu orijinal yapıyı bozmadan örgüte entegre edilmesi ve söz konusu bu bilgi/yenilik için çalışanların eğitilmesi hep zaman ve para maliyetleri ifa eder işletme için. İşletme bu bilgiye tam olarak hakim olduktan sonra rakip işletmelerinin bir başka yeniliğe yelken açtıklarını görebilir ve bu durum kapanamaz bir fark bir dar boğaz haline gelebilir.

Hukuki çevre (özellikle vergi ediminin yerine getirilmesi noktasında devlet burada karşımıza çıkar. Her ne kadar bir takım lobi faaliyetlerinin sayesiyle bir takım hukuki düzenlemelere müdahale edilebilse bile bu dış çevre faktörü de işletmenin kontrolü altındadır denemez.)

Üretim için gerekli olan ham maddeleri temin edecek olan tedarikçiler (providers)(işletmeler için önerilen tedarikçi ilişkisi güvene dayanan ve genelde bir tedarikçi ile kurulan ilişkidir. Tabi işletmeyi tedarikçiye bağımlı hale getirmemesine dikkat edilmesi gerekir. Win Win kuralı istenilen durumdur.) Özellikle sıfır stok uygulamaları (JIT) sayesiyle stoktan kaynaklı maliyetleri minimize ederek söz konusu ürünün fiyatını görece daha uygun yaparak maliyet liderliği elde edilebilir. Tüketicinin satın alma sürecini birbirinden farklı nedenler etkilemekle beraber fiyat özellikle fayda maksimizasyonu düşüncesiyle hareket eden yani kendisi için kısıt teşkil eden bütçesiyle en yüksek faydayı sağlayacak mal bileşimini en uygun maliyete almak isteyen müşteriyi işletmeye çekme noktasında ve pazara nüfuz etmede (penetrasyon) kilit rol oynamaktadır. Bu konuya verilebilecek çok sayıda örnek mevcuttur. Örneğin Çin malları herkesin bildiği gibi kalite noktasında müşteriye pek fazla bir şey vaat etmemektedir. Buna rağmen tüketicinin bu mallara olan yoğun talebi ise ortadır. İşçilik maliyetlerinin görece çok düşük olmasıyla ürünün birim fiyatı görece olarak diğer işletmelerin ürünlerinden çok aşağıdadır. Uygun fiyat demek ki tüketici için bazen kalite, dayanıklılık, marka, satış sonrası hizmete kalitesi ve garanti gibi imkanların önüne geçebiliyor. Bu açıdan düşünüldüğünde güvenilir tedarikçi sayesinde sermayeyi stoğa bağlamak zorunda kalmadan yapılan üretimin maliyet daha düşük tutulabilirse bu o ürün ve o ürünü üreten firmanın yaşam döngüsü için umut verici olmaktadır.

Söz konusu malların tüketiciye ulaşmasını sağlayacak olan dağıtıcılar. (distributor) Özellikle perakendecilerin (retailers) varlığı burada önem taşımaktadır. Tüketicilerle direkt ilişki kurma avantajına sahip olması söz konusudur. Çünkü malın üretiminden satışına kadar olan süreç içerisinde geçen sürecin en son halkasının perakendeciler oluşturmaktadır. Bu da onları söz konusu bu zinciri koordine edecek gücü vermekte yani zincirin hakimi kılmaktadır. Bilindiği gibi tüketicinin hakim olduğu piyasada işletmelerin başarısı artık iyi ve sürekli pazarlama başarılarına bağlıdır. Tabi pazarlamayı burada sadece satış noktasında yapılan değişim işlemi olarak görmemeli söz konusu ürün ya da hizmetin üretim öncesinde tüketici analizleri yapmak ve üretim sırasında ve sonrasında müşterinin isteklerinde meydana gelebilecek değişimleri göz önüne almak ve satış sonrası her türlü hizmeti sunarak farkındalık oluşturmayı ifade eder. Günümüzdeki rekabetin raf rekabeti olduğunu düşünecek olursak (shelf competition.) (yani ürünlerimiz rafları dolduracak ama orada sürekli kalmayacak. Sürekli bir akış içerisinde olacak demektir) durumun önemi daha iyi anlaşılır. Her talep kendi arzını doğurur ve arzın devamı söz konusu talebe bağlıdır. O halde üretilen mal veya hizmetlerin satış gelirinin sürekli nakit akışlarının sağlanmasıyla işletmeyi ayakta tuttuğu düşünülürse malların üretimden tüketiciye ulaştığı zincir çok önemlidir. Ve bu zincirin her halkasında tüketici için değer oluşturulmalı yani bu zincir halkaları bu şekilde dizayn edilmelidir.(Tedarik Zinciri Yönetimi=Supply Chain Managament) Perakendecilerin mevcut güçlerini belirtmek noktasında bir örnek vermek gerekirse: Tüketicilerin yoğun olarak alış veriş yaptığı yerler olan hiper marketler ve/veya büyük alış veriş merkezlerindeki firmalar (örneğin Carrefour, migros, vb gibi ) üretici firmalardan malların tüketiciye teşhiri için para almaktadır ve ürünlerin tüketiciler açısından daha kolay görülebilecek ve ulaşılabilecek yerde olan raflardan görece olarak diğer raflara göre daha fazla para almaktadırlar.

Tüm bu sayılan çevre faktörleri işletme ile etkileşim halindedir ancak daha önce de söylendiği gibi işletmenin kontrolünde değildir. Dikkat edilirse işletmenin söz konusu bu dış çevre faktörlerin her biri ile olan ilişkisi işletme için yaşamsal öneme sahiptir. Bu açıdan bu dış çevre faktörlerinin iyi okunması gerekmektedir. Bir de dış faktörlerin üzerine iç faktörler sıralanabilir. İşletmenin sermaye gücü, müşteri portföyü, çalışanlarına bakış açısı (çalışanların emeklerini kiralayarak işletmeye müdahil olduklarında beraberlerinde bir takım sosyo- psikolojik beklentilerini getirdikleri dikkate alınıyor mu? İşletme sistem anlayışı içerisinde kendisini meydana getiren alt sistemlerden oluşur ve en temel şey sistemin genel amacının yerine getirilmesidir. Alt sistemlerin de örneğin departmanlar, burada çalışanlar vb amaçlarının olduğunu düşünecek olursak yönetimin Başarısı genel amaçlarla bu özel amaçların ne kadar uyumlaştırılabildiğine bağlıdır.) işletme içinde firmaya rekabet gücü kazandıran entelektüel sermayenin varlığı,iş yapma şekilleri, örgüt iklimi (mesela örgüt içerisinde demokratik bir ortam mı var? Çalışanlar alınan karalara katılabiliyor mu? Böylece örgütle kendilerini bütünleştirebiliyorlar mı? Yetki göçertme (empowertment) ne kadar etkin olarak kullanılabiliyor)

İşte işletme bu iç ve dış etkenlerin baskısı altında faaliyet göstermektedir. Ve bu açıdan bakıldığında işletmenin başarısı bu faktörlerin iyi ve sürekli bir şekilde analizini konu olan stratejilere bağlıdır. İşte çevrenin sunduğu tehditler ve fırsatlar karşısında firmanın güçlü ve zayıf yönlerini araştıran ve iyi yönleri maksimum yaparak kötü yönleri minimum yapmasını sağlayan strateji Swot Analizidir.

Swot analizinin tanımları: Swot analizi diğer adıyla TOWS matrisi bir karar aşmasında güçlü ve zayıf yönlerin birlikte görülebilmesini sağlayan bir yaklaşımdır. Söz konusu kelime adını. Strengths (Güçlü Yönler), Weaknesses (Zayıf Yönler), Opportunities (Fırsatlar), ve Threats (Tehditler) kelimlerinin ilk hariflerinden alır. Swot analizi örgütün çevrelerinin yorumlanabilmesi ve bunların örgüt için ne ifade ettiklerinin anlaşılabilmesi için çevresel faktörlerin sistematik olarak değerlendirilmesi demektir. Bu değerlendirmeler çoğu kez kişisel yargılardan etkilenmektedir. Gümrük duvarlarının bazı yöneticiler tarafından tehdit görülmesine koşut olarak bazı yöneticiler tarafında fırsat olarak görülebilir.

Başka bir tanıma göre swot analizi Bir firmanın iç ve dış çevresinin birlikte değerlendirilmesinde kullanılan bir stratejidir.

SWOT Analizi’nin tarihçesi

SWOT Analizi, Stanford Araştırma Enstitüsü’nde (Stanford Research Institute) 1960 tarihinden 1970 tarihine kadar sürdürülen çalışmaların ürünüdür. Sistemin beş kişilik bir grubun çalışması ile ortaya konduğu kabul edilir. Albert S. Humphrey (ölümü: 31 Ekim 2005) bu grubun önde gelen isimlerinden birisidir.

Swot Analizinin Önemi: Bu analiz yukarıda anlatılan işletme çevresi ve işletmenin yapısının karar alma sürecinde karşılıklı olarak değerlendirilmesini sağlar. SWOT Analizi, bir planın geliştirilmesi veya bir sorunun çözümü amacıyla, bir kurumun veya durumun güçlü yanlarını belirleyerek bunları en uygun fırsatlarla eşleştiren, zayıf ve tehdit edici yönleri azaltmayı hedefleyen sistematik bir planlama (stratejik planlama) aracıdır. Plan bugün itibariyle geleceği görme ve belirleme sanatıdır. Ve strateji ise uzun vadelidir. İşte stratejik planlama belirli bir amacı gerçekleştirmek için tasarlanan uzun dönemli bir eylem planıdır.

İşletmenin gelecekteki konumunun belirlenmesinde kullanılan bir teknik olması açısından faydalıdır. Kurumun kendi içindeki faktörleri (internal factors) dışarıdan gelen faktörlerle (external factors) sistemli şekilde karşılaştıran bir araçtır.


Fırsatlar(Opportunities)

Tehditler(Threats)

Güçlü Yanlar (Strengths)

S/O

S/T

Zayıf Yanlar (Weakness)

W/O

W/T

Yukarıdaki tabloda güçlü ve zayıf yönler işletmenin başarısını etkileyen iç faktörlerdir. (İnternal Factors) Fırsatlar ve tehditler ise dış çevrenin beraberinde getirdiği faktörler olup dış faktörler olarak adlandırılabilir. (External Factors)

Swot analizinin önemini anlamak için tanımı iyi bir şekilde analiz etmek gerekmektedir. Çünkü tanımda Swot analizinin bir strateji olduğu söylenmektedir. İşte burada üzerinde durulması gereken önemli bir konu var. Öncelikle strateji ne demektir? Yukarıda verilen bilgilere ilaveten stratejiyi şöyle tanımlayabiliriz. “Strateji” Yunanca stratos (ordu) ile agein (gütmek, yönetmek) sözcüklerinden türeyerek İngilizce ve Fransızcaya geçmiştir.Strateji, herhangi bir amaca varmak için eylem birliği sağlama, böyle bir eylemi düzenleme sanatıdır.

Ohalde İşletmeler için plan yapmak bir sanattır denebilir. Bugün itibariyle geleceği görmek ve onu şekilllendirmek sanatıdır. Ancak işletmenin kontrol edemediği ve faaliyetlerini etkilemekte olan dış çevre ile iç çevre faktörlerinin her birinin özel amaçlarının sistemin genel amacına hizmet ettirilebilmesi problemi firmalar için geleceği belirsiz kılmaktadır. Ancak bu duruma koşut olarak başarılı işletmelerin hepsi uzun vadaeli planlarını hayata geçirebilmiş işletmeler olduğnu görnekteyiz. Uzun vadeli planlar ise strateji olarak adlandırılmaktadır. Bu durum Swot analizi ve benzeri uygulamaların önemini daha belirgin bir şekilde ortaya koymaktadır. İşletme için darboğaz faktörünün tespiti ve mevcut imkanların bu faktöre karşı durumunun tespitidir bu analiz. Böylece sorun örneğin faaliyette bulunulan sektörde ise oradan çekilmek veya mevcut üretim ve iş yapma şekillerinde radikal değişikliklere gitmek. (değişim mühendisliği= Re engineering) Eğer sorun işletme içinde ise örneğin çalışanların problemleri, teknik imkansızlık, yatırımlar için gerekli fonların bulunamaması veya bunların doğru yerlere gönderilememesi ise durumun tespitinden sonra üst yönetimin reform kararları ile sorunun haledilmesi söz konusu olabilir. İşte bu stratejik kararlardan sonra taktiklere geçilir. Taktikler daha çok kısa vadeli ve eyleme dönüktür. Stratejilerin eyleme geçirilmesi ile ilgili alınan kararların hepsini taktikler diye adlandırabiliriz. Yukarıda daha önceden değinildiği gibi stratejilerin mutlaka revize edilebilecek kadar esnek olması gerekmektedir.

Swot Analizinin BAŞLICA İki Önemli Yararı Vardır:

  1. Swot analizi her şeyden önce içinde bulunulan durumun analiz edilmesini içerir. Ve mevcut durum analizinin sonrasında işletmenin güçlü ve zayıf yönleri dikkate alınarak gelecekteki muhtemel durumu analiz edilir. Bugünden yarını belirlemek bu analiz sayesinde olur.

  2. Bu analiz işletmenin faaliyetlerini etkileyen ve onlara yön veren iç çevre faktörleri ile dış çevre faktörlerinin analizini de kapsar. Yani kurum kültürü, çalışanların nitel ve nicel yeterlilikleri, fiziki imkanlar ve altyapı, iş yapma şekilleri vb gibi işletmeyi güçlü veya etkisiz kılan iç çevre faktörleri ile makro ekonomik göstergeler, rakipler ve durumları, teknolojik gelişmeler (burada önemle şunu belirtmeliyiz.Teknolojik gelişmeler bilgi transferini kolaylaştırmıştır. Legal ve illegal yollardan (sanayi casusluğu=espionage of industry) yapılabilen bu transfer ürünler arasındaki teknik üstünlükleri azaltmıştır diyebiliriz) yasal düzenlemeler ve tüketici davranışları, değerleri ve bunları etkileyen gelişmeler gibi işletme için kimi zaman tehdit kimi zaman da fırsat oluşturan dış çevre faktörlerinin birlikte ele alınıp incelenmesini sağlar.

Swot Analizini Stratejik Planlamadaki Yeri

Swot Analizi aslında stratejik planlamanın ilk adımını oluşturmaktadır ve bu analiz ne kadar doğru yapılırsa zincirin diğer halkaları da o kadar doğru sonuçlar verir.

AŞAMA

AÇIKLAMA

Swot Analizi Yapılır

İşletmenin güçlü ve zayıf yönleri ile öngörülebilen tüm fırsat ve tehditler değerlendirilir.

Vizyon Oluşturma

İşletmenini Swot analizinden aldığı bilgilere dayanarak gelecekteki konumunu belirlemesi. (10 yıl sonra nerede olacam?)

Stratejiler Geliştirme

Hedeflediğim konuma hedeflediğim süre içerisinde nasıl gelebilirim. Fikri yol haritası hazırlanır.

Taktikler Geliştirme

Eyleme geçiş aşamasıdır.

Kontrol/Feedback’lerin denetimi

İstenilen sonuçla mevut arasındaki sapmanın yönü ne. Olumsuz ise neden hedeflerimi gerçekleştiremedik? Olumlu ise neden potansiyelimizin altında bir hedef belirledik.

Swot Analizinde Kullanılacak Veri Kaynakları

Swot analizinde kullanılacak veriler noktasında işletmenini büyüklüğü ve kurumsallaşması çok önemlidir. Eğer bahse konu olan küçük bir işletme ise o halde sahip-yönetici diye adlandırılan işletme sahipleri tarafından kişisel ön yargılarla verilen kararlar görülmektedir. Ancak diğer gruptaki işletmelerde bu hayati önem taşıyan analiz için tüm departmanların eş güdümlü bir çalışması gerekmektedir. Her departman kendi uzmanlık alnı ile ilgili gelişmeleri raporlaştırarak üst yönetime vermeli ve bu raporların hep birlikte üst yönetimle beraber tartışılması gerekmektedir. Bu tür tartışmalara beyin fırtınası (brain storming ) denilmektedir ve genelde işletme için hayati öncelikler sırası burada oluşturulur. Beyin fırtınası ; bir grup içindeki bireylerin, ilgilenilen sorun veya konu hakkındaki görüşlerini, çözüm önerilerini veya fikirlerini, kişisel olarak ayrı ayrı açıklamaları için uygulanan bir iletişim ve fikir üretim aracıdır. Özellikle demokratik bir şekilde ast ve üstlerin birlikte bir takım halinde çalışabilmeleri mümkün olabilirse alına kararlara katılan çalışanlar için yaptıkları işten duydukları tatmin ölçüsü artacak bu da işletmeye olan bağlılıklarını arttıracaktır. Bu şekilde düşündüğümüzde beyin fırtınasının özeliklerini şöyle sıralayabiliriz:

a) Problemlere birbirinden farklı bakış açılarıyla çözüm önerileri getirebilir.

b) Sürekli eş güdüm sağlanmasına yardım ederek örgüt içerisinde meydana gelmesi muhtemel çatışmaları önler.

c) Kararlara görüş beyan ederek katılmayı sağladığı için katılımcıdır.

d) Söz konusu katlım sayesinde demokratiktir.

Söz konusu beyin fırtınası nasıl yapılmalıdır?

a) İlk önce üzerinde çalışılacak bir konunun belirlenmesi gerekmektedir.

b) Beyin fırtınasının süresi ve buna katılacak kişilerin isimleri, görevleri belirlenir.

c) Söz konusu kişiler gruplandırılmalıdır. Böylece sayıları 5 -10 olan grup üyeleri kısa sürede birbirlerini tanır. Ayrıca her bir grup kendisine onları koordine edecek ve görüşlerini beyin fırtınasındaki diğer gruplar ve üst yönetime bildirecek bir başkan seçerler.

d) Daha sonra her bir gruba işletmenin zayıf, güçlü yönleri ile çevrenin sunduğu tehditler ve Fırsatları belirtecekleri kartlar verirler. Grup üyeleri önceden belirlenen madde ayısına göre beş veya on madde halinde her biri kartı doldurup başkana verirler.

e) Daha sonra bu kartlar bir araya getirilir. Her bir konunun ortaya atılama ve belirtilme sıklığına göre derecelendirme yapılır.

f) Bütün bu aşamaların sonunda işletme için dar boğazlar ve fırsatlar mesela temel yetenekler (core competencies. İşletmenin rakiplerine göre daha iyi yaptığı, pazara girişte kilit rol oynayan kolay kolay outsource edilmeyen özelliklerdir.) belirlenir.

Swot Analizi Yaparken Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar

  1. Swot analizinin amacının açık bir şekilde belirlenmesi gerekir. Yani bir amaç birliği oluşturulmalıdır. Aksi takdirde birbirinden kopuk amaçlar oluşturulabilir.

  2. Oluşturulan gruplar farklı görüşleri sunabilecek şekilde dizayn edilmelidir. Grup üyelerinin her biri aynı özellikte olursa gruba farklılık katacak ve swot analizinin amacına ulaşmada katma değer oluşturacak bir görüş sunulamaz.

  3. Ortaya atılan fikirler istenilen sonuca ulaşmada yeterli olmalıdır.

  4. Çok genel görüşler birden fazla anlama gelebileceğinden açık olmayabilir. Spesifik olunmaya amaca uygun davranmaya özen gösterilmelidir.

  5. Ortaya atılan görüşleri sert bir şekilde eleştirerek yeni ve farklı görüşlerin sunulması engellenmemelidir.

  6. Swot analizi mutlaka sonlandırılmalıdır. Yarıda bırakılmamalıdır.

Swot Analizi Ve Toplam Kalite Anlayışı

Bir işletme için kalite ne ifade eder sorusuna bir çok cevap verilebilir. İşletmenin amaçları doğrultusunda kaliteyi tanımlamak doğru olur. Kalite işletmenin ürettiği mal ve hizmetlere iktisadi talep oluşturan tüketicilerin beklentilerini en üst düzeyde karşılamak için yapılan her türlü rasyonel çabalar bütünüdür şeklinde tanımlamak mümkündür. Tabi böyle bir tanımda odak noktası müşteridir yani işletmenin dışındaki çevrede yer alan, direkt işletmenin kontrolünde olmayan ayrıca satın alma kararlarıyla işletmenin iş yapma şekillerinden üretim tekniklerine kadar her şeyi etkileyebilen bir dış çevre faktörüdür. Kaliteli bir üretim için müşterilerin analizi ayrıca bunlara hizmet sunan diğer rakip işletmelerin de analizi demektir. Çünkü müşteri için ikame ürünler söz konudur ve müşteri beğenmediği bir ürünü başka bir işletmeden rahatlıkla bulabilir. Bu durum işletmeleri görece daha iyi üretmeye itmektedir. Kalitenin yakalanabilmesi çok iyi bir dış çevre analizi gerektirir. Pazarda hangi grup müşteriye ne hizmeti sunulacak. Tüketicilerin yaş, gelir, psikolojik ve sosyolojik olarak sınıflandırılması gerekir ve bunlar içinde uygun bir bölüm seçilir. (segmentation) Girilecek pazarda firmaya üstünlük sağlayacak olan kilit özellik ne olacak? Yani, fırsatlar neler? Yeniliğe dayanan bir girişim mi (innovaiton) yoksa daha önce üretimi ve satışı yapılmış yani pazarı oluşturulmuş bir ürünün ikamesi olarak mı pazara girilecek? Bu firmanın kendi konumunu belirlemesidir. Çünkü en basit olarak ürünlerin fiyatlandırılmasında işletmenin takınacağı tutum değişecektir. Eğer işletme pazarda daha önce üretimi yapılmamış yeni bir ürün ile giriyorsa uygulayacağı strateji pazarın kaymağını alma stratejisidir. Yani önceleri yüksek fiyat ve daha sonra rakip firmaların bu alana girmesiyle fiyatın normal düzeye çekilmesi uygulamasıdır. Eğer yeni olmayan tüketicinin alışık olduğu bir ürün ise o zaman işletme fazla avantajlı olmadığından dolayı yüksek fiyat üzerinden bir strateji izlemekten çok malın teknik üstünlüklerinden, marka değeri oluşturarak tüketicilerin pskografik özelliklerinden veya teknolojik altyapının müsait olduğu varsayımıyla seri/kitle üretim yaparak (mass production) sabit maliyetleri birim başına minimize ederek ölçek ekonomilerinden yararlanma vb gibi yolara başvurabilir. Hangi yola başvurulacağı her şeyden önce firmanın kendisinin ve faaliyette bulunduğu çevresinin analizinin gerektirdiği ortadır. Yani teknik altyapımın durumu ne? Örneğin seri üretim ile maliyet lideri olarak fiyat rekabeti yapabilir miyim? Çalışanlarımın Pazar bilgisi ne kadar, entelektüel sermaye avantajına sahip miyim? Gerekli yatırımlar için yeterli düzeyde sermaye birikimi var mı? Ayrıca bu sorulara verinle cevapları rakip işletmelerinkiyle karşılaştırmak, tüketicilerin durumunu analiz etmek zaman içinde meydana gelen değişimleri tespit ederek bu değişimlere ayak uydurabilecek tarzda esnek bir üretim sistemine sahip olup olmadığını sorgulamak gerekir.(flexible manufacturing systems) Bütün bu anlatılar aslında hep kalite ile ilgilidir ve sürekli olarak ilk başta iyi bir çevre analizi ve iç denetimi gerektirir. İşte kalite veya tüm süreçlerde katma değerin oluşturulduğu toplam kalitede swot analizi azımsanamayacak bir öneme sahiptir.

Swot Analizi İle İlgili Olarak Uygulamalı Örnekler

ÖRNEK 1) Türkiye’deki eğitim veren üniversitelerinin analizi

Analizin amacı: Eğitim hayatlarını sürdürmekte olan öğrencilerin eğitim sonrası kariyer olanaklarını geliştirmek.

Zayıf Yönler:

  1. Kampüslerin fiziki imkanlarının yetersizliği. Bir çok üniversitenin kampüslerinin parçalanmış olması. Kütüphane ve bilgisayar merkezlerinin olmaması veya çok eski olması,

  2. Akademik müfredatın uygulamadan çok teorik bilgiye dayalı olması sebebiyle iş hayatı normlarının öğrenciye kazandırılamaması,

  3. İş dünyasının beklentilerini karşılayacak bir takım imkanların (kaliteli yabancı dil eğitimleri, temel ve ileri düzey bilgisayar bilgileri, staj imkanları) sunulamaması,

  4. İş dünyası ile ilgili kuruluşlarla onların mevcut emek talebini karşılamaya yönelik projelerin olmaması.

  5. Diğer Dünya üniversiteleri ile karşılaştırıldığında genelde bilginin üreticisi değil ancak üretilmiş bir bilginin uygulayıcısı oldukları görülebilmektedir.

  6. Eğitim kalitesini arttıracak teçhizat ve donanımların bulunmaması veya eski ve performanslarının yetersiz olması.

  7. Üniversitelerin inkar edilemez derecede mali sıkıntılarının varlığı.

  8. Mevcut parasal imkan ve kaynakları profesyonel ve verimli bir şekilde değerlendirecek uzman ekiplerin olmaması.

Güçlü Yönler:

  1. Devletin meydana gelen bir çok masrafı sübvanse etmesi ayrıca okullara maddi destekte bulunulması,

  2. Deneyimli bir öğretici kadrosunun mevcudiyeti,

  3. Kariyer ve üniversite eğitimi arasındaki ilişki nedeniyle üniversite eğitiminin yaygınlaşması,

  4. Üniversitede görev yapan bilim adamlarının halkın gözündeki itibari konumu,

  5. Üniversitelerin çeşitli konulardaki proje, çalışma ve incelemeler için oluşturulan bilim kurullarında mutlak surette yer alması.(Dışsallık . Dışa taşan faydalarının olması)

Fırsatlar:

  1. Son zamanlarda ve özellikle kentlerdeki ailelerin üniversite eğitimine verdikleri önemin artması,

  2. Genç bir nüfusun varlığı,

  3. Ab süreci çerçevesinde yurt dışındaki diğer üniversitelerle yapılan öğrenci ve akademisyen değişimleri ve bunun üniversite potansiyeline kazandırdıkları.

  4. Söz konusu bu öğrenci değişimlerinde değişime konu olan öğrenci sayısının arttırılarak daha çok sayıda öğrencinin kendini geliştirmesine olanak sağlanbilir.

Tehditler:

  1. Üniversitelerde eğitim gören öğrencilerin genelini kapsayacak tarzda kamuda veya özel sektörde istihdam imkanlarının olmaması,

  2. Öğretilen bilgilerin gerçek yaşamda uygulanabilinirliğinin olmamasının sonucunda öğrencilerin üniversite eğitimlerine olan bağlılığının azalması,

  3. Okulların eğitim kalitesini arttıracak projelerin yeterli destek görmemesi.

  4. Ülke genelinde yeterli sayıda öğretim elemanının bulunmaması.

Sonuç: Öncelikle üniversitelerin kampüslerini ulaşım imkanlarını da göz önünde tutmak kaydıyla şehrin merkezinden ve gürültüsünden uzak bir yere taşımak gerekmektedir. Öğrenciyi eğitime motive edecek bir iklim oluşturulmalıdır. Kampüslerin fiziki altyapı eksiklerinin giderilmesi gerekmektedir. Bu konuda devletin yapmış olduğu mevcut yardımları arttırması ayrıca toplumun da buna katkısını çekebilmek çok önemli bir nokta olarak karşımıza çıkar.

Ders içeriklerinin mümkün mertebe iş dünyasının isteklerini karşılayacak şekilde dizayn edilmelidir. Bu konuda iş dünyasıyla uyumlu birlikte çalışmalı bir takım staj programları oluşturulmalıdır.

Öğrencilerin okula bağlılığını ve memnuniyetlerini temin etmek amacıyla her okulda etkin bir rehberlik birimi kurulmalıdır.

Genç nüfusun varlığına dikkat çekilerek aileleri çocuklarının lise sonrası eğitimlerinde her yönden destek olarak onları teşvik etmelerine yardımcı olmak. Bu konuda ailelerle birlikte üniversitelerde kurulacak birimlerin birlikte aday öğrencilerin gelecekteki ideal mesleklerini belirlemede onlara yardımcı olunmalıdır.

ÖRNEK2) Türkiye Üzerine Genel Bir Swot Analizi

Öncelikle bu analizin amacı; Türkiye’nin içinde bulunduğu ortamın açıklanması ve mevcut hükümetin karşı karşıya olduğu zorlu sınavları ve bunlara karşı elindeki kozları belirlemektir.

Modern işletmecilik literatüründe bir organizasyonun iç dinamikleriyle dış dinamiklerini uyumlaştıran bir stratejik yaklaşım olan swot analizi, firmanın faaliyette bulunduğu dış çevrenin fırsat ve tehditleriyle kendisinin güçlü ve zayıf yönlerinin analizini ifade etmektedir.

Bu bağlamda Türkiye’nin swot analiz yapılacak olursa şu sonuçlar elde edilir:

1) Güçlü Yönler (Strengths):

a) Türkiye coğrafi konumu gereği çok stratejik bir öneme sahiptir. İki kıtanın birleştiği, üç tarafı denizlerle çevrili orta doğunun zengin petrol kaynaklarına yakın bir ülkedir.

b) Genç nüfusa sahip oluşu ülke dinamizmine katkı sağlamaktadır.

c) Sıcak savaş tecrübesi bulunan Dünya’nın en önemli ve modern ordularından bir tanesine sahip olması.

d) Halkın kendi yöneticisini seçtiği demokratik bir cumhuriyet rejimine sahiptir.

e) Bölge ülkelerine kıyasla eğitim, sağlık imkanları ile sanat ve kültürel aktiviteler üst seviyededir.

2) Zayıf Yönler(Weakness):

  1. Teknolojik gelişme açısından Dünya’nın gelişmiş ülkelerine kıyasla istenilen düzeyde değildir.

b) Ekonomik sorunlar örneğin cari açık, işsizlik kayıt dışılık söz konusu. Ülkenin sanayileşme yolundaki çabaları yetersiz.

c) Savunma sanayi ve ilaç sanayi oluşturulamamıştır.

d) Maden kaynakları etkin bir şekilde değerlendirilememektedir.

e) Ülke gümrüklerinde gereken reformlar yapılmamış, gümrük kapılarında rüşvet ve kaçakçılığın önüne geçilememiştir.

f) Yatırımlardaki dengesizlik ve yetersizlik ülkedeki emek talebine yönelik olarak iş gücü arzı oluşturulamaması önemli bir problemdir.

g) Bölgeler arası kalkınmışlık farkının fazla oluşu ülke içindeki iç göçüne neden olmaktadır. Göç edilen yerlerde özellikle büyük kentlerde sorunlara neden olmaktadır.( Asayiş, barınma, çarpık kentleşme, trafik vs.)

h) Yurt dışı imkanlarının çekiciliği noktasında ülkede başta ABD’ne olmak üzere beyin göçünün olması.

3) Fırsatlar (Opportunities):

a) Faiz oranlarının son yıllarda düşük çıkması sayesinde birikmiş fazla fonların yatırıma yönlendirilebilmesi mümkündür. Özellikle uluslar arası doğrudan yatırımların çekilmesi söz konusu olabilir.

b) Özellikle coğrafi konumun sayesinde deniz, kara ve demir yolu taşımacılıkta yapılabilecek iyileştirilmeler lojistik maliyetlerini aşağıya çekebilir. Bu da firmaların rekabetçi konumlarını sürdürmelerine yardımcı olur. Tabi ki Çin gibi maliyet avantajına sahip ülkelerin bu kozu lojistik maliyetlerindeki düşüklükler ve Türkiye’nin yabancı yatırımcılara sunacağı teşvikler ile birleştirdiğimizde ortadan kaldırılabilir.

c) Türkiye’nin bölgenin en güçlü ülkesi olması ve tarihi mirası kendisine önemli bir misyon yüklemekte bu da uluslararası platformda Türkiye’nin elini güçlendirmektedir.

d) AB’ne giriş süreci içerisinde yapılacak ekonomik, sosyal ve yasal düzenlemeler ve reformlar kalkınma hızını arttırabilir.

e) Ülkemizdeki termal kaynakların bolluğu ülkeye ciddi anlamda bir döviz girdisi sokabilecek güçte olması ülke için bir fırsat oluşturmaktadır. (Kaplıcalardaki sağlık truzim potansiyeli, sıcak su kaynaklarından enerji elde etme imkanı)

4) Tehditler(Threats):

a) Son dönemlerde komşu ülkelerde yaşanan gelişmelere karşı bölge ülkesi olarak yapılacak yaklaşımların doğuracağı tepkiler ülkeyi zora sokabilir. Örneğin ABD-İRAN çekişmesinde Türkiye’nin duracağı yer çok önemlidir.

b) Bölünme senaryolarıyla çalkalanan Irak geleceği ve orada yaşayan türkmenlerin durumu ile muhtemel bir kürt devletinin söz konusu olması Türkiye için ileriki dönemlerde zorlu virajların olduğunu göstermektedir.

c) Dışardan gelen yabancı sermayenin yatırımlarını borsada değerlendirmesi ve bunun ülke topraklarında reel yatırımlara dönüştürülmemesi ilerde gerek içte gerek dışta meydana gelebilecek bir ekonomik dalgalanma, borsada işlem gören bu yabancılara ait paranın borsadan çekilme riski nedeniyle ülke ekonomisine tehdit oluşturmaktadır.

d) Ülkenin mevcut su kaynaklarının etkin ve verimli kullanılmaması sonucu ülke tarımının sulama sorununa çözüm getirememektedir.

e) Sözde ermeni soy kırımını onaylayan yasa tasarısının ABD tarafından onaylanacak olması Türkiye ile ABD arasındaki ilişkilere zarar verebilir. Bu doğrultuda AB’nin üye ülkelerinin söz konusu bu yasa tasarısını onaylama durumları (özellikle Fransa, Kıbrıs Rum Kesimi vb) Türkiye için bir sorun teşkil etmektedir.

Plan yapmak beraberinde karar vermeyi ve amaç belirlemeyi getirir. Bugünden geleceği belirlemek. Uluslar arası ilişkilerde bu ne kadar kolay veya gerçekçi? Hele ki siz bir Ortadoğu ülkesi iseniz.

Devletler her şeyden önce bir sistematik bir düzendir. Her şeyin önceden belirlendiği sistematik olarak işleyen bir sistem. Tıpkı bir saat gibi… Ama biraz derin düşünülürse bu düzenin içerisinde aslında hiç de önceden öngörülememiş ve kontrol edilemeyen bir çok parametre söz konusudur. Devlet için hem dahilde hem de hariçte bu geçerlidir.

Başarının anahtarı : Her düzen içinde bir kaos barındırır. Düzenlerin mevcudiyeti barındıkları bu kaosun yönetilebilmesine bağlıdır. Bu da güçlü ve kararlı siyasi bir yönetimle mümkün olabilir.

Yararlanılan Kaynaklar:

  1. www.swotanalizi.com

  2. www.soruman.com/swot-analizi-nedir-nasil-yapilir

  3. www.ogm.gov.tr/ISO/swot_analiz

  4. www.canaktan.org/yonetim/stratejik-yonetim/swot-analizi

Döküman Arama

Başlık :